İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/41 E. 2026/113 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/41
Karar No
2026/113
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/41 KARAR NO : 2026/113

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2023 KARAR TARİHİ : 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin aracını 02.11.2020 tarihinde rutin bakımlar için davalı şirkete götürüldüğünü, bakım sonucunda 5.581,40-TL ödendiğini, aracın arızalanması sebebiyle yine davalı şirkete götürüldüğünü ve motor arızası olduğunun ifade edildiğini ve birtakım onarımların yapıldığını bu nedenle 26.11.2021 tarihinde 16.767,80-TL ödendiğini, motor arızası sebebiyle yeniden davalı servise götürüldüğünü ve birtakım onarımlar için, 01.02.2021 tarihinde 24.979,13-TL ödendiğini, ardından tekrar motor arızası sebebiyle servise götürüldüğünü "motor komple (yarım)" açıklamasıyla 12.02.2021 tarihinde 55.000,00-TL ödendiğini, bu servis girişini takiben motor arızası yaşanması sebebiyle yapılan onarımlar için 22.02.2021 tarihinde 8.873,60-TL ödendiğini, sonrasında yine araçta motor arızası meydana gelmesi sebebiyle onarımlar için 23.04.2021 tarihinde 5.333,60-TL ödendiğini, son olarak motorla ilgili arızalar için yeniden 09.09.2021 tarihinde 64.428,00-TL ödendiğini, ancak sorunun devam etmesi üzerine aracı yeniden müvekkil şirkete getirdiğini, motorun komple değişmesi gerektiği söylenerek 180.000,00-TL talep edildiğini, bunun üzerine aracı yaptırmayı kabul etmediğini, aracını çekici ile her türlü riske açık bir şekilde işyerinin önüne çektiğini, aracın her onarım sonrasında kısa bir süre geçtikten sonra aynı sebeple arıza verdiğini, servisteki onarımlarının sürekli haksız kazanç elde etmek amacıyla bilinçli olarak kötü yapıldığını,-----Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Sayılı dosyası ile müvekkile ait aracın durumunun tespiti talep edildiği konu rapor sonuç kısmında davalı yan tarafından verilen hizmetin Ayıplı Hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği ve onarım için gerekli yedek parça bedelinin 98.200 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek ayıplı hizmet sebebiyle yapılan ödemelerin faizi ile iadesinin talebinin gerektiğini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00-TL alacağın işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; görülmekte olan davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, davacı şirket tarafından ikame edilen davanın gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu araca yapılan bakım ve onarımlar ayıplı olmadığından, motor numarasının faturaya sevhen yanlış yazıldığını, davacı şirket kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı şirket müvekkil şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağın, davacı şirketin talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, aracın 09.09.2021 tarihinde davacı şirkete sorunsuz bir şekilde teslim edilmesinden sonraki sürece ilişkin tüm iddialar gerçeğe aykırı ve soyut olduğu gibi, gerçeği de yansıtmadığı, müvekkil şirkette bakım veyahut onarım fark etmeksizin servise getirilen tüm araçlar için her gelişinde ayrı bir iş emri düzenlenmekte olduğu, -----plakalı araç 09.09.2021 tarihinden sonra müvekkil şirkete getirilmediği, bu nedenle davacı şirket tarafından öne sürüldüğü üzere motorun komple söküldüğü ve değiştirilmesi gerektiği bu nedenle 180.000,00-TL talep edildiği iddiaları mesnetsiz ve gerçek dışı olduğu, araç üzerindeki bakım ve onarımların üzerinden epey zaman geçtiğinden aracın şimdiki durumu ile müvekkil şirketin illiyet bağı bulunmamakta olduğu, davacı şirketin talepleri hakkaniyete aykırı olduğundan davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tanık beyanları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Tanık ---- 15/02/2024 tarihli celsede ;”ben davalı şirkette motor ustası olarak çalışmaktayım, ---- marka araçlarında uzmanım, davaya konu araç bizim dükkanımıza geldi, zaman olarak üzerinden çok uzun zaman geçtiği için ne zaman geldiğini hatırlamıyorum, bu araçların zaten piyasada bilindiği üzere kronik motor sıkıntısı vardır biz aracı söktük, kontrollerini yaptık, aracın motorunun yarım blok olarak değişmesi gerektiğine karar verdik, sonra değiştirdik, topladık, araç çalıştı, testi yapıldı, herhangi bir sıkıntısı yoktu, davacıya teslim ettik, aracı teslim ederken de aracın yumuşak kullanılması, bakımlarının düzenli yapılması konusunda uyardık, tam olarak hatırlamamakla beraber 20-30 bin km sonra araç tekrar geldi, şikayet aracın çalışmamasıydı, yine kontrol ettik, arabanın hararet yaptığını anladık, bağlantı kütükleri ve yağ filtresi taraflarında erimeler vardı, bu da aşırı hararete maruz kaldığını gösteriyordu, araçlarda hararet ışığı bulunmaktadır, motoru söktük ve aşırı hararetten motorun tamamen bitmiş durumda olduğunu gördük, müşteriye bilgi verdik, aracı aldılar bizden götürdüler, bu araç daha önce bakımları içinde bize gelen bir araçtı, ilk tamirden son bozulmaya kadar bize herhangi bir müracaatta bulunmadı," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık -/---- 15/02/2024 tarihli celsede ;”ben 20 yıl ------ marka araçlarda motor ustalığı yaptım, akabinde kendi yerimizi açtık, eşimin üzerineydi, üç ortaktık, 2024 Ocak ayında eşimden hisselerini devraldım, daha önce çalıştığım yerden bir tanıdık vasıtasıyla davacı bana ulaştı, aracı 200 bin küsür km den sonra servis için bize getirmeye başladı, belirli süre sonra motor yatak sardığı için arızalanmış, biz yarım blok motor taktık, biz araç sahibine her 10 bin km de bir bakıma mutlaka gelmesini söyledik , biz blok taktıktan sonra araç bir kere geldi, ondan sonra ise 30 bin km sonra bize getirdiler, ben kendilerine de neden bakıma getirmiyorsunuz, malınızın düşmanı mısınız diye sordum, ben davacının kardeşi olan ----- ile muhatap oluyordum, biz araca bakım yaptık, sonra bir 25-30 bin km kadar yine gelmediler, en son geldiklerinde ise çekici üzerinde araç çalışmaz vaziyette geldiler, kontrollerimizi yaptık, aracın yüksek hararete maruz kaldığını, gördük, kurtaracak birşey kalmadığı için komple motorun değişmesine karar verdik, bu araçlar teknolojik araçlar olup, hararet hususunda her türlü göstergeye sahiptir, biz motorun değişmesi gerektiğini söyleyince aracı bizden aldılar, söktüğümüz parçaları da sayarak kamera kaydı ile bir kamyona yüklediler ve bizden götürdüler, ben aracı en son Sulh Hukuk Mahkemesi keşfinde davacı şirketin önünde dışarıda aracı gördüm, araç sökük halde korumasız duruyordu, sökülü olan parçalar orada değildi, başka bir yerde bir inşaat alanındaydı, bilirkişi parçaları da inşaat alanında gördü" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ------ 15/02/2024 tarihli celsede ;” ben davacı şirkette daha önce maaşlı mimar olarak çalıştım, davaya konu araç arızalandı ve davalıya tamir için götürüldü, bizim daha önce başka --/-- marka araçlarımız da olduğundan ve motorları sıkıntılı olduğundan ben davalılara motor değiştirmeyi teklif ettim, onlar ise motoru tamir edebileceklerini söylediler, motoru tamir ettiler, sonra yine arızalandı, yine motoru tamir ettiler, bizde motorun değiştirilmesini istedik, ancak tamir ile halledebileceklerini söyledikleri için müdahale etmedik, yine arızalandı, tekrar tamir edilemeyeceğini, motorun değişmesi gerektiğini bize söylediler, ben süreleri ve km leri olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için hatırlayamıyorum, sonrasında biz aracı davalıdan aldık, kendimiz ------ isimli tamirciye götürdük, burada almış olduğumuz sıfır motoru ve eklerini araca taktılar , aracı halen kullanıyoruz, araç 500 bin km ye dayandı halen çalışıyor, biz arabayı davalıdan aldıktan üç dört ay sonra ------- yaptırdık, arabanın parçaları inşaatımızdaydı, arabanın bozulması çok kısa sürelerde oldu, çok uzun km ler yapamadık, bu sebeple davalıya bakım için getirme ihtiyacı da duymadık, araç zaten sürekli arızalanıyordu," şeklinde beyanda bulunmuştur. Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya iki akademisyen makine mühendisi bilirkişi ve bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 12/05/2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; - 02.12.2020 tarihli servis hizmetinin ayıplı hizmet kapsamında olmadığı,- 26.11.2020 ve 01.02.2020 tarihli servis girişinin ayıplı hizmet kapsamında olduğu toplam sorumluluğun 34.467,8 TL olduğu, ANCAK Sayın Mahkemenin davalının motoru değişmesi gerektiğini davacıya ilettiğini kabulü durumunda bu iki servis girişi için ayıplı hizmetten söz edilemeyeceği, - 12.02.2021 tarihli servis hizmetinin ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmediği, - 23.04.2021 tarihli servis girişinde eksik tespitin ayıplı hizmet kapsamında olduğu, bu nedenle oluşan hasardan aracın hararet göstergesinin dikkate alınmadığı tespitimiz nedeni ile tarafların müterafik olarak kusurlu olduklarının değerlendirildiği ve hasar bedelinin 40.202,60 TL olduğu, tarafların karşılıklı kusurlarının bulunması sebebiyle bu miktarın 20.101,30 TL miktarının talep edilebileceği, - Davacının dilekçesinde aracın onarım bedelini değil ayıplı hizmete konu bedellerin tahsilini talep ettiği değerlendirmenin bu yönde yapıldığı, - Motor numaraları yönünden faturadaki uyumsuzluk hakkındaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu şeklinde sonuç bildirmiştir.

BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 17/10/2025 tarihli dilekçesi ile talebini 54.569,10 TL'ye artırmış, bakiye harcını yatırmış ve dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın hizmet sözleşmesi sebebi ile tazminat talebine ilişkin alacak davası olduğu, davacının maliki olduğu ------ plakalı aracının rutin bakımı ve akabinde arızları için davalı olan şirketten hizmet aldığı, bu husus dosya kapsamında tarafların kabulünde olup ihtilaf dışı olduğu, huzurdaki ihtilafın ise rutin bakım hizmeti sonrasında araçta meydana gelen arızalar sebebi ile aracın layıkı ile onarılmadığı, hizmet alınmadığına ilişkin tazminat talepli olduğu, 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu doğrultuda 02/12/2020 tarihli servis hizmetinin ayıplı hizmet kapsamında olmadığı, 26/11/2020 ve 01/02/2020 tarihli servis hizmetlerinin ise ayıplı hizmet kapsamında olduğu ve ayıplı olan bu hizmetler sebebi ile toplam davalı sorumluluğun 34.467,80-TL olacağı, zira dosya kapsamında davalının davacıya 26/11/2020 ve 01/02/2020 tarihli servis kayıtları yönünden motorun değişmesi gerektiği yönünde bildirimde bulunduğuna dair dosya kapsamında yazılı delil, bildirim vb. bulunmamakla, bu kapsamdaki savunmaya mahkememizce itibar edilmediği ve bu tarihli servis hizmetleri sebebi ile ayıplı hizmet verildiğinin kabul edilmekle 34.467,80-TL'nin de davalıdan tahsilinin talep edilebileceği, 12/02/2021 tarihli servis hizmetinin ayıplı hizmet kapsamında olmadığı, 23/04/2021 tarihli servis girişindeki davalının eksik tespitin ayıplı hizmet kapsamında olduğu, ancak bu sebeple oluşan hasardan aracın hararet göstergesinin iki tarafça da dikkate alınmadığı teknik tespiti sebebi ile tarafların müterafik olarak kusurlu olduklarının değerlendirilmekle %50'şer kusur durumu neticesinde hasar bedelinin 40.202,60-TL olmakla davalının kusuruna düşen miktarın 20.101,30- TL olacağı ve ezcümle davacının 20.101,30-TL ve 34.467,80-TL toplamı 54.569,01-TL'yi davalıdan talep edebileceği mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda bu bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş, taraflar tüzel kişi tacir olmakla avans faizine hükmedilmiş, faizin başlangıcı ise dava tarihi olarak belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmitir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KABULÜ ile, 54.569,10-TL'nin dava tarihi olan 16.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 3.727,62 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 179,90 TL peşin harç ile 762,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 941,90 harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 2.785,72 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ile 762,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.121,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 21.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 550 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 12.550,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/41, K. 2026/113, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-41-e-2026-113-k-fe0cf2dba717