İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/354 E. 2024/837 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/354
Karar No
2024/837
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/354 KARAR NO:2024/837 DAVA:Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:06/05/2019 KARAR TARİHİ:25/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı römork ile ... plaka sayılı çekicisi ile birlikte 15.12.2018 tarihinde çalındığını, römorkun davalı şirkete kaskolu olduğunu, römorkun kasko bedelinin 60.000,00 TL olduğunu ,aracın müvekkilinin kardeşi ...'ın evinin önünden çalındığı ... Polis Merkezinde 15.12.2018 tarihinde hırsızlıkla ilgili tutanak tutulduğu ve şikayette bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası ile hırsızların halen arandığını, aracın her iki anahtarının da müvekkilinde olduğunu, müvekkilinin davalı şirket tarafından sürekli oyalandığını ve taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak bundan da sonuç alınamadığını ve anlaşılamadığını, müvekkilinin hasarının halen ödenmediğini, açıklanan nedenlerle; 60.000,00 TL alacaklarının davalı şirketten dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebinin kasko poliçesi teminatı dışında kaldığını, davacının müvekkiline yaptığı başvuru sonrasında hırsızlık olayının incelenmesi amacıyla araştırma raporu hazırlandığını ve bu rapor sonucunda davacıya ait römorkun çalınmadığı, usulsüz şekilde satılarak sigorta şirketinin yanıltıldığı sonucuna varıldığını, yapılacak diğer incelemeler ile aracın çalındığının anlaşılacağını, sigorta dolandırıcılığı sebebiyle davacı aleyhine suç duyurusunda bulunulacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır. Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır. Dava kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İSTANBUL BAM.9.HUKUK DAİRESİ KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA: Davacı vekili tarafından mahkememize hitaben sunulan dava dilekçesinde, müvekkiline ait ... plakalı römork ile ... plaka sayılı çekicisinin çalındığı, römorkun davalı şirkete kaskolu olduğu, römorkun kasko bedelinin 60.000,00 TL olduğu, aracın müvekkilinin kardeşi ...'ın evinin önünden çalındığı,...Polis Merkezinde 15.12.2018 tarihinde hırsızlıkla ilgili tutanak tutulduğu ve şikayette bulunulduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası ile hırsızların halen arandığı, aracın her iki anahtarının da müvekkilinde olduğu, müvekkilinin davalı şirket tarafından sürekli oyalandığı ve taleplerinin reddedildiği, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak bundan da sonuç alınamadığı, müvekkilinin hasarının halen ödenmediği beyan edilerek, 60.000,00 TL alacaklarının davalı şirketten dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiş, davalı yanca mahkememize sunulan cevap dilekçesinde ise; davacı tarafın talebinin kasko poliçesi teminatı dışında kaldığı, davacının müvekkiline yaptığı başvuru sonrasında hırsızlık olayının incelenmesi amacıyla araştırma raporu hazırlandığı ve bu rapor sonucunda davacıya ait römorkun çalınmadığı, usulsüz şekilde satılarak sigorta şirketinin yanıltıldığı sonucuna varıldığı, yapılacak diğer incelemeler ile aracın çalındığının anlaşılacağı, sigorta dolandırıcılığı sebebiyle davacı aleyhine suç duyurusunda bulunulacağı belirterek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Taraf iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, rizikonun (hırsızlık) sözleşme kapsamında teminat altında bulunup bulunmadığı, teminat kapsamında ise ödenmesi gereken tazminatın miktarının ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, mahkememizce, toplanmasına karar verilen tüm deliller toplanmış, dava konusu aracın dava ve çalındığı tarihlerdeki değerinin ne olduğunun, davacının hasar bedeli talep edip edemeyeceği varsa miktarı ile anahtarların orjinal olup olmadığının tespiti bakımından konuda uzman bilirkişi eliyle inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişi Makine Mühendisi ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle de; ".... plaka sayılı 2014 model, ... marka , ... tipinde römorkun dava tarihindeki (06.05.2019) bedelinin ortalama 48.000,00 TL, çalındığı tarihteki (15.12.2018) bedelinin ortalama 45.000,00 TL olduğu , dosya muhteviyatında bulunan iki adet anahtardan birinin orjinal ... marka logolu anahtar, diğerinin çekme anahtar olduğu...." tespitleri yapılmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize ibraz olunan raporunun denetlenmesinde, raporun hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 31/05/2019 tarihli cevap dilekçesinde her ne kadar, ikame edilecek suç duyurusunun bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de, kararın verildiği 07/09/2020 tarihli celseye kadar herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin ikame edilecek suç duyurusunun bekletici mesele yapılması istemi haklı görülmemiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Ayrıca davacı yanca ... plakalı römork ile ... plaka sayılı çekicisinin 15/12/2018 tarihinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çalındığını iddia ederek ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş ise de, ... sayılı soruşturma dosyasında gerek aracın ve gerekse şüphelilerin bulanamaması nedeniyle daimi arama kararı verildiği bildirildiğinden usul ekonomisi gözetilerek ceza soruşturmasının sonucu beklenilmeden dosyamızdaki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Mahkememizce verilen işbu karar karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2021/217 Esas , 2023/693 Karar ve 14/04/2023 tarihli ilamı ile, "... Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda teslim edilen anahtarın bir tanesinin çekme anahtar olduğu belirtilmiş ancak bu anahtarın orjinal olup olmadığı konusunda yeterince araştırma yapılmamıştır. Öncelikle yukarıda açıklanan ilkeler ve tahkikat sonucu değerlendirilerek sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirip getirmediği belirlenmeli, doğru ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmediğinin anlaşılması halinde, rizikonun teminat kapsamında olmadığı, aracın anahtar ile çalınmadığı hususunda kanıt yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir.Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece davacı tarafından sigortaya sunulan anahtarların orijinal olup olmadığı yönünde gerekli araştırma yapılılıp değerlendirme yapıldıktan sonra somut olayda ispat yükünün yer değiştirip değiştirmediği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile dosya Mahkememize iade edilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA; Mahkememizce verilen 06/11/2023 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın kök rapor düzenleyen bilirkişiye tevdii ile, çekme anahtarın vasfı ve orjinalliği olup olmadığına ilişkin ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi Halil Coşkun tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 11/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle de; "...- Dava konusu römorkun çalınabilmesi için anahtara veya düz kontağa gerek olup olmadığı hususu: Römorklar motorlu araçlar gibi bir ateşleme sistemine sahip olmadığından, düz kontak veya anahtar kullanımı gibi yöntemlerle çalıştırılmaları gerekmez. Bir römorkun çalınabilmesi için anahtara veya düz kontağa gerek yoktur. Bir römorku çalmak için, römorkun bağlı olduğu çekici aracı çalmak veya römorku başka bir araca bağlayarak çekmek gerekmektedir. Dava konusu eşyanın immobilizer sistemli olup olmadığı, bu sisteme sahip olup olmamasının, römorkun çalınmasına etkisi bulunup bulunmadığı hususu: Araçlarda immobilizer, aracın yetkisiz kişiler tarafından çalıştırılmasını engelleyen bir güvenlik sistemidir. Genellikle araç anahtarına veya elektronik bir çipe entegre edilmiş olan immobilizer, aracın motor kontrol ünitesi (...) ile iletişim kurar ve sadece doğru anahtar veya çip kullanıldığında motorun çalışmasına izin verir. Dosya muhteviyatına sunulan beyanlar incelendiğine dava konusu çekicinin immobilizer sistemli olmadığı anlaşılmıştır. Çekme anahtarın fiziki haline göre üretim tarihinin yaklaşık tespiti ile olay tarihinden önce veya sonra üretilip üretilmediğinin tespit edilip edilmeyeceği hususu: T.C. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E sayılı dosyası 15.06.2020 tarihli kök raporda belirtildiği üzere dosya muhteviyatında bulunan 2019/164 nolu kasada bulunan iki adet anahtar tarafımca fiziki olarak incelenmiş olup, Bir anahtarın orijinal ... marka logolu anahtar olduğu, diğer anahtarın çekme anahtar olduğunun tespiti yapılmıştır. Bu anahtarların üretim tarihinin tarafımca tespit edilmesi mümkün değildir. Çekme anahtar tabirinin açıklanması ile sonradan üretim olup olmadığı hususu: Çekme anahtar, aracın direksiyon kilidini açmak ve genellikle otomatik şanzımanlı araçlarda şanzımanı "boş" konuma getirmek için kullanılır. Genellikle plastik veya metal bir anahtar kafası bulunur. Metal kısmı, aracın kilit mekanizmasına uyacak şekilde özel olarak şekillendirilmiştir. Bazı araçlarda standart anahtarlar, aynı zamanda çekme anahtarı olarak da kullanılabilir. Bazı araç üreticileri, çekme işlemleri için özel anahtarlar sunar. Bu anahtarlar genellikle aracın kullanıcı kılavuzunda belirtilir. Bu anahtarların sonradan üretim olup olmadığı hususunun tarafımca tespit edilmesi mümkün değildir..." şeklinde tespitler yapılmıştır. Davacı vekilince sunulan 2/11/2023 tarihli dilekçe ile davacının aracı satın aldığı ... tarafından düzenlendiği anlaşılan bila tarihli aracın çekme ve orijinal anahtar ile satıldığına dair beyan dilekçesi sunulmuştur. Davacı tanığı ... Mahkemiz huzurunda 30/09/2024 tarihinde; "Ben, nakliyeci olarak çalışırım, ...'ı da nakliyece arkadaşlarımızdan birinin tanığı olması vasıtasıyla uzaktan bilirim, ben kendime ait ... marka 2011 model çekici Tır'ımı 2018 yılında kendisine tam hatırlayamamakla birlikte 90.000-TL civarında bedeli karşılığında sattım, ben kendisine bir çekme ve bir de orjinal anahtar olmak üzere kendisine iki adet anahtar verdim, ben aracı 2014 yılında galeriden ikinci el olarak satın aldım, aldığımda bana bir adet orjinal anahtar verildi, ben, yedekte bulunsun diye ikinci anahtarı kendim yaptırdım, anahtar yaptırmak ucuz olduğu için de galeriden diğer anahtarın nerede olduğunu sorgulamadım ve bu durumu önemsemedim, satarken de elimde olan bir çekme ve bir orjinal anahtarı verdim, ben , aracın çalındığını benden anahtarlarla ilgili sorun olduğu söylendiğinde öğrendim, aracı sattıktan sonra akıbetini doğal olarak sorgulamadım, ancak kendilerine bu şekilde iki adet anahtar verdim, bana göstermiş olduğunuz ekpertiz raporundaki ve bilirkişi raporundaki anahtarlar benim satarken ...'a teslim ettiğim anahtarlardır, hatta ben hep orjinal anahtar bozulmasın diye çekme anahtarı kullandığım için çekme anahtarın yıpranmış olduğu da resimlerde açıkça gözükmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Sonuç olarak; Dava konusu çalınan aracın römork olduğu, davalıya yapılan başvurunun kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından davacının daha önce sigortadan haksız bedel tahsil ettiğine ilişkin ihbar nedeniyle reddedildiği, davalının bu ihbarın doğruluğuna ilişkin dosyaya yansıyan somut delilinin bulunmadığı, savcılık dosyasında faili meçhul şüpheliler hakkında daimi arama kararının verildiği görülmüştür. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk karar sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2021/217 esas, 2023/693 Karar ve 14/04/2023 tarih sayılı ilamı ile rizikonun teminat dışında kaldığının ispatının sigortacı tarafından yapılması gerektiğine değinilmekle davalı sigorta şirketi tarafından bu hususa ilişkin dosyaya somut delil ibraz edilemediği görülmüş, bu halde rizikonun gerçeğe uygun ihbar edilmediği nedeniyle teminat dışında kaldığının ispat edilemediği anlaşılmıştır. Aracın anahtar ile çalınması hususuna ilişkin yapılan incelemede; davacının dava konusu 2011 model aracı dava dışı 3. Kişiden satın aldığı trafik tescil kayıtları ile sabittir, Mahkememizce satıcı firmaya yazılan müzekkeremize aracın bir orijinal bir yedek anahtar ile teslim edildiğine ilişkin açıklama ile ikinci el olarak alınan aracın 1 adet orijinal anahtarın mevcudiyeti ile ikinci anahtarın akıbetinin tespit edilemediği ancak davacı vekilince dosyaya sunulan çekme anahtar olarak tabir edilen sonradan üretim anahtarın satın alma esnasında alındığı, dava konusu çalınan eşyanın çekici ile birlikte römork olduğu, davacının elinde 2 adet anahtarının bulunduğu ve dosyamıza teslim edilerek incelendiği, davacının kaldırma ilamı gereği yapılan araştırma neticesinde Mahkememiz huzurunda dinlenen ve aracı satın aldığı anlaşılan ...'un aracın ikinci/çekme anahtarının kendisi tarafından yaptırıldığı ve orijinal anahtarın hasarlanmaması amacıyla sürekli olarak bu anahtarı kullandığı, bu nedenle bu anahtarın daha yıpranmış olduğu ve fotoğraftan da bu durumun anlaşıldığı, aracı ve anahtarlarını bu şekilde davacıya sattığına yönelik beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde sigortacının ihbarın gerçeğe aykırı olduğu yönünde iddialarının somut ve kesin olarak ispat olunamamış olması karşısında önceki yargılamada alınan ve dava konusu ... plaka sayılı 2014 model, ... marka, ... tipinde römorkun dava tarihindeki (06.05.2019) bedelinin ortalama 48.000,00TL olmakla hırsızlık tarihindeki (15.12.2018) bedelinin ortalama 45.000,00 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporu da göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne, talep ve kaldırma ilamı gereği dava tarihinden ve aracın cinsi nedeniyle ticari faizi ile davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 45.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alınması gereken 3.073,95TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR YAZILMASINA, -Davacı tarafından yatırılan peşin harç toplamı 1.024,65TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 44,40TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 1.217,00TL olmak üzere toplam 1.261,40TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 946,05TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi uyarınca hükmolunan 15.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-HMK'nın 120. maddesi gereğince; davacı tarafından yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda HMK'nın 341/1 vd. maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25.11.2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/354, K. 2024/837, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-354-e-2024-837-k-9be90b1f334b