İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/272 E. 2025/417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/272
Karar No
2025/417
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/272 Esas KARAR NO : 2025/417 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 02/05/2024 tarihli dava dilekçesinden özetle; Tarafları ile davalı şirket arasında 06/12/2021 tarihinde Yetkili Satıcı Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusunun; Bu sözleşmenin taraflarından ... A.Ş. bizzat görerek ve sipariş vererek konsinye alım yaptığı ... AŞ'nin “...” markasını taşıyan ve bu sözleşmeye ekli listede yazılı bayan, erkek giyim, aksesuar bilcümle ürünlerini, bu sözleşmenin diğer hükümlerinde ve bilcümle eklerinde yazılı şartlara riayet ederek adresinde bulunan mağazasında satmasından ibarettir” denilmek sureti ile açıkça ortaya konulduğunu, taraflar arasında bu zamana kadar süre gelen ticari ilişkinin de konsinye satım olduğunun uyuşmazlık dışı olduğunu, taraflarının tüm taleplerine ve taraflar arasında yapılan yazışmalara rağmen, davalı şirketin sözleşmeye ve uygulana gelen teamüle aykırı bir şekilde, konsinye satışı durdurduğunu ve ürün sevkiyatı yapmayacağını bildirdiğini, konsinye satış için mülkiyeti muhafaza kaydı ile müvekkiline teslim edilmiş ürünler için, peşin satış yapılmış gibi fatura düzenlediği, bu kapsamda davalı şirket tarafından düzenlenen 04.07.2023 tarihli ve ... numaralı ve 3.277.036,00 TL bedelli faturaya itiraz edilerek, ... 26. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, akabinde sözleşmeye aykırı olarak konsinye satışı durduran davalı şirkete ... 26. Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davalı şirketin peşin alımlı satış talebinin sözleşmeye ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı olduğu, ürün sevkiyatı yapılmadığından yaşanan satış rakamı düşüşlerinden davalı şirketin sorumlu olacağı, sözleşmeye aykırı eylemlere bir an önce son verilerek konsinye alım talebi doğrultusunda ürün sevkiyatının gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından sözleşmeye aykırı davranışlara devam edildiğini, ... 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin konsinye satışa dair olduğunu ve böyle uygulana geldiği ikrar edilmesine rağmen, ekonomik gerekçeler sebep gösterilerek sözleşmenin geneline bakmaksızın yalnızca 4.1. maddesi dayanak gösterilmek sureti ile peşin satışta ısrar edildiğini, hukuka aykırı, hatalı ve tek taraflı olarak düzenlemiş olan faturaya ilişkin ödeme talep edildiğini, davalı şirketin bu tutumu ve konsinye ürün satışı yapmaması üzerine, tarafları açısından sözleşmenin çekilmez hale geldiğini, ... 26. Noterliği'nin.... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, fesih akabinde davalı şirket tarafından konsinye satış için teslim edilen ürünlerin iade edildiğini, tarafları nezdinde oluşan gelir kaybı ile mağaza için yapılan yatırım bedelleri sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması sebebi ile zarar kapsamında talep edilmiş ise de, davalı tarafça tarafları zararlarının karşılanmadığını, arabuluculuk sürecinin de olumsuz neticelenmesi akabinde huzurdaki davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek; taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeni ile olumlu zarar kapsamında HMK m. 107 uyarınca şimdilik toplam 2.000 TL'nin davalı şirketten tazmini ile taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma günü tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından cevap dilekçesinin ibraz edilmemiş olduğu görülmüştür. Ancak Davalının 26/12/2024 tarihli dilekçesi ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesine bir kısım ticari defter ve kayıtların sunulmasına ilişkin beyanda bulunduğu, beyanında; Tarafları ile davacı şirket arasında 06.12.2021 tarihinde "Yetkili Satıcı Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 4.1, 5.3, 6.3, 9.2 ve 9.4 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşmenin konsinye satış sözleşmesi olduğu yönündeki iddiasının tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının bayi destekleme eylemlerini sözleşmenin amir hükmü gibi gösterdiğini, sözleşmede ve taraflar arasındaki işleyişte konsinye sistemine göre İlerlenmesi taraflarının yeni yatırım yapan davacıyı desteklemesinden ibaret olduğunu, tarafların iradesinin konsinye satış olarak kabul edilebilmesi için yukarıda alıntılanan hükümlerin sözleşmede hiç yer almaması gerektiğini, peşin satışın sözleşmede açıkça yazılı olduğunu; konsinye uygulamasının, işbirliği amacıyla geçici bir çözüm olduğunu ve davacı lehine taraflarının tek taraflı olarak tanıdığı bir ayrıcalık olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak bu uygulamanın devamının taraflarının zararına neden olduğunu, tarafların sözleşmenin genelinde peşin satış hükümlerine uygun hareket etme iradesini gösterdiğinin açıkça ortada olduğunu, ancak taraflarının davacı ile işbirliğini geliştirmek adına konsinye esnekliği sağlamasının onun aleyhine bir durum oluşturacak şekilde yorumlanamayacağını, Ürünlerin üretim ve tedarik maliyetlerinin karşılanabilmesi için taraflarının bir çok defa kredi kullandığını, bu krediler özellikle 2023 yılında artan para politikası faiz oranları ile birlikte oldukça yüksek maliyetlerle kullanılmak zorunda kalındığını, taraflarının ürün tedarik harcamaları ve genel giderleri sunulan ticari defterlerde açıkça görüleceğini, yapılacak bir hesaplamada eğer davacı peşin alım sistemine riayet etseydi, taraflarının döviz ve enflasyon nedeniyle uğradığı zararın düşeceğini, hatta bu ticaretten kar elde etmelerinin muhtemel olacağını belirterek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki 06/12/2021 tarihinde Yetkili Satıcı Sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiası ile fesih nedeniyle uğranılan olumlu zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 02.12.2024 Tarih ve 2 numaralı ara karar uyarınca; Taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek, taraflar arasındaki sözleşmeye davalının aykırı davranışlarının olup olmadığı, davacının sözleşmeye aykırılık var ise uğradığı zararın sektörel olarak da değerlendirilmek suretiyle miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından ibraz edilen 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dosyaya sunulan deliller, davacı (Dem Perakende) ile davalı şirket (...) defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı ve davalı şirketlerin, Türk Ticaret Kanunu'na göre tutulması gereken ticari defterlerini yasal süreleri içerisinde tasdik ettirdikleri, dolayısıyla davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdıkları tespit edildiğini, davacı ve davalı şirket defter, belge ve kayıtlarına göre; dava tarihi olan 02.05.2024 tarihi itibariyle, davacı ve davalı arasında bakiye bulunmadığının görüldüğü, Uyuşmazlık konusu sözleşmenin, işbu sözleşmenin 2. Maddesinde de belirtildiği üzere konsinye satış sözleşmesi hukuki niteliğini haizdir olduğu sonucuna varılmış olduğu, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesi durumunda dürüstlük kuralının da nazara alınmasıyla taraflardan her birinin sözleşmeyi haklı olarak feshetmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığı, ürünle ilgili yatırım, üretim, garanti, bulundurma, tedarik, tanıtım ve benzeri tüm sorumluluk yükü üzerinde olan davalının, üretimden gelen sorumluluk ve yetkisine dayanarak ürünün tedarik, satış ve ödeme koşullarını, değişen piyasa koşullarına göre belirleme hakkına sahip olacağı sonucuna varılmış olduğunu bildirmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin 4.1 maddesinde ''... ürünlerini yetkili satıcı mağazaya bedelinin peşin ödenmesi şartıyla gönderecektir. Bu sözleşmede peşin ödeme şartıyla peşin satış: ürünlerin teslim edilmesinden önce fatura edilecek mal bedelinin ...'in yazılı olarak bildireceği banka hesabına malların faturalandırıldığı tarihten itibaren peşin ödenmesidir."5.3 maddesinde; "Yetkili Satıcı kesin alım yaptığı malların satışını her gün akşam mağaza kapanışından sonra ...'in merkez ofisine mail atarak bilgilendirecek ve ... bu raporlara göre yetkili satıcının performansını kontrol ederek gerekli müdahaleleri yapacaktır." 6.3 maddesinde;"Yetkili Satıcının bu sözleşmenin tanzim ve imzasını müteakip ilk bir sene içindeki 2 sezon boyunca toplam sezon içinde almış olduğu mal adedi üzerinden sadece bu mal adedinin %33'ü kadar miktarda ürün iade hakkı bulunmaktadır... İlk bir sene içindeki 2 sezonun bitiminden sonrasına denk gelen sürede yetkili satıcının hiçbir ürün iade hak ya da talebi yoktur." 9.2 maddesinde; "Yetkili Satıcı ...'ten almış olduğu ürünlerin satışını kendi nam ve hesabına yapacaktır. " 9.4 maddesinde;"Yetkili Satıcı tarafından satışı yapılamayan ürünler kesinlikle ... tarafından iade alınmayacaktır. " düzenlemelerinin mevcut olduğu görülmüştür. Davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki ticari ilişkide "konsinye satış" ilişkisi olduğu halde davalının konsinye satışı durdurduğunu ve ürün sevkiyatı yapmayacağını bildirdiğini, konsinye satış için mülkiyeti muhafaza kaydı ile müvekkiline teslim edilmiş ürünler için, peşin satış yapılmış gibi fatura düzenlediği, bu kapsamda davalı şirket tarafından düzenlenen 04.07.2023 tarihli ve ... numaralı ve 3.277.036,00 TL bedelli faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, akabinde sözleşmeye aykırı olarak konsinye satışı durduran davalı şirkete yapılan ihtarlara rağmen sonuç alınamayınca davalı şirketin bu tutumu ve konsinye ürün satışı yapmaması üzerine ... 26. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla, uğranılan olumlu zararın tazminini talep etmektedir. Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış ise de, bilahare sunduğu cevap dilekçesinde taraflar arasında konsinye satış ilişkisi olduğu iddiasını kabul etmemiş ve sözleşmenin davacı tarafça haksız nedenle feshedildiği savunulmuştur. Buna göre taraflar arasında, 06/12/2021 tarihli Yetkili Satıcı Sözleşmesi kapsamında konsinye satış mı yoksa peşin satış ilişkisi mi olduğu, buna göre davalının konsinye satış yapmayacağına dair iradesinin davacı tarafça sözleşmenin haklı nedenle fesih sebebi oluşturup oluşturmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Konsinye satış işlemi bir işletmenin daha önceden tespit edilen bir fiyatla ya da günün şartlarına göre satılmak üzere diğer bir tacire mal gönderme işlemidir. Burada mülkiyet devri yapılmaksızın zilliyetliğin devri yapılmaktadır. Konsinye satışta mallar doğrudan alıcı yerine aracıya, umumi mağazaya, gümrük antrepolarına gönderilir. Emanet suretiyle yapılan bu satışa konsinyasyon suretiyle satış denilmektedir. Malı gönderen tüccar veya işletmeye konsinyatör, satış sorumluluğunu yüklenen kişiye (komisyoncuya) malı satmak üzere teslim alan tüccar veya işletmeye de konsinyi denmektedir. Konsinyasyon suretiyle yapılan mal satışlarında, tüketicinin malı konsinyiden satın alınması ile mal sahibinin konsinyiye malı satması aynı anda gerçekleşmektedir. Bu işlem konsinyiye malın gönderilmesi ve konsinyi tarafından fiili satışın yapılması olarak iki aşamada gerçekleşmektedir. Birinci aşamada konsinyi malı kendi nam ve hesabına satar. Konsinasyon suretiyle satışta, satışın kar ve zararı konsinyiye aittir. Konsinyi malı kararlaştırılan bedelden yukarı satmak suretiyle kar elde eder. Komisyoncular ve konsinasyon suretiyle yapılan satışlarda, satılmak üzere bekleyen malın mülkiyeti satış gerçekleşinceye kadar malı gönderenin üzerinde kalmaktadır. Buna göre, konsiye malın, konsiyatör tarafından konsiniyiye gönderilmesi halinde sevk irsaliyesinin konsiyatör tarafından, konsinyi tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde ise konsinyi tarafından konsinye işlemi ile sevk edildiğine ilişkin açıklama yapmak suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir. Yukarıda ayıntılı olarak açklandığı üzere komisyonculara veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda bu kişiler malın satışına aracılık etmektedir. Malların nihai alıcıya teslimi ile birlikte hem satıcı hem de konsinyi firması açısından vergisel yükümlülüğü doğmaktadır. Malların alıcıya tesliminden itibaren 7 gün içerisinde ise faturanın düzenlenmesi gerekmektedir. Bu süre, hem satıcı hem de konsinyi firması açısından bağlacıyıdır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen Yetkili Satıcı Sözleşmesinin ve ticari defterlerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda dosya tetkik edildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1. Maddesinde: “..., ürünlerini yetkili satıcı mağazaya bedelin peşin ödenmesi şartıyla gönderecektir. " düzenlemesinden ve 4.2. Maddesindeki "“Teslim sonrası herhangi bir ürünün kısmen ya da tamamen hasara uğramasından yetkili satıcı sorumludur…” düzenlemelerinden taraflar arasındaki anlaşmanın konsinye değil, peşin satış esasına göre yapıldığının anlaşıldığı, yine, sözleşmenin bütünlüğü ve özellikle ürün teslimi, riskin devri ve ödeme şekline ilişkin hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ürünlerin davalıya devriyle birlikte mülkiyetinin de geçtiği, bedelinin peşin ödendiği ya da ödeme taahhüdünün doğduğunun anlaşıldığı, sözleşmede konsinye satışa özgü olan malın satılmadan mülkiyetinin devredilmemesi, satılmayanların iade edilebilmesi ve tahsil edilen bedelin dönemsel raporlarla ödenmesi gibi unsurların söz konusu olmadığı, taraf ticari defterlerinden de konsinye satış ilişkisi olduğunu gösterir bir kayda tesadüf edilemediği, tarafların ticari defterlerini mal alımı - satışına göre alacak - borç ilişkisi çerçevesinde tanzim ettiklerinin anlaşıldığı, taraflar arasında konsinye satış ilişkisi olduğuna dair başkaca bir yazılı delil ibraz edilemediği, bu hali ile davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği iddiasını ispatlayamaması sebebiyle tazminat isteminde bulunma hakkı olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Reddine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 -TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,8‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 2.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. Maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2025 Katip E- imzalıdır. Hakim E- imzalıdır.

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/272, K. 2025/417, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-272-e-2025-417-k-04dabd9523b7