İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1000 E. 2025/4 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1000
Karar No
2025/4
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1000 Esas KARAR NO: 2025/4 DAVA: Davacının , davalı şirket müdürlüğü görevinden terkini DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan davacının, davalı şirket müdürlüğü görevinden terkini davasında; DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçici bir süre elektrik ustası olarak çalıştığı ------- numarası ile tescilli davalı şirket yetkililerin tazyiki ile kağıt üstünde şirket müdürü yapıldığını, 21.11.2016 tarihinde alınan karar ile 3 yıl süre ile münferiden şirket müdürü olarak atanan davacının fillen hiçbir idari ve yönetsel görev yapmadığını, aslında bir şirket çalışanı olan davacı şirket ortaklarının talimatı doğrultusunda imza atmış olup maddi gerçekte davacının tek başına herhangi bir yetkisi ve tasarrufu bulunmadığını, şirket ortakları tarafından bahsedilen hukuki durumun geçici olacağı şifahen belirtildiğini ancak davacı 5 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen müdürlük görevinden alınmadığını ve devamlı olarak oyalandığını, şube ile ilgili tüm mali yükümlülüklerin davacının sorumluluğunda olmaya devam ettiğini, şirketin halihazırda faal olmadığını ve ortakların bulunamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı şirketin müdürlüğü görevinden terkinine, dava süresince mahkemece belirlenen tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE; Dava; hukuki niteliği itibariyle, davacının, davalı şirket müdürlüğü görevinden terkinine karar verilmesi isteğine ilişkindir.Davacı ----- tarafından açılan iş bu davada, müvekkili davacının ------- numarasında kayıtlı bulunan davalı şirketin 21.11.2016 tarihinde alınan karar ile üç yıl süre ile , şirket müdürlüğüne atandığını, şirket yetkililerinin baskı ve tazyiki ile kağıt üstünde müdür olarak yapıldığını, şirket müdürlüğü görevinden terkini talep edilmiştir. Davalı şirkete ait ----ı ile tescil ve ilan edilen şirket genel kurul toplantı tutanağının 6. Madde hükümlerinde şirketin yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süreyle görev yapmak üzere ----- seçilmelerine yönetim kurulu üyesi seçilen----süre ile şirket unvanı altında atacağı münferit imzası ile şirketi her hususta temsil ve ilzam emesine karar verilip tescil ve ilan edildiği, ---- sayılı nüshasında ilan edilen ---- toplantısında şirketin ana sözleşmesinin 5. Maddesinde belirtilen 50.000 TL olan sermayesinin 6.000.000 TL ye çıkarıldığı, sermayenin tamamının ------ ait olduğu, yönetim kurulunun gündemde yer alarak yeniden seçilmediği,TTK.nun 365 madde hükümleri gereğince Anonim şirket yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklı olduğu, TTK.nun 363/2 madde hükümlerinde yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır ya da bir üye üyelik için gerekli kanuni şartları yahut esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybederse, bu kişinin üyeliği, her hangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona ereceği, Kanun üyeliği sona erdiren sebeplerin seçilmeye de engel olduğunu hüküm altına almış (TTK. m. 359/4), üyeliği sona erdiren sebepleri ise; iflas, ehliyetin kısıtlanması, üyelik için gerekli kanuni şartları yahut esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybetmek olarak saydığı, Davacı-----tarafından açılan iş bu davada , müvekkili davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve bu istifanın davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen, halen yönetim kurulu üyesi olarak devam ettiği konusunda her hangi bir delil ve belge ibraz edilmediği gibi, dava dilekçesinde de bu husustan söz edilmediği, ------ kararında da belirtildiği üzere; tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak olmasına ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin son bulacak olmasına, görev son bulmadan sicile tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğurmasına ( TTK.37.madde ) şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetimin ( müdür veya müdürler ) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlü olduğu, HMK.nun 115 nci madde hükümlerinde , mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.HMK.nun 114/h madde hükümlerinde , davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirtilmiştir.----- ilamında da açıkça belirtildiği üzere,uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hukuk yargılamasının amacı ve davada menfaat (hukuki yarar) kavramları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır.Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır. -----Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez -----Davacı tarafından, şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve bu istifanın davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen, davalı şirket tarafından her hangi bir işlem yapılmadığı konusunda her hangi bir yazılı delil ve belge ibraz edilmediği, bu aşamada davacının iş bu davaya açmakta hukuki yararının bulunmadığı belirlendiğinden, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının 427,60 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan geriye kalan 187,80 TL karar harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK 138 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1000, K. 2025/4, T. 03.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1000-e-2025-4-k-1d90274b0e99