İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/252 E. 2026/228 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/252
- Karar No
- 2026/228
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/252 KARAR NO : 2026/228
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilin boya işiyle iştigal eden kendi alanında Türkiye’nin en büyük ve tanınmış firmalarından birisi olduğunu, Müvekkili ile davalı firma arasında faturaya dayalı açık hesap ilişkisi olduğunu, Müvekkili, davalı firmaya boya vb malzemeler sattığını, Müvekkili ile davalı firma arasında faturaya dayalı açık hesap ilişkisi olduğunu, Davalı ile müvekkil arasında var olan açık hesap ilişkisi gereği cari olarak müvekkil davalıdan 3.347.573,00 TL alacaklıyken, davalı borcunu ödemediği için davalı aleyhin----. İcra Müdürlüğü ---- Sayılı Dosya ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının, müvekkili arayarak ekonomik olarak sıkıntıda olduğunu ve borcunu ödeyemeyeceğini söylediğini ve bazı malları satamadığını söyleyerek iade etmek istediğini söylediğini, Müvekkili ise alacağının bir kısmını kurtarmak maksadıyla bir kısım malları geri iade almayı kabul ettiğini, Bunun üzerine davalının 18.12.2024 tarihli, ------- nolu 989.739,98. TL tutarlı iade faturasını kestiğini ve müvekkile söz konusu iade faturasındaki malları teslim ettiğini, Fakat davalı tarafından müvekkile haksız bir şekilde 18.12.2024 tarihli, ------- nolu 292.451,68 TL tutarlı bir fatura daha kesildiğini, Müvekkilin bu temel faturaya 23.12.2024 tarihinde ----Noterliğinde ------ Yevmiye Nosu ile ihtarname çekerek yasal süre olan 8 gün içinde itiraz ettiğini, haksız gönderilen bu faturaya itiraz ettiğini, Dolaysıyla müvekkili icra takibinden sonra davalı tarafından kendisine kesilen ------ nolu 989.739,98. TL tutarlı iade faturasını kabul ettiğinden ve malları teslim aldığından cari hesabın değiştiğini, Davalının müvekkile cari hesap borcu 2.357.833,00 TL olduğunu, Müvekkil adına ayrıca arabuluculuk görüşmesine katılmış olup bir anlaşma ile de netice alınamadığını beyanla , davalının haksız itirazının iptali ile müvekkil alacağının takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının alacağın % 20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı yan yasal süre içerisinde cevap vermemiş olup davaya karşı verdiği beyan dilekçesinde ; müvekkili şirket aleyhine, ---- İcra Müdürlüğünün, ------- Esas numaralı icra takibi ile 3.347.573,85 TL'lik icra takibi başlatmış olup müvekkil şirkete tebliğ edilen ödeme emrine, müvekkil şirketin borcu bulunmadığından süresi içerisinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Dava şartı olan ticari davalarda arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşamama olarak sonuçlandığını, Davacı yan, müvekkil şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkilin davacı yana borcu bulunmadığını, Müvekkil şirket davacı yandan herhangi bir mal ve hizmet satın almamış olup söz konusu haksız icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın müvekkil şirkete sağlamış olduğu herhangi mal veya hizmete ilişkin fatura veya fatura irsaliyesi bulunmadığını, müvekkilin davacı yandan herhangi mal ve hizmet almadığı gibi dava dilekçesinde sabit olan tek husus müvekkil şirketin iadesini gerçekleştirdiği mallara ilişkin -------- Nolu 989.739,98 TL değerindeki iade faturası olduğunu, Müvekkili ile davacı şirket arasındaki tüm ticari ilişki bu husustan ibaret olup müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanın müvekkilin durumunun sıkıntıda olduğundan bahisle ödeyemeyeceğine ilişkin verdiği beyanın doğru olmadığını, davacı yanın müvekkil aleyhine ikame ettiği soyut ve mesnetsiz davanın reddine, ------. İcra Müdürlüğünün, -------- Esas numaralı icra takibinin iptali ile alacaklının müvekkil aleyhine haksız icra takibi yaptığından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere hakkında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda ifade edildiği üzere davalı yanca davaya yasal süre içerisinde cevap verilmemiş beyan dilekçesinde ise davalı ile aralarındaki tek hukuki ilişkinin iade faturasına ilişkin olduğu bunun haricinde aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığı iddia edilmiş ise de celp edilen vergi dairesi kayıtları, BA/BS formları ticari defter ve kayıtlarından davalının savunmalarının yerinde olmadığı, tarafların 2023 yılından beri ticari ilişki içerisinde oldukları, davalının 2023 yılı BA bildirimlerinde 12 adet belge ile KDV hariç davacıdan 365.901,63 TL tutarında alım yaptığı, 2024 yılında 31 adet belge ile KDV hariç 4.363.710,30 TL alım yaptığı 3 adet belge karşılığı kdv hariç 1.154.765,45 TL satış yaptığı keza davacının davalıdan 2 adet belge karşılığı kdv hriç 911.056,72 TL mal veya hizmet satın aldığı yani davalının iddiası gibi tek bir seferlik bir ticari ilişki bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar takip cari hesap alacağı adı altında başlatılsa da taraflar arasındaki ilişki açık hesap ilişkisidir 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasındaki ilişkinin cari hesaba değil açık hesap ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce bu yönde yargılama sevk ve idare edilmiştir.Ticari satım sözleşmesinde satıcının görevi malı eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim etmek alıcının ödevi ise semeni ödememektir. Davacı ticari defterleri incelendiğinde davacının davalıdan 2.357.833,87 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davacı şirket tarafından tanzim edilen 46 adet faturanın tamamının elektronik ortamda “Temel Fatura” seçeneği ile “e-Fatura” olarak tanzim edildiği, Bilindiği üzere, elektronik fatura fe-Fatura) elektronik ortamda hazırlanan ve karşı tarafla paylaşılan bir fatura türü olduğu, E-Fatura sisteminde her iki tarafın da e-fatura kullanıcısı olmak durumunda olduğu, E- Fatura sisteminde “Temel e-Fatura” ve “Ticari e-Fatura” seçenekleri bulunduğu, Temel E-Fatura senaryosunda; fatura alıcısı faturayı kabul etmekle yükümlü olduğu, Alıcının “Temel e-Faturayı” sistem üzerinden reddetme seçeneği bulunmadığını, Red veya iadenin ancak harici yollarla fihtarname, iade fatura vb) gerçekleştirileceği, Dosya kapsamında davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalı tarafından ret veya iade edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı gibi, yerinde yapılan incelemede de bu hususta davalı yanca bir belge ibraz edilmediği, buna göre davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği, söz konusu faturaların davalı tarafından ret veya iade edilmediği ve kabul edildiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır. Davacı icra takibine 3.347.573,00 TL üzerinden girişmiş ise de takipten sonra davalı yanca 989.739,98 TL tutarlı mal davacıya geri iade edilmiş ve söz konusu fatura tutarındaki mallar davacıya iade edilmiştir. Durum davacının zaten kabulünde olup davacı yanca davada söz konusu fatura bedeli düşülerek 2.357.833,00 TL üzerinden talepte bulunulmuştur. Bilirkişi tarafından taraflar arasındaki açık hesap ilişkisindeki ticari defter ve kayıtlardaki uyumsuzluklar tek tek irdelenmiş raporun 8 ve 9. Sayfasında izah edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler yerinde olup rapor denetime uygun bulunmuştur. Buna göre davacı tarafından ticari ilişki süresince düzenlenen tüm faturaların temel e fatura olarak keşide edildiği, bu düzende her iki tarafın da tacir olması ve e-fatura kullanıcısı olmak durumunda olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı yanca kabul edildiği , iade edildiğine veya itiraz edildiğine dair delil sunulmadığı, süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde bahsedilen iade faturasında zaten ihtilaf bulunmadığı ve davacının zaten bahsedilen faturadaki meblağı mahsup ederek dava açtığı binnetice davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılmış denetime uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalı icra inkar tazminatına mahkum edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE; A-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile, takibin 2.357.833,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, B- Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 471.566,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, C- Asıl alacak tamamen tahsil edilinceye kadar asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gereği yasal faiz uygulanmasına, 2-Alınması gerekli 161.063,57 TL nispi harçtan davacı yanca yatırılan 23.528,03 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 137.535,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ve 23.528,03 TL peşin harç olmak üzere toplam 24.143,43 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 107,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 12.107,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 348.096,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.