İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/873 E. 2024/869 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/873
- Karar No
- 2024/869
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/873 Esas KARAR NO: 2024/869 DAVA: Anonim şirket hissesinin devri ve tescili (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/11/2023 KARAR TARİHİ: 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Anonim şirket hissesinin devri ve tescili (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------- ve davalı ... ile ----------, ----------- ve ---------- arasında 20.11.2013 tarihinde düzenlenen protokolden kalan 1.400.000,00 TL'nin, davalı ... ve ----------- alacağına karşılık teminat olarak devredileceğini, 1.400.000,00 TL'ye 3 yıl boyunca faiz işletilmeyeceğini, daha sonrasında ise yasal faiz işletileceğini, 1.400.000,00 TL'nin ödenmesi ile birlikte davalı ... ve dava dışı ---------- yine dava dışı ----------, ---------- ve ------------ arasında 20.11.2013 tarihli ptotokol gereğince talepte bulunmayacaklarını, ödemenin yapılması ile birlikte davalı ...'in teminat olarak aldığı ------------Ş'nin %50 hissesini tekrar davacı ...'a iade edeceği kabul edildiğini, davacı ile davalı arasında düzenlenen 01.04.2020 tarihli sözleşme gereğince müvekkili davacının, davalı ...'e, ---------- Noterliğinin ----------- yevmiye sayılı ve 31.03.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme gereğince 1.400.000,00 TL.yi ödemeye hazır olduğunu, şirket hisselerinin iadesini talep etmiş ise de, davalı taraf bu ihtarnameye yazılı olarak cevap vermediğini, sözlü olarak aracılar vasıtası ile 1.400.000,00 TL.yi kabul etmediğini, paranın değerinin düşmesinden kaynaklı olarak daha yüksek bir alacak talep ettiğini ilettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmede açıkça faiz uygulanmayacağının kararlaştırılmış olmasına karşılık, davalı taraf sözleşmedeki şartları kabul etmediğini, bu süreçle ilgili arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de, olumlu sonuç alınamadığını, davalının, kendisine sözleşme gereğince teminat olarak verilen şirket hisselerini iadeden çekinmesi ve daha yüksek bir bedel talep etmesi haksız ve yersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, müvekkili davacı tarafından yükümlülük altına girilen bedelin 1.400.000,00 TL olduğunu, bu alacağa 3 yıl süresince faiz dahi işletilmeyeceği açıkça kabul edildiğini, bu sebeple, sözleşmede üçüncü kişinin borcu sebebi ile bir çeşit kefilliği olan müvekkili davacının sorumluluk miktarının açık bir şekilde belli olması karşısında, davalının şirket hisselerini devirden kaçınmasının haklı bir gerekçesi bulunmadığını belirterek her türlü fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasında yapılan 01.04.2020 tarihli şirket hisse devrine dair inançlı sözleşme gereğince davalıya devredilen -----------Ş'nin %50 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, taraflar arasında yapılan 01.04.2020 tarihli sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya ödenecek 1.400.000,00 TL.nin ödeneceği tevdi mahallinin belirlenmesini, yargılama giderleri ile yargılama giderleri kapsamında vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle usule ilişkin itirazları bulunduğunu, --------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı itirazı ile harcın eksik olduğuna ilişkin de itirazları bulunduğunu, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nın 489. maddesinde düzenlendiğini, anılan hükme göre; Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir olduğunu, hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir.” hükmü bulunduğunu, Kanun maddesinde de açıkça anlaşılacağı üzere, hisse senedinin sadece ciro edilmesiyle devir işlemi gerçekleştirildiğini, hisse senedinin ciro yapılmasından kastedilen husus; devreden kişinin, devralan kişiyi belirterek, devrettiğini açıklayan beyanla imzalaması olduğunu, dosyaya sunulan devir eden beyanında görüleceği üzere, devir eden ; "...devir bedelini bu gün haricen , mahsuplaşma yolu ile peşinen tahsil eyledim..." demek olduğunu, devir edenin, bedelin tahsili yolu ile şirket hisselerini devir ettiği açık olduğunu, söz konusu iddiaları ve davayı kabul anlamına gelememek kaydı ile yukarıdaki taleplerimiz ile birlikte, dava dilekçesinde davacı taraf ihtar çekerek taahhütte bulundukları parayı ödemeye hazır olduklarını ve hissenin devrini talep ettiklerini belirttiklerini, dava dilekçesi ekinde Mahkememize sunulan dava dilekçesi ekinde söz konusu ihtar sureti sunulduğunu, söz konusu ihtarnamenin davacı taraf ' .... Hisselerin devredildiği an tarafınıza ödemenin yapılacağı ' şeklinde olduğunu belirterek davanın reddine, haksız açılan dava nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, aksi karar hasıl ise taşınmazlarının değeri, paranın satın alma gücü, aradan geçen zamanda paranın ekonomik seyrindeki negatif yönlü düşüşün faiz ile giderilemeyeceği, müvekkilinin bu işlemden uğradığı zarar ve bu çerçevede müvekkilinin alacağı göz önünde bulundurularak belirlenen alacak miktarı hesaplama yapılması ve buna göre karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, inançlı sözleşme ile teminat amacıyla devredilen anonim şirket hissesinin iade alınması için açılan hissenin tescili taleplidir.Davacı ile davalı arasında 01/04/2020 tarihli yazılı bir hisse devir sözleşmesi imzalanmıştır. (Sözleşmenin üstünde 01/04/200 tarihi yazılı olup; sözleşmenin ilk sayfasında "iş bu 10/03/2020 tarihli sözleşme" ifadesinin yer aldığı görülmüşse de, gerek dava gerekse cevap dilekçelerinden taraflarca sözleşmenin 01/04/2020 tarihli kabul edildiği, ayrıca ikinci sayfasında 01/04/2020 ibaresinin bulunduğu görülmüş; sözleşme mahkememizce de 01/04/2020 tarihli kabul edilmiştir.)Bu hisse devir sözleşmesi ile davacının hissesini teminat amacıyla verdiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki dava dışı ---------, ----------, ----------- (devralan olarak) Davalı ... ile dava dışı ------------ (devredenlere) borcu olduğu anlaşılmaktadır. Adı geçenler 20/11/2013 tarihinde protokol yapmış, devir bedelini 3.000.000 TL olarak belirlemişlerdir. Bu tutarın 600.000 TL'si bankadan gönderilecek, 2.400.000 TL'si için şirket çeki verilerek ödenecektir. Dava dilekçesindeki anlatımdan ve sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere şirket çeklerinin bir kısmının karşılıksız çıktığı ve devralan ------------ ile ...’in dava dışı bu üç borçludan 1.400.000 TL alacağının kaldığı anlaşılmıştır.İşte davacı ile davalı arasındaki hisse devir sözleşmesi bu amaçla yapılmıştır. Davacı, dava dışı ----------Ş'deki payının %50'sini davalıya teminat amacıyla devrettiğini, devirden sonra şirketin taşınmazı satıldığında 1.400.000 TL'nin davalıya ödeneceği ve ödemeden sonra da davalının derhal teminat olarak aldığı hisseyi davacıya geri iade edeceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca sözleşmede 1.400.000 TL bedel için 3 yıl boyunca faiz uygulanmayacağı, ancak müteakip yıllar için yasal faiz uygulanacağı kararlaştırılmıştır.İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek veya idare olunmak üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını/hissesini rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının/hissesinin mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.Eldeki hisse devir sözleşmesinin de inanç sözleşmesi olduğu, davalının teminat olarak aldığı hisseyi ileride geri verme borcu altına girdiği görülmektedir. Davalı tarafın savunmaları, davacının henüz bir ödeme yapmadan bu davayı açamayacağı, davanın erken açılan dava olduğu, ayrıca sözleşmede ----------- mahkemeleri yetkili kılındığı için mahkememizin yetkisiz olduğu şeklindedir.Davacı ve davalı tacir olmayıp, buna dair bir iddia da yoktur. Esasen dava konusu şirket hissesi olduğu için güncel istinaf kararları doğrultusunda ticaret mahkemesinin görevli olduğuna kanaat getirilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yine taraflar tacir olmadığı için ...nun 17. Maddesine göre yetkili mahkemeyi kararlaşmaları mümkün değildir. Öte yandan ortaklık hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığından, (dava 01/04/2020 tarihli sözleşmeye dayandırılıdğından) ...nun 14. Maddesinin de uygulama alanı bulamayacağı anlaşılmış, mahkememizin görevli ve yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Hissenin davacıya tescilinde davalı olarak şirketin husumetinin olmayacağı, şirketten yana bir talebin olmadığı, şirketin yasal hasım olmasını gerektiren bir düzenleme de bulunmadığı, kaldı ki şirketin iki ortaklı olduğu ve her iki ortağın da davada taraf olduğu nazara alınarak esasa geçilmiş, tarafların delilleri toplanmıştır. Davalının öncelikle bedel ödenmeden davanın erken açıldığına dair savunması haklı görülmemiştir. Davacı 1.400.000 TL’yi ödemeye hazır olduğunu davalıya ihtarname çekerek bildirmiştir. Davalının bu ihtarnameye sessiz kalması, sonrasında açılan davaya da para ödemesi yapılmadığı için erken açılan dava savunmasında bulunması dürüstlük kuralına uygun görülmemiştir.Davacının karar duruşması itibariyle ödemesi gereken tutar resen mahkememizce basit dört işlemle (1.400.000 TL nin 02/04/2023 tarihinden 06/11/2024 tarihine kadar işleyecek 292.504,11 TL faiz bulunmuş, hesabın yapıldığı internet sayfasından bir çıktı alınarak dosyaya takılmıştır.) hesaplanabilir olup; davacı vekilinin depo talebi kısmen kabul edilmiş, resen hesap edilen ve tarafların da hesaplamaya itiraz etmediği 1.692.504,11 TL nin depo edilmesi için süre verilmiştir. Davacı da 04/11/2024 tarihinde ---------- adliyesi ---------- şubesine 1.692.504,11 TL nin depo edildiğini gösteren makbuzu sunmuştur. Davalı tarafça kesin süreden sonra paranın yatırıldığı itirazı yapılmışsa da, yerleşik uygulamalar sebebiyle celse talikine sebebiyet verilmediğinden davalı itirazına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak; --------- ile ... arasındaki iç ilişkinin davacıyı ilgilendirmemesi sebebiyle davacının 1.400.000 TL'yi, üç yılın dolduğu 02/04/2023 tarihinden itibaren sözleşmede kararlaştırıldığı üzere yasal faizi ile birlikte davalıya ödemesine, davalının da teminat amacıyla aldığı hisseleri teminat şartı yerine gelmiş olacağından iade borcu altına gireceği kabul edilerek iade etmek üzere aldığı şirketin %50 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; 2-Karar kesinleştiğinde, davalıya inançlı işlemle devredilmiş olan ---------Ş’nin %50 sine tekabül eden 500 paya karşılık 225.500 TL nominal değerli hissesinin davalıdan alınarak davacı adına tespit ve tesciline; 3-Karar kesinleştiğinde, hisse devrinin tescili yapılınca davalıya --------- Şubesine depo edilmiş parayı çekme yetkisi verilmesine; 4----------- Şubesine müzekkere yazılarak, depo edilen tutarın üçer aylık vadeli bir hesapta tutularak nemalandırılmasına; 5-Alınması gerekli 95.634,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 23.908,50-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 71.725,50-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL. başvurma harcı, 23.908,50-TL peşin harcın toplamı olan 24.178,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarfedilen toplam 102,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 208.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/11/2024