İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/3 E. 2026/57 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/3
- Karar No
- 2026/57
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/3 Esas KARAR NO : 2026/57
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin söz konusu uyuşmazlığın konusu olmayan bir adi ortaklığın tarafı olduğu için buradan elde edeceği geliri bilanço esasına göre beyan etmesi gerektiğini, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün bu hususta başka bir mahkemeye verdiği müzekkere cevabının dosya içerisinde mevcut olduğu, Bu yazı üzerine ... 34. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem bilanço esasına göre beyan verilmesine hem de adi ortaklık işletmesinin kısmen dahi olsa kendi adına işletiliyor olmasına dayalı olarak müvekkilin tacir olduğuna hükmettiğini, bu bağlamda huzurdaki nisbi ticari uyuşmazlığın, mahkememizin görevli olduğunu, davalı firmanın eski adı...Şirketi olduğunu, davalı firmanın eski unvanı kullandığı dönemde 04.10.2016 tarihli bir ... Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin temelde 3 tarafı bulunduğunu, bunların davalı firma, davalı firmanın ... isimli bayisi ve "..." unvanlı gerçek kişi işletmeci olduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkili ...'dan da kefil sıfatıyla 1.000.000,00 TL'lik senet alındığını, Sözleşmenin 7. maddesinde kefilin sorumluluğunun işletmeciyle birlikte müşterek ve müteselsil olduğu düzenlendiğini, Mezkur sözleşmede işletmecinin, davalı firmaya karşı 20.000 şişelik asgari bir alım taahhüdünde bulunduğunu, sözleşmenin 7.2 maddesinde; işletmecinin, sözleşme süresi içinde taahhüt ettiği miktarda alım yapamaması durumunda sözleşme bedeli olan KDV dahil 2.000.000,00 TL'yi kıstelyevm (oranlama) yapmak suretiyle iade edeceği düzenlendiğini, davalı tarafın, icra takibi açmadan önce bir ihtarname göndererek taahhüt edilen asgari alım miktarının yalnızca %47,52 oranında gerçekleştiğini ileri sürüp oranlama suretiyle bulduğu KDV dahil 721.249,00 TL'lik meblağın kendisine iadesini talep ettiğini, davalı tarafın bunun ardından söz konusu 721.249,00 TL'lik meblağın tahsili için müvekkiline, işletmeciye ve diğer kefile karşı ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında "Bakiye Sözleşme Alacağı" açıklamasıyla icra başlatıldığını, davalının her ne kadar kefil olduğundan bahisle sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle bu icra takibinde müvekkili de taraf göstermiş olsa da TBK'nın 583. maddesinde sayılan şartlar bulunmadığı için müvekkilin kefaleti geçersiz olduğunu, bu nedenle kefaletin geçersizliğine ilişkin olarak taraflarınca davalıya karşı ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, Mezkur dosya derdest olup ön inceleme duruşması 29.01.2026'da yapılacağını, bununla birlikte davalı firmanın ileri sürdüğü, 20.000 şişelik asgari alım taahhüdünün yalnızca %47,52 oranında gerçekleştiği iddiasının da doğru olmadığını, İşletmecinin, taahhüt ettiği miktarın tamamını ya da tamamına yakın çok ciddi bir kısmını satın aldığı bilindiğini, bu sebeple müvekkilin haklarını eksiksiz olarak koruyabilmek için kefaletin geçersizliğine ilişkin hukuksal sebebimizin yanında icra takibine konu borcun esası hakkında da huzurdaki işbu davayı açtıklarını, kefaletin geçersizliğine ilişkin menfi tespit davasının ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında derdest olduğundan birleştirme kararı verilmesinde usul ekonomisi açısından fayda olacağı düşünüldüğünü, somut olayda sözleşmenin mutat süresi normal şartlarda ...'de bitiyor olsa da davalı firma yukarıda değindiğimiz maddeye dayalı olarak sözleşmenin süresini tek taraflı olarak uzatıldığını, Davalı firmanın, ... 42. Noterliği'nden ...tarihli ve ... yevmiye sayılı bir ihtarname göndererek; işletmeci tarafından taahhüt edilen 20.000 şişelik alımın, ne kadar yapılıp ne kadar yapılmadığının tespiti için sözleşmedeki mutat 2 yıllık süreye değil 04.10.2016 - 12.09.2019 arasındaki 2 yıl 11 aylık süreye bakılması gerektiğini, zira davalı firma mezkur ihtarnamede hem ek süre verdiğini kabul etmiş hem de zaten sözleşmeyi feshetme iradesini 12.09.2019'da gösterdiğini, öte yandan sözleşmenin 3.2 maddesinde; davalıya ait ürünlerin, aksi davalı tarafından yazılı olarak bildirilmedikçe davalının sözleşmede yazılı olan bayisinden alınacağı ön görüldüğü, davalının sözleşmede yazılı olan bayisi ... vergi numaralı ... Şirketi olduğunu, sözleşmede asgari alım taahhüdü veren işletme ise daha önce belirttiğimiz üzere ... vergi numaralı "..." unvanlı gerçek kişi işletmesi olduğu huzurdaki dosyanın tarafları olmayan bu bayi ile işletmecinin; 04.10.2016-12.09.2019 arası döneme ilişkin birbirleriyle alakalı ticari defter, kayıt ve özellikle faturalarının incelenerek bayi tarafından işletmeciye ne kadarlık satım yapıldığının tespit edilmesi gerekli olduğunu, bu inceleme sonucunda 20.000 şişelik taahhüdün ne kadarının gerçekleştiği ortaya çıkacağını, müvekkili, bayi ve ya işletmeci olmadığından buna ilişkin kayıtlar kuşkusuz kendisinde mevcut olmadığını, bu kayıtların sayın Mahkemeniz tarafından ilgili bayi ve işletmeciden temin edilmesi gerektiği aksi halde bunların müvekkil tarafından ibraz edilmesinin beklenilmesi, müvekkiline inanılmaz bir külfet yükleyeceği, aralarındaki organik ilişki gereğince kendi bayisine ilişkin kayıtların davalı firmada bulunması gerekli olduğunu, davalı firma, müvekkile açtığı icra takibinde bayi ile işletmeci arasındaki 2019 yılına ait cari hesabı zaten sunduğu, bu nedenle davalı firmanın en azından kendi bayisine ait ticari kayıtları haiz olduğu anlaşıldığını, bununla birlikte davalı firmanın, bayi ile işletmeci arasındaki yalnızca 2019 cari hesabını sunması kuşkusuz yeterli olmadığını, davalı firma, bayisi ile işletmeci arasındaki 2016, 2017 ve 2018 yılının carilerini ve hangi üründen kaç şişe satıldığının anlaşılabilmesi için cari hesaba kaydedilmiş bayi faturalarını da sunmalıdır.Bu bağlamda hem bayiye hem işletmeciye hem de doğrudan davalıya müzekkere yazılarak 04.10.2016-12.09.2019 tarihleri arasında bayi ve işletmeci arasında düzenlenen faturaların ve cari hesapların dosyaya kazandırılması gerektiğini, davalı firma icra takibine konu ettiği alacağın sebebini, noter üzerinden gönderdiği ihtarnamede açıklamış olduğunu, Davalı, bu açıklamasında taahhüdün gerçekleşme oranının %47,52 seviyesinde kaldığını ileri sürüldüğü, işte davalı firma, taahhüdün yalnızca %47,52 seviyesinde kaldığını ileri sürdüğünden buna ilişkin ispat yükünün kendisine ait olduğu, bayinin ve işletmecinin 04.10.2016 -12.09.2019 tarihleri arasındaki birbirleriyle olan fatura ve ticari kayıtları bir sebepten ötürü sayın mahkemenize intikal ettirilmeyecek olursa davalının ispat külfetini yerine getiremediği sonucuna ulaşılarak menfi tespit talebinin kabulü yönünde hüküm kurulması gerektiğini, davalı firma somut olayda, kendi bayisine ait ticari kayıtların bir kısmını zaten icra dosyasına sunduğu için bayisine ait kayıtların elinde olduğu anlaşıldığını, bu yüzden bayiye ait kayıtlar, dosyaya kazandırılmayacak olursa bu durum da kuşkusuz davalının aleyhine değerlendirilmesi gerektiği, tüm açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesi ile,04.10.2016 tarihli ... Sözleşmesi kapsamında taahhüt edilen 20.000 şişe asgari siparişin yalnızca %47,52'lik kısmının gerçekleştiğinden bahisle ... 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında müvekkilden talep edilen 727.018,99 TL'lik alacakla ilgili olarak müvekkilin davalıya hiçbir borcu olmadığının, fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 100,00 TL üzerinden tespit edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 04.10.2016 tarihli bir ... Sözleşmesinden kaynaklı ... 9. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; mahkememizin 2026/3 esas sayılı dosyasının konusunun 04.10.2016 tarihli bir ... Sözleşmesinden kaynaklı ... 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalıya borçlu olunmadığının tespitine yönelik olduğu, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında da dosya taraflarının mahkememiz işbu dosyanın tarafları ile aynı olduğu, anılan davada da ... 9. İcra Dairesi'nin 2023/33154 sayılı dosyasına konu edilen 04.10.2016 tarihli bir ... Sözleşmesinden kaynaklı borcun bulunmadığının tespitinin talep edildiği, her iki dosya arasında menfi tespit dayanağının farklı gösterildiği ancak uyuşmazlıkların temelinin 04.10.2016 tarihli bir ... Sözleşmesi ve bu sözleşmeden kaynaklı ... 9. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası olduğundan dosyaların birleştirilerek görülmesinde hukuki yarar mevcut olduğu, kaldı ki davacının da buna işaret ederek dosyaların birleştirilmesini talep ettiği anlaşılmakla, mahkememizin işbu dosyasının ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden birleştirilmesine, yargılamaya daha ileri aşamada bulunan ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına, mahkememiz esasının birleştirme sebebiyle bu şekilde kapatılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin 2026/3 Esas sayılı dosyası ile ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile arasındaki hukuki ve fiili irtibatın bulunması, usul ekonomisi açısından, birlikte yargılamanın yapılması gerektiğinden Mahkememizin 2026/3 Esas sayılı dosyasının, tarih itibariyle daha önce tevzi edilip harçlandırılmış olan ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeni ile kapatılmasına, 3-Harç ve masrafların asıl dosyada değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluklarında esas karar ile birlikte İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 14/01/2026
Katip E-imza
Hakim E-imza