İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/262 E. 2024/944 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/262
Karar No
2024/944
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/262 KARAR NO : 2024/944 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/04/2021 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.11.2020 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ----- plakalı motosikleti ile ------istikametinde seyir halinde iken ---- plakalı aracın ----- sokağından aniden çıkması sonucunda sola ---- cad istikametine döndüğü esnada aracın sağ ön ve muhtelif kısımları ile müvekkilin motosikletinin ön ve sağ yan kısımları ile çarpışması sonucu müvekkilin motosikleti sol yana yatıp durduğunu, çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağına göre; ---- plakalı araç sürücüsü KTK' nun 57/1A (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, uydurmamak) kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu bulunduğunu, diğer araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, iş bu kaza neticesinde ---- plakalı motosiklette sürücü olarak bulunan müvekkili ...'nın geçici ve sürekli maluliyeti mevcut olduğunu, kaburgasında, kalçasında, belinde, dişlerinde kırıklar meydana geldiğini ve neticesinde hareket kısıtlığı meydana geldiğini, ---- plakalı araç kaza tarihi itibarıyla ZMMS gereği davalı ----- kaza tarihi itibarıyla kişi başı bedeni tazminat bedeli 410.000 TL ve tedavi gideri 410.000 TL olmak üzere toplam 820.000 TL'den sorumlu olduğunu, davalının, teminat limitleri içinde ödeme yapması için taraflarınca 18.01.2021 tarihinde başvuru yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını, başvuruya cevap verilmediğinden iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, fazlaya ilişkin hakları ve ek dava açma hakkı saklı kalmak üzere, belirsiz alacak davası olarak, meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin uğramış olduğu sürekli ve geçici iş göremezlik zararının tazmini ile bakıcı ücretleri için iş bu davayı açma zaruretleri hasıl olduğunu beyan ederek davanın kabulüne alacağa kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak kural olarak ihlalde bulunan sürücünün sigortalı araç sürücüsü olduğunun davacı tarafça somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafın bu hususu kanıtlar hiçbir evrak ibraz etmediğini, açıklanan sebeplerle söz konusu kazada müvekkili şirket sigortalısının herhangi bir kusuru olmadığından müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu, iş bu nedenle bu taleplerin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere hesap edilecek tazminatta asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından davanın ihbarı talebinde bulunulmuş olup, ihbar olunan vekili beyan dilekçesinde özetle; Davacının geçirdiği trafik kazası sebebiyle yapmış olduğu tedavi masrafları SUT hükümlerine göre ödendiğini, müvekkili kurum ile davacının tedavisinin yapıldığı hastane arasında sözleşme olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, sözleşme olmadığı durumda ise davacının tedavisinin acil hal kapsamında olmadığından SUT 1.7 maddesi gereğince tedavi ücretleri davacıya ödenmeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 19.07.2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep ve her türlü dava hakkı saklı tutulmak kaydıyla, dava dilekçesi ile talep edilen; ...'nın sürekli iş göremez kalması nedeniyle şimdilik 100,00- TL sürekli iş göremezlik tazminatın 391.742,53-TL artırılarak toplam 391.842,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ...'den kaza tarihi olan 20/11/2020'den itibaren ticari temerrüt (avans) faiziyle tahsili ile müvekkile ödenmesine, ...'nın sürekli iş göremez kalması nedeniyle şimdilik 50,00- TL geçici iş göremezlik tazminatın 18.107,47-TL artırılarak toplam 18.157,47-TL geçici iş göremezlik tazminatının ...'den kaza tarihi olan 20/11/2020 'den itibaren ticari temerrüt (avans) faiziyle tahsili ile müvekkile ödenmesini, ...'nın bakıcı giderine maruz kalması nedeniyle şimdilik 50,00- TL bakıcı gideri tazminatının ...'den kaza tarihi olan 20/11/2020 'den itibaren ticari temerrüt (avans) faiziyle tahsili ile müvekkile ödenmesini beyanla Dava dilekçesi ile talep edilen 150,00-TL sürekli-geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebimizi artırarak toplam 409.850,00-TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 20/11/2020 'den itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı ... tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına fazlaya ilişkin ıslah ve tüm talep haklarını saklı tutularak karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından dolayı herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, ilgili dosyada SGK tarafından davalı ...'ya ödenen 7.008,25 TL'nin tahsilinin talep edildiğini, ---- plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 31/08/2020-31/08/2021 vadeli Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, iş bu poliçeye göre müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu kişi başına bedeni 410.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, mahkemeniz huzurundaki dosyadaki talep artırım dilekçesiyle beraber müvekkile atfedilen sorumluluk teminat limitinin üzerinde olduğunu, davacının talep artırdığı alacakların zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Islah dilekçesine konu edilen kısımların zaman aşımı nedeniyle reddine, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----. Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır----- Eğitim ve Araştırma Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Davalı ... şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ----- SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ----- SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ----- İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. --- ve ---- İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır. ATK raporu dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 20.11.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın çarpması sonucu davacı yönünden HMK 107.maddesi uyarınca açılmış geçici, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı giderlerine dair maddi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ---- esas ---- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi; -11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, -11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, - 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, -01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik -20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 29.09.2023 tarihli, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, raporun yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından ATK raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 05.07.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/a,b-5 maddelerini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre TRH 2010 tablosu ve AGİ'siz ücret esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, kalıcı iş göremezlik tazminatının 522.881,60 TL olduğu, dokuz aylık geçici iş göremezlik tazminatının, SGK tarafından yapılan 7.018,95 TL ödemenin mahsubu ile 18.157,47 TL olduğu, davacının toplam zararının 541.039,00 TL olduğu, davalı ... şirketinin, poliçe limiti dahilindeki 410.000,00 TL'den sorumlu olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatının 391.842,53 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatının 18.157,47 TL'ye çıkarıldığı belirtilmiş olup, sonuç olarak ıslah dilekçesindeki toplam bedelin 410.000,00 TL olduğu ancak ıslah dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 409.850,00 TL olarak belirtildiği, 24.12.2024 tarihli celsede davacı vekili tarafından alınan imzalı beyanda, bahse konu bedelin artırılan bedel olduğu, toplam taleplerinin, açıklama kısmında belirtilen bedellerin toplamı olan 410.000,00 TL'ye ilişkin olduğu ve maddi hatanın bu şekilde düzeltildiği beyan edilmiştir. Artırılan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ------ esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, yine her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalının, yapılan başvuruya bağlı 8 iş günü sonrasına tekabül eden 04.02.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yine her ne kadar davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 410.000,00 TL'nin (391.842,53 TL sürekli iş göremezlik, 18.157,47 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere) 04.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 28.007,10 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL ile 1.399,16 TL ıslah harcının toplamı olan 1.458,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.548,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL ile 1.399,16 TL ıslah harcının toplamı olan 1.458,46 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 670,60 TL posta masrafı ve 3.095,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 11.224,06 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 65.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/262, K. 2024/944, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-262-e-2024-944-k-e3e833ddd6dc