İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/809 E. 2024/712 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/809
Karar No
2024/712
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/809 Esas KARAR NO:2024/712 DAVA TARİHİ:14/12/2021 KARAR TARİHİ:27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olan ve davalı şirketin işleteni olduğu ... plakalı aracın, 01.01.2018 tarihinde ... İli Merkez ilçesinde sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu virajı alamayarak dereye düşmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, kaza sonrası tutulmuş olan 01.01.2018 tarihli kaza tespit tutanağında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in KTK.'nun 52/1-a maddesine göre kusurlu olduğunu ve ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2,31 promil alkollü olduğunun tespit edilmiş olduğunu, söz konusu kaza neticesinde zarar gören yaralı ... için, davalı sigortalı ile müvekkil sigorta şirketi arasındaki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi teminatı kapsamında, 18.09.2020 tarihinde 30.444,13 TL tutarında tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B/4-c maddesine istinaden; "aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" sebebiyle sigortacının, ödemiş olduğu tazminat dolayısıyla sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, dava konusu trafik kazasında davalı tarafın işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle hak sahibi 3. kişiye ödenmiş olan tazminat bakımından, poliçe tarafı davalı sigortalıya karşı rücu hakkı doğmuş olduğunu, ödenen tazminatın anılan halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan rücuen tahsili amacıyla, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve fakat borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş, borçlunun borca itirazı üzerine arabuluculuk süreci gerçekleştirilmiş ve anlaşamama tutanağının tutulmuş olduğunu, söz konusu itirazın iptal edilerek takibe devam edilebilmesi için huzurdaki itirazın iptali davasının açılması gerekmiş olduğunu iddia etmiş ve sonuç olarak; kusur ve tazminat tutarına dair fazlaya ilişkin tüm talep haklarının saklı kalması kaydıyla, icra dosyasına davalı tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı araç her ne kadar müvekkili adına kayıtlı olsa da müvekkili şirketin araç kiralama faaliyetiyle iştigal ettiğini ve araç kiralama faaliyetiyle iştigal eden müvekkil şirket tarafından uzun süreli olarak kiralanmış olup dava konusu kaza bakımından araç işleteninin müvekkil şirket olmadığını, ... plakalı aracın dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde uzun dönem için kirada bulunduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın gerçekleştiği tarihte araç işleteninin ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bu nedenle araç işleteni olmayan müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dilekçe ekinde sunulmuş olan sözleşmeler ve devir protokolleri çerçevesinde; ... ... A.Ş.nin 11.06.2013 tarihinde ... ... ile uzun dönem araç kiralama sözleşmesi akdetmiş olduğunu, ... plakalı araç müvekkil ... Ticaret A.Ş. adına kayıtlı olmak ile birlikte; kazanın gerçekleştiği 01.01.2018 tarihini de kapsar şekilde müvekkil şirket tarafından, öncelikle 11.06.2013 tarihinde ... ... a uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış olduğunu, işbu uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin 01.07.2015 tarihinde ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne tüm hak ve alacaklarıyla beraber devredilmiş olduğunu, tüm hak ve alacaklarıyla beraber devredilen işbu araç kiralama sözleşmesi kapsamında 36 ay boyunca kullanmak üzere aracın zilyetliğini ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.nin devralmış ve "aracın işleteni" haline gelmiş ve dolayısıyla kaza tarihinde dava konusu aracın işbu şirketin tasarruf alanında olduğunu, 14.12.2015 tarihinde ise alınan yönetim kurulu kararı kapsamında ... ... A.Ş.nin tüm aktif ve pasifleriyle beraber müvekkil şirket ... Ticaret A.Ş. ile aynen devir ve tasfiyesiz infisah suretiyle birleşmesine karar verilmiş olduğunu, KTK.nun 85. maddesine göre; davacının talep konusu ettiği zararlarından araç işleteninin sorumlu olduğunu, ancak dava tarihinde aracı işletenin, müvekkil değil, aracı kiralamış ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğundan müvekkili şirket hakkında husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kaza tarihinde aracın işleteni olan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne ihbar edilmesi gerektiğini, zira bir an için müvekkil şirket aleyhine herhangi bir tazminata hükmedildiği ihtimali düşünüldüğünde takibe devam edilmesi halinde davacı tarafa ödemek zorunda kalacağımız miktar kadar ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne rücu etmelerinin söz konusu olacağını, bu nedenle davanın ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, dosya kapsamında kusur açısından olayın nasıl meydana geldiği, kimin hangi oranda kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesi bakımından dava dışı sürücünün alkollü olmasının etkili olup olmadığının ve kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini savunmuş ve sonuç olarak; haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın usulden reddi taleplerinin yerinde görülmemesi halinde esastan reddine ve davanın ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; .... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak ...'ın muayenesine ilişkin grafileri cd olarak celp edilmiştir. Özel ... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak ...'a ait belgeler celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalıya ait aracın sürücüsü ... %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... in 01.01.2018 tarihinde yaptığı kaza anında 2,31 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği ve kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği, Davacı ...Ş. tarafından ... plakalı araç içerisinde bulunan yaralı yolcu ... ın vekiline 18.09.2020 tarihinde 30.444,13 TL sürekli sakatlık tazminatının ödenmiş olduğunu, Her ne kadar Araç Tescil Belgesinde ve ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesinde davalı ... Ticaret A.Ş. ... plakalı aracın maliki ve sigortalı olarak görünse de, ... plakalı aracı, 11.06.2013 tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi ve 01.07.2015 tarihli Sözleşmenin Devri Protokolü doğrultusunda, 36 ay boyunca kullanmak üzere, davalı ... Ticaret A.Ş.nden 17.11.2017 tarihinde uzun süreli kiralamış ve teslim almış olan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.nin, 28.12.2017 tarihinde araç kiralama sözleşmesi ile 01.01.2018 tarihinde dava konusu kazaya ve zarara sebebiyet veren sürücüsü ...'e kiralamış ve işletmiş olması, araç üzerinde fiili tasarrufta bulunması ve ondan iktisaden yararlanması nedeniyle, KTK.nun 3. maddesi gereğince davalı ... Ticaret A.Ş.nin İŞLETEN konumunda olmadığı, İhbar olunan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.nin İŞLETEN konumunda olduğu, dolayısıyla ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesinde taraf olmasa da, gerek KTK.nun 3. maddesi ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesi ile mevcut Yargıtay Kararları doğrultusunda dava konusu zarardan sorumlu olması gerektiği, Davacı ...nin ihbar olunan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne rücu etme hakkının bulunduğu, Alkollü sürücü ...'in aracına binmek suretiyle, yaralı ... ın müterafik (zarara katkı sağlayıcı) kusuru nedeniyle tazminattan Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre % 20 oranında indirim yapılması gerektiği ve davacı ...nin talep edebileceği gerçek zarar miktarının, yaralı ... a sürekli sakatlık tazminatı olarak ödenmiş olan 30.444,13 TLden % 20 oranında 6.088,83 TLnin tenzil edilmesiyle bakiye 24.355,30 TL olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 28/06/2024 tarihli ATK raporunda özetle; "Kurulumuzun 23/06/2023 tarihli, 10660 karar nolu müzekkeresinde muayene olmak üzere Kurulumuza çağrıldığı, ancak Mahkemenizce sevkinin mümkün olmadığını, dosyada mevcut tedavi evrakları ile değerlendirilmesi istenildiği cihetle, Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 25/03/1998 doğumlu, ...’ın 01/10/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle davacı ... tarafından ödenen tazminat bedelinin poliçe hükümlerine aykırılık nedeniyle sigortalısına karşı rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Dosyanın incelemesinde; davacının, davalıya ait ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, sigortalı aracın 01/01/2018 tarihinde dava dışı ... tarafından alkollü olarak kullanılırken tek taraflı kaza yaptığı, davacının, poliçeden kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan ...'a sürekli sakatlık tazminatı olarak 30.444,13 TL tazminat ödemesi yaptığı, yapılan tazminat ödemesi nedeniyle bu bedelin kusurlu sigortalıdan tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine duran icra takibinin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; taraflarının mahkememiz dosyası tarafları ile aynı olduğu, ayrıca dava dışı sürücü ...'in de takipte borçlu olarak eklendiği, 30.444,13 TL asıl alacak, 2.890,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 33.335,07 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının borca itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Dosya arasına alınan 15/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 01.01.2018 Tarihli Ölüm/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağının tetkikinden; 01.01.2018 günü saat 06.00 sıralarında dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... İli istikametine doğru seyir halinde iken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan dereye düşmesi sonucu, tek taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, sürücü ile birlikte kaza sırasında aynı araçta yolcu olarak bulunan ... ve ... isimli şahısların da yaralanmış olduğu, ayrıca söz konusu tutanakta, yapılan alkol muayenesinde ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'in, kaza sırasında 2,31 promil alkollü olarak araç kullanmış olduğunun tespit edildiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'in jandarmaya vermiş olduğu ifadesinde "arkadaşları ... ve ... ile birlikte ... İline yılbaşı eğlencesi yapmak üzere gittiklerini, aracı kendisinin kullandığını, ... ın önde yolcu koltuğunda ve ...'ın ise arkada oturduğunu, ... ... İline dönmek üzere yola çıkmış olduklarını, ... Sanayi Sitesi mevkiinde köprüye girdiğini ve yolun düz gittiğini düşünerek ilerlerken köprünün yan tarafından aşağıya dereye uçtuklarını" beyan ettiği, sürücü ... gece şartlarında virajlı yolda seyri sırasında yola ve yol kenarında bulunan trafik işaretlerine gereken dikkati vermemiş olması ile dalgın, tedbirsiz ve dikkatsiz seyri ve 2918 sayılı kanunun 52/1-a maddesi ile tanımlı "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak," kuralını ihlal ederek aracının kontrolünü kaybetmiş olması nedenleriyle kazada %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, somut olayda; ... plakalı araç sürücüsü ...'in 01.01.2018 tarihinde yaptığı kaza anında 2,31 promil alkollü olup 1,00 promil üzerinde alkollü olduğundan Tablo:2 den görüleceği üzere alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini (Emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare etme yeteneğini) kaybettiği, oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde heyetimiz kusur bilirkişisince kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre; alkol dışında herhangi bir faktör ( yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.) rol oynamamış olup, güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiğinden dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya neden olduğundan kazanın münhasıran (sadece, tek başına, salt) alkole bağlı olarak meydana geldiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı ile davalı arasında sigorta sözleşmesi bulunduğu, uyuşmazlığın sigortacının zararın poliçe teminatı kapsamında kalmadığı iddiasına dayanarak kendi sigortalısına rücu talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı uzun süreli kira sözleşmesine dayanarak zarardan sorumlu olmadığını savunmuştur. Ancak taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklandığı, davalının kendi kiracısına rücu hakkının saklı olduğu ancak davacının sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalıya aralarındaki sözleşme uyarınca poliçe teminatı kapsamında kalmayan zarar nedeniyle ödediği bedeli rücu edebileceği, davalının uzun süreli kira sözleşmesine dayanarak sözleşmeden doğan sorumluluğundan kurtulamayacağı değerlendirilmekle davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Yine davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmiş olması, davacı ile davalı arasında kaza tarihini kapsar şekilde sigorta poliçesinin bulunması, davacı ... tarafından kazada yaralanan dava dışı kişiye ödeme yapılmış olması sebebiyle davacının davalıya tazminatı rücu edebilmesi için gerekli şartların oluştuğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafça dava dışı ...'a kaza sebebiyle %10.7 engellilik oranı üzerinden 30.444,13 TL ödeme yapıldığı görülmüş ise de ödemeye dayanak sağlık raporunun ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 17.06.2019 tarihli raporu olduğu, bu raporda ...'ın 01.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle engellilik oranının %10.7 olduğunun tespit edildiği, ancak tespitin 20.02.2019 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapıldığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği 11/04/2023 tarihli müzekkere cevabında ...'ın herhangi bir iletişim numarasının bulunmadığı, hastanın dosyası ile birlikte haftaiçi herhangi bir günde gelmesi halinde muayenesinin yapılabileceği bildirilmiştir. Mahkememizce 01/09/2023 tarihli ara karar ile davacı vekiline ... TC kimlik numaralı 25.03.1998 doğumlu ...'ın 01.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle engellilik oranının %10.7 olduğunun tespit edildiği, ancak tespitin 20.02.2019 tarihli "Erişkinler İiçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapıldığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının tespiti gerektiğinden, davacı vekilince dava dışı ...'ı hazır edebileceği üniversite hastanesini bildirmek üzere ara kararın tebliğden itibaren 1 aylık süre verilmesine, bilgi verildiğinde ilgili hastaneye istenilen hususta yazı yazılmasına ve sonra hastane tarafından hazırlanan raporun posta yolu ile Mahkememize gönderilmesine, (davacı vekili tarafından dava dışı ... muayeneye hazır edilmediği takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı vekiline ara kararın tebliği ile ihtarına) karar verilmiş ve ara karar davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili mahkememiz ara kararına yönelik sunduğu 15/09/2023 tarihli beyan dilekçesinde huzurdaki davada, sigorta şirketi vekili olmamız nedeniyle zarar göreni muayeneye götürmemizin mümkün olmadığından, dava konusu kazada zarar gören ve hakkında rapor talep edilen ...'a tebligat çıkarılmasını ve muayene günü kolluk marifetiyle hazır edilmesini talep etmiştir. Dosyanın niteliği itibariyle dava dışı 3. kişinin kolluk marifetiyle muayene edilmesi mümkün olmadığından dava dışı ...'ın tüm tedavi belgeleri celp edilerek ATK'dan rapor düzenlenmesi istenilmiştir. 07/06/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda, mevcut belgelere göre; ...’ın 01/10/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir. Davacı vekili ATK raporuna karşı itirazlarında fiziki muayene olmaksızın tespitte bulunulduğu beyan etmiş ise de müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan süreki iş göremezlik tazminatı ödemesine dayanak ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 17.06.2019 tarihli raporunda 01.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle engellilik oranının %10.7 olduğunun tespit edildiği, ancak tespitin 20.02.2019 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapıldığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının tespiti için raporu düzenleyen ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğine yazılan müzekkereye kişinin muayene edilmesi gerektiğinden bahisle cevap verildiği, davacı vekiline dava dışı ...'ı hazır edebileceği üniversite hastanesini bildirmek üzere verilen süreye rağmen ...'ın hazır edilemediğinin bildirildiği, bunun üzerine mahkememizce tüm tedavi evrakı toplanarak ATK'dan kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının tespiti için rapor düzenlenilmesinin istenildiği, buna göre düzenlenen 07/06/2024 tarihli raporda dava dışı ...'ın trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu tespit edilmiş olduğu görülmekle, her ne kadar rücuen tazminat koşulları oluşmuş ise de rücu edilebilecek bir alacak bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 402,60 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 25,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/809, K. 2024/712, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-809-e-2024-712-k-13b721c75768