İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/820 E. 2025/876 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/820
- Karar No
- 2025/876
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/820 KARAR NO : 2025/876
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2022 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekilinin ----- Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 2017 yılında 600 SUD karşılığında yurt dışından gelecek akrabalarını gezdirmek için davalıdan araç kiraladığını, kira sözleşmesinin yazılı bir şekilde yapıldığını, müvekkilinin imzaladığı sözleşmenin karşılıklı güven esasından kaynaklı bir örneğini teslim almadığını, müvekkilinin aracı teslim adlıktan bir süre sonra araç ile kaza yaptığını, kazanın ardından , davalıya durumu bildirdiğini, aracın tamirini müvekkilinin kendisinin yaptığını, araçta meydana gelen kazanın sigorta şirketine bildirmediklerini, davalı şirketin kazanın gerçekleştiği günden itibaren en az 15 günlük süre içerisinde sigorta şirketine bildirim yapılması gerektiğini, hasarın müvekkilinden değil sigorta şirketinden tahsil edilmesinin gerektiğini, davalının bu konuda basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalının , dava konusu aracı tamirciden , müvekkilinin haberi olmaksızın teslim aldığını, bu nedenle müvekkilinin , kendisine taahhüt edilen süre içerisinde dava konusu aracı kullanamadığını, bu araç yerine müvekkiline ikame aracın da tahsis edilmediğini, aradan geçen uzun zaman sonucu müvekkilinin aracın tamiri konusunda ne kadar ödeme yaptığını hatırlamadığını, ayrıca müvekkilinin kiralama sözleşmesini imzalarken sadece sözleşmeyi imzaladığını, kendisine ayrıca ve açıkça sorumluluk alanı ile ilgili bildirim yapılmadığını, bu nedenle kira sözleşmesinin imzalandığı gün düzenlenen bono hakkında ----. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibinin başlatıldığını, icra takibini,n hangi sebeple başlatıldığını bilmediklerini, müvekkilinin davalı yan ile sadece araç kiralama sözleşmesi yaptığını, davalının araç kiralama sözleşmesi imzalanırken bir çok evrak imzalatıldığını, müvekkilinin de aradaki güvene dayanarak , verilen evrakları okumadan imzaladığını, müvekkilinin imzalarının açığa imza hükmünde kabul edilmesinin gerektiğini, bu durumun suç teşkil ettiğini, müvekkilinin atmış olduğu imzaların rızası olmadan sözleşmenin amacına ve kuruluş sebebine aykırı olarak kullanıldığını, müvekkilinin sadece kira sözleşmesini imzaladığını, icraya konu edilen bonoyu imzalamadığını, bu nedenle davanın kabulüne, bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine, müvekkilinin hak ve alacakları üzerindeki hacizlerin tedbiren durdurulmasını, ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve senedin müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin ------Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişki kira sözleşmesine dayalı olup borç ilişkisi kambiyo senedine dayandığını, dolayısıyla davalı müvekkili ile davacı arasında 2017 yılında Araç kiralama sözleşmesi yapılmış devamında davalı aracı teslim aldıktan sonra maddi hasarlı kaza yaptığını, bu kez maddi hasarın giderilmesi amacıyla davacı, davalı müvekkile 12.08.2017 Tanzim ve 25.08.2017 Vade tarihli 18.125,00 TL miktarlı senet imzalayıp verdiğini, senedin vadesi geldiğinde ödemeyi alamayan davalı müvekkili kambiyo yolu ile icra takibi başlattığını, takibe dayanak senet teminat olarak alınmadığı gibi davacı borçlu, söz konusu senedi meydana gelen maddi hasarı karşılamak amacıyla kira sözleşmesinden bağımsız olarak müvekkile verdiğini, davacı borçlunun söz konusu senedi düzenleme amacı, müvekkilinin aracına verdiği zararı karşılamak olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın davacı borçlunun bilgisi ve sorumluluğu dahilinde gerçekleştiği açık olduğu, davacı araçtaki maddi hasardan kaynaklı zararı ödemeyi kabul ederek takibe konu senedi imzaladığını ve müvekkiline elden teslim ettiğini, dolayısıyla davacı, davalı müvekkiline karşı iş bu davayı ikame etmekte, senetteki yazı ve imzanın davacıya ait olmadığı ve borcu olmadığı yönündeki iddiaları soyut olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davacının haksız ve kötüniyetli iş bu davasının reddi gerektiğini beyan etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki cari ilişkiden kaynaklı verilen senede dayalı olarak borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkememizin 18/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; -----.İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı dosyasında takibe konulan 12/8/2017 tanzim ve 25/8/2017 vade tarihli 18.125,00 TL tutarlı senet nedeniyle davalı (takip alacaklısı) ya borçlu olup olmadığı, borçlu değilse kötüniyet tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek davacı asilin bir sonraki celsede imza örneklerinin alınması için hazır edilmesine, ilgili yerlere müzekkere yazılarak davacı asile ait imza örneklerinin mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkememizin 26/06/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın grafolog bilirkişiye tevdi edilerek 12/8/2017 tanzim, 25/8/2017 vade tarihli 18125,00 TL tutarlı senette yer alan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesi istenilmiş ve temin edilen 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda;"İnceleme konusunu oluşturan; 12.08.2017 Düzenleme Tarihli, 25.08.2017 Ödeme Tarihli, Ödeyecek-Borçlusu: ... olan ve ... emrine düzenlenmiş 110.000 TL (Yüzonbin Türk Lirası) bedelli senet aslında bulunan borçlu imzası ile; Davacı ...'a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imzalar olduğu; borçlu imzasının davacı ... tarafından atıldı; Ayrıca inceleme konusu senet aslının başka bir belgenin asli parçası olaraksonrasında asli parçadan kesilmek koparılmak suretiyle senet vasfı kazandırdığı sonucuna varıldığını ve tetkiki biten dava dosyası ile belge asıllarının iade edildiği" belirlemelerine yer verilmiştir."... Yargıtay ----H.D.nin------ Sayılı ilamında uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda eldeki davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu'' hususuna vurgu yapılmıştır. Davacının talebi bonoya dayandığı gibi oto kiralama sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemini de içermektedir. Bu nedenle davaya konu hukuki ilişkinin temeli oto kiralama sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen bonoya ilişkin olduğundan mahkemece Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir" (----- Bam ----.HD ----- Dava ikame edilirken öncelikle imza itirazı söz konusu olduğundan bu yönde inceleme yapılmış, imzaların davacının eli ürünü olduğu tespit edilmekle taraflar arasındaki ilişkinin mahiyeti tetkik edilmiştir. Buna göre, cevap dilekçesinde “senedin kira sözleşmesi doğrultusunda tanzim olunduğu” belirtildiği, kira ilişkisinin bulunduğu ve senedin de bu ilişki nedeniyle tanzim olunduğu, bu hususun imza incelemesinin yapıldığı 30/9/2025 tarihli grafolog bilirkişi raporunun (5) inci sayfasında belirtildiği üzere senedin, sözleşme aslından kopartılan parçada mündemiç olduğundan sabit olduğu, Mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, davanın usulden reddine, görevli mahkemenin ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, ---- Hukuk Mahkemesi’nin 10/6/2024 tarihli,----- Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesini neticesinde Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla, kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın, yargı yerinin (merci tayini) belirlenmesi amacıyla Mahkememizce res'en ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı Yasanın 114/f.1-c hükmü gereği USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin --- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 2.------Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10/6/2024 tarihli, ---Esas, ----- Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesini neticesinde Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla, kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın, yargı yerinin (merci tayini) belirlenmesi amacıyla Mahkememizce res'en ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3.-Yargılama harç ve giderleri konusunda HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.