İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/539 E. 2024/852 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/539
Karar No
2024/852
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/539 KARAR NO : 2024/852 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2022 KARAR TARİHİ : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ----, 23/09/2020 tarihinde; ---- numaralı davalı --- - işlettiği, --- numaralı davalı - -- sevk ve idaresinde bulunan-----plakalı minibüse binmesi esnasında, sürücünün kusuru sonucu aracın erken hareket etmesi nedeniyle minibüsten düşerek yaralandığını, Müvekkilin, hastanelerde yapılan tüm muayene, pansuman, görüntüleme ve ameliyat masrafları ile birlikte ilaç masrafları sonucu toplam 10.500,00- TL tutarında maddi zararı ortaya çıktığını, müvekkilin maddi zararının yanı sıra bu süreçte manevi zararı da meydana geldiğini, yaralanma sonucunda müvekkil kolunu kullanamaz duruma gelmiş ve malul kaldığını, davalı ------ Şirketi ise aracı, 26/08/2020 başlangıç, 26/08/2021 bitiş tarihli, ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Şimdilik 10.500,00-TL tutarındaki maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ---- ve ---- müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMA Davalı----. vekili cevap dilekçesinde özetle; arabulucuğa başvuru yapılmadığını, davacıdan talep edilen eksik belgeler müvekkil şirkete iletilmemiştir. işbu nedenle trafik sigortası genel şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığını, müvekkil şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, 4.davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile sgk'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 26.08.2020 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olup müvekkilim şirket'in bu talep hakkında da herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili geretiğini, .kabul manasında olmamak üzere müvekkil şirketin faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, Usulden ret sebebimiz şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılamasonucunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza 2020 senesinin başında meydana geldiğinden 2 yıllık süre geçmiş olduğundan zaman aşımına uğradığını, Davacı taraf müvekkilinin sahibi olduğu minibüse binerken kendi kusuru ile minibüse binememiş ve yere düştüğünü, düşme sonucu yaralanmış olup akabinde trafik polisleri beklenmeksizin ambulans çağrılmış ve hastaneye kaldırıldığını, davacı tarafın minibüse binmek isterken düşmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkilimin aracında çalışan şoför ----- ın hiçbir kusuru söz konusu olmadığını Olayın meydana gelmesinde Asli Kusurlu davacı taraf olduğunu, davacının dava sonucunda haklı bulunmaları ihtimalinde dahi sigorta şirketlerine herhangi bir başvuru yapmadan direkt araç sürücüleri ve sahipleri hakkında dava açmış olmaları durumunda hukuken davalılardan temerrüt faizi istemeleri mümkün bulunmayıp,sadece dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz isteme haları mevcut olduğunu, müvekkilinin aracı ----şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunduğundan mahkemece yargılama sonucunda haksız çıkmamız durumunda sigorta kapsamında sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini tüm bu nedenlerle öncelikli olarak zaman aşımı itirazlarımız söz konusu olduğundan zamanaşımı yönünden davanın reddine; mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davanın-----ihbarına kazayla ilgili açılmış bir ceza davası bulunmakta ise bu ceza davasının işbu dava açısından bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan 04/06/2023 tarihli raporda özetle;---- plakalı minibüsün Kaza, gündüz tek yönlü, şerit çizgisiz, 6 metre genişliğinde yol üzerinde, dört yollu , trafik ışıkları ile yönetilen kavşak çıkışında 6 metre ilerde olmuştur. ---- isimli şahsın fotoğraflarda gösterilen yerde beklediği, minibüsün yolcuyu almak için kaldırıma 50 cm uzaklıkta mesafede durduğu, yolcu binmek için araç kapısına yöneldiği, 2. basamağa çıktığı, yolcunun sağ kolunda alçı olması nedeni ile sol koluyla tutunma direğine çalışırken, bu arada şoföre de, oğlum kolum kırık, alçılı yavaş ol diye uyardığı, ancak daha yolcu minibüs platformuna çıkmadan 2. basamakta iken ve tutunma direğine tutunamadan sürücünün ani ve hızlı kalkış yaptığı, bu nedenle yolcunun dengesini kaybettiği ve kapının henüz kapanmamış olması nedeni ile yolcu ---- açık bulunan minibüs kapısından, tekrar bindiği yerdeki kaldırım üzerine düştüğü, Sürücü ---- idaresindeki minibüs ile seyir halindeyken olay mahalline gelip yolcu bindirmek üzere durakladıktan sonra, yolcuların bindiğinden emin olduktan sonra aracının kapılarını tamamen kapatması akabinde harekete geçmesi gerekirken, kapısı açık halde ani harekete geçtiği anda araca binmek için 2. basamakta olan ve sağ kolunun alçıda olması nedeni ile kendisini uyarmasına rağmen yolcusu ---- dengesini kaybederek düşmesine sebebiyet verdiği olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı, Karayolları Trafik Yönetmeliği ve TC ---- Belediyesi (---- ve (-----) seri plakalı ve hatlı ticari minibüs yönergesinin ilgili maddesinde belirtilen yolcu indirme bindirme kuralını ihlal ettiği nedeni ile asli ve %100 kusurlu olduğu, Yolcu --- yönünden: Yolcu ----- minibüse binerken, minibüs şoförüne kolunun kırık alçıda olduğunu, yavaş olması gerektiğini belirtmesine rağmen, yolcu daha 2. basamakta iken, minibüs içindeki tutunma direğine tutunamadan, ünün araç kapılarını kapatmadan ani hareket etmesi ve ---- minibüsten düşmesi ile sonuçlanan kazada, yolcu ----- alabileceği bir tedbir olamayacağı nedeni ile kusursuz olduğu Sürücü ---- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, Yolcu -----, kazanın meydana gelmesinde ve yaralanmasında kusursuz olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan 15/10/2024 tarihli rapor da özetle; Kazada yaralanmasından önce sağ karpal tünel nedeni ile opere olduğu ve kısa kol alçısında olduğu, kazada yaralanmasından dolayı nedeni ile tedavi olduğu, Dava konusu tedavi ve eczane giderlerinden hangilerinin karpal tünel sendromu ile ilgili hangilerinin sol omuz travması ve klavikula kırığı tedavisi ile illiyetli olduğunun değerlendirilemediği, Tedavilerin yapıldığı ----- Hastanelerinden hangi tetkik ve tedavilerin sol omuz travması ve sol klavikula kırığı ile illiyetli olduğunun ve giderlerinin sorulmasının gerekli olduğu, Eczane giderleri ile ilgili reçetelerin olmadığı ve içeriklerinin bilinmediği, ilgili eczanelerden giderlerin içeriklerinin öğrenilmesinden sonra gerekli değerlendirmelerin yapılabileceği, Kazada yaralanmasından dolayı tedavisi süresince bakıcı ihtiyacı ve giderinin olmadığının Öngörüldüğü, İlgili kurumlardan gerekli ve belgelerin temininden sonra gerekli değerlendirmelerin yapılabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Kazada yaralanmasından önce sağ karpal tünel nedeni ile opere olduğu ve kısa kol alçısında olduğu, kazada yaralanmasından dolayı sol klavikula kırığı ve omuzda ağrı nedeni ile tedavi olduğu, nedeni İle tedavi olduğu, Sağ karpal tünel ile ilgili tedavi ve tedavi giderlerinin kazada yaralanması ile illiyetli olmadığı, sol klavikula kırığı ve omuz ağrısı ile ilgili tedavi ve tedavi giderlerinin kazada yaralanması işle illiyetli olduğu, Kazada yaralanmasından dolayı; Fizik tedavi kazada yaralanması ile; İlliyetsiz kabul edilirse 5.850,00 TL sağlık kurumlarına,750,00 TL İlaç, kolluk ve bandaj için olmak üzere 6.600,00 TL, İlliyetli kabul edilirse 7.500,00 TL sağlık kurumlarına, 750,00 TL İlaç, kolluk ve bandaj için olmak üzere 8.250,00 TL olduğunun öngörüldüğü, Davacının talep edebileceği tedavi giderinden sigorta şirketi, araç işleteni ve sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Kazada yaralanmasından dolayı tedavisi süresince bakıcı ihtiyacı ve giderinin olmadığının öngörüldü; Temerrüt tarihinin---- için 21.12.2020, araç işleteni ve sürücüsü için ise 23.09.2020 kaza tarihi olduğu, Davacının dava dilekçesinde yasal faiz,--- başvuru dilekçi faiz talep ettiği,---- plakalı minibüs ticari olduğundan uygulanacak faizin avans faiz olduğu, Talep doğrultusunda yasal faiz mi, avans faiz mi uygulanacağının mahkememizin takdirinde olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. ---- Adli Tıp kurumu tarafından alınan rapor da özetle; Davalı sürücü -----, sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalline gelip yolcu bindirmek üzere duraklaması akabinde aracını tekrar harekete geçirmeden önce yolcuların güvenle araca binip indiklerinden emin olması, aracın kapısını kapatması ve sonrasında harekete geçmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, davacı yolcunun araca bindiği sırada kapılar açık vaziyette idaresindeki aracı hareket ettirmesi neticesinde davacı yolcunun dengesini kaybedip düştüğü olayda Davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu asli kusurlu olduğu, Davacı yolcu ----, davalı sürücü idaresindeki minibüse bindiği sırada kapıları açık vaziyette harekete geçen minibüsün açık olan kapısından düşüp yaralandığı olayda Davacı yolcu ---- kusursuz olduğu atfı kabil kusuru bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Mahkememizce keşif esnasında dinlenilen tanık ----- beyanıda; " Ben kaza anının görmedim, ben davalı ---- tanıyorum, benimde tanıma nedenim, benim de önceden minibüsüm bulunmasından kaynaklıdır, ben ve ----- kaza olduktan sonra kazaya yakın bir yerde bulunuyorduk, minibüsün kaza yaptığını, anlayınca yanına gittik, doğrudan kaza anını şahit olmadım, ben olay yerine geldiğimde ambulans gelmişti ve ambulans hareket ediyordu, araç sahibini tanımamız sebebi ile bizde hastaneye gittik olayla ilgili bilgim ve görgüm bu kadardır, benim doğrudan bir görgüm olmasada kazaya karışan araç söfürü ile sonra konuştuğumuzda davacının kaza öncesinde kolunun kırık olduğu ve kolunda alçı olduğu davacı tam olarak tutunamadığı için hareket ettiği esnada kapı tam kapanmadığından yere düştügü bilgisini aldım ancak bu şöförün beyanıdır şöför hastaneye de gelmişti ancak taraflar arasında tartışma çıkması kaygısı ile şöförü geri gönderdik, söz konusu minübüste yolcu kapısının yanında doğrudan kapıyı açan bir sensör bulunmamaktadır yalnızca acil durumda çevrilip açılabilecek bir buton vardır. Ancak kapı kapanmadan arada herhangi bir kişi yada bir şey sıkışıp kaydıysa kapı kendiliğinen otomatik açılır" şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce keşif esnasında dinlenilen tanık---- beyanında; Ben kaza anının görmedim, kaza anında --- ile birlikte idim ben davalı ----- tanıyorum, ben ve ---- kaza olduktan sonra kazaya yakın bir yerde bulunuyorduk, minibüsün kaza yaptığını, anlayınca yanına gittik, doğrudan kaza anını şahit olmadım, ben olay yerine geldiğimde ambulans gelmişti ve ambulans hareket ediyordu, araç sahibini tanımamız sebebi ile bizde hastaneye gittik olayla ilgili bilgim ve görgüm bu kadardır "şeklinde beyanda bulunmuştur. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Aynı şekilde aracın işleteni olan diğer davalı da sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacıya karşı sorumludur. KTK 88/1. Maddesine göre davalılar davacıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğundan davacının kazada yaralanmasından önce sağ karpal tünel nedeni ile opere olduğu ve kısa kol alçısında olduğu, kazada yaralanmasından dolayı sol klavikula kırığı ve omuzda ağrı nedeni ile tedavi olduğu, nedeni ile tedavi olduğu, sağ karpal tünel ile ilgili tedavi ve tedavi giderlerinin kazada yaralanması ile illiyetli olmadığı, ancak sol klavikula kırığı ve omuz ağrısı ile ilgili tedavi ve tedavi giderlerinin kazada yaralanması işle illiyetli olduğu, gözetilerek usul ve yasaya uygun olarak tespit olunan 5.850,00 TL sağlık kurumlarına,750,00 TL İlaç, kolluk ve bandaj için üzere toplam 6.600,00 TL, tedavi giderinden davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi 18/12/2020 olan tarihinden itibaren, davalı --- ve -- -- yönünden kaza tarihi olan 23/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda davacının dava konusu kaza sebebiyle zarar gördüğü hususu sabit olmakla kazanın taraflarının kusur durumları ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı da dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulüne hükmedilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 1-Tedavi gideri tazminatı olan 6.600 TL 'nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi 18/12/2020 olan tarihinden itibaren, davalı ----- ve ---- yönünden kaza tarihi olan 23/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- ve ----- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Karar harcı 1.133,95 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 350,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 783,86‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 350,09 TL peşin harç ve 1.274,90 TL Keşif harcı olmak üzere toplam 1.705,69‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti ve adli tıp fatura ücreti olmak üzere toplam 9.029,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.311,29 TL sinin davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 10.000 TL'nin davalı ---- ve davalı ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 6.600 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davalı ---- ve davalı ----ŞİRKETİ kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 3.900,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.263,22 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 296,78 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/539, K. 2024/852, T. 22.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-539-e-2024-852-k-198f2b2b41fb