İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/474 E. 2025/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/474
- Karar No
- 2025/273
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/474 KARAR NO : 2025/273 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ----- tarafından yapılan ihale ile ------Yapım işini müvekkilinin üstlendiğini, taraflar arasında ise bu işe ait frezeli asfalt imalatı işi için 24.08.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı firmanın 24.08.2021 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonraki tarihte işe zamanında başlamadığını, hem işi ayıplı yaptığını hem de işi tamamlamadan öylece bırakıp işi terk ettiğini, müvekkili tarafından davalı firmaya imalat bedellerinin tamamının ödendiğini, davalının 24.08.2021 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin gereğini yerine getirmediğinin tespiti ve haklı davalarının kabulü ile davalı firmaya ödenen ücretlerin, 3. şahıslara yaptırılan imalatların bedeli olarak ödenen ücretlerin, 3. şahsa verilen zarar sebebiyle ödenen ücretler sebebiyle oluşan alacak hakkı için şimdilik 5.000 TL'sinin (fazlaya ilişkin hakları saklıdır) davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, davalının ayıplı imalatları sebebiyle oluşan zarar/alacak hakları için şimdilik 5.000 TL'sinin (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır) davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, bu alacaklara davalıya iadeli taahhütlü mektupla yaptıkları 02.02.2022 tebliğ tarihli ihtardan itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin kendi ağır kusuru nedeniyle dava dışı ------zarara uğrattığı gibi müvekkili şirketi de zarara uğrattığını, davacı tarafından bir ay içinde 5000 metre alana fiber optik kablo döşeneceğini, müvekkili şirketin de bu alanın tamamına asfalt kaplama yapacağını, nitekim taraflar arasında imzalanan sözleşmede de hak edişler 5000 metreden sonra hesaplanacağının kararlaştırıldığını, ancak davacı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, yeterli alana fiber optik kabloları döşenmediğini, davacı şirket tarafından kazı yapılmadan müvekkilinin iş sahasına girmesinin mümkün olmadığını, aylık 5000 metre davacı tarafından kazılıp müvekkiline teslimi gerekirken toplamda yaklaşık olarak 2.900 metrelik alan kazıldığını bu nedenle bir ayda bitirilmesi gereken işin, davacının ağır kusuru ile 3-4 ayda yapılabildiğini, davacı şirket tarafından yapılan kazı neticesinde çok kere------borularının patlatıldığını, kazı neticesinde ------ ait boruların patlamasının ilgili birime rapor edilmediğini, davacı şirket çalışanları tarafından tamirat yapıldığını, iş bu tamirat işlemi yetkili birim tarafından yapılmadığından, zamanla sızmalar meydana geldiğini ve bu sebeple atılan asfalt kaplamalarda çökmeler meydana geldiğini beyan ederek usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 26.11.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle: Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla dava dilekçelerinde talep ettikleri tazminat miktarı olan 10.000,00 TL'yi, 4.390,00 TL arttırarak toplamda 14.390,00 TL olarak arttırdıklarını, işbu tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Davacı şirkete yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. İnşaat mühendisi bilirkişi, borçlar hukuku alanında kariyer sahibi bir sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Bildirilen davacı tanıklarından ---- ile ----- talimat yolu ile beyanları alınmış, tanık ----- dinlenilmesinden davacı tarafça vazgeçildiğinden, bu tanığın dinlenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Davacı tanığı ----- beyanında: "Davacı şirkette teknik sorumlu olarak çalışıyorum, davalı ile sözleşmeyi imzaladıktan sonra 1 haftalık gecikme ile işe başladı, ancak imalatları ayıplı olarak ifa etti, asfaltı temizleyerek atması gerekirken temizleme yapmadı, asfaltlar yapmışmadı, belirli bir derinlikte yapılması gerekiyordu, bu derinliğe ulaşmadı, yine asfaltın özelliği sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen toplama artık asfaltları getirerek geceleri döktü, bunların asfalt özelliği kalmamıştı, bu asfaltlarda kalktı, yine yalıtım yapılmadı, 160-170 metre karelik kısmını eksik bıraktı, yapmış olduğu imalatların bütünlemesini yapıp ilaç dökmesi gerekiyordu, asfalt imalatında gerekli ekipmanı bulundurmayarak silindirme yapmadı, bu nedenle ayıplı imalatın giderilmesi için belediye bize mail gönderdi, bizde bunu davalıya bildirdik, ancak davalı yapacağımı yaptım diyerekten bizi oyaladı, sonrasında ulaşamadık, başka firmalara yaptırmak durumunda kaldık, ödemeyi sözleşmede belirtildiği şekilde iş yapıldıkça yaptık, ödenmeyen bedel kalmamıştır, ancak davalı işleri tamamlamamıştır, üçüncü kişilere yapılan ödemelere ilişkin esas dosyasına fatura ve fişlerin sunulduğunu biliyorum, ayrıca imalat sırasında ortaya çıkan fireze hafriyatlarında toplamadığı için biz toplamak zorunda kaldık, bunları kendi ekipmanımızla yaptık," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ----- beyanında: "Ben davalı şirkette idari personel olarak çalışırım, şirketin yapmış olduğu işleri kontrol ederim, davalı şirket davacı şirketin taşeronudur, ----- bulunan öbek projesi fiber optik alt yapıları genişletmek işi davacı şirket tarafından üstlenilmiştir, alt yüklenici olarak davalı firma asfalt işini yapacaktı, asfalt işi yapılırken ve tamamlandıktan sonra denetime ben gittim, davalı firma işe vaktinde başladı, ancak uyarmamıza rağmen başka yerlerden aldığı kötü asfaltları gece yarıları buraya dökmüştü, bu sebeple iş ayıplıdır, davacı şirketin ayıplı ifa sebebi ile bildirimde bulunmuştur, bu yüzden dava açılmıştır " şeklinde beyanda bulunmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedilen alt yüklenicilik sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, ayıp hukuki konusunun irdelenmesi, davacı tarafın davalı taraftan HMK 107 maddesi uyarınca 10.000,00 TL alacağı olup olmadığına dair alacak davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, HMK 202 ve devamı maddeleri ile davacı tarafın süresinden sonra sunulan tanık listesine açıkça muvafakat etmemiş olması bir bütün olarak değerlendirilerek davalı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmesine yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, gerekli ihtaratlar yapılarak ve bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek, inşaat mühendisi bilirkişi, borçlar hukuku alanında kariyer sahibi bir sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 29.10.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belgeler ışığında, dosyaya sunulan fotoğraflara göre, asfalt yolun çeşitli yerlerden kesilerek, kaldırılmakla beraber, tekrardan asfalt seviyesindeki eski haline getirilmediği, kimi yerlerde göçük ve yıpranmalar olduğu, bu fotoğraflar nazara alındığında, meydana getirilen eserin açık ayıplı olduğu, davacının 31.01.2022 tarihli ihtarname ile ilgili eksikliklerin giderilmesini talep ettiği, ilgili ihtarın davalıya 02.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, mevcut durumda açık ayıpların süresi içerisinde yükleniciye bildirilmesi sebebiyle davacının seçimlik haklarını kullanabileceği, davacının sunmuş olduğu belgelere göre, yolda hasar gören araç sebebiyle 3. kişiye 2.000 TL ödendiği, yeni asfalt yoldaki eksiklikler ve ayıpların giderilmesi için iki ayrı firmaya toplam 12.390,00 TL ödendiği, dosya içerisinde başkaca giderilmiş zarara ya da ayıp giderilme bedeline rastlanılmadığı, yine dosya kapsamında giderilmeyen başkaca bir ayıbın olduğuna dair bir veriye ulaşılamadığı, mevcut verilerle davacının davalıdan doğrudan ve takip eden zararları kapsamında davalıdan toplam 14.390,00 TL'yi talep edebileceği, sözleşmede belirtilmemiş olmakla birlikte davacının sözleşmeye göre 2.862 metre frezeli asfalt imalatı yapılacağı yönündeki beyanın geçerli görülmesi ve yolun tamamının ayıplı olması halinde zararın; 2862 mt x 37,00 TL/mt +KDV=124.955,00 TL olduğu, rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenrek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekili tarafından 26.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ile tazminat talepleri 14.390,00 TL olarak ıslah edilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, ayıp sebebiyle davacı tarafın davalı taraftan alacağı bulunduğu, 3095 sayılı Kanun uyarınca taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle ticari avans faizinin talep edilebileceği, davacı tarafça ıslah dilekçesi ile birlikte, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi uyarınca dava tarihinde temerrüdün gerçekleştiği tespitiyle beraber davanın kabulüne, toplam 14.390,00 TL'nin 02.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 14.390,00 TL'nin 02.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 982,98 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL ile 75,00 TL ıslah harcının toplamı olan 245,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 737,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 170,78 TL ile 75,00 TL ıslah harcının toplamı olan 245,78 TL harç gideri, 8.850,00 TL bilirkişi ücreti, 314,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.410,03 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 14.390,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.