İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/973 E. 2024/964 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/973
Karar No
2024/964
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/973 Esas KARAR NO: 2024/964 DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 14/08/2018 KARAR TARİHİ: 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde Montaj Sigorta Poliçesi bulunan ve sigortalı ----------Ş.'ye ait --------- Mah. ---------- ---------- çıkışı gişesinde bulunan ve depo olarak kullanılan konteynerde 24.08.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle müvekkili şirket sigortalısına ait olan ve depo olarak kullanılan konteynirda bulunan muhtelif türlerde ve henüz montajı yapılmamış elektronik eşyaların çalındığını, sigortalının müvekkili şirkete başvurusu üzerine sigorta şirketi tarafından gerekli araştırmalar yapılmış ve poliçe kapsamı ve teminatı dahilinde 88.540,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, müvekkil şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması sonucu hazırlanan raporda meydana gelen zararın davalı güvenlik şirketinin gerekli güvenlik önlemlerini almayarak hırsızlık olayının yaşanmasına sebebiyet verdiği, yaşanan hırsızlığın güvenlik şirketinin kusurundan kaynaklandığı ve bu bağlamda meydana gelen zararın sorumlusunun davalı özel güvenlik şirketi olduğunu, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen miktarın davalı şirketten talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia ile 88.540,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim yerinin ---------- olup yetkili mahkemenin --------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, ayrıca müvekkilinin ---------- hiçbir şekilde güvenlik taahhüdü vermediğinden taraf sıfatını haiz olmamakla davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; olayla ilgili olarak alınan ifadelerin ---------- ait olup hırsızlığın yapıldığı tarihin kesin olarak bilinmiyor olmasının yanında hırsızlığı bildiren kişinin ifadelerindeki çelişkinin de açık olduğunu, bir ifadede hem kilidin kırık olduğunu hem de eşyaların çalınmış olduğunu 28.08.2016 tarihinde fark ettiğini söylerken diğer bir ifadesinde bu iki fiilin farklı zamanlarda meydana geldiğini ifade ettiğni, böylece hırsızlık isnadı farklı bir kesin delille ispat edilememiş, ifadesi alınan müşteki işyeri sorumlusunun da tutanakta bulunan ifadelerinin çelişkili olduğunu, dolayısıyla, hırsızlık olayının ispatı bir yana yaşanmış olup olmadığının da henüz belli olmadığını, öte yandan; "Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir." Asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir anlığına hırsızlık olayının gerçekleşmiş olduğu düşünülse bile TTK'nın 1446.maddesine uygun olarak sigorta şirketine derhal bildirilmemiş, buna rağmen sigorta şirketinin bu hususu göz önünde bulundurmayıp ödemeyi yaptığını, sigorta şirketinin kanuni olarak karşılamaması gereken bir zararı karşıladıktan sonra zarara sebebiyet veren olarak taraflarına ücu edebilmesinin mümkün olmayacağını, böyle bir rücu talebinin kanuna, hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının, 88.540,00 TL'yi müvekkili şirketten tahsil etmek amacıyla temelsiz ve hukuki anlamda dayanaksız bir ihtarname keşide ettiğini, dava konusuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan ancak sadece dava değerini içeren işbu ihtarnamenin davacının kötü niyetinin bir ürünü olduğunun tartışmadan uzak olduğunu, davacı sigorta şirketinin davaya konu edilen hırsızlık olayıyla ilgili müvekkil şirkete hiçbir bildirimde bulunmadığını, müvekkil şirketin böyle bir olayın varlığından dava dilekçesinin kendisine tebliğ ile haberdar olduğunu, zarara uğradığı iddia edilen şirketin kendi kusuruyla sebebiyet verdiği bir zarardan dolayı güvenlik şirketini kusuru sebebiyle zarara sebebiyet verme suçlamasıyla sorumlu ve yükümlü tutarak zararı sigorta şirketinden tahsil etmesinin kötü niyetli olduğunu ve müvekkilin kusurunun ispat edildiği anlamına gelmesinin mümkün olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle uğranılan zararın rücuen tahsiline ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, Tarafların, davalı tarafça güvenlik hizmeti verilen şantiyede meydana gelen hırsızlık nedeniyle davalının edimlerine gereği gibi yerine getirmediğinden dava dışı sigortalının zarara uğradığından bahisle sigortalıya ödenen bedelin davalıya rücu edilip edilemeyeceği, davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.---------- soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilip incelenmiştir.Davalı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar için talimat yazılmak suretiyle beyanları alınmıştır. Tarafların delilleri toplanmış, Dosya Özel Güvenlik Uzmanı, Mali müşavir, Elektrik elektronik mühendisi ve sigorta mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti raporunda; Sigorta eksperi tarafından tespit edilen ve davalı tarafından itiraz edilmeyen 88.540,00.-TL hasar tazminat tutarının kadri maruf olduğu ve 25.01.2018 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan kusur durumuna göre rücuen talep edilebileceği, Davalı ---------Ş. 25.08.2016 tarihinde (24.08.2016 saat 02:00-06:00), dava dışı sigortalı şirkete ait inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde; davalı güvenlik şirketinin 5188 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliği kapsamında, koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği inşaat alanın risk analiz raporunu hazırlayarak işverene sunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, personelini görev alanının risklerine göre eğitmediği, dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği ---------- Otoyolu ----------- çıkışı gişesi inşaat alanda bulunan ve depo olarak kullanılan konteynırın güvenlik personelinin görüş alanında olduğu, yine özel güvenlik görevlilerinin görev alanı giriş-çıkış noktası ve devriye görevlerini gerektiği şekilde yerine getirmedikleri, davalı şirketin personelini denetleme ve kontrol görevini tam olarak yerine getirmemesinin de etkisiyle, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde, davalı güvenlik şirketinin %50 oranında sorumlu olabileceği kanaati hasıl olmakla birlikte, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Dava dışı sigortalı --------- --------- ve ----------Ş.'nin: Dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği dava dışı sigortalı şirkete ait inşaat alanının korunması konusunda; koruma ve güvenlikle ilgili risk analizi yaptırmadığı, tüm inşaat alanı için ---------- Valiliğince (300) kişilik özel güvenlik personel kadrosu izni verildiği, ----------- ve --------- Otoyolu Şantiye Alanı'nda toplam (171) personel görevlendirildiği, dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği ------------ Otoyolu ------------- çıkışı gişesi inşaat alanında (2) özel güvenlik personelinin görev yaptığı, alanı izleyen herhangi bir kamera kurmadığı, yine bu alanın etrafının tel çit ve jiletli tel vb. sistemlerle çevrilmediği, denetim ve kontrol görevini eksik yapması nedeniyle mallarının korunması konusunda basiretli bir tacir gibi hareket etmediğinden dolayı meydana gelen güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde dava dışı sigortalı şirketin %50 oranında sorumlu olabileceği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Dava dışı ---------- Şirketinin defter ve belgelerinin incelenmesi için ----------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.----------- Tal. Sayılı olarak alınan bilirkişi raporunda; Davaya konu eksper raporunda belirtilen emtiaya ilişkin faturaların dava dışı şirketin sigorta kayıtlarında olup olmadığı istenilmiş olup görevlendirme çerçevesinde yapılan incelemede, dava dışı -----------Ş'nin Ticari defter ve kayıtlarında bulunduğu tespit edildiği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.Dosyanın itirazları karşılayacak mahiyette ve davalı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan sözleşme değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için yeniden Talimat yazılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır.----------- Tal. Sayılı olarak alınan bilirkişi Ek raporunda; Mahkemeniz tarafından bu defaki tarafıma verilen sınırlı görev çerçevesinde dosyanın itirazları karşılayacak mahiyette ve davalı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan sözleşme değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup sözleşmenin değerlendirmesi konusunda ihtisas alanımın dışında olduğu için uzman bir hukukçu tarafından incelenmesi ve değerlendirmesi görüşünde olduğunu bildirmiştir.Dosyanın daha önce ek rapor alınmak üzere sehven ----------- tevdi edildiği anlaşılmakla, dosyanın Ek rapor alınmak üzere önceki heyete tevdiine, Uyuşmazlık konusunda itirazları karşılayacak mahiyette Ek rapor alınmasına, Heyete Sözleşme Uzmanı bilirkişinin eklenmek suretiyle rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti raporunda; Dava dışı sigortalı ----------, meydana gelen hırsızlık olayına binaen, dava dışı ----------, aralarındaki eser sözleşmesine binaen başvurabileceği gibi, dava dışı sigortalının davalı ile arasında sözleşme bulunmamasına rağmen, güvenlik hizmetleri sözleşmelerinde, sadece iş sahibinin değil 3. Kişilerin can ve mal güvenliğini korumak ile ilgili özen yükümlülüğü ile ilgili olarak da, hukuk düzeni faile belirli bir şekilde davranma yükümlülüğü getirdiğinden, bu yükümlülüğün ihmalen ihlal edilmesi sebebiyle, haksız fiil hükümlerine binaen davalıya da başvurabileceği, bu durumda taraflar iç ilişkide kusur oranında sorumlu olmakla beraber, haksız fiil sorumluluğunda, mağdura karşı müştereken sorumlu olduklarından, davacı sigorta şirketinin, zarar görene karşı yapmış olduğu ödemelerin tamamını davalıdan talep edebileceği, fakat davacının dosyaya sunduğu, 25.01.2028 tarihli ödeme belgesi ile, bu ödeme belgesinden sonra talep ettiği rücu belgesine bakıldığında, hem hasar dosyası, hem sebep bakımından bir uyumsuzluk olduğu, ödeme ve rücu talebindeki hasar dosya numarasının ----------- olduğu ve zarara sebep olan olayın, sızan su sebebiyle ------------------ meskende meydana gelen zarar olduğu, dava konusu olayda ise hasar dosya numarasının ------------- olduğu ve zarara sebep olan olayın, ----------- gişeleri yakınındaki depolarda meydana gelen hırsızlık olduğu, bu durumda niza konusu hasar sebebiyle dava dışı ------------ bir ödeme yapılmadıysa davacının, davalıdan, dava konusu olay bakımından talepte bulunamayacağı, dava konusu olay bakımından ödemede bulunmuşsa ilgili bedeli rücu kapsamında davalıdan talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı sigortalı ----------- meydana gelen hırsızlık olayına binaen, dava dışı ----------, aralarındaki eser sözleşmesine binaen başvurabileceği gibi, dava dışı sigortalının davalı ile arasında sözleşme bulunmamasına rağmen, güvenlik hizmetleri sözleşmelerinde, sadece iş sahibinin değil 3. Kişilerin can ve mal güvenliğini korumak ile ilgili özen yükümlülüğü ile ilgili olarak da, bu yükümlülüğün ihmalen ihlal edilmesi sebebiyle, haksız fiil hükümlerine binaen davalıya da başvurabileceği, bu durumda taraflar iç ilişkide kusur oranında sorumlu olmakla beraber, haksız fiil sorumluluğunda, mağdura karşı müştereken sorumlu olduklarından, davacı sigorta şirketinin, zarar görene karşı yapmış olduğu ödemelerin tamamını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karara vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 88.540,00 TL'nin 25/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacı tarafça yapılmış; 35,90 TL başvurma harcı, 1.512,05 TL peşin harç olarak toplam 1.512,05 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 10.895,75 TL masraf olmak üzere toplam 12.443,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Alınması gereken 6.048,17 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 1.512,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.536,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/973, K. 2024/964, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-973-e-2024-964-k-cb104e8516b9