İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/526 E. 2024/741 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/526
Karar No
2024/741
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/526 KARAR NO : 2024/741 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket tarafından davalılara teminat bedelinin tarafımıza iadesi başvurular yapılmış ancak işbu başvurular karşısında olumlu bir geri dönüş alınamaması akabinde öncelikle tarafımızdan tahkim yoluna başvuruda bulunulduğunu, 11/03/2022 tarihinde ---- Esas numarası ile tahkim yoluna başvurulmuş ancak tahkimden ; Konunun daha deneyimli ve uzman olan mahkemelerce görülmesinin uygun olacağı kanaati ile dosyadan tahkim el çekmiştir. Buna ilişkin tahkim kararı ekte sayın mahkemeye sunulmuştur. Tahkim aşamasında arabuluculuk zorunlu olmaması sebebi ile tahkim öncesinde başvurulmayan arabuluculuk yoluna tahkim kararı sonrası tarafımızca başvurulmuştur. Davacı müvekkil ----- Ticaret sicil adreside olan faaliyet adresinde 15/03/2017 tarihinde sigortalı çalışanı ---- isimli çalışanı iş kazası geçirmiş olup hakkın rahmetine kavuşmuştur. davalılar açısından sigorta poliçeleri kapsamında açıklamalarımız Sigorta firması RİZİKO ADRESİ ---- , kaza adresi ----- olması gerekçe gösterilerek iş bu poliçeden davacı müvekkilin yararlanamayacağı iddiası ile başvuruyu haksız olarak reddetmiştir.Diğer taraftan ek sigortalı olarak ---- firmasının ticaret sicil adresinin ----- olduğu da ortadadır. Dolayısı ile sigorta firmasının riziko adresi ----- olduğundan bahisle reddi kabul edilemez. İş kazası ek sigortalı firmanın fabrika adresinde sgk lı çalışanı tarafından gerçekleşmiş ; yine iş bu adres aynı zamanda asıl sigortalı ---- Motorlu Araçlar (Yeni ünvan ---- ) firmasının iştigal konusu adresidir. Öyle ki ---- ile ---- firması arasında üretimi yapılan malzemelerin tırlarla iki firma arasında yani ----- adresleri arasında sevkiyatı yapılmaktadır. Sorumluluk Sigorta Poliçelerinden kaynaklı müvekkil tarafından yapılan şimdilik 15.000 TL ödemelerin sigorta kapsamında tarafımıza tazmini ve tahsili tutarında teminatın davalı sigorta şirketlerinden tahsilatta tekerrür olmamak kaydı ile müteselsilen tahsiline,Davalı sigorta şirketlerinin dava dosyasından ihbar yapıldığı 18/12/2018 tarihi ile temerrüde düştüğü tarihten itibaren avans faizi ile davalı sigorta şirketlerinden tahsiline,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın husumet yönünden reddine, Davanın zamanaşımı yönünden reddine, Eğer esas incelemesi yapılacak ise; Tarafların delilleri tarafımıza tebliğ edilmediğinden cevap verme hakkımızı saklı tutarak; İlgili taleplerin sigorta poliçesinin konusunu oluşturmadığından Davanın reddine, Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden faize hükmedilmemesine, aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına Aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla sınırlıdır. bu sebeple müvekkil şirketin sorumluluğunun doğması halinde tazminat, teminat limitini geçemez. teminat limitlerimizi belirtmemiz müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul mahiyetine gelmemektedir.bu sebeple davayı kabul mahiyetine gelmemek üzere müvekkil şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması icap eder.söz konusu poliçede yer alan "6331 sayılı iş güvenliği ve işçi sağlığı yönetmeliğinde belirtilen işin konusu ile ilgili güvenlik önlemlerinin alınmaması sonucunda meydana gelebilecek iş kazalarından ve sonuçlarından sigortacı sorumlu olmayacaktır." ibaresine istinaden yapılacak kusur değerlendirmesinde müvekkil şirketin sorumluluğunun bu doğrultuda belirlenmesi gerekmektedir. izah etmiş olduğumuz sebeplerden dolayı kazanın iş kazası olup olmadığının incelenmesini, sgk’dan tüm kaza raporlarının celbi ile davacının bordro kayıtlarının sorulmasını, kaza tarihi itibariyle güncel yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmesi gereken prim ile poliçe en son bildirilen yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmiş olan prim arasında farklılık bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ederiz. sigortalımızın kusurunun ve oluşan zararın yeniden irdelenmesi gerekmektedir. ayrıca poliçenin işlerlik kazanabilmesi için kazanın riziko adresinde gerçekleştiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gereklidir. manevi tazminatın yerleşik içtihatlar doğrultusunda takdir edilmesi gerekmektedir.müvekkil şirket yönünden temerrüt gerçekleşmemiştir. ---- sorumluluğu tespit edilmeden müvekkil şirkete başvuru yapılması nedeniyle sorumluluğun tespiti mümkün olmamıştır. bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. aksi takdirde ise müvekkil şirket yönünden temerrüdün usulüne uygun ihbar ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediğine göre belirlenmesi gerekmektedir. davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ---- Sigorta Tahkim Komisyonun ---- Sayılı dosyası,---- poliçe, ----- müşteri no, ---- acente nolu, 25/10/2016 başlangıç ve 25/10/2017 bitiş tarihli poliçe, ---- ait ----- poliçe no, ---- acento no, 02/07/2016 başlangıç ve 02/07/2017 bitiş tarihli Kobi Sorumluluk Sigorta poliçesi,-----İş Mahkemesinin --- Esas---- Genel İcra Dairesinin --- esas ve ---- sayılı icra dosyası, ---- İş Mahkemesinin --- esas ----Sayılı dosyası bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. 14.03.2023 tarihli ara karar ile dosyanın sigorta bilirkişisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Sigortacı ---- ve Nitelikli Hesap Uzmanı ---- Bilirkişi raporunda özetle; Davacı -----. tarafından ödenen tazminatın tahsili istemi olduğu, Dava dışı Müteveffa ----’in davacı-----’nin 11/04/2012 tarihinden itibaren personeli olduğu SGK. ----- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ---- Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.09.2017-----sayılı yazısında sunduğu dosyaya sunulan, Tescil ve Hizmet Dökümünde görülmektedir. Birden çok kişinin aynı zarardan sorumluluğunda, yani müteselsil sorumlulukta bir rücu kategorisini de akdi sorumluların oluşturduğu, eldeki olayda sigorta sözleşmelerine göre zararı tazmin zorunda olan davalı sigorta şirketlerinin bulunduğu, tazminatı ödeyen akdi sorumlunun diğer akdi sorumlulara rücu edebileceği, akdi sorumlular arasındaki rücunun, eldeki olay açısından sigorta sözleşmelerinin niteliği nazara alınarak gerçekleşeceği (bu konuda bkz.: -----sayılı İşveren Sorumluluk Sigorta poliçesinde Poliçede “Ek Sigortalı” olarak ----Teminat kapsamına almıştır. Dolayısıyla poliçe üzerinde yazılı teminatlar üzerinden işlem yapılması gerektiği, 5-Meydana gelen olayın, dosyaya sunulan Gerekçeli Kararlara göre; iş kazası olduğunun belirtildiği, kaza tarihi itibariyle güncel yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmesi gereken prim ile poliçe en son bildirilen yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmiş olan prim arasında farklılık bulunup bulunmadığının araştırılmasını talebine istinaden belgelerin talep edilebileceği, bu işlem tazminatın ödenmesine mani olmayıp farklılık olması halinde hasardan proporsiyon yapılabileceği,----adresinde kayıtlı olduğu, Kobi Sorumluluk Sigorta Poliçesinde ise riziko adresi -----olarak geçmektedir. Adresler haritadan bakıldığında konumları yukarıdaki gibi görünmektedir. Mevcut belgelerde kazanın hangi adreste meydana geldiği anlaşılamamıştır. Poliçe üzerinde yazılı riziko adresinde kaza meydana gelmemiş ise poliçeden işlem yapılamayacağı, Rücu alacağının zarar görene ödeme yapıldığı anda muaccel olacağı ve rücu edilen müteselsil borçlunun ayrıca ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek olmaksızın bu alacağa faiz işleyeceği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür. 13/06/2023 tarihli ara karar ile dosyanın sigorta bilirkişisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ----tarafından ödenen tazminatın tahsili istemi olduğu, Dava dışı Müteveffa ---’in davacı ----- 11/04/2012 tarihinden itibaren personeli olduğu SGK. ---- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ---- Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.09.2017----sayılı yazısında sunduğu dosyaya sunulan, Tescil ve Hizmet Dökümünde görülmektedir. Birden çok kişinin aynı zarardan sorumluluğunda, yani müteselsil sorumlulukta bir rücu kategorisini de akdi sorumluların oluşturduğu, eldeki olayda sigorta sözleşmelerine göre zararı tazminde davalı sigorta şirketlerinin bulunduğu, tazminatı ödeyen akdi sorumlunun diğer akdi sorumlulara rücu edebileceği, akdi sorumlular arasındaki rücunun, eldeki olay açısından sigorta sözleşmelerinin niteliği nazara alınarak gerçekleşeceği (bu konuda bkz.: ----- sayılı İşveren Sorumluluk Sigorta poliçesinde Poliçede “Ek Sigortalı” olarak ---- Teminat kapsamına almıştır. Dolayısıyla poliçe üzerinde yazılı teminatlar üzerinden işlem yapılması gerektiği, Kişi Başına Bedeni 150.000,00.-TL teminat verildiği,----. yönünden ise ------ adresinde kayıtlı olduğu, kazanında burada olduğu, Kobi Sorumluluk Sigorta Poliçesinde ise riziko adresi ----- olarak geçmektedir. Poliçe üzerinde yazılı riziko adresinde kaza meydana gelmediğinden poliçeden işlem yapılamayacağı, - Rücu alacağının zarar görene ödeme yapıldığı anda muaccel olacağı ve rücu edilen müteselsil borçlunun ayrıca ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek olmaksızın bu alacağa faiz işleyeceği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, davacının 15/03/2017 tarihinde meydana gelen iş kazasından kaynaklı yapmış olduğu ödemeyi davalı sigorta şirketlerinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda çözülmesi gereken uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi (poliçesi) gereğince meydana gelen iş kazasından dolayı oluşan rizikodan kaynaklanan sigorta zararının ödenmesinin gerekip gerekmediğine noktasında toplanmaktadır. Davacı ile davalı -----Şirketi arasında 25/10/2016 ile 25/10/2017 tarihleri arasını kapsayan ----- riziko adresinde kobi sorumluluk sigorta poliçesinin mevcut olduğu, poliçede işveren mali sorumluluk olay başına 250.000,00 TL olarak teminat altına alındığı, Davalı ---- bakımından ise sigortalı ----- İle 02/07/2016 ile 02/07/2017 tarihleri arasını kapsayan işveren sorumluluk poliçesinin mevcut olduğu, poliçede işveren mali sorumluluk kişi başına 150.000,00 TL olarak teminat altına alındığı, davacı ----- Şirketi'nin ek sigortalı olarak yer aldığı görülmektedir. Davacı şirketin yaptığı ödemeler bakımından yapılan incelemede; 15/03/2017 tarihinde meydana gelen iş kazasına ilişkin---.İş Mahkemesi'nin ---- Esas ve --- Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyada yapılan yargılamaların mevcut olduğu,----.İş Mahkemesi'nin ----Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, iş kazası nedeniyle vefat eden işçinin murisleri tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, yapılan yargılamada maddi tazminat istemi reddedilmiş olup manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, ilamın ---- Genel İcra Dairesi tarafından ----- Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi 'nin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamında esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 14/02/2023 tarihli, ---- Esas ---- Karar sayılı kararı ilamı ile onanmasına karar verildiği, mahkemesince 08/10/2024 tarihinde kesinleştirme işleminin yapıldığı, dosyamız davacısı tarafından dava dilekçesinde 03/04/2021 tarihli protokol gereği 254.547,88 TL ödeme yapıldığının beyan edildiği, davacı vekili tarafından sunulan delil listesinde 03/04/2021 tarihli protokol gereği 16/04/2021, 16/05/2021, 16/06/2021 ve 16/07/2021 tarihlerinde 4 taksit halinde 63.636,97 TL olmak üzere toplam 254.547,88 TL ödeme yapılacağı üzerinde anlaşma mevcut olduğu, takip dosyasına 10/09/2021 tarihinde haricen tahsil beyanında bulunulduğu, huzurdaki davanın 22/07/2022 tarihinde kısmi dava olarak 15.000,00 TL üzerinden açıldığı, davacı vekili tarafından 08/10/2024 tarihinde ıslah dilekçesinin sunulduğu----İş Mahkemesi'nin----Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, iş kazası nedeniyle vefat eden işçinin murislerine yapılan ödeme nedeniyle SGK tarafından açılan rücu istemine ilişkin olup, yapılan yargılamada 183.160,14 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, ilamın ---- Genel İcra Dairesi tarafından ---- Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, kararın istinaf edilmesi üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi 'nin ------ Esas ve --- Karar sayılı ilamında esastan reddine kesin olarak 09/11/2023 tarihinde karar verildiği, dosyamız davacısı tarafından dava dilekçesinde ödeme yapıldığının beyan edildiği, sunulan delil listesinde ve icra dairesi yazı cevabında ödeme belgesinin bulunmadığı, mahkememizin ön inceleme duruşmasında davacı vekiline ödeme belgesinin sunması için süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 21/11/2022 tarihli beyan delikçesinde 16/03/2022 tarihli başlayıp 16/12/2022 tarihinde biten 10 taksitli ödeme planının mevcut olduğu, ödeme belgeleri incelendiğinde 16/03/2022 tarihli dekontlardan 31.682,00 TL ve 826,23 TL, 18/04/2022 tarihli dekont içeriğinden 32.508,32 TL, 16/05/2022 tarihli dekont içeriğinden 32.510,00 TL, 16/06/2022 tarihli dekont içeriğinden 32.510,00 TL, 19/10/2022 tarihli dekont içeriğinden 97.530,00 TL, 16/11/2022 tarihli dekont içeriğinden 32.600,00 TL olmak üzere ödemelerin yapıldığının görüldüğü, huzurdaki davanın 22/07/2022 tarihinde kısmi dava olarak 15.000,00 TL üzerinden açıldığı, davacı vekili tarafından 08/10/2024 tarihinde ıslah dilekçesinin sunulduğu, dava tarihinin 22/07/2022 tarihi olduğu gözetildiğinde 19/10/2022 tarihli 97.530,00 TL ve 16/11/2022 tarihli 32.600,00 TL ödemelerin dava tarihi sonrası olduğundan huzurdaki dava açısından konu yapılamayacağı, bu ödemeler bakımından davanın erken açıldığı, haklılık durumunun dava tarihine göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde sigorta teminat şartlarının oluşmadığı, rizikonun poliçede belirtilen adreste meydana gelmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde; davacının poliçenin tarafı olmadığından husumet itirazında bulunduğu, talebin zamanaşımına uğradığı, sigorta teminat şartlarının oluşmadığı, rizikonun poliçede belirtilen adreste meydana gelmesi gerektiğini savunmuştur. Davanın açıldığı tarih itibariyle talebin zamanaşımına uğramadığı görüldüğnden bu defi yerinde görülmemiştir.Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edildiği, bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarda raporunda Davalı----şirketi bakımından davacı ---- adresinde kayıtlı olduğu, kazanında burada olduğu, Kobi Sorumluluk Sigorta Poliçesinde ise riziko adresi ----- olarak geçtiği, poliçe üzerinde yazılı riziko adresinde kaza meydana gelmediği, poliçe limitin 250.000,00 TL olup, muafiyet indirimin görüldüğü, Davalı ---- (Eski Adı ile -----.) bakımından ----- sayılı İşveren Sorumluluk Sigorta poliçesinde Poliçede “Ek Sigortalı” olarak davacı -----Teminat kapsamına alındığı, poliçe teminatının kişi başına 150.000,00 TL ve manevi tazminat limitin de olay başı limitin maksimum %20 oranında olduğu, poliçe üzerinde yazılı teminatlar üzerinden işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 08/10/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle davalı ---- Şirketi bakımından 250.000,00 TL, davalı ---- Şirketi bakımından 150.000,00 TL olarak dava değeri artırılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş kazası tahkikat dosyasının celp edildiğinde kazanın davacının ticaret sicil kayıtlarındaki ----- adresinde meydana geldiği, Davalı ---- şirketi bakımından Kobi Sorumluluk Sigorta Poliçesinde ise riziko adresi ---- olarak geçtiği, davacı taraf safahattaki dilekçelerinde davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığını yönünde bir iddiasının bulunmadığı da gözetildiğinde poliçenin -----adresi bakımından teminat altına alındığının mahkememizce kabil edildiği, iş kazasının meydan geldiği adresin teminat altına alındığının tespit edilemediği anlaşılmakla davanın ---- şirketi bakımından reddine karar verilmiştir. Davalı ----- Şirketi bakımından ise İşveren Sorumluluk Sigorta poliçesinde Poliçede “Ek Sigortalı” olarak davacı----Teminat kapsamına alındığı, ek sigortalı bakımından riziko adresenin açıkça belirtilmediği, kazanın davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki ----- adresinde meydana geldiği, bu nedenle davacının ticaret sicil kayıtlarındaki adresinde meydana gelen rizikonun poliçe teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacı yancı sunulan ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür. Davanın 22/07/2022 tarihinde kısmi dava olarak 15.000,00 TL üzerinden açıldığı, davalı ----- Şirketi bakımından 150.000,00 TL olarak dava değerinin 08/10/2024 tarihinde ıslah edildiği görülmüştür. Davalı ----- vekili ıslah dilekçesine karşı taleplerin zamanaşımına uğradığına yönelik itirazda bulunmuştur. TTK'nun 1420 maddesi uyarınca, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır. Buna göre somut olayda, ----.İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyasının ilamına ilişkin icra dosyana haricen tahsil beyanı olan 10/09/2021 tarihinde ödemenin yapıldığı kabul edildiğinde ve ----.İş Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dava dosyasında verilen ilama ilişkin 16/03/2022 tarihinde 31.682,00 TL ve 826,23 TL, 18/04/2022 tarihinde 32.508,32 TL, 16/05/2022 tarihinde 32.510,00 TL, 16/06/2022 tarihinde 32.510,00 TL ödemelerin yapıldığı anlaşılmasına göre, dava tarihi itibariyle kesilen 2 yıllık zamanaşımının 22/07/2024 tarihinde dolacağı, ıslah dilekçesinin 08/10/2024 tarihli olduğu, anılan maddeye göre zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, arada zamanaşımının durması yada kesilmesi sebeplerinin de gerçekleşmediği dikkate alındığında ödenen alacak kesimine yönelik, davanın, 2 yıllık zamanaşımı süresinin ıslah dilekçesi tarihi itibariyle dolduğu, dava dilekçesinde talep edilen 15.000,00 TL bakımından zamanaşımı definin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, davalı ---- yönünden kısmen kabulü ile 15.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Dava özünde iş kazası nedeni ile uğranılan maddi zararın tazminine ilişkin bir tazminat davası olduğu gözetilmekle vekalet ücreti bakımından Yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin maddi tazminat istemli davalardaki düzenlemesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı -----. yönünden davanın REDDİNE, 2-Davalı -----. yönünden KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3- Peşin alınan 80,70 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 6.574,83 TL harcın toplamı olan 6.655,53 TL'den , alınması gerekli 1.024,65 TL harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 5.630,88‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı ----- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 80,70 TL başvuru harcı ve 165,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.246,45‬ TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 624,64 TL yargılama giderinin davalı --- alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 8-Kabul red oranına göre belirlenen 156,00 TL Arabulucu ücretinin davalı ---- tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.404‬,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/526, K. 2024/741, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-526-e-2024-741-k-e47f8e32c209