İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/865 E. 2024/786 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/865
- Karar No
- 2024/786
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/865 Esas KARAR NO :2024/786 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/12/2022 KARAR TARİHİ:11/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kasap olduğunu ve ... Köftecisi adı altında köfte salonu işleten davalı tarafa fatura karşılığı kırmızı et sattığını ve alacağının bir kısmını tahsil edemediğini, ... numaralı fatura alacağına ilişkin .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve davalının icra takip dosyasına sundukları açık faturalardan dolayı davacıya borçlu bulunmasına rağmen, borcu olmadığından bahisle borca ve takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, mahkeme tarafından uygun görülecek teminat karşılığında davalı borçlunun taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu icra dosyasında takibe konulan irsaliyeli faturaların üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imza örneklerinin alınarak dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından takibe dayanak yapılan irsaliyeli faturalardaki satış konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının fatura konusu malları teslim ettiğini ispatla yükümlü olduğunu, dava konusu asıl alacağı kabul etmediklerini ve davacı tarafın faiz talep edebilmesi için müvekkilinin temerrüde düşürülmesi gerektiğini ancak müvekkiline gönderilen herhangi bir ihtar bs. Bulunmadığından faiz talebinin reddini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, beyan dilekçeleri, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası aslı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dosyamız mündericatında aslı yer alan, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının davalı/borçlu hakkında toplam 39.167,51-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçlunun süresi içerisinde, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durduğu görülmüştür. Dava, faturaya dayanılarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Hukuki ihtilaf ise; davacı alacaklının davalı borçludan icra takip tarihi itibariyle icra takip tutarları kadar alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizin 25/05/2023 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi ...'a tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından 21/09/2023 tarihli raporun tanzim edilerek Mahkememize ibraz ediliği anlaşılmış olup, raporun incelenmesinde özetle; "davacı tarafından ibraz edilen yasal defter açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmış olduğunu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunu, davalı yan tarafından defter açılış ve kapanış tasdiklerinin ibraz edilmediğini, davacı tarafın yasal defterlerinde davalının 31.12.2020 tarihinde 33.435,00-TL davacıya borçlu olduğu, söz konusu borç için herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediği, davalı yanca sunulan kayıtlarda ise davacıya 30.12.2019 tarihinde 30.516,00-TL borçlu olan davalının kasadan ödeme yaptığı bir takım kayıtlar ile 31.12.2019 tarihinde davacıya 12.961,50-TL bakiye borcunun kaldığının görüldüğünü, 2020 yılına ait davalı hesap muavin paylaşılmadığını,, 2020 yılı davalı kayıtlarında davacıya ait kapanış bakiyesi 25.643,00-TL olduğunun tespit edildiğini, ibraz edilen defter kayıtlarına göre inceleme yapıldığında davacı yanca keşide edilen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu yani faturaların davalıya tebliğ edildiğinin görüldüğünü, sunulan kayıtlara göre davaccı ve davalı arasında yer alan 7.801,60-TL değerindeki farkın davalı yanca kasadan nakit ödendiği kaydedilen hesap hareketlerden kaynaklandığı ya da 2019 yılından kaynaklandığının düşünüldüğünü, eksik sunulan kayıtlar sebebi ile tam olarak tespit yapılmasının mümkün olmadığı " şeklinde tespitler yapmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememizin 22/01/2024 tarihli duruşmasında davalı vekiline davalının 2019 ve 2020 yıllarına ait muavin ekstre ve kayıtları ile dava konusu edilen faturalara ilişkin varsa ödeme kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, tarafların kök rapora karşı beyan ve itirazları,dava konusu edilen faturaların tümünün davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı , faturalar nedeniyle faiz talebi ve itirazı ile varsa faiz miktarının tespit edilmesi suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından 14/03/2024 tarihli ek raporun incelenmesinde özetle; "davalı yanca sunulan defter kayıtlarında kök raporda yer verilen görüşlerini değiştirecek herhangi bir sonuca ulaşılamadığını, davacı tarafından 2019 yılı kayıtlarının sunulamadığını, taraf kayıtları arasındaki farkın (33.435,60-25.634,00=7.801,60-TL) davacı yanca kasadan makbuzsuz ve nakit yapılan ödemeler sebebi ile hesap hareketlerinden mi kaynaklandığı ya da 2019 yılından mı geldiğinin eksik sunulan kayıtlar sebebi ile tam olarak anlaşılamadığını ancak B formlarına göre tarafların mutabık olduğunu ve defter kayıtlarına mutabık olduklarının raporlandığını, yani tarafların alış ve satışlarını Maliye Bakanlığı'na aynı miktar ve tutarda beyan ettiklerini, dolayısıyla B formlarına göre davalının borçlu olduğunu ancak davacının 2019 yılı kayıtlarını ibraz edememesi sebebi ile söz konusu borca ait yapılan ödemeler var ise tespit edilerek davalı kayıtları ile karşılaştırma yapılmasının mümkün olmadığı" şeklinde tespitler yapmıştır. Rapora itirazlar üzerine, davacının sunmuş olduğu 2019 yılı muavin defter kayıtları ile davalının sunmuş olduğu tüm defter ve kayıtları ve icra takibinde talep edilen faturaların taraf defterlerinde var olup olmadığı, bu faturalara ilişkin eksik alacak bulunup bulunmadığı ve ayrıca; sunulan raporlarda icra takibinde talep edilmiş olmasına rağmen faturalar üzerinde ayrı ayrı faiz hesaplaması yapılmadığı anlaşıldığından dosyanın yeniden ek rapora tevdine karar verilerek bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından 11/08/2024 tarihli ikinci ek raporun incelenmesinde özetle; " 22.09.2023 tarihli kök raporda davacının davaya konu ettiği faturalardan davacı yanca takibe konu ve talep edilen faturaların tamamının davalı yan kayıtlarında işlenmiş olduğunun raporlandığı ancak davalı şirket kapanış kaydında davacının 30.516,00-TL borçlu olduğunun belirtilerek davacıya olan borç bakiyesinin azaldığının raporlandığı, kasa hesabından kapanış yapılmış olan hesap hareketlerine ait ödeme dekontlarının paylaşılmadığını, davacını söz konusu fatura bedellerinden dolayı alacaklı olduğu hususunda takdirin mahkemede olduğu, davacı ve davalının KDV hariç 54.51,00-TL mal alışı/ satışı beyan etmiş olduklarını, 2020 yılında tarafların mutabık olduklarının raporlandığını, davacı yan kayıtlarına göre davalı 33.435,00-TL davacıya borçlu olduğu, davalı ... hesaplarında davacının 30.995,81-TL alacaklı durumda olduğunu, ek raporda sehven bu rakamın 25.634.-TL olarak yazıldığının görüldüğünü, oysa davalının 25.634,00-TL bakiye borcunu başka bir hesaba virman yapmış, yapılan virmandan sonra dahi davacının 5.361,81-TL alacaklı durumda kaldığını, davacı defterlerinde davalının söz konusu borç için herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, davacı ile olan farka ilişkin davalının da şayet ödeme yaptı ise ödeme dekontları ibraz etmediğini, tarafların açılış bakiyeleri mutabık olmasa da ihtilaf konusu olan 2020 yılının B formunda her iki şirketin de mutabık olduğunu, davacı kayıtlarında davalının alacak bakiyesinin 33.435,00-TL olup; 34.261,64-TL asıl alacak olmak üzere 39.167,51-TL üzerinden takip başlatıldığını, takip talebinde faiz talebinde bulunan davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin belge bulunmadığından takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, tüm bu açıklamalar ışığında davalı hesaplarında nakden yapılmış olan ödeme kayıtları ile davacının alacağının azaltılmış olup; buna ilişkin ödeme dekontu ibraz etmeyen ve defter tasdiklerinin süresinde yapldığına ilişkin belge ibraz edilmediği görülmekte olup; belge ibraz etmeyen davalının iddiasının ispata muhtaç olduğu ve davacının 33.435,00--TL alacaklı olduğunun tespit edildiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Bilirkişiden alınan kök ve ek raporlardaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler mahkememize ait olmakla; bankacılık sektörüne ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere bankacılık sektörüne ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz üzerine tarafların sundukları defterler üzerinde yeniden inceleme yapılmış olup, davalının defter tasdiklerini ve defterlerinde yer alan ödemeye ilişkin ispata yarar dekont ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı görülmüş, bu halde davalının defter kayıtlarının lehine delil olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporuna karşı süresinde beyan ve itiraz sunulmadığı görülmüştür. Takibin dayanağının faturaya dayalı alacak olduğu, faturaların tamamının kağıt fatura olduğu, üzerinde imza benzeri işaretleme bulunduğu ve bir adet faturada ... isminin yazılı olduğu gibi tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı defterlerinde bir kısım virman yapıldığı görülmüşse de davalı tarafından bu ödemeyi ispata elverişli delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, taraflar arasında güncel bakiyenin 33.435,00TL olduğu, faturalar üzerinde temerrüde ilişkin kayıt olmadığı gibi cari hesap nedeniyle borçlunun temerrüdüne ilişkin dosyaya sunulan delilin de bulunmadığı, bu halde takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; Davalının, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının; 33.435,00TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden DEVAMINA, bakiye kısma ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan toplam 33.435,00TL alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 6.687,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 2.283,94-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 473,05-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.810,89-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA, -Davacı tarafından yatırılan 473,05-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 80,70-TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 4.792,00-TL olmak üzere toplam 4.872,70-TL yargılama giderinin; davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.159,53-TL'sinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacının üzerine BIRAKILMASINA, 5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.732,51-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL Arabuluculuk giderinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.663,36-TL'sinin davalıdan, bakiye 456,64-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 9-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2024 Katip ... Hakim ...