İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/263 E. 2024/904 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/263
Karar No
2024/904
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/263 KARAR NO : 2024/904 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 16/04/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket yetkilisi, 15/04/2024 tarihinde yeminli mali müşavirine bıraktıktan sonra, şirket pay defterinin içinde bulunduğu çanta tüm dikkatlere rağmen çalınmıştır. Pay defteri her ne kadar aransa da ne mali müşavir tarafından ne de müvekkil şirket yetkilileri tarafından bulunamamıştır. Şirket pay defteri çalınmak suretiyle kaybolmuştur. Dolayısıyla müvekkil şirkete ait şirket pay defteri zayi olmuştur. Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklindedir. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere müvekkil şirkete ait pay defteri müvekkil şirket yetkilisinin tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından zayi olan şirket pay defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talebiyle işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil şirkete ait zayi olan şirket pay defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.Tarafa tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. DAVANIN VE ÇEKİŞMELİ KONULARIN TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ: Davanın ve çekişmeli konuların tespiti: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın; "Davacı Şirket’in kuruluş pay defterinin kayıp olmasından bahisle zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır." noktalarında toplandığı tespit edildi. DELİLLER *--- - CBS ------ soruşturma sayılı dosya uyap kayıtları, ----- soruşturma sayılı dosya uyap kayıtları, *Tüm dosya kapsamı İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. ["...TTK'nın 82/7. maddesi gereğince "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/3. maddesinde ise" Bilanço ve finansal tablolar hariç, sayılan bu belgelerin, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak şartı ile görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanmasına da öngörülen koşullarla izin verilmiştir" denilmektedir. Aynı Kanun'un 64/2. maddesinde ise "Tacir, işletmesi ile ilgili olarak gönderilmiş olan her tür belgenin fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekilde bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." denilerek, böylece, söz konusu belgeleri, yazılı olarak saklama yanında, teknolojinin diğer imkânları ile saklama da kabul edilmiştir. Saklama süresi 10 yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). ..." (T.C. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi, Dosya no: -----Karar no: -----Davacının TTK madde 82/7 hükmünden yararlanabilmesi için; bir taraftan defterlerin, fatura ve diğer belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da defterlerin, faturaların kayıp/çalınmış olmasının onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması zorunludur. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir. Davacının on (10) yıl saklamak zorunda olduğu, ticari defter, fatura vb değerli evrakları kasa ve buna benzer sağlam, muayyen ve güvenli yerlerde muhafaza etmesi gerekirken, nedeni ne olursa olsun ticari defterlerin güvenli bir yerde bulundurulmaması, davacının özen görevini yerine getirmediğini, bu yönde gereken duyarlılığı göstermediğini ve kusurlu olduğunu göstermektedir. Tüm dosya içeriği kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; Müvekkil şirket yetkilisi tarafından 15/04/2024 tarihinde yeminli mali müşavirine bıraktıktan sonra şirket pay defterinin içinde bulunduğu çanta tüm dikkatlere rağmen çalındığını, bu sebeple zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Davacı, ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş, Türk Ticaret Kanunu m. 18/2 uyarınca basiretli bir iş adamı gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Dava konusu şirket pay defterinin, davacı tacirin gereken dikkat ve özeni göstermediğinden zayi edildiği, bahse konu olan ticari defterlerin davacının özensiz ve ilgisiz kusuru sebebiyle zayi edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hukuk düzeninde kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından; davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan harcın mahsubu ili yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ve kullanılmayan gider avansının artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı yüzüne karşı verilen kararın 2 HAFTALIK süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/263, K. 2024/904, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-263-e-2024-904-k-d64e466cfe85