İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/85 E. 2024/526 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/85
Karar No
2024/526
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/85 Esas KARAR NO:2024/526 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:21/12/2021 KARAR TARİHİ:24/09/2024 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı şirket ---- müvekkilinin sigortalısı -----poliçeli araç ----idaresindeyken --------- tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtildiği üzere davalı şirket sigortalısı KTK madde 52/a "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak.." hükmüne aykırı davrandığından %100 kusurla işbu trafik kazasına neden olduğunu iddia etmiştir.Trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından yaptırılan ----- tarihlerinde maddi hasar bedeli olan toplam 9.837,73-TL sigortalıya ödendiğini beyan etmiştir. Yapılan ödeme ile müvekkil şirket sigortalısının haklarına TTK m. 1472 hükmü uyarınca müvekkil şirketin ödediği tazminat miktarı kadar sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalıya rücu hakkının doğduğunu ileri sürmüştür. Kaza sonrası tanzim edilen Ekspertiz Raporu uyarınca davalının %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, davalı şirketin sigortalısının sorumluluğu nedeniyle davalı şirkete başvurulduğunu ancak davalı şirket kusuru kabul etmeyerek ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Bu doğrultuda müvekkilinin alacağının tahsilinin temini için ---- sayılı dosyasından Genel Haciz Yolu İle İlamsız İcra Takibine başlandığını, ancak borçlu borca itiraz ederek takibin durduğunu beyan etmiştir.Açıklanan sebeplerle fazlaya dair diğer tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz olduğunu ileri sürerek davalıların %20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı -------- cevapdilekçesinde özetle;davaya cevap verilebilmesi için öncelikle h.m.k. 121 md. gereği delillerin tarafımıza tebliği gerekir.dava dilekçesi ile birlikte iddianın genişletilmesi yasağı başlamış olup delil ikame etme süresi sona ermiştir.davacı tarafından sigortalısının haklarına halef olunduğu ispat edilmemiştir. kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir.her halükarda müvekkil sigorta şirketi ancak -------maddesinde öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabilecektir. davacının taleplerinin usulden ve esastan reddine, her halükarda yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, zenginleşme yasağı ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin her durumda gözetilmesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:-----Kayıtları; faturaların İncelenmesi, Dekontlar, ---- Raporu, ----- sayılı takip dosyası, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.14.03.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 01.05.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi ---- raporunda özetle; Bu kazanın oluşumunda ----- plakalı aracın davalının sigortalı sürücüsü -------- hatalı sevk ve idaresinin, birinci derecede ve takdiren % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında etkili bulunduğu, Bu kazanın oluşumunda ---- plakalı aracın davacı sürücüsü -------hatalı sevk ve idaresinin, ikinci derecede ve takdiren % 25 (yüzde yirmi beş) oranında etkili bulunduğu, Bu kazanın sonucunda --------- araçta oluşan toplam hasarın 9.313,12 TL +KDV (593,36 TL) olmak üzere KDV dahil 9.909,48 TL bedelinin olduğu, Davacının beyanına göre ise 13/08/2021 ve 08/09/2021 tarihlerinde maddi hasar bedeli olan toplam 9.837,73-TL sigortalıya ödendiği ancak dekontlarını sunmadığı, Davacı davalıdan 9.837,73-TL talep ettiği, Uyuşmazlık hususunda yalnızca görüş bildirildiği kanaatine varılmıştır.06.06.2023 tarihli ara karar ile dosyanın ------- tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 13.11.2023 tarihli 7 kişiden oluşan ---- raporu mahkememize teslim edilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, kasko sigortacısının trafik kazasından kazasından kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği tespit edilmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ------- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. -------------- poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın ---------gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur. Somut olayda; 03.06.2021 günü saat 17:00 sıralarında sürücü (davalının sigortalısı) ----- idaresindeki ------- üzeri seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiğinde aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafından gelerek kavşak mahalline giren sürücü ----idaresindeki ---- (davacının sigortalısı) plakalı otomobilin sol yan kısmına çarpması neticesi dava konusu -------maddi hasarın oluştuğu trafik kazası meydana geldiği, dosyada bilirkişi raporu alınmış, kusur bakımından itiraz üzerine dosyanın ----gönderildiği akabinde itiraz üzerine -------Uzmanlar raporu alındığı, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda " 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57. Maddesinin c/2 maddesine atıfta bulunarak sağ koldan gelen araç sürücüsünün ilk geçiş hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Olay mahalli fotoğrafları incelendiğinde ------ plakalı otomobil sürücüsünün kavşağa geldiğinde düz istikamette ilerlemesinin mümkün olmadığı, önünde bahçe duvarı olduğu görülmüştür. Yani sürücü --------, kavşağa geldiğinde ancak dönüş manevrası ile seyrini sürdürebilecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı yönetmeliğin 109. Maddesinin b/8. bendinde dönüş yapan sürücülerin doğru geçmekte olan araç sürücülerine ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği belirtilmiştir. sürücü ----- kavşakta manevra yapmadan düz giden araç sürücüsü konumunda iken sürücü ------ kavşakta dönüş yapan araç sürücüsü konumundadır. Bu sebeple kavşak mahallinde ilk geçiş hakkının sürücü ---- olduğu anlaşılmıştır. Sürücü -------- hem ifadesi, hem kazanın boyutu dikkate alındığında kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, kontrolsüz bir şekilde kavşağa giriş yaptığı, kazanın sonucunu arttırıcı etkisinin olduğu değerlendirilmiş ve gerçekleşen kazada ikincil unsuru oluşturduğu anlaşılmıştır. Kusur gerekçeleri ve oransal kusur dağılımına ilişkin olarak 01.08.2023 tarihli raporumuz komisyon üyelerinin tamamı tarafından uygun bulunmuştur. " şeklinde bildirildiği, davacının sigortalamış olduğu aracın sürücü -----------, idaresindeki aracı ile kavşağa geldiğinde dönüş manevrası ile seyrini sürdürebileceği, bu sebeple doğrultu değiştirmeden seyir halinde olan araç sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği ancak bunu yapmayarak ilk geçiş hakkına sahip olan araç sürücüsünün hareket alanını kapattığı anlaşılmış gerçekleşen kazada %60 kusurlu olduğu, davalının sigortalısı sürücü--------- idaresindeki aracı ile seyir halinde iken sağından gelen araç sürücüsünün düz devam edemeyecek olmasından kaynaklı ilk geçiş hakkına sahip olsa da kavşağa yaklaşmadan hızını azaltması gerekirken bu durumu sağlamadığı için hareket alanının kapanmasından sonra almış olduğu fren tedbirinin başarısız olduğu, hızının hem kazanın meydana gelmesinde hem de kazanın sonucu üzerinde etkisinin olduğu anlaşılmış ve gerçekleşen kazada %40 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporunda hasarın KDV dahil 9.909,48 TL olduğunun tespit edildiği, davacı kasko sigortacısı tarafından hasara ilişkin 9.837,73 TL'lik ödeme yapıldığına ilişkin belge sunulduğu, davacının sigortalısının haklarına halef olduğu, trafik kazası sonucu davacının sigortalısının aracına zarar verilmiş olduğundan davalı sigorta şirketinin sigortalısının kurusu oranında, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak 9.837,73 TL*%40 =3.935,09TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin yasal faiz bakımından başlagıç sorumluluğu temerrüt tarihi olarak icra takibi kabul edilmiş, takip öncesi olduğuna ilişkin belge sunulmadığı görülmüştür. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.935,09 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 3.935,09 TL lik kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 121.25TL harcın mahsubu ile bakiye 306,35 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 3.935,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 3.935,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 121,25 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 7.440,00 TL ATK ücreti ve 344.50 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.965,05 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.906,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 8- Kabul red oranına göre belirlenen 517,42 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 802,58 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/85, K. 2024/526, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-85-e-2024-526-k-70fb03074bb7