İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/75 E. 2024/629 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/75
Karar No
2024/629
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/75 KARAR NO : 2024/629 DAVA : İtirazın İptali, Tazminat (Rücuen Tazminat) ASIL DAVA TARİHİ : 17/10/2021 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 30/01/2022 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalı ----- ait ---- plakalı araç, ----- numaralı ve 06.03.2019-06.03.2020 vade tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası poliçesi ile müvekkil ----tarafından sigortalı olduğunu, 20.08.2019 tarihinde saat 01:20 sıralarında, sigortalı araç sürücüsü ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ---- yönü üzerinde ilerlerken idaresindeki aracının ön kısımlarıyla; kendisiyle aynı istikamette daha önceden gerçekleşen kazaya yardım etmek amacıyla en sol şeritte dörtlüleri yanık vaziyette duraklamakta olan ---- plaka sayılı otomobilin arkasında yardım amaçlı yaya olarak bulunan ---- ve ----- plakalı araca çarpması sonucu ölümle neticelenen trafik kazası meydana geldiğini, Davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinden önce olay mahallinde daha önceden maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiği, Akabinde geriden gelen araçlar dörtlülerini yakarak yavaşlamış ve sürücü --- idaresindeki ---- plakalı araç da dörtlülerini yakarak yardım amacıyla mahalde durduğunu, Sonrasında en sol şeridi takiben geriden gelen dava dışı sigortalı araç sürücüsü ---- idaresindeki araçla, mahalde yardım amaçlı bulunan dörtlüleri yanık vaziyetteki---- plakalı aracın arkasında bulunan yaya ----ve ----- plakalı araca çarparak yaya ---- iki araç arasına sıkıştırdığını, Ağır yaralanan ---- kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, Kazanın meydana gelmesinin ardından ---- plakalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğini Meydana gelen kaza sebebiyle müvekkil şirket tarafından müteveffanın eşi ---- ve ---- destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, Müvekkil şirket tarafından ödenen bu bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine ----icra müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatmış ancak borçluların haksız itirazı neticesinde söz konusu takip durduğunu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, herhangi bir anlaşma sağlanamadığından işbu haklı davamızın kabulüne, davalı/borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, ---- icra müdürlüğü ----- sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, davalı/borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Asıl dosyada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil maliki olduğu araçla babası ---- tarafından gerçekleştirilen kazada herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Kaza oluşumunda dava dışı -----bir kusuru bulunmamaktadır, Kaza tespit tutanağı hiç bir şekilde gerçeği yansıtmadığı tanık beyanlarıyla da sabittir. sürücü ---- firar etmediği bu sebeple ZMSS uyarınca da iş bu tazminattan dolayı müvekkile rücu edilemeyeceği gün gibi ortada iken davacı tarafın müvekkil araç maliki ----- rücu etmesi, icra takibine girişmesi, iş bu davayı ikame etmesi kötü niyetlidir, Davanın reddine, Davacı aleyhine %20'den az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. ---- ATM --- Esas, ----- Sayılı birleştirme kararı ile mahkememizin --- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, dosya aslının gönderildiği görüldü. Birleşen dosyada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ---- nolu hasar ve rücu dosyasına istinaden 3.şahsa ödemiş olduğu tazminatın tahsili amacıyla davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıya ait---- plakalı aracın davacı şirket tarafından sigortalandığını, aracın kazaya karıştığını, ölenlerin ailesi için tazminat ödendiğini, dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, sürücü ---- olay yerini terk ettiğini, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla, davalı tarafından yapılan icra takibine itirazın iptaline, kötü niyetli itiraz nedeniyle davalılar aleyhine alacak değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; 20.08.2019 tarihli kaza sonucu ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ---- Sor. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan soruşturmada müvekkili hakkın ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili maliki olduğu araçla babası ----- tarafından gerçekleştirilen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı ---- asli kusurlu olduğunu ve bu sebepten ötürü müvekkilinin de kusurlu sayılacağını iddia etmişse de atfedilen bu kusura itiraz ettiklerini, gerçekleşen kaza 20.08.2019 tarihinde gece 01.00 sularında ---- Köprüsü yolu olan---- istikametinde gerçekleştiğini, bu kazanın gerçekleşmesinden çok kısa bir süre önce ---- plakalı araç ile ----- plakalı araç maddi hasarlı kaza yaptığını, müteveffanın anne-babasına destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı sigorta şirketi müvekkiline karşı ikame etmiş olduğu ----Asliye Ticaret Mahkemesi --- ödediğini iddia ve beyanla müvekkiline rücu ettiğini, davacı tarafından her ne kadar dava dışı ----- olay yerini terkettiği ve bu kapsamda ZMSS B4/f bendine göre rücu hakkı bulunduğunu iddia etmiş ise de olayın bu şekilde gerçekleşmediğini, müteveffa ---- olay yerinde vefat etmediğini, iki farklı kazanın birbirine karışmış olması, tem otoyolu gibi önemli bir yolun tıkanmış olması ve müteveffanın henüz yaralı halde olması sebebiyle olay yerine intikal eden polis memurları kimseyi tutmadan, ifade almadan, tutanak düzenlemeden herkesi dağıtma çabası içerisine girdiklerini, her ne kadar sürücü ---- kazadan sonra firar ettiği ifade edilmişse de bu husunun gerçek dışı olduğunu, kazanın gerçekleşmesi akabinde müvekkili olay yerinde bulunanlara yardım etmek istediğini, kazanın şoku ve etkisi altında bir kenarda oturarak su ve sigara içerek kendine gelmeye çalıştığını, bu sürede oğullarını aradığını, durumu izah etmiş ve gelmelerini beklediğini beyan ederek; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya tarafların itirazları hususunda kusur oranlarının tespiti için ATK birimine sevk edildiği ATK birim raporu sonuç kısmında: " " Mevcut verilere göre; A) Sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunan yolda seyir halindeyken görüş alanını kontrol altında bulundurarak seyrini sürdürmesi, olay mahallinde önceden meydana gelmiş olan kaza nedeniyle dörtlü ikaz ikaz lambalarını yakmış halde bulunan araçları zamanında fark edip etkin fren tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, seyrini önlemsizce sürdürmeye devam edip ilk kaza sonrası yardım amaçlı dörtlüleri yanık vaziyette duraklamakta olan otomobilin arka tarafında kaplamada bulunan yayaya ve araca karşı zamanında etkin tedbir almadan çarpması ile sebebiyet verdiği kazada kusurludur. B) Müteveffa ----- meydana gelen maddi hasarlı kaza nedeniyle dörtlü ikaz lambaları yanık vaziyette duraklamakta olan aracın arka kısımlarında kaplamada yaya olarak bulunduğu esnada gerisinden gelen aracın kendisine çarpması ile karıştığı kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Müteveffa ----- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü. Dosyanın uyuşmazlık hususunda aktüer bilirkişiye ve sigorta bilirkişiye tevdi edildiği; bilirkişi heyeti raporunda : " 1.) 20.08.2019 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ---- hak sahiplerinin destekten yoksunluk zararının davalı sürücünün %100 kusur oranına göre: Eşi ---- yönünden 400.850,53 TL Kızı ----- yönünden 73.923,30 TL Anne ---- Yönünden 118.119,36 TL Baba ----- yönünden 83.531,14 TL TOPLAM :676.424,33 TL, olarak hesaplanmıştır. 2.) Dosyada mübrez---- plakalı aracın ---. tarafından ----- adına düzenlenmiş 09.03.2019-09.03.2020 tarihleri arasında geçerli ------ Poliçe nolu ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğu, teminat tutarının 20.08.2019 kaza tarihi itibarıyla ölüm ve sakatlık halinde kişi başına 390.000,00 TL olduğu, davalı sigortacı ZMSS poliçesi düzenlenmiş olmakla, diğer davalı araç işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu, bu nedenle hesaplanan tazminat tutarı teminat limitini aştığından sigorta şirketinden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla talep edilebileceği, Ancak;Sigorta şirketi tarafından toplamda 235.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup, halafiyet ilkesi gereği ödediği tutar kadar sigortalısının halefi olduğu, 3.) Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ispat yükü sigortacıya ait olduğunun kabulü ile davacı ZMMS sigortacının davalı araç işleteninden salt olay yerini terk etmiş olması sebebi ile kasdi ve ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, Asli ve tam kusurlu olan sigortalının dava konusu olayda dava dışı 3. Şahsın aracına maddi zarar verdiği görülmüş olsa da; Genel şartlar dahilinde ve elbette Yüksek Yargı kararları dahilinde davacı sigorta şirketinin talep etmiş olduğu işbu tutardan sorumlu olmayacağı, başka bir değişle davacının davalı sigortalısından işbu ödenmiş olduğu 3. Şahıs zararını talep edemeyeceği (menfi) kanaatine varılmış olup, hukuki takdir elbette Yüce Mahkemenindir. Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise; davacı sigortacının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği, takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu, 4.) Tarafların Faiz, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Muhterem Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı," görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü.Rapora itirazlar neticesinde bilirkişi heyetince ek rapor düzenlendiği, bilirkişi heyeti ek raporu sonuç kısmında: " 1.) 20.08.2019 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ---- hak sahiplerinin destekten yoksunluk zararının davalı sürücünün %100 kusur oranına göre: Eşi --- yönünden 400.850,53 TL Kızı -- -- yönünden 73.923,30 TL Anne ----- Yönünden 118.119,36 TL Baba ----- yönünden 83.531,14 TL TOPLAM : 676.424,33 TL, olarak hesaplanmıştır. 2.) Dosyada mübrez --- plakalı aracın -- - ---. tarafından --- ---- adına düzenlenmiş 09.03.2019-09.03.2020 tarihleri arasında geçerli ------ Poliçe nolu ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğu, teminat tutarının 20.08.2019 kaza tarihi itibarıyla ölüm ve sakatlık halinde kişi başına 390.000,00 TL olduğu, davalı sigortacı ZMSS poliçesi düzenlenmiş olmakla, diğer davalı araç işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu, bu nedenle hesaplanan tazminat tutarı teminat limitini aştığından sigorta şirketinden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla talep edilebileceği, Sigorta şirketi tarafından ise; huzurdaki dava yönünden 22.07.2020 tarihinde 235.000,00 TL, birleşen dosyada 18.11.2020 tarihinde 125.000,00 TL olmak üzere toplamda 360.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup, (ödeme toplamının sigorta limitini aşmadığı) halefiyet ilkesi gereği sigorta şirketinin ödediği (360.000,00 TL) tutar kadar sigortalısının halefi olduğu, 3.) Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ispat yükü sigortacıya ait olduğunun kabulü ile davacı ZMMS sigortacının davalı araç işleteninden salt olay yerini terk etmiş olması sebebi ile kasdi ve ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, Asli ve tam kusurlu olan sigortalının dava konusu olayda dava dışı 3. Şahsın aracına maddi zarar verdiği görülmüş olsa da; Genel şartlar dahilinde ve elbette Yüksek Yargı kararları dahilinde davacı sigorta şirketinin talep etmiş olduğu işbu tutardan sorumlu olmayacağı, başka bir değişle davacının davalı sigortalısından işbu ödenmiş olduğu 3. Şahıs zararını talep edemeyeceği (menfi) kanaatine varılmış olup, hukuki takdir elbette Yüce Mahkemenindir. Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise (genel şartlara göre olay yerini makul bir sebep olmadan terk etmek Sigortacıya kendi sigortalısına rücu hakkı tanımaktadır , araç sürücüsü---- olay yerini terk etmediği yönünde beyanatların değerlendirmesi yüce Mahkeme taktirine bırakılmıştır) davacı sigortacının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği, takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu" görüşlerini bildirir ek rapor düzenlenmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü. DELİLLER: *Tüm dosya kapsamı, *ATK kusur raporu, *Bilirkişi raporları, *Gelen müzekkere cevapları, İNCELEME VE GEREKÇESİ: Asıl dava ve birleşen davanın, İtirazın İptali, Tazminat (Rücuen Tazminat) talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda; 20.08.2019 tarihinde saat 01.20 sıralarında, sigortalı araç sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ------ yönü üzerinde ilerlerken idaresindeki aracının ön kısımlarıyla; kendisiyle aynı istikamette daha önceden gerçekleşen kazaya yardım etmek amacıyla en sol şeritte dörtlüleri yanık vaziyette duraklamakta olan ----- plaka sayılı otomobilin arkasında yardım amaçlı yaya olarak bulunan --- ve---- plakalı araca çarpması sonucu ölümle neticelenen trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin 3. Şahsa ödemiş olduğu ( müteveffa --- --- eşi ve kızının destek yoksun kalma tazminatı) tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı --- aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz etmesi ile takibin durduğu, davacının ise iş b u itirazın iptali davasını açtığı, birleşen -Asliye Ticaret Mahkemesi ------ esas sayılı dosyasında ise davacı sigorta şirketinin 3. Şahsa ödemiş olduğu ( müteveffa ---- annesi ve babasının destek yoksun kalma tazminatı) tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı sigortalısı ---- aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı,başlatılan takibe davalının itiraz etmesi ile takibin durduğu, davacının ise iş b u itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmakla, davacı sigorta şirketinin davalı araç işletenin olay yerini terk sebebiyle sigorta genel şartlar dahilinde 3. Kişiye ödenen tazminattan davalının sorumlu olacağını iddia ettiği, incelenen dosya kapsamı ve yargıtay kararları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına kazayı kapsam dışına çıkarmayacağı, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi sebebiyle yaralıların sağlık durumunun ağırlaştığı veya maddi hasarın ağırlaştığı veya davada sürücünün alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde olduğu, sürücünün olay yerinden uzaklaşarak sürücü değişikliği yaptığı gibi sebepleri ortaya koymalı ve bunları ispat etmesi gerektiği, davacının bu yönde iddiasının da bulunmadığı, dava dilekçesinde rücu sebebini salt olay yerinin terk edilmesine dayandırdığı, somut olayda olay yerinin terk iddiasının da ispata muhtaç olduğu zira ---- Asliye Ceza Mahkemesi---- esa-s sayılı dosyası incelendiğinde davalı aleyhinde yürütülen soruşturma sonucunda ceza davası açıldığı, ceza davası dosyası ve soruşturma dosyası, iddianame incelendiğinde davalının kaza sonrasında kimliğini polis memurlarına verdiği ve olay yerinden bu şekilde ayrıldığına dair bilgilerin bulunduğu, olay yerinde tutulan tutanaklar incelendiğinde sürücü -----kimlik belgesi fotokobisinin bulunduğu, tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde olay yerinin terk iddiasının ispat yükü davacı sigorta şirketinde bulunduğu ve olay yerinin terkine dair iddianın ispat edilemediği anlaşılmakla açılan davanın ve birleşen davanın reddine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Asıl dava ve birleşen dava yönünden; davanın REDDİNE, 2- Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 3-a)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL'nin peşin alınan 2.644,77-TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan kısmın davacıya iadesine, 3-b)Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (11-13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-c)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 3-d)HMK madde 333/1. uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 3-e)Asıl davada davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 37.250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 3-f)Davalı tarafından yapılan 150-TL yargılama masrafının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-) BİRLEŞEN ---- ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 4-a)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL'nin peşin alınan 2.266,94-TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan kısmın davacıya iadesine, 4-b)Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (11-13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-c)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-d)HMK madde 333/1. uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 4-e) Birleşen davada davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.239,04-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Dair, Asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne karşı asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/75, K. 2024/629, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-75-e-2024-629-k-2e669ed36f5a