İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/149 E. 2026/256 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/149
- Karar No
- 2026/256
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/149 Esas KARAR NO : 2026/256 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/03/2024 KARAR TARİHİ : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 01.03.2024 tarihli dava dilekçesinden özetle; Davacı ...'ın (eski soyadı ...), 05/09/2019 tarihinde ... Üzerinden ... yönü No: ... adresi önünde yaya olarak karşıya geçmekte iken,... (...) sevk ve idaresinde bulunan ... adına kayıtlı...plakalı aracın, çarpması sonucu yaralandığını ve kaza sonucu davacının sol bacak, sol ayak bileğinde kırık meydana geldiğini, davacının özel sektörde çalıştığını ve son brüt maaşının 45.77,51 TL olduğunu, ...plakalı aracın ... Şirketi sigortalısı ..., ... poliçe, ... acente nolu 24/02/2020 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle şirket nezdinde kayıtlı bulunduğunu, sürücü ...'in söz konusu kazanın oluşmasında %100 kusurlu olduğunu, olayın meydana gelmesine polis tutanağına göre ... plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu 74/b maddesi hükmüne göre ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermemek, yasağını bilmesi ve bu kurala uymadığından dolayı kusurlu olduğunu, davacının kusurunun olmadığını, davacının kaza tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığını, burada gerekli tüm test ve tetkiklerin yapıldığını; ardından da 05/09/2019 – 08/09/2019 tarihleri arasında tedavisi için ... Hastanesi’ne yatırıldığını, sunulan raporlardan görüleceği üzere ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı 16/03/2020 tarihli Kurul Raporu’na göre %11 oranında malullüğü tespit edildiğini, akabinde (kazadan 4 yıl sonra) 12.04.2023 tarihinde ... Üniversitesi ... Hastanesi'nden sağlık kurulu raporu aldığını, bu rapora göre de iş göremezlik oranı %29 olarak tespit edildiğini, yaralanan kişinin her türlü tedavi gideri, yaralanan kişinin kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların tümünün davalılardan talep edilebileceği kanun ve içtihatlarla sabit olduğunu, davacı kazanın vücudunda meydana getirdiği kalıcı hasar ve olumsuz etkilerle yaşamaya devam ettiğini, davacının bacağında meydana gelen hasardan dolayı ayakta durmasının sakıncalı görüldüğünü, ... Sigorta tarafından 24/08/2020 tarihinde davacının uğradığı kazaya ilişkin maluliyet oranına istinaden 71.532,00 TL gibi cüz’i bir miktar ödenerek davacının uğradığı zararın kapatılmaya çalışıldığını, 27/04/2022 tarihli ...Anonim Şirketi'ne gönderilen ihtarname ile davacının uğradığı zararın karşılanması talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin, başvuruyu yanıtsız bıraktığı ve ödeme yapmadığını, akabinde Sigorta Tahkim Kuruluna başvurulduğunu eski tarihli rapor nedeniyle Sigorta tahkim Kurulu'nun başvuruyu reddettiğini, reddolduktan sonra yukarıda bahsedilen 2. Sağlık kurulu raporu olan ve ...Hastanesi'nden alınan 12.04.2023 tarihli rapor alındığını ve hem eksik ödeme hem de malüliyet oranını artması nedeniyle tekrar davalı Sigortaya başvuru yapıldığı ancak davalı Sigorta firması bu kez de bahsi geçen 24-08-2020 tarihli ödemeye atıfta bulunarak ödeme yapıldığını ve başkaca ödeme yapmayacaklarını belirterek elektronik posta yoluyla vermiş oldukları cevapla talebi reddettiklerini, bu sebeplerle davalı sigorta firması aleyhine dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, haksız fiilin gerçekleştiği yer olarak ... Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini için davalı sigortanın daha önce ödemiş olduğu meblağın hesaba katılarak işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğu, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak; öncelikle tedbir talebinin kabulü ile davalılardan ... ve ...'in tüm malvarlıklarına tedbir konulmasını, davanın kabulünü, davacının uğradığı zararlardan dolayı meydana gelen kaza nedeniyle belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL tutarında maddi tazminatın (iş göremezlik kaybı, sağlık masrafları, maluliyet durumu, beklenen ekonomik kayıp vs. nedeniyle oluşan kazanç kaybı) hesaplanarak, haksız fiil olan kaza tarihinden başlayacak mevduata en yüksek uygulanacak faiziyle tüm davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak müvekkile ödenmesini, 500.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Müvekkilinin bu kazadan bu güne kadar haberi olmadığını, aradan 5 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra özellikle kazaya ilişkin bilgi belge ve delillere şu anda ulaşılmasının güç olduğunu, davacının kazadan hemen sonra o zamanki şartlara göre varsa zararı sigorta şirketince karşılandığını, hesap yöntemi ve asgari ücretteki artışları lehine çevirme gayreti ile iş bu davayı açtığını, sigorta şirketi değerlendirmesi ve varsa ceza dosyası müvekkili dışında gelişen süreçler olduğunu ve bu mecralarda alınan rapor ve tespitleri kabul etmediklerini, özellikle kusur raporunu kabul etmediklerini, 4 yıl arayla alınan iki rapor arasında fahiş çelişki mevcut olmakla davacının ATK ya sevki ile yeniden rapor alınması gerektiğini, alınan son raporun 2 yıl süre geçerli olmak kaydı ile verilmiş olduğunu, bu tür vakalarda sonradan iyileşme ve toparlanma görülmekle yeniden rapor alınmasının hakkaniyete uygun olacağını, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, 2019 yılından bu yana işleyen faizde dikkate alındığında istenen tazminat tarafların sosyal ve ekonomik durumuna uygun olmadığını, zenginleşmeye sebebiyet verecek düzeyde olduğunu, aradan 5 yıl geçmesine rağmen bu yönde hiçbir talebin ileri sürülmemiş olması da manevi zararın hafif veya şiddetli olmasının diğer bir göstergesi olduğunu, davacının güncel gelirinin tazminat hesabına baz alınamayacağını, SGK kayıtları getirtilerek davacının eğitimi mesleği yaşı gibi bütün unsurlar birlikte değerlendirilerek hesaba esas kazancının bulunmasını, yaptığı iş ve bordroda gösterilen kazanç arasında uyumsuzluk olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Sürekli Sakatlık İçin ... sayılı tahkim başvurusu yapıldığını, sürekli sakatlık için 17.12.2020 tarihinde 71.532-TL ödeme yapıldığı ve şirketin kayıtsız şartsız ibra edildiğini, dosyada ödeme tarihi üzerinden iki yıllık hak düşürücü süre geçtiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığını, davacı tarafça, müvekkili şirkete bir başvuru yapılmışsa da zararın teminat kapsamında olup olmadığının, teminat kapsamında ise zarar miktarının tespit edilebilmesi için gerekli olan evrakların ibraz edilmediğini, davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere; kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımından poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, bu nedenle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep ve beyan etmiştir. Taraflarca bildirilen tanıkların beyanları tahkik ve tespit edilmiştir. Tanık... yeminli beyanında; "biz davacı olan eşimle o tarihte nişanlıydık ben olayın olduğu 05/09/2019 tarihinde mevsimlik işçi olarak çalışmaktaydım eşimin arkadaşları haber verdi çeşmeden kalkıp istanbula geldim kazadan 1 sene sonra evlendik bu süreçte eşim manevi olarak sıkıntı yaşadı 10 dkdan fazla ayakta kaldığı sürece ayağı şişiyordu yine devam ediyor eşim 10-15 dk ayakta kaldıktan sonra ayağında şişmeler oluyor biz çocuk düşündüğümüz de doktor eşimin vücudunda vidalar olması sebebi ile kilo almaması istedi bu durum bizi etkilemektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık... yeminli beyanında; " davacı benim ablam olur kazanın olduğu gün biz evdeydik ablamın arkadaşı aradı apar topar hastaneye gittik sonrasında o tarihteki nişanlısı şimdiki eşi olan ... ve annem geldi biz hastane sürecinden sonra annem yaklaşık 3 ay boyuncu evde ablama baktı bu süreçte ben de okula gitmedim psikolojik ilaç kullanmıyor ancak o tarihte maddi durumumuz iyi olmadığından psikolojik destek alamadık kazanın etkileri devam etmektedir 10-15 dk ayakta kaldığında ayağı şişmektedir " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...yeminli beyanında; "davalı ... benim arkadaşım olur ticari taksi ... adına kayıtlıydı fakat o tarihte eniştesi olan ... aday ben aracı kullanan ... söyleri tanımıyorum davalı ile eniştesi arasında sözleşme olup olmadığını bilmiyorum ben davalı ... ekonomik durumunu tam olarak bilmiyorum dükkanda bir kişi çalışıyordu en son görüştüğümde yanında bir kişi çalışıyordu dükkanı kapatma durumunun olduğunu söylemişti ben ... söyleri ... mi yoksa eniştesi oktayın mı aldığını bilemiyorum ancak ... ... tanımamaktadır ben ... aracı eniştesi oktaya vermesinden sonra ... oktayın işe aldığını düşünmekteyim " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...yeminli beyanında; "... benim ablamın eşi olur ticari taksi ... adına kayıtlı fakat bu taksiyi ... ablasının eşi olan ... işletmektedir ... söyleri kimin işe aldığını tam olarak bilmiyorum ama ... taksinin kullanımını ... verdiği için ... işe aldığını düşünmekteyim davalı ... tekstil üzerine ailesiyle beraber yürüttüğü işi vardı eskiden yanında çalışanlar vardı ama ekonomik durumdan kaynaklı 1 ya da 2 kişi varsa vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyanın ATK'ya gönderilerek davacının kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri göz önüne alınarak davacının iş görememezlik kaybı maluliyet oranının tespiti hususunda rapor tanzim edilmesine karar verildiği görülmüştür. 02/12/2025 tarihli ATK raporunda özetle; "Mevcut belgelere göre ... kızı, 22.03.1992 doğumlu ...’in 05.09.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi Tablo 3.10 %7, Tablo 3.2 %4 olarak tespit edildiğine göre;1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği,3.Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." beyan edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik giderinden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf, 05/09/2019 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması neticesinde malül kaldığını davacının 16/03/2020 tarihinde maluliyetinin %11'iken 12/04/2023 tarihinde maluliyetinin %29 tespit edildiğini belirterek davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalı ... Sigorta davalıya ait ...plakalı aracı 24/02/2019-24/02/2020 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde davalı ... Sigortanın 24/08/2020 tarihinde 71.532,00 TL ödeme yaptığını beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta, davacının sürekli iş göremezlik için 2022/240240 Esayılı tahkim başvurusu yaptığını ve davacıya 17/12/2020 tarihinde 71.532,00 TL ödeme yaptığını ve davacının kendilerini ibra ettiğini beyan etmiştir. Davalı tarafça sunulan 24/08/2020 tarihli tazminat makbuzu ve ibraname başlıklı tutanakta davacının 05/09/2019 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle hesaplanan maluliyet oranına istinaden 71.532,00 TL iş gücünden yoksun kalma tazminatını aldığını ve bu sebeple ... Sigorta'da hiçbir alacağının kalmadığı gerekçesi ile ibra ettiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin sunduğu ödeme makbuzunda 71.532,00 TL'yi 17/12/2020 tarihinde davacının hesabına yatırdığı görülmüştür. Davacı vekilinden maddi tazminat kalemlerini açıklaması istenilmiş ve davacı vekili dosyaya sunduğu 12/06/2024 tarihli dilekçede çalışma gücünün azalaması sebebiyle500,00 TL, tedavi masrafları için 200,00 TL, kazanç kaybı için 150,00 TLve ekonomik geleceğin sarsılması için 150,00 TL talep ettiklerini bildirmiştir. Davacının tedavi evrakları ilgili hastanelerden celp edilmiş, davacının son durumu ile ilgili ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 17/06/2025 tarihli raporla birlikte dosya davacının maluliyet oranının tespiti için ATK'ya gönderilmiştir. Dosyaya sunulan 26/11/2025 tarihli ATK raporunda davacının engellilik oranı%4 olarak tespit edilmiştir. Davacı taraf 24/08/2020 tarihli ibraname ile davalı ... Sigortayı ibra etmiş olup, ibranameden sonra davalılardan tazminat isteyebilmesi için davacının maluliyet oranında ibraname tarihindeki maluliyet oranına göre fahiş bir artış olması ya da 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 111/2 maddesinde "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü gereğince, tazminatın yetersiz olması ve davacının ibranameden sonra 2 yıl içinde tazminatın düşük olduğunu ileri sürmesi gerekmektedir. Davacının maluliyet oranında artış olmadığı gibi davacının maluliyet oranı %11'den %4' e düşmüştür. İbraname 24/08/2020 tarihinde düzenlenmiş olup davacının tazminatın düşük kaldığını 24/08/2022 tarihine kadar ileri sürmesi gerekirken davacı taraf davayı 01/03/2024 tarihinde açmıştır. Davacı tarafın dosyaya sunduğu arabuluculuk tutanağının incelenmesinde davacının 22/01/2020 tarihinde arabulucuya başvurduğu, arabuluculuk sürecinin 11/03/2020 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı görülmüş ve davacının 24/08/2020 tarihinde davalı ... sigortayı ibra ettiği anlaşılmakla davacının tazminatın yetersiz kalması sebebiyle davayı 01/03/2024 tarihinde açmış olması sebebiyle davacının KTK 111/2 maddesi gereği ibranamenin iptalini talep edemeyeceği kanaatine varılmış ve davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden mahkememizce tanıklar dinlenilmiş ve davacı tanığı ... beyanında "biz davacı olan eşimle o tarihte nişanlıydık ben olayın olduğu 05/09/2019 tarihinde mevsimlik işçi olarak çalışmaktaydım eşimin arkadaşları haber verdi çeşmeden kalkıp ... geldim kazadan 1 sene sonra evlendik bu süreçte eşim manevi olarak sıkıntı yaşadı 10 dkdan fazla ayakta kaldığı sürece ayağı şişiyordu yine devam ediyor eşim 10-15 dk ayakta kaldıktan sonra ayağında şişmeler oluyor biz çocuk düşündüğümüz de doktor eşimin vücudunda vidalar olması sebebi ile kilo almaması istedi bu durum bizi etkilemektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ...beyanında "davacı benim ablam olur kazanın olduğu gün biz evdeydik ablamın arkadaşı aradı apar topar hastaneye gittik sonrasında o tarihteki nişanlısı şimdiki eşi olan ... ve annem geldi biz hastane sürecinden sonra annem yaklaşık 3 ay boyuncu evde ablama baktı bu süreçte ben de okula gitmedim psikolojik ilaç kullanmıyor ancak o tarihte maddi durumumuz iyi olmadığından psikolojik destek alamadık kazanın etkileri devam etmektedir 10-15 dk ayakta kaldığında ayağı şişmektedir ." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ..., " davalı ... benim arkadaşım olur ticari taksi ... adına kayıtlıydı fakat o tarihte eniştesi olan ... aday ben aracı kullanan ... söyleri tanımıyorum davalı ile eniştesi arasında sözleşme olup olmadığını bilmiyorum ben davalı ... ekonomik durumunu tam olarak bilmiyorum dükkanda bir kişi çalışıyordu en son görüştüğümde yanında bir kişi çalışıyordu dükkanı kapatma durumunun olduğunu söylemişti ben zekeriya söyleri ... mi yoksa eniştesi oktayın mı aldığını bilemiyorum ancak ... ... tanımamaktadır ben ... aracı eniştesi oktaya vermesinden sonra ... ... işe aldığını düşünmekteyim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...," .... benim ablamın eşi olur ticari taksi ... adına kayıtlı fakat bu taksiyi ... ablasının eşi olan ... işletmektedir ... söyleri kimin işe aldığını tam olarak bilmiyorum ama ... taksinin kullanımını ... verdiği için ... işe aldığını düşünmekteyim davalı ... tekstil üzerine ailesiyle beraber yürüttüğü işi vardı eskiden yanında çalışanlar vardı ama ekonomik durumdan kaynaklı 1 ya da 2 kişi varsa vardır."şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce alınan ATK raporundaki maluliyet oranı, kazanın oluş şekli dosyada dinlenen tanık beyanları davacının maluliyet oranı birlikte değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebi yönünden 30.000,00-TL manevi tazminat takdirinin mahkememizce uygun olacağı kanaati ile davacının davasının manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/09/2019 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine 2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabül kısmen reddine 30.000,00 TL manevi tazminatın 05/09/2019 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine 3-Davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş olduğundan alınması gereken 732,00TL harcın davacının yatırmış olduğu 1.711,17-TL'den mahsubu ile fazla yatan 979,17 TL'nin manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 1.070,13 TL karar ve ilam harcının davalılar... ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ile 1.711,17-TL peşin harçtan davacının maddi tazminat talebi yönünden davası reddedildiğinden maddi tazminat yönünden alınması gereken 732,00TL harcın mahsubu neticesinde davacının fazla yatırdığı 979,17TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 5-Manevi tazminat yönünden davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden davalı ... ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 2.511,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 150,44-TL'nin davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.242,12-TL davacıdan, 77,88-TL'sini davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11/03/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır