İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/856 E. 2023/1048 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/856
Karar No
2023/1048
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/856 Esas KARAR NO :2023/1048 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/12/2022 KARAR TARİHİ:25/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olarak düzenlenen 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine T.C Merkezi Takip Sistemi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibe borçlu - davalı tarafından herhangi bir borcun bulunmadığı gerekçesiyle haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı yana tebligat kanunu hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde davalı cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiş, icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde takibe konu edilen borca, takibe, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası mündericatı, ... Belediye Başkanlığı, imar ve şehircilik müdürlüğü, ... A.Ş. yasal Takip Direktörlüğü, ... Müdürlüğü,...Odası, İstanbul/... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazı içerikleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dosyamız mündericatında aslı yer alan, Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle, 2.627,91 TL asıl alacak ve 394,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 3.022,10 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalı/borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz gereği takibin durduğu görülmüştür. Dava, Elektrik Aboneliği Sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırıldığı ve mahkememizin 17/07/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereği ile; dosyanın re'sen seçilen Elektrik Mühendisi ...'e tevdi ile taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacı yanın davalı yandan icra takip dosyası kapsamında alacak talep edip edemeyeceği noktasında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği ve dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize ibraz olunan 24/11/2023 tarihli raporun incelenmesinde;"Dava konusu 933289 müşteri numaralı tesisatta 93289 numaralı elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan davacı tarafından düzenlenen 20.06.2022 tarih ve ... seri numaralı 2.627,91 TL tutarlı cayma bedeli faturasının bulunduğu, davalının elektrik enerjisi kullanım faturalarını ödememesi üzerine davacı tarafından elektrik abonelik sözleşmesinin feshedildiği ve sözleşme feshi sonrası davacı tarafından cayma bedeli faturasının düzenlendiği, davalının elektrik enerjisi tüketimleri incelendiğinde davalının yıllık elektrik enerjisi tüketiminin 100.000 kWh altında olduğu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği tüketimi düşük serbest tüketici sınıfına girdiği görülmüştür. Her ne kadar davacı ve davalı arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinin Aboneye Özel Sözleşme Koşulları başlığı altında "...sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olmam halinde, kullanımlara ek olarak son 12 (oniki) aylık tüketim miktarım ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden Cayma bedelini CEREAN'a ödeyeceğimi; işbu tarife paketi Kullanım Şartlarının sözleşme şartlarına tabi olduğunu ve Sözleşme'nin eki ve ayrılmaz nitelikte bir parçası olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederim." hükmü bulunsa da Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Ceza koşulu/cayma bedeli başlıklı Mad. 20/1 hükmü gereği ceza koşulu/cayma bedeli ancak ve ancak HAKSIZ NEDENLE YAPILAN SÖZLEŞME FESİHLERİNDE TALEP EDİLEBİLMEKTEDİR. Elektrik enerjisi tüketim miktarı bazlı ceza koşulu/cayma bedeli hesabı ile gecikme faizi hesabı Tablo-2 ve Tablo-3'de bulunmaktadır. Ancak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Ceza koşulu/cayma bedeli başlıklı Mad. 20/1 hükmü gereği ceza koşulu/cayma bedeli ancak ve ancak haksız nedenle yapılan fesihlerde talep edilebilmektedir. Davacı elektrik abonelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden burada herhangi bir ceza koşu/cayma bedeli talebinde bulunamayacağı tarafımca değerlendirilmektedir. Sayın Mahkemenin takdiri takibin devam etmesi yönünden olması durumunda her ne kadar tarafımca tablo-2 ve tablo-3'te takibin devamı 7.022,31 TL üzerinden yapılması gerektiği ifade edilmiş ise de talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda takibin 3.022,10 TL üzerinden devam etmesi gerektiği değerlendirilmektedir." şeklinde tespitler yapılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğu, davacı tarafça İstanbul Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı sayılı icra dosyası üzerinden davacı- alacaklının davalı- borçlu hakkında, fatura alacağına dayalı olarak, 2.627,91 TL asıl alacak ve 394,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 3.022,10 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçlunun süresi içerisinde, takibe, borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği ve takibin durduğu, alacaklı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, Mahkememizce, davacı yanın davalı yandan icra takip dosyası kapsamında alacaklı olup olmadığı, varsa miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, alınan rapor sonucu; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Ceza koşulu /cayma bedeli başlıklı Mad.20/1 hükmü gereği ceza koşulu/ cayma bedeli ancak ve ancak haksız nedenle yapılan fesihlerde talep edilebildiği, davacı elektrik abonelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden herhangi bir ceza koşulu/ cayma bedeli talebinde bulunamayacağının tespit edildiği görülmüştür. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.2. Maddesi uyarınca sözleşmenin tedarikçi davacı tarafından feshedilmesi halinde tüketicinin fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlü tutulduğu, faturanın bu maddeye dayalı olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Elektrik Piyasaları Tüketim Hizmetleri Yönetmeliğinin ikili anlaşmaları düzenleyen 9. Maddesi; "Bu bölümde yer alan ikili anlaşmaya ilişkin usul ve esaslar, tüketimi düşük serbest tüketicilerle tedarikçiler arasında yapılan ikili anlaşmaları kapsar." hükmü ile devamında yer alan 20. Maddesi; " (1) Belirli süreli ikili anlaşmada tedarikçi ya da tüketimi düşük serbest tüketici aleyhine ceza koşulu ancak haksız fesih işlemleri için kararlaştırılabilir. Haksız fesih, haklı bir sebebe dayanmaksızın yapılan fesihtir. (2) 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat kapsamındaki tüketiciler hariç tüketimi düşük serbest tüketicinin ödeyeceği cayma bedeli ve/veya ceza koşulu cayma tarihi ya da fesih tarihi öncesi tüketicinin son 12 aylık tüketim toplamı ile cayma tarihinde ya da fesih tarihinde uygulanan fiyat esas alınarak hesaplanan toplam tutarın % 10’unu geçemez. (3) Tedarikçi tarafından anlaşmanın haksız feshedilmesi durumunda tedarikçi tüketimi düşük serbest tüketiciye ikinci fıkra kapsamında belirlenen tutarda ceza koşulu öder." şeklinde düzenlenmekle taraflar arasında yapılan sözleşmelerin mevzuata aykırı hükümler içermemesi gerektiği açıktır. Bu halde; her ne kadar davacı tarafından tarafların tacir olduğu ve sözleşme serbestisi içerisinde olduklarına dayanılmış ise de mevzuata aykırı sözleşme hükümlerinin geçerli sayılmasının mümkün olmaması ve geçerli kabul edilemeyeceği, ayrıca aynı Yönetmeliğin 19. Maddesi uyarınca sözleşme ile davalı borçludan alınan güvence bedelinin varlığı ve şartları oluşması halinde bu bedelden fesih nedeniyle oluşacak zararı tazmin edilebileceği gerçeği karşında, davacının, faturaların zamanında ödenmemesi nedenine dayalı haklı fesih iradesinin, sözleşmenin 20. maddesinde belirtilen koşul karşısında davacı tarafından sağlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine arar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-6100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda HMK'nun 341/2. Maddesi uyarınca; miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.25.12.2023 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/856, K. 2023/1048, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-856-e-2023-1048-k-4dace5aea68e