İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/600 E. 2024/830 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/600
Karar No
2024/830
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2014/600 KARAR NO:2024/830 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:18/09/2014 KARAR TARİHİ:21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında 28/06/2010 tarihli ve taşeron sözleşmesi başlıklı ve Amerikan Ordusu'na ait ve Afganistan'ın Shank ve Sharana bölgelerinde inşa edilecek akaryakıt depolama ve dağıtım tesislerin imalat ve montajı edimlerinin yapılmasına ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme çerçevesinde Türkiye'de müvekkili şirket tarafından mühendislik ve müşavirlik hizmetleri de verilmek suretiyle imalatları yaptırılan malzemelerin Afganistan'a taşınması gerektiğinden, bu amaçla müvekkili şirketin sahibi ...'nın kardeşi ...'ya ait dava dışı ... ... Limited Şirketi tarafından, taşıma işinin davalı şirkete verildiğini ve davalı şirketin davaya konu proje ekipmanlarının Afganistan'a taşınması işini üstlendiğini, bu süreçte 12/10/2010 tarihli elektronik posta ile davalı şirketin yönlendirmesi ile konteynerlerin taşınması işinin, ...-... alt nakliye ilişkisi içinde ve demir yolu ile fiilen başladığını, 18/10/2010 tarihleri arasında gönderilen ilk parti sevkıyata dahil 7 adet konteynerin, Ankara-Van-İran-Pakistan-Afganistan parkurlarını takip eden güzergahta taşımanın durduğunu ve ilk parti sevkıyat bu 7 konteynerin Pakistan parkuruna gelindiğinde geçiş yapamadığını, teslim adresi Afganistan'a 9 ay gecikme ile vasıl olabildiğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğu ana müteahhit ... ve alıcı Amerikan Ordusu'na karşı üstlenmiş olduğu sorumluluk ve proje süresinin daralmaya başlaması, sözleşmenin 12. maddesi ile de açıkça belirlendiği üzere 13/04/2011 tarihinde proje süresinin dolacak olması ve sözleşmenin 25. maddesi ile gecikme için beher gün 2.837,00-USD cezai şart da öngörüldüğünden, müvekkili şirket tarafından özel gayret sarf edildiğini ve fakat buna mukabil davalı şirketin asli yükümlü olmasına ve ağır kusuruna karşın, bu aksaklıklara kayıtsız kaldığını, 7 konteynerin Pakistan'dan 9 ay gecikme ile geçebilmesinin yanı sıra, 21/12/2010 tarihinde sevk edilen 2 konteynerin ise Pakistan'dan hiç geçemediğini ve halen Pakistan'da olduğunu, gerek alıcı/işveren Amerikan Ordusu ve gerekse ana müteahhit ... karşısında müvekkili şirketin sorumluluğu ve imalattan montaja, Afganistan'da kurulacak olan tesisin belirlenen tarihte hazır etmesi gereği ve ayrıca cezai şart da olması nedeniyle toplamda 9 konteyner muhteviyatı malzemenin büyük bir bölümünün, proje süresine yetiştirilmeme riskine karşı zarureten tekrar imal ettirilmek zorunda kalındığını, yeni yapılan imalatların Türkiye-İran-Türkmenistan-Afganistan güzergahı ile kara yolu ile şantiyeye/Afganistan'a, proje sahasına ... Nakliyat marifeti ile sorunsuz teslim edildiğini, buna göre yeniden imal edilen ve kara yolu ile tekrar sevk edilmek zorunda kalınan ikinci üretim ve nakliye masrafları toplamının 341.852,00-TL yeniden imalat bedeli ve 83.100,00-USD navlun ücreti olduğunu, kara yolu ile gönderilen ilave üretim sevkıyatlarının yanı sıra, işin aciliyetine ve talebe binaen 5 ayrı uçak kargo sevkıyatı yeniden yapılan malzemelerle ilgili imalat ve navlun masraflarının ise toplam 79.231,00-TL olduğunu, Amerikan Ordusu'na ait malzemelere, Afganistan'a girerken vergi muafiyeti uygulanmakta ve vergiden muaf tutulmakta olduğunu, somut olayda ise bekleme/gecikme sürecinde 2 defa vergi muafiyeti alındığını, ancak muafiyet süreleri dolmuş olduğundan 9 ay gecikme ile geçen 7 konteyner için Afgan Hükümeti'ne yaklaşık 4.034.541,00-AFN(yaklaşık 90.000,00-USD) ödenmek zorunda kalındığını, söz konusu zarar tutarlarının, ana müteahhit ... tarafından müvekkili şirketin hak edişinden mahsup edildiğini, bu hususa ilişkin uzman bilirkişilerden, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak olan yerinde inceleme mukabilinde rapor temin edilerek ispat edilebileceğini, tüm bu nedenlerle davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 671.281,00-TL ve 125.400,00-USD bedel üzerinden devamına, takip konusu alacaklarına, takip taleplerinde talep edildiği şekilde TL alacak için avans faizi, USD alacak için 2095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiz oranının uygulanmasını, takip konusu alacakları olan 1.038.194,90-TL'nin tahsili amacıyla takibin sürdürülmesine ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça da belirtildiği üzere dava konusu taşıma işleri ile ilgili olarak müvekkili şirketin, dava konusu taşıma işleri ile ilgili dava dışı ... ... Limited Şirketi ile anlaşma yaptığını ve davacı tarafla bu hususta akdedilmiş herhangi bir sözleşmesinin bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle de pasif husumet ehliyetinin ... ... Limited Şirketine ait olduğunu, müvekkili şirketin, söz konusu taşımaların fiili taşıyanı da olmadığını, müvekkili şirket tarafından ... ... Limited Şirketi'ne gönderilen 06/08/2010 tarihli e-mail ile fiili taşımanın ... Limited Şirketi tarafından gerçekleştirileceğinin bildirildiğini ve ... ... Limited Şirketi'nin de bu hususu kabul ederek taşıma işinin devrini gerçekleştirdiğini, bununla birlikte fiili taşımayı gerçekleştiren nakliye firmasının ise ... Uluslararası Taşımacılık ve Turizm Ticaret Limited Şirketi olduğunu ve bu durumun davacı tarafından da bilinmekte olduğunu, davanın müvekkili şirkete karşı açılabileceği kabul edilse dahi, bu durumda da davacının ancak ... ... Limited Şirketi olabileceğinin görülmekte olduğunu, ... ... Limited Şirketi'nin taşıma işlerinin üstlenildiği tarih itibariyle herhangi bir şekilde davacı şirketin acente, broker vb. sıfatla temsilcisi şeklinde hareket etmediği, taşıma işini davalı müvekkili şirkete tevdi ederken kendi nam ve hesabına hareket ettiğinin de açık olduğunu, davacı tarafça her ne kadar davacı şirketin kardeşinin şirketi tarafından taşıma işinin müvekkili şirkete verildiğinden hareketle, bu tip bir temsil ilişkisinin varlığını ortaya koymaya çalışmakta ise de bu durumun, taşıma işinin üstlenilmesinden aylar sonra müvekkili şirket tarafından öğrenildiğini, davacı şirketin sahibinin kardeşinin bir anlaşma yapmış olmasının, doğrudan o anlaşmanın hak ve borçlarının davacı şirket üzerine doğması sonucunu hukuken doğurmayacağını, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken uluslararası mevzuatın, davacı tarafın iddia ettiği gibi COTIF B Eki olmadığını; davacı tarafın iddialarının aksine CMR ve ilgili protokoller olduğunu, CMR'nin zamanaşımına ilişkin 32. maddesinde taşımalardan doğacak davaların zamanaşımı süresinin bir yıl olarak düzenlendiğini ve bu sürenin başlangıç tarihinin, gecikmeler için teslim tarihi; tam kayıplarda yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. günde; diğer durumlarda ise taşıma mukavelesinin akdedilmesinden sonraki üç aylık dönemin sonu olarak düzenlendiğini, teslimi gerçekleşen 7 konteynerin teslim tarihi 21/07/2011 iken, müvekkili aleyhine icra takibinin 28/12/2012 tarihinde başlatıldığını, teslimi gerçekleşmeyen 2 konteyner için de yine taşıma sözleşmesinin 10/12/2010'da gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, teslimi gerçekleşmeyen konteynerlere ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğramış bulunmakta olduğunu, davacının iddiası kabul edilerek COTIF B Eki'nin uygulanacağı düşünülse dahi, ilgili kuralların 48 maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin, bilinçli bir şekilde davacı aleyhine zarar oluşturan bir eylemde bulunulmadığı sürece 1 yıl olduğunu, teslimatı gerçekleştirildikten sonra gerçekleştirilen sevkıyatın, teslim edilen eşyalarının davacı tarafın tabiriyle atıl kılmayacağının açık olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketin eşyaları taşımayı geciktirmesi üzerine yeniden imal ettirilerek şantiye alanlarına sevk ettiği iddiasının soyut ve daha ötesi gerçekten uzak nitelikte olduğunu, müvekkilinin sorumlu olduğu iddia olunan taşımalara konu eşyalar ile sair nakliye firmaları üzerinden gerçekleştirilen ve davacının zararı olarak ileri sürülen taşımalardaki eşyaların aynı olmadığının ortada olduğunu, ne taşıma konusu açısından; ne taşınan yük adeti; ne taşınan yükün ağırlı ve ne de taşınan eşyanın maddi değeri bakımından söz konusu taşımaların birbiriyle eşleşmemekte olduğunu, ayrıca davacı şirketin ... İç Ve Dış Ticaret İthalat İhracat Lojistik Uluslararası Taşımacılık Ve Danışmanlık Limited Şirketi vasıtasıyla ilk taşımayı 21/09/2010 tarihinde; yani müvekkili şirket ile taşıma anlaşmasının yapılmasından önce gerçekleştirdiğini, yine davalı müvekkili şirkete taşıma işi verildiği anda eş zamanlı olarak 31/10/2010 tarihinde adı geçen nakliye firmasına taşıma işi yaptırıldığının görülmekte olduğunu, yine aynı şekilde yeniden imalat yaptırıldığı ileri sürülen ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi tarafından da aynı tarihlerde devamlı surette davacı şirket adına mal imal ettiği göz önüne alındığında, ortada yeniden üretilen bir ürün olmadığı ve gecikme sebebiyle davacının uğradığı bir zararın da oluşmadığının anlaşılacağını, dava olunan 79.731,00-TL'lik kaleme ilişkin arz olunan tüm delillerin tahrifata açık nitelikte olduğunu, yeniden kara taşımasına konu edildiği ve buna binaen yeniden üretildiği iddia olunan yüklere ilişkin üretim fatura suretlerinin de aynı şekilde okunmaz nitelikte olduğunu, ayrıca gerek üretim ve gerekse nakliye masraflarının müvekkiline yükleneceğine dair tek bir ihtarın bulunmadığını, ... ... Limited Şirketi'nin müvekkili şirkete göndermiş olduğu 23/02/2011 tarihli ihtarnamede dahi yeniden eşya üretiminden söz edilmediğini, kendilerinin uğramış olduğu afaki bir zarardan bahsederek, bu zararın neden kaynaklandığını dahi belirtmeksizin zararın büyümemesi adına taşıması üstlenilen eşyaların tesliminin bir an önce sağlanmasının talep edildiğini, taşıma türü ve taşıma rotasının bizzat davacı tarafından belirlendiğini, davaya konu edilen teslimatta iddia olunan gecikmenin vuku bulmasında kusurlu olan tarafın da davacı ve yük alıcısı olduğunu, davacı tarafın atıfta bulunduğu e-mail yazışmalarını makaslayarak, müvekkili tarafından dava konusu taşımalara ilişkin yalnızca tek bir taşıma alternatifi sunduğu ve bu alternatife davacıyı zorladığı şeklinde bir imaj çizmeye çalışmakta olduğunu, ayrıca davacı tarafın, alt taşıyan ... Uluslararası Taşımacılık ve Turizm Ticaret Limited Şirketi ile doğrudan temasa geçerek, müvekkili şirketi sözü geçen taşımalara ve bu taşımalara ilişkin sorunların çözümünde pasifize ettiğini, bu hususun müvekkili tarafından, ancak bu davanın açılması ile birlikte görüldüğünü, davacı tarafın vergiden muaf olmasına rağmen bir vergi ödemesi yapmış olduğunu ispatlaması gerektiğini, bu ödeme vaki olsa dahi ortaya çıkmasında kusurlu olan tarafın davacı ve yük alıcısı olduğunu, teslimi gerçekleşmeyen 2 konteynerin süresinde teslim edilememesinin, müvekkili şirketin önleyemeyeceği bir durum nedeniyle gerçekleştiğini, teslim engeli ortadan kalktığı tarihten itibaren ise zararı büyütmek adına davacı tarafın kasıtlı olarak teslimden imtina ettiğini, müvekkili şirketin bir an için zararların tazmininden sorumlu olduğu kabul edilse dahi, bu sorumluluğun yasal olarak sınırlandırıldığını, davacının iddia ettiği gibi ortada likit bir alacağın bulunmadığını ve bu sebeple icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen ve Amerikan Ordusu'na ait Afganistan'daki akaryakıt depolama ve dağıtım tesislerinin imalat ve montajı edimlerine ilişkin taşeron sözleşmesine istinaden, davalı şirkete verilen taşıma işinin eksik ve gecikmeli yapıldığı iddiası ile uğranıldığı öne sürülen zararların tahsili amacıyla, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Eldeki dava dosyası öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edilmiş ve yargılamaya tekli hakim tarafından başlanmış olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin sonra ermesi neticesinde dosyanın, mahkememizin 2014/600 esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur. Mahkememizce davacı taraf ile ... arasında akdedilen 28/06/2010 tarihli taşeron sözleşmesi ile ekleri, navlun faturalar, konşimentolar, e-mail yazışmaları, taşıma teklifleri, 23/02/2011, 20/07/2011, 08/08/2011, 08/08/2011 ve 26/03/2013 tarihli ihtarnameler, ticaret sicili kayıtları, akaryakıt depolama ve dağıtım istasyonu ile nakliyeye ilişkin görseller, hesap hareketleri, şirketler arası yazışmalar, cari hareket raporları, ticari defter ve kayıtlar, konteyner teslim tutanakları ve CMR senetleri, CIM taşıma senetleri, ...'nün 19/07/2011 tarihli yazısı ve vergi ödemesine dair yazı, makbuzlar, gümrük ve nakliye evrakları, malzeme listeleri, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, uzman görüşü raporları vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir, lojistik uzmanı ve taşıma sözleşmeleri alanında uzman ticaret hukuku öğretim üyesinden oluşan heyetten rapor, ticaret hukuku öğretim üyesi bilirkişi değiştirilerek ek rapor, heyette yer alan mali müşavirden ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketinin Ankara'da bulunan ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle 2. ek rapor, bilirkişi heyetine metalurji ve malzeme mühendisi dahil edilmek suretiyle rapor; mali müşavir, ulaştırma ve lojistik öğretim üyesi ve taşımacılık uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor; mali müşavir, gümrük mevzuatı uzmanı, lojistik uzmanı, makine mühendisi ve borçlar hukuku öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor; iktisat-ekonometri uzmanı-YMM, lojistik uzmanı, gümrük mevzuatı uzmanı, makine mühendisi ve özel hukuk uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor; mali müşavir, metalurji ve malzeme mühendisi, taşıma ve lojistik uzmanlığı akademisyeni, gümrük, dış ticaret ve lojistik uzmanı ve öğretim üyesi, makine mühendisliği öğretim üyesi ve borçlar hukuku uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor temin edilmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı/davacı şirket tarafından 28/12/2012 tarihinde borçlu/davalı şirket aleyhine ilave üretim bedelleri, nakliye ücretleri ve vergilere dayalı 671.281,00-TL ve 204.500,00-USD olarak harca esas değer olan 1.038.194,90-TL alacağın; TL alacak için avans faizi, USD alacak için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faizi, icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerin BK'nın 100. maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa 02/01/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 09/01/2013 tarihinde takipte belirtilen şekilde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı tarafça, davacı şirket ile dava dışı ... arasında 28/06/2010 tarihli ve taşeron sözleşmesi başlıklı ve Amerikan Ordusu'na ait ve Afganistan'ın Shank ve Sharana bölgelerinde inşa edilecek akaryakıt depolama ve dağıtım tesislerin imalat ve montajı edimlerinin yapılmasına ilişkin bir sözleşme düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında üretilen malların Afganistan'a taşıması işinin davalı şirket tarafından üstlenildiği, davacı şirket tarafından gönderilen 7 konteyner dolusu malın 9 ay gecikmeli olarak teslim edildiği, 2 adet konteynerin hiç teslim edilemediği, geç teslim edilen ve hiç teslim edilemeyen malların davacı şirket tarafından yeniden üretilerek farklı şirketlere taşıttırıldığı, bu anlamda taşımaya konu malların ikinci kez üretilmesi nedeniyle ilave üretim bedeli ödendiği, taşımaya konu malların ikinci kez üretilmesi sonrası uçak ve karayolu nakliye ücreti ödendiği, yine malların vergiden muaf olmasına rağmen gecikme nedeniyle Afganistan'a vergi ödemesi yapıldığı belirtilerek, malların ikinci kez üretilmesi, ikinci kez taşınması ve vergi ödemesi yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça öncelikle, davalı şirket ile dava dışı ... ... Limited Şirketi arasında taşıma sözleşmesi kurulduğu, bu nedenle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, pasif husumet ehliyetinin ... ... Limited Şirketi'ne ait olduğu ileri sürülmüştür. Davalı taraf, dava dışı ... ... Limited Şirketi ile aralarında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunu ve dava konusu malları taşımayı üstlendiğini kabul etmektedir. Dosya kapsamında toplanan delillerden, ... firmasının taşıma işleri komisyoncusu(Freight Forwarder) olarak sürecin içinde yer aldığı, fiili taşıyıcının ise ... ve ... firmaları olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 879. maddesi gereğince taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu bulunmaktadır. Davalı şirketin fiili taşıyıcı olmaması onun sorumluluktan kurtulabileceği anlamına gelmemektedir. Bu anlamda, davalı şirketin eldeki davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmış, davalı tarafın, pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı iddialarına itibar edilmemiştir. Davalı taraf, davacı tarafın, eldeki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmektedir. Dosya kapsamında, tarafların da kabulünde olduğu gibi ne davacı ile davalı şirket arasında, ne de dava dışı ... ... Limited Şirketi ile davalı şirket arasında yazılı olarak düzenlenmiş bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alındığında, taşıma sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiğini düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Yani taşıma sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilecektir. Davacı taraf, dava dışı ... şirketinin sadece kendisine taşıyıcı bulduğunu, taşıma ilişkisinin davalı ile kendisi arasında kurulduğunu, taşıma sözleşmesi nezdinde kendisinin taşıtan, davalının taşıyan olduğunu belirtmektedir. Davalı ise, taşıma sözleşmesini dava dışı ... şirketi ile akdettiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını belirtmektedir. Yine davacı, dava dışı ...'nın, davalıya dava konusu işi verirken temsilci olarak hareket ettiğini, bu durumun davalı tarafından da bilindiğini ileri sürmektedir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ve delil olarak kabulü gereken 07/12/2010 ve 08/12/2010 tarihli emaillere bakıldığında, 08/12/2010 tarihli emalde gönderinin davalı firma yetkililerinden ... olduğu, iletinin ... yetkilisi ...'ya gönderildiği, gönderinin konusunun davacı ... firmasının sevkiyatı hakkında olduğu anlaşılmaktadır. 07/12/2010 tarihli emailde, gönderinin ana yüklenici ... firması çalışanı ..., alıcının ... yetkilisi ... olduğu, konunun davacı ... firmasının sevkiyatı hakkında olduğu anlaşılmaktadır. Yine sonraki süreçte, davalı firma yetkilisi ... ile davacı firma yetkilisi ... arasında yapılan email yazışmalarında da, davalı firma yetkilisinin davacı ... firmasından, konteynerlerin alınması hususunda yazışmalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki tüm delil ve yazışmalardan, davalı firmanın, dava konusu malların taşıtanının ... değil, davacı ... firması olduğunu bildiği, ... firmasının temsilci olarak hareket ettiği, bu anlamda davacının uğramış olduğu zararı talep etme hakkı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davalı tarafın, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafça, talebin zamanaşımına uğramış olduğu ileri sürülmüştür. Dosya kasamındaki beyan ve bilgilerden, taşıma türünün, demir yolu ve kara yolu taşımasının birlikte kullanılması şeklinde kombine(multimodal) taşımacılık olduğu, taşımanın demir yolu taşımasından kara yolu taşımasına geçilemediği anlaşılmaktadır. Bu tür taşıma sözleşmelerine ilişkin uluslararası alanda geçerli kurallar içeren bir konvansiyonun henüz yürürlükte olmadığı ve MÖHUK 29/11 gereği yetkili ulusal hukuk olarak Türk Ticaret Kanunu'nun 902 vd. hükümleri uygulama alanı bulacağı açıktır. Bu nedenle, kara yolu taşımasının başlayamamış olmasından dolayı, uluslararası demiryolu taşımasına ilişkin kuralların (COTIF-CIM) eldeki uyuşmazlıkta uygulanması gerekmektedir. COTIF-CIM hükümlerinde, 48. maddede taşıyıcının sorumluluklarına ilişkin zamanaşımı düzenlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu maddeye göre, taşıma sözleşmesinden doğan davalar (1) yılda zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak, böyle bir zararı teşvik etmek niyetiyle, gerekse sonucunu düşünmeden ve bu tür bir zararın muhtemelen doğabileceği bilinci ile yapılan bir eylem veya ihmalden doğan zarar nedeniyle davalarda zamanaşımı (2) yıldır. Yani, taşıyıcının kasti veya pervasızca hareketi sonucunda oluşan zararların veya kayıpların istenmesinde zamanaşımı (2) yıl olacaktır. Taşıyıcı için zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması tam kayıp halinde, kararlaştırılan teslim tarihinin üzerinden 30 günlük sürenin geçmesinden sonra başlayacaktır. Kısmen kayıp, hasar veya geç teslim için zamanaşımı süresi ise, teslimin yapıldığı tarihten itibaren başlayacaktır. Uzun süre Pakistan sınırında bekleyen ve dosya kapsamından 18/07/2011 ve 22/07/2011 tarihinde teslim edilen 7 adet konteyner için bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği açıktır. Ancak, dosya kapsamı ile davalının eylemlerinin kasti ve pervasızca hareket söz konusu olduğu anlaşıldığından, icra takip tarihi 28/12/2012 itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamış bulunmaktadır. 2 adet konteyner ise hiç teslim edilmemiştir. COTIF 29/1. maddesi gereğince, tam kayıp halinde kararlaştırılan teslim tarihinin üzerinden 30 günlük sürenin geçmesiyle zamanaşımı işlemeye başlayacaktır. Taraflar arasında teslim için kararlaştırılmış bir süre yok ise, süre kayıp bildirimi tarihiden itibaren başlayacaktır. Dosya kapsamında, taraflar arasında kayıp bildirimine ilişkin bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, icra takip tarihi itibariyle, henüz işlemeye başlamış bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Bu hususlar dikkate alınarak, davalı tarafın zamanaşımı def'inin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Eldeki dava ile, davacı tarafça, geç teslim edilen ve hiç teslim edilemeyen malların davacı şirket tarafından yeniden üretilerek farklı şirketlere taşıttırıldığı, bu anlamda taşımaya konu malların ikinci kez üretilmesi nedeniyle ilave üretim bedeli ödendiği, taşımaya konu malların ikinci kez üretilmesi sonrası uçak ve karayolu nakliye ücreti ödendiği, yine malların vergiden muaf olmasına rağmen gecikme nedeniyle Afganistan'a vergi ödemesi yapıldığı belirtilerek, malların ikinci kez üretilmesi, ikinci kez taşınması ve vergi ödemesi yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmektedir. Bu durumda, dava konusu malların, daha önce gönderilen ancak geç teslim edilen veya hiç teslim edilmeyen malların yerine üretildiği ve taşıtıldığı hususların davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında, daha önce temin edilen raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmesi suretiyle son olarak temin edilen 15/08/2014 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespitler de dikkate alındığında, dava konusu olayda 7 konteynerin teslim edildiği, 2 konteynerin teslim edilmediğinin görülmekte olduğu, 10. yükleme ve sonrası yapılan yüklemelerin, geç giden veya teslim edilmeyen konteynerlerin yerine yeniden imal ettirilip gönderilen malzemelere ait yüklemeler oldukları, gümrük beyannamesi ile ekli belgeler arasındaki mal tanımı bilgilerinin uyumsuzluk göstermekte olduğu, beyanname, konşimento ve ihracat faturalarında belirtilen mal bilgilerinin uyumsuz olmasının ayniyat tespiti yapmayı zorlaştırmakta olduğu, 8. ve 9. sevkıyatlara ait 17/12/2010 tarihli beyanname muhteviyatı eşyalar incelendiğinde, 8. ve 9. sevkiyata denk gelen malzemelerin 10.-15. sevkiyatlar arasında yer almadığının görülmekte olduğu, 8. sevkiyata ait ... gtip nolu 1609 adet bağlantı parçaları, ... gtip nolu 1017 adet flanş malzemesi, ... gtip nolu 6 adet tank içi merdivenin daha sonra yapılan sevkıyatlarda yer almadığı, 9. sevkıyata ait ... ... gtip nolu 1017 adet flanş malzemesi, ... gtip nolu 1609 adet bağlantı parçaları, ... gtip nolu 6 adet tank içi seviye boru imalatları, ... gtip nolu 6 adet tank içi merdiven, ... gtip nolu 298 kap 30’luk çatı merdivenin daha sonra yapılan sevkıyatlarda yer almadığı, 10 numaralı yükleme kapsamında beyannamenin 2. kaleminde bulunan eşyaların, daha önce çıkışı yapılan 9 konteynere ait gümrük çıkış beyannamesinde ismi geçen ... Mak. İnş. Teks. Tic. Ltd. Şti. firması tarafından imalatı yapılmış eşyalar olarak tespit edildiği, ilgili eşyalara ait özel bir ayniyat tespiti gümrük beyannamesi ve ekli belgelerinden yapılamadığından, bir önceki sevkıyat kapsamında yapılan sevkıyat olduğunun tespit edilemediği, bir önceki sevkıyatla benzerlik gösteren bir ayniyat tespiti gümrük beyannamelerinde anlaşılamadığından tespit yapılamadığı, nihayetinde ilk dokuz sevkıyat ile daha sonra yapılan altı sevkiyat arasında beyanname, fatura vb. belgeler incelenerek yapılan genel değerlendirmede, eşyaların bazıları tanım olarak benzemekle beraber, birbirlerinin ikamesi ürünler olup olmadıklarının tespit edilemediği, dosya kapsamında teslimi yapılamamış mallara ait bir listenin olmamasından dolayı belirtilen malzemelerin birbirinin ikamesi olduğuna dair bir tespit yapılamadığı, imalatın tamamlanması için gerekli malzemeler olduğuna dair gümrük beyannamesi ve ekli belgelerinde bir bilgiye rastlanılmadığı, dosya kapsamında bekletilen malların mahrecine iade edildiğine dair bir belgeye de rastlanılmadığı, üretim sürecinin tabiatı gereği teslim alınamayan mallar yerine yenilerinin en kısa sürede talep edilerek üretim süreci devam ettirilmesi gerekirken, 9 ay gibi uzun bir süre beklenilmesinin eksik iki konteyner muhteviyatı malzeme yerine yeni malzemelerin ikame edilmediğini göstermekte olduğu, gümrük tarife istatistik pozisyonu kapsamında 10. ve 15. sevkıyattaki malzemelerin 8. ve 9. sevkıyattaki malzemelerle bir benzerlikler göstermediği, dosya kapsamında yapılan incelemede ekler klasörlerinde bulunan “21 Aralıkta yola çıkıp Pakistan'da kalan ve Afganistan'a hiç ulaşmayan 2 araç 8 konteyner) “ etiketli sarı dosyada teslim edilmeyip, Pakistan'da kaldığı iddia edilen ... numaralı koyteyner içerikleri ile yerine gönderildiği iddia edilen, yine aynı klasörde mevcut “2. kez imal ettirilip kara yolu ile sevk edilen imalatlar” etiketli mavi dosya ... plakalı araçlar ile sevk edilen malzeme içerikleri koli listeleri ve sevk faturaları karşılaştırılarak mukayese edildiği, ancak herhangi bir benzerlik bulunamadığı, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinde birbirleriyle ilgili bir kayıt olmadığı, tarafların birbirlerine navlun nakliye faturaları kesmedikleri, bu nedenle aralarında cari hesap oluşmadığı, BA-BS formu ve KDV beyannameleri düzenlemedikleri, davacının, dava dışı Formasa şirketi ile de herhangi bir cari hesap ilişkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Yine sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında, dava konusu olay öncesi ve sonrasında da, davalı dışında farklı firmalar aracılığıyla belirtilen bölgeye bir çok sevkiyat yapıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, sonradan gönderildiği belirtilen malların, zaten işin gereği gönderilmesi gereken mallar mı, yoksa önceden gönderilen 9 konteynerde bulunan ve geç teslim edildiği veya teslim edilemediği için üretilen malları olduğu belirli değildir. Konteynerlerin bekleme tarihleri gözönüne alındığında, 7 ay bekledikten sonra teslime yakın ve sonrası tarihlerde yüklemelerin yapılmış olması dikkate alındığında, bu kadar uzun süre bekleyip sonrasında giden 7 konteynerin teslimine yakın zamanlarda yeni malların gönderilmesi de hayatın olağan akışına aykırı bulunmaktadır. Yine, dosya kapsamında, davacı tarafça, malların teslim edilemediği dönemde davalıya bu durumu bildiren, teslim edilmeyen malların yerine yenisinin üretilip gönderileceğini, bu nedenle oluşacak zarardan davalının sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir ihtar veya ihbar bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak, dava konusu malların, geç teslim edilen veya hiç teslim edilmeyen malların yerine üretildiği ve tekrar taşıttırıldığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafın, talep ettiği zarar kalemlerinden birisi de, eşyaların geç tesliminden kaynaklı Afganistan devletine ödenen vergilerdir. Türkiye’de ve birçok ülkede NATO ve askeri amaçlı eşyaların ithali özel izin belgeleri ile yapılmaktadır. Amerikan ordusuna veya NATO‘ya ait tüm ihracat ve ithalatlar ve transit işlemler hükümetler tarafından verilen özel izin veya muafiyet belgeleri kapsamında yapılır. Mevcut dosyada da aynı şekilde tüm transit geçişler özel izin belgeleri kapsamında yapılmıştır ve dosyaya göre bu izin belgeleri alıcı tarafından temin edilecektir. Geçiş ülkelerinde izin belgelerinin temin edilmemesinden veya yanlış geçiş noktası verilmesinden kaynaklı oluşan masraf ve gecikmeler alıcıya ait bulunmaktadır. Afganistan gümrük müdürlüğünde gecikmeden kaynaklı çok fazla muafiyet belgesi alındığı ve sonrasında da muafiyet belgesi alınamadığı için ödendiği bahsedilen vergi ödemesi (90000 usd) ile ilgili olarak; eşyalar Amerikan ordusuna ait olduğu için (tüm evraklarda bu alıcı olarak belirtilmiştir) muafiyet belgesinin neden alınamadığı anlaşılamamıştır. Burada belgenin alınamamasını eşyaya birden fazla defa muafiyet belgesi verildiği noktasına bağlamak uygun değildir. Sistem olarak elinizdeki muafiyet belgesinin süresi bitti ise elinizdeki süresi geçen belge ilgili kuruma iade edilip yeni belge alınır. Sonuç itibari ile eşyalar Amerikan ordusuna ait eşyalardır. Dosya incelendiğinde geciken eşyalara muafiyet alınamadığı, ancak sonrasında ve o dönemde gönderilen tüm eşyaların muafiyet kapsamında işlem gördüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan ve vergi ödemesine ilişkin olduğu belirtilen belge, bir çek belgesi ve tahsilat makbuzu şeklindedir. Vergi olarak yapılan ödemelerin vergi makbuzu şeklinde olması gerekmektedir. Ancak dosyada tercümesi yapılmış bu şekilde bir vergi makbuzu sunulmuş değildir. Ödenmişse, bu verginin daha sonra muafiyete bağlanıp geri alınması durumunun olup olmadığı bilinmemektedir. Bu nedenle, davacı tarafça, Afganistan devletine vergi ödendiğinin, ödenmişse bu verginin davalı tarafın kusuru nedeniyle ödenmiş olduğu hususunun ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak, davacı tarafça açılan davanın ispat edilemediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça, cevap dilekçesi ile, davanın reddi durumunda kötü niyet tazminatı talep edilmemiş, davalı vekili son duruşmadaki beyanı ile kötü niyet tazminatı talep etmişse de, davacı tarafın icra takibini kötü niyetli olarak başlattığına ilişkin dosyada bir delil bulunmadığından, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 12.032,05-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 11.604,45‬-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/4. maddesi gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 2.407,00-TL bilirkişi ücreti ve 193,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.600,00-TL yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/600, K. 2024/830, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-600-e-2024-830-k-bdf9fa48bc47