İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/255 E. 2025/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/255
Karar No
2025/53
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/255 Esas KARAR NO : 2025/53 DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/03/2022 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; çerçeve sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği davalı nezdindeki ... nolu yatırım hesabına, banka havalesi yoluyla 600.000,00 USD gönderildiğini, müvekkilinin bilgisi dışında 11/01/2017 tarihinde ... numaralı birinci deneme hesabının açıldığını, 19/01/2017 tarihinde de ... numaralı ikinci deneme hesabının açıldığını, gerçek hesaptan gerçek işlem yaptırılarak müvekkiline yanıltıcı işlemler silsilesiyle zararına sebep olduğunu, müvekkilinin 24/01/2017 tarihi itibariyle toplam 609.418,65 USD zarar uğradığını, ... 7. Tüketici Mahkemesi'nin ...esasıyla görevsizlik kararı verildiğini, harçların yüksek olması nedeniyle harcın ödenemediğini, davanın kesinleştiğini, karara karşı süresinde talepte bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek; davanın kabulü ile kaldıraçlı alım satım alım işlemleri çerçeve sözleşmesinin iptaline, 609.000,00 USD'nin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; huzurdaki davanın, davacının aynı konuda aynı taleple davalıya karşı açtığı üçüncü dava olduğunu, davaya bakma görevli mahkemelerin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının ilk deneme hesabını hatırlamadığını beyan etmesi üzerine ikinci deneme hesabının açıldığını, davacının tüm uyarılara rağmen risk aldığını, hızlı kazanç gayesiyle hareket ettiğini, müvekkilin şirkete kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın görevsizlik nedeniyle reddine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik nedeniyle gönderilmesine, davanın esastan reddine karar verilmesine talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, sözleşmenin kusurlu ifası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı alacağının dayanağı 18/01/2017 tarihli ... Satım İşlemleri Çerçeve sözleşmesi olup, sözleşme kapsamında yapılan işlem miktarı 609.000,00 USD dir. ... 10. Tüketici Mahkemesinin 26/01/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı neticesinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzisi yapılmak üzere tevzi bürosuna gönderildiği, tevzi bürosunca dosyanın ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesine 2023/253 Esas numarası ile tevzi edildiği, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas - ...Karar sayılı kararı ile dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzii edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzii bürosuna gönderilmesine karar verildiği ve tevzi edilen dosyanın mahkememizin 2023/255 Esas numarasını aldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazılığın; dava dilekçesinde belirtilen şekilde, davalının ayıplı hizmeti nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, varsa ne kadar zarara uğradığı ve bu zararın davalıdan talep edip edemeyeceğine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Muhasebe Finans Uzmanı ..., ..., ... tarafından düzenlenen 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı tarafça taraflar arasında mevcut 18.01.2017 tarihinde imzalanan "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" kapsamında müşteri konumunda olan davacının borsa dışı ... (..., ...) işlemlerinden kaynaklanan 609.000,00 USD zararının, zararın oluşmasında sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla, işlemlere aracılık eden davalı yatırım kuruluşundan davacı tarafından davalıya ödemenin yapıldığı 18.01.2017 tarihten itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi uyarınca işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile 500.000,00 TL manevi tazminatın 18.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, Davalı tarafça davanın reddi talep olunmuştur. Davacı tarafından daha önce ...bul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... 7. Tüketici Mahkemesinde dava ikame edilmiş olup, ... 25. AHM’deki davanın gider avansını karşılamaması sebebiyle, ... 7. Tüketici Mahkemesindeki ... esas sayılı davada dosya kapsamına Bilirkişi ... tarafından düzenlenmiş olan 18.01.2021 tarihli Bilirkişi Raporu bulunduğu yargılama sonucunda verilen görevsizlik kararının davacı tarafça süresinde görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmediğinden açılmamış sayıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu olay hakkında davacı şikayeti sonrasında Cumhuriyet Başsavcılığının da talebi doğrultusunda hazırlandığı anlaşılan SPK AFD Başkanlığı tarafından düzenlenmiş 18.08.2017 tarih SPK Raporu’nda; davacının şikayet konusu yaptığı hususların altı başlık altında incelendiği ve Yatırım Kuruluşuna bazı mevzuat eksiklikleri nedeniyle İdari Para Cezası uygulanmış olduğu, SPK Raporu’nda yer alan bir kısım tespitlerin dava konusu olay bakımından önemli olmakla beraber davacı tarafından ... nezdinde yapılan şikayet kapsamında,... no.lu Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti tarafından; davalı yatırım kuruluşu aleyhine bazı idari aykırılıkların bulunduğu fakat yatırımcının zararı arasında nedensellik bağı bulunmadığı yönünde karar verilmiş olduğu görülmüştür. SPK Raporu’ndaki Tespitler Kapsamında dosyada yer alan telefon konuşmaları ile; davacı müşterinin finansal türev işlemler konusundaki fiili bilgi düzeyinin yeterli olmadığı, buna karşılık davacı müşterinin foreks işlemi yapma konusunda son derece hevesli, bir an önce işlemlere başlama konusunda ise ısrarlı olduğu bu da müşterinin foreks işlemleri konusunda isabetsiz bir kanaate sahip olduğunu gösterdiği, zararın ortaya çıkmasında ilk unsurun davacının bilgisizliği ve hatalı beklentilerine karşılık işlem yapma hırsı ve telaşı olmakla birlikte, SPK Raporu’nda tespit edilmiş olan bazı mevzuat aykırılıklarının da davacının zararının oluşmasında payının olabileceği ancak, ... Hakem Heyeti kararında, müşteri zararı ile yatırım kuruşunun usuli aykırılıkları arasında illiyet bağı olmadığı sonucuna varılmış olduğu, asıl mesleği avukatlık olan davacının 3,9107’den 611.000 $ dolar alması ve hemen sonrasında kurun düşmesi sonucunda 70.000 TL zararının meydana geldiği gerekçesiyle, bir an evvel zararını çıkarmak için gerçek hesap üzerinde işlem yaparak zararının telafi etmek saikine dayandığı, gerçekten de davacının, parasının tümüyle, çok yüksek getiri elde etmek maksadıyla hareket etmiş olduğu, kendisine işlemlere dair daha fazla bilgi edininceye kadar daha küçük pozisyonlar açması önerilmesine rağmen bu uyarıları dikkate almayarak çok kısa sürede yüksek miktarlı pozisyonlar açmış ve netice itibarıyla USD/TRY kurunda yaşanan gerileme sebebiyle parasının büyük bölümünü kaybetmiş olduğu, bu kayba neden olan pozisyonların da bizzat davacı tarafından açılmış olduğu, davalı yatırım kuruluşunun ise, davacının hangi parayla ne kadar işlem yapacağını denetleme veya müşterinin işlemlerini yüksek risk aldığı için engelleme görev veya yetkisini haiz olmadığı, aksine, böyle bir müdahalenin hukuka aykırı olacağı, nihayet bilirkişi raporunda; “davacının 300 adet USD/TRY kontratı aldığı, teminat yetersizliği nedeniyle stop-out olduğu ve 609.418,65 USD zararla pozisyonlarının kapandığı, yatırılan teminatın kaybedildiği, taraflarca dosyaya sunulan belgeler üzerinde görüldüğü bu kapsamda davacının bizzat kendi hür iradesiyle, tüm risk uyarı ve bilgilendirmelerine rağmen, yüksek kurla aldığı USD birikiminin zararını kapatma gayesiyle yüksek tutarlı ve riskli işlemler yaptığı dava konusu işlemlerin son günlerine tesadüf ettiği “Liberal düzenleme” döneminde, foreks piyasasında düzenleme ve uygulamaların yeterince sıkı yapıldığını söylemenin mümkün olmadığı, KAS işlemlerinde “Muhafazakar düzenleme” dönemine geçilen 10.02.2017 tarihi sonrasında kaldıraç oranları düşürülüp hesap açılması zorlaştırıldığı için, dava konusu dönemde mümkün olan ve şikayet konusu yapılan (1:50, 1:100 kaldıraç gibi) bazı işlemlerin hukuken uygulanamaz hale geldiği, davacı müşterinin türev işlemlerin riski konusunda fiilen yeterli bilgi sahibi olmadığı dosya evrakından anlaşılmakla birlikte, eğitimi ve mesleği yanında, imzaladığı sözleşme ve formlarda kaldıraçlı alım satım işlemlerinin riskleri konusunda açık bilgilendirmelerin yer aldığı, dava konusu yapılan hususların bazılarının Rapor tarihi itibariyle mer’i mevzuat kapsamında uygulanma imkanı olmasa da, ihtilaf konusu olayın gerçekleştiği dönem uygulamaları itibariyle yaygın ve mümkün olduğu anlaşılmakla, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi ve manevi istemli davanın ayrı ayrı reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar Mahkememizin 28/01/2025 tarihli celsesinin gereği düşünüldü son paragrafında taraf vekillerinin yüzlerine karşı denilmiş ise de; davacı tarafça duruşmaya gelinmemiş ve davacı taraf vekil ile temsil edilmemiş olmakla, son paragraf" Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı."şeklinde düzeltilmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi ve manevi istemli davanın ayrı ayrı REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 670.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 79.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Adli Müzaheret nedeni ile Hazine tarafından karşılanan bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 24.609,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 800,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda , kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/255, K. 2025/53, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-255-e-2025-53-k-87784dd84e02