İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/751 E. 2025/161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/751
Karar No
2025/161
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/751 Esas KARAR NO : 2025/161 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 05/12/2024 tarihli dava dilekçesi ile, ihyası talep edilen şirket ... Şirketi olduğunu, ... 9. İcra Dairesi ... E. (Eski No : ... E. ) sayılı dosyası temlik eden alacaklı ... Bankası A.Ş tarafından ... 23.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ...A.Ş'ne temlik edildiğini, söz konusu icra dosyalarından taşınmaz haciz ve satış işlemleri yürütüldüğünü, satış işlemlerinin yürütüldüğü talimat dosyasının ... İcra Müdürlüğü ... Tal. Sayılı dosyası olduğunu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 09.10.2015 tarihi itibari ile ticaret sicilinden re'sen silinmiş/münfesih olsa da satış işlemlerinde yapılması gereken tebligatlar nedeni ile bu dosyaya hasren firmanın ihyasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, sicilden resen terkin olunan, ... adresinde bulunan, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile ticaret siciline kayıtlı ... Şirketi firmasının ... 9. İcra Dairesi ... E. (Eski No : ... E.) sayılı dosyası , ... İcra Müdürlüğü...Tal. Sayılı dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK 547 Maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar ihyasına, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmaksızın şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 16/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağladığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi hâlde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünün, ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" ve "vergi kaydının terkin edildiği" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde eksik bir işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.7/f.4-a’da, “Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirkete veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denilmek suretiyle, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulandığını, buna göre de, mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, müvekkil Müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğini, buna göre de, ilanın bulunması karşısında, müvekkilin eksik bir işleminden bahsin mümkün olmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkil ticaret sicili müdürlüğünün, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, re’sen terkin süreci 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi ve “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında, Ticaret Siciline kayıtlı şirketler bakımından belirli kriterlerin varlığı hâlinde uygulanan bir süreç olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, 29.05.2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı türk ticaret kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkil müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeceğinin belirtilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususunda ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. TTK 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Davacının ihyasını istediği, ...ŞTİ.'nin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre resen terkin edildiği, davacının şirketin yeniden ihyasını istemekte hukuki menfaatinin bulunduğu görülmüştür. Somut olayda, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının yapılan incelemesinde; ...ŞTİ.'nin sicilden resen terkin edildiği, terkin edilen şirket aleyhine ... 9. İcra müdürlüğünün ... esas ve Nevşehir İcra müdürlüğünün... Talimat sayılı dosyaları ile icra takibi bulunduğu, davacının şirketin ihyası istemekte hukuki menfaati olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil memurluğunun ...sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas (Eski no: ... Esas) sayılı dosyası ve ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat Sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Tasfiye memuru olarak önceki müdür ...'ın atanmasına, Tasfiye memuruna ücret taktirine yer olmadığına, Kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil memurluğunun ...sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas (Eski no: ... Esas) sayılı dosyası ve ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat Sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak önceki müdür ...'ın atanmasına, 3-Tasfiye memuruna ücret taktirine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 65,00-TL yargılama masrafının kendi üzerine bırakılmasına, 7-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım durumunda bulunduğundan, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde, davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/03/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/751, K. 2025/161, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-751-e-2025-161-k-2e9db6fa195b