İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/835 E. 2025/426 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/835
Karar No
2025/426
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/835 Esas KARAR NO : 2025/426 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ...'nın İtalya merkezli bir anonim şirketi olduğunu, müvekkili şirketin tüm dünyaya sondaj makineleri ve benzeri ürünler ile bunların yedek parçalarını pazarlamakta olduğunu, her bir ülke ya da bölgede yetkili satıcılarla çalışmakta olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket ile davalılardan... Şirketi (davalı ...Şirketi’nin tür değişikliği öncesindeki unvanıdır) arasında 09.11.2012 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin 31.12.2018 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, sözleşmeyi fesih beyanıyla sonlandıranın müvekkili olduğunu, sözleşme yürürlükte iken yapılması gereken ödemelerde zaman zaman gecikmeler yaşanmış olsa da taraflar feshin sonuçlarını müzakere etmeyi başardığını, buna göre 2018 yılının son çeyreğine girildiği noktada ...’in elinde üç adet kullanılmamış makine mevcut olduğunu, bu makinelerden birinin ödemesinin yapıldığını, diğer iki makinenin bedelinin ise henüz ödenmediğini, taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre ... makinesi ile ilgili satılmak üzere ...'e bırakıldığını, ... makine ile ilgili ...'in bu makineden doğan cari borcunun silindiğini, ... makine ile ilgili bir süre ...'in hâkimeyeti alanında kalması ve ... Türkiye'deki yeni yetkilisine teslim edilmesinin talep edildiğini, anlaşmaya uygun olarak ... seri numaralı makineyi ...'ya geri gönderdiğini, bu makine ... tarafından teslim alındığını, keza ... seri numaralı makinenin ... tarafından satıldığını ve ...’da bir firma tarafından satın alındığının bilindiğini, fakat ... seri numaralı makinenin ...’nin yeni yetkilisine teslim edilmediğini, müvekkili şirketin bildiği kadarıyla bu makine de yine ...’da bulunan bir firmaya satıldığını, bu noktada müvekkili şirketin gönderdiği e-postalara dahi cevap alamadığını, bu nedenle 24.12.2020 tarihinde davalı şirketlere ihtarname keşide edilmiş ise de; davalıların sorumlu olduklarını kabul etmediklerini, işbu nedenle davalılar aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatmak zarureti hâsıl olduğunu, arabuluculuk süreci işletilmişse de yine sonuç alınamadığını ve işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazların iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Tic. A.Ş. vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkilinin 2012-2018 yılları arasında davacı firmanın distribütörlüğünü yaptığını, ancak müvekkili şirket ile işbu davaya konu ... seri numaralı, 2018 model ... makinanın hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki davada taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında akdedilmiş olan 09.11.2021 tarihli distribitörlük sözleşmesinde uyuşmazlıkların çözümü için Uluslararası tahkim yolunun öngörüldüğünü, bu hali ile davanın işbu geçerli tahkim şartı sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin adresinin ... olduğunu, işbu davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin yabancı menşeli bir şirket olması nedeniyle teminat sunması gerektiğini, Davanın ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında mevcut 06.05.2021 tarihli itirazın iptaline ilişkin olduğunu, bahse konu icra dosyası alacağının konusu ve ayrıntısında 152.000 Euro mal bedeli, 15.200 Euro sigorta bedeli, 76.794 Euro mal bedeli, 7.679 Euro sigorta bedeli olmak üzere toplam: 251.673 Euro talep edildiğini, davacı tarafın ... 13. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyasına yapılan 06.05.2021 tarihli itiraz sonrasında, bu konu ile ilgili olarak Arabuluculuk başvurusu yapmadığını, davacının delil listesinde belirttiği arabuluculuk başvurusu, huzurdaki itirazın iptali davası bakımından gerçekleşmiş bir başvuru olmadığını, hem talep kapsamı hem tarih, hem de teknik olarak farklı konu ve beklentilerle ikame edildiğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dosyada mübrez 24.04.2018 tarih 1206 seri nolu faturanın, diğer davalı ... Şti. adına düzenlendiğini, davaya konu makinanın, müvekkili şirket tarafından satın alınmadığını, ithal edilmediğini ve 3. şahıslara satılmadığını, davaya konu ticari ilişkinin tarafının müvekkili şirket olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatı talep ettiklerini belirterek davanın reddine ve davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; diğer davalı...Ltd. Şti. ile davacı arasında akdedilmiş olan 09.11.2012 tarihli distribitörlük sözleşmesine göre uyuşmazlıkların uluslararası tahkim yolu ile çözülmesi gerektiğini, ancak davacının imzalanan sözleşmeye aykırı olacak şekilde uluslararsı tahkim mahkemesine başvurmadan doğrudan işbu davayı açtığını, bu bağlamda davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının yabancı şirket olduğunu, Türk Mahkemelerinde dava açabilmesi, yargı yoluna başvurabilmesi için teminat sunması gerektiğini, bu nedenle Mahkemece belirlenecek olan teminatın Mahkeme veznesine depo edilmesi, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava şartı olan arabuluculuk aşaması gerçekleştirilmeden işbu davanın açıldığını, davacı yanın ... 13. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyasına taraflarınca yapılan itirazın sonrasında, usulüne uygun şekilde ve iş bu davaya esas talepleri dile getirir şekilde yapılan herhangi bir arabuluculuk başvurusunun olmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı firma arasında kaşeli ve imzalı herhangi bir sözleşme ya da sair anlaşma metni de bulunmadığını, bu nedenle herhangi bir para iadesi ya da sair sorumluluk iddiasının mümkün olmadığını, davanın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. ... 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, ticaret sicil dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişilerden rapor ve ek raporu alınmıştır. ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 152.000 Euro takip tarihi Mal/Fatura bedeli, 15.200 Euro Takip tarihi sigorta ücreti, 76.794,36 Euro takip tarihi Mal/Fatura bedeli işlemiş faizi, 7.679,44 Euro Takip tarihi sigorta ücreti işlemiş faizi olmak üzere toplam 251.673,80 Euro alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler ..., ... ve ... Mahkememize sundukları 26/07/2023 tarihli raporlarında; 09.11.2012 tarihli Sözleşmedeki hukuk seçimine göre İtalyan hukukunun uygulanacağını, bilirkişi heyetinin içinde uzmanlık alanı İtalyan hukuku olan bir bilirkişinin bulunmadığını, davanın Sözleşmeye göre tahkimde görülmesi gerektiğini, tahkim şartının Türk hukukuna göre bir değerlendirmeyle geçersiz olduğunu, fakat bunun bir önemi olmadığı zira Sözleşmeye İtalyan hukukunun uygulanması gerektiğini, ancak İtalyan hukukunda da Türk hukukunda olduğu üzere tahkimin kesinliği ilkesi varsa ve tahkim şartı geçersiz ise davacının genel kurallara göre Türkiye'de dava açabileceği ve fakat bu davaya İtalyan hukukunun uygulanmak gerekeceğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyetine MÖHUK uzmanı bilirkişi eklenmiş ve bilirkişiler ..., ..., ... ve ... Mahkememize sundukları 08/04/2025 tarihli ek raporlarında; Türkiye ile İtalya'nın 1954 tarihli “Hukuk Usulüne dair ...'ne” taraf olmaları, teminat yatırma yükümlülüğünden muafiyet konusunda MÖHUK m. 48/2 hükmünün öngördüğü akdi karşılıklılığın gerçekleşmesini sağladığını, bu sebeple davacının teminat yatırıma yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı ile davalılardan “... A.Ş.” arasında 2012 yılında imza edilmiş Distribütörlük Sözleşmesinin 19. maddesinde yer alan “uyuşmazlık çözüm kaydının” geçerli bir tahkim anlaşması olarak kabul edilmesi hâlinde, sadece...Tic. A.Ş.'nin bu anlaşmaya istinaden Türk mahkemesinin yetkisizliğini ileri sürebileceği, ayrı bir tüzel kişilik teşkil eden ...Şti'nin kendisinin taraf olmadığı sözleşmedeki tahkim anlaşmasına dayanmasının ise ancak tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hâlinde söz konusu olabileceğini, 2012 tarihli Distribütörlük Sözleşmesinin 19. maddesinde yer alan uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin kayıtta “tahkim” ifadesi geçse de, bu kayıtta başvurulması kararlaştırılan uyuşmazlık çözüm yönteminden “tatmin edici bir anlaşmaya varılamaması hâlinde tarafların mahkemeye başvurma hakkının saklı tutulmuş” olması, tahkimin ise arabuluculuktan farklı olarak “tarafların anlaşmaya varmasını sağlamaya yönelik” bir uyuşmazlık giderme metodu olmadığı gibi, taraflara yargılama sonucunda ortaya çıkan sonuçla bağlı olmamak gibi bir imkan tanıyan bir uyuşmazlık çözüm Metodu da olmadığı için, geçerli bir tahkim anlaşması olarak kabul edilemeyeceğini, ... hukuku esas alınarak eldeki uyuşmazlık çözüm kaydı değerlendirildiğinde dahi, geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmadığını, zira İtalyan Usül Kanunu'nun “Hakem Kararının Etkisi (Bağlayıcılığı) başlıklı 824 bis” maddesi gereğince, hakem kararının imza tarihi itibarıyla bir mahkeme kararı ile aynı etkiye sahip olduğunun hüküm altına alındığını, buna göre İtalyan hukuku uyarınca da hakem kararlarının bağlayıcı olması gerektiğini, bağlayıcı olmayan bir uyuşmazlık çözüm yoluna ilişkin olduğu için distribütörlük sözleşmesinin 19. maddesindeki uyuşmazlık çözüm kaydının, ... hukuka göre de geçerli olmadığını, ortada geçerli bir tahkim anlaşması bulunmadığı için, yetki itirazı yapmak yoluyla Mahkemenin yetkisinin bertaraf edilemeyeceğini, Mahkemenin davayı görme konusunda yetkili olduğunu, davacı tarafça yapılmış itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürülmesi talebini içeren ıslahın ancak “davanın tamamen ıslahı” şartlarını içermesi halinde, ki buna bir haftalık süre içerisinde yeni dava dilekçesinin mahkemeye verilmiş olması şartının da dahil olduğunu, bu şartlar yerine gelmişse ancak ıslahın geçerli olduğunu belirtmişlerdir. Davacı vekili Mahkememize sunduğu 27/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; itirazın iptali olarak açılan davaya alacak davası olarak ıslah ettiklerini, ıslahın ve davanın kabulü ile 152.000 Euro'nun temerrüt ihtarının taraflara tebliğ tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek olan devlet Bankalarının Euro üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Davacı vekili verdiği ıslah dilekçesi ile; itirazın iptali davasını alacak davası olarak değiştirdiklerini bildirmiştir. Kısmi ıslah yoluyla dava türü değiştirilemez. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı) Dava türü ancak tam ıslah yolu ile değiştirilebilir. Bu nedenle davacının ıslahının; davanın tam ıslahı olduğunun kabulü gerekir. HMK'nın 180.maddesinde "davanın tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesini vermek zorundadır. Aksi halde ıslah hakkı kullanılmamış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir" hükmü mevcuttur. Davacı vekili davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini bildirmiş ancak HMK 180. maddesi gereğince bu bildirimden itibaren bir hafta içerisinde yeni dava dilekçesi sunmamıştır. HMK'nın 180. maddesine göre bir hafta içerisinde yeni dava dilekçesi sunulmadığından ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmiştir. Geçerli tam ıslah bulunmadığından dava itirazın iptali davası olarak görülmeye devam edilmiştir. İtirazın iptaline konu icra takibinde davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 251.673,80 Euro alacak talebinde bulunulmuştur. 2004 sayılı İİK'nın 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı kanunla değişik 58/3.maddesinde "alacağın veya istenilen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizini takip talebinde gösterilmesi gerektiği" düzenlenmiştir. Aynı durum İİK'nın 60/1.maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. Yabancı para alacağının karşılığı Türk Lirasının gerek takip talepnamesinde gerese ödeme emrinde gösterilmesi kanunen zorunlu kılınmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığı gösterilmediğinden usulüne uygun bir icra takibinin bulunması şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2023 tarih ve ...- ... Karar sayılı ilamı, 26.02.2025 tarih ve... Esas - ... Karar sayılı ilamı). Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının itirazın iptali davasında re'sen incelenmesi gerekir. İtirazın iptali davası İİK'da düzenlenen bir dava türü olduğundan İİK hükümleri dikkate alınması gerekir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. HMK'daki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartlarının da incelenmesi gerekir. Buna göre yapılan değerlendirmede davacının icra takibinde alacağını Euro olarak talep ettiği, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, bu nedenle İİK'daki özel dava şartı olarak ön görülen dava şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, davanın usulden reddine karar verildiğinden davacının icra inkar tazminatı, davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK.nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı, davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 25.345,06 TL ve ıslah harcı 10.598 TL olmak üzere toplam 35.943,06‬ TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 35.327,66‬ TL.nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.360 TL ücretin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır **Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/835, K. 2025/426, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-835-e-2025-426-k-5eb1d868e7aa