İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/738 E. 2024/520 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/738
Karar No
2024/520
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/738 Esas KARAR NO: 2024/520 Karar DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 10/10/2023 KARAR TARİHİ: 10/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin, ---------- Şti., ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ---------- sicil numarasında kayıtlı bir şirket olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden almış oldukları 24.01.2020 tarihli belgede de görüldüğü üzere, şirket 09.10.2015 tarihinde, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre sicilden resen terkin edildiğini, davacı ... tarafından ihyası istenen şirket aleyhine ----------- Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali ve iflas istemi ile dava açılmış olduğunu, aynı mahkemenin 13.09.2023 tarihli ara kararı gereğince, davacı vekiline işbu davanın devamı maksadıyla ve bu dava ile sınırlı olmak üzere şirketin ihya edilmesi için yetki verildiğini, taraflarına verilen yetkiye istinaden ----------- E. sayılı dosyası ile şirketin ihyası davasını açtıklarını, açtıkları dava usulden reddedildiği için düzeltmeler yaparak işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, sözü edilen davanın bütün yasal yolları tüketilinceye kadar bu dava ile ilgili olmak üzere ihyası için mahkemeye başvurmak gerektiğini, davalı ... Sicil Müdürlüğü mevzuat gereği zorunlu hasım olduğu için mahkeme masraflarından sorumlu tutulmamasını talep ettiklerini, yukarıda sunulan sebeplerle ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair sebeplerle gerekli yargılamanın yapılarak, --------- Şti. (...) yukarıda da belirtilen ---------- Esas sayılı itirazın iptali ve iflas davası sonuçlanıncaya kadar (bütün yasal yollar tükeninceye kadar) ihyasına, ihyanın ticaret sicil kaydına tesciline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı kanunun geçici 7’nci maddesi”, “münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin sermayelerini yeni asgari tutarlara yükseltmelerine ve kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği izne tabi Anonim Şirketlerin belirlenmesine ilişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin Ticaret Sicili Müdürlüğüne ---------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve --------- sayılı --------- yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “Anonim ve Limited şirketlerin sermayelerini asgari tutara yükseltmeleri için son tarih olan 14.02.2014 tarihine kadar sermayesini artırmayarak infisah etmiş olduğu” gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiği anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vermesi gerekmekte olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğini, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın, dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olamayacağını, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ---------- ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulanmış olduğunu, buna göre de, mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, müvekkili müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, ---------- ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğinin açık olduğunu, buna göre de, ilanın bulunması karşısında, müvekkilinin eksik bir işleminden bahsedilemeyeceğini, ---------- sayılı ilâmının bu yönde karar olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrası, "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan "Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu husus, başlı başına müvekkili müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, ----------- sayılı ilamı ile ---------- sayılı ilâmının,--------- sayılı ilâmının, -------- sayılı ilâmının, ---------- sayılı ilamlarında bu yönde karar verildiğini, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceğini ve tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ---------- sayılı ilâmının bu yönde karar verildiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketin anılan dava kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile tasfiye edilen şirketin ihyasına ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, anılan usule göre oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış ve yöntemine uygun duruşma açılarak taraf kanıtları toplanmıştır. Tarafların aktif ve pasif ehliyetleri denetlenerek uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir. İhya istemine konu ---------- Esas sayılı dosyası dosyasının incelenmesinde; davacısı ... tarafından mahkememiz dosyasında ihyası istenen ... aleyhine "İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması ve İflas (İİK 156))" istemi ile dava açıldığı davanın halen derdest olduğu görülmüştür. Şirketin celp edilen ticaret sicil dosyasına göre tasfiye işlemleri yapılarak 09/10/2015 tarihinde tasfiyesinin yapılarak sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK m.547 hükmü uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler.Dosya kapsamına göre; sicilden tasfiye sonucu terkin olunan ... ---------- Esas Sayılı dosyasında davalı olarak gösterildiğini, davanın sonucuna göre şirket borcunun ortaya çıkabileceği, tasfiyenin ise şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olmaksızın tamamlanamayacağı ve ticaret sicilden terkin olunamayacağı sonucuna varılmakla; ... ek tasfiyesi tamamlanmak üzere ve davacı tarafından açılan ----------- Esas sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiyeyi tamamlamaksızın Şirket yetkilisi --------- T.C. nolu --------- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın kabulü ile ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün----------- sicil sırasında kayıtlı ----------- Şti'nin ----------- Esas sayılı dava dosyasının yargılaması ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2- Şirket yetkilisi ---------T.C. nolu ---------- tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 3-İhya ve tasfiye memuru atama kararının ------------ ilamına, ilan masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427.60 TL. harçtan peşin alınan 269,85 TL. harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin tasfiye memuru ---------- tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 48,50 TL yargılama gideri, 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı toplamı 588,20 TL'nin tasfiye memuru ---------- alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı lehine AAÜT. uyarınca taktir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin tasfiye memuru ------------ alınarak davacıya verilmesine, 7-Yasal hasım olması nedeniyle davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/738, K. 2024/520, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-738-e-2024-520-k-e26f8ad593a4