İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/79 E. 2024/785 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/79
Karar No
2024/785
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/79 Esas KARAR NO : 2024/785 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2022 KARAR TARİHİ : 06/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında imzalanan 11.10.2018 tarihli "Danışmanlık Protokolü" gereğince, ...'da yapılacak ... adlı projenin cephe tasarımı ve cephe uygulaması işinin davalı tarafından alınmasına danışmanlık yapılması işi için ve bunun karşılığında davalı tarafından danışmanlık ücreti verilmesi üzerine anlaşıldığını, işbu protokol uyarınca davacı şirketin danışman olarak, davalı şirketin müteahhit olarak anıldığını, ilgili protokole bakıldığında şartların açık ve kesin olarak şüpheye yer bırakmayacak şekilde taraflar arasında kabul edildiğini, protokolün imzalanması akabinde müvekkili şirketin üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirerek işveren ile gerekli görüşmelerin yapılarak işin davalıya alınmasının sağlandığını, davalının web sitesinde de alınan işe başlanıldığının tespit edildiğini, davalının büyük bir firma olması nedeniyle işi başka bir firma üzerinden yaptırmış olsa dahi bu durumun protokol gereğince müvekkilinin hak edişini değiştirmeyeceğini, işin alınması sonrası davalı tarafından müvekkiline bilgi verilmemesi nedeniyle müvekkili tarafından ihtarname keşide edilerek her zaman protokol hükümlerini ifaya hazır olduklarını belirttiklerini, ancak davalının buna rağmen edimlerini ifa etmediği gibi bilgi vermekten de kaçındığını, ihtarnameye herhangi bir cevap alınamadığından zorunlu arabuluculuğa başvurulup anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, davalı tarafından bilgi verilmemesi nedeniyle ve protokolden kaynaklı edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle huzurdaki belirsiz alacak davasını ikame ettiklerini, davanın kabulü ile danışmanlık bedelinin belirsiz alacak davası olarak daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 3000,00 Euro bedelin vade tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmede belirlenen cezai şartın kısmi dava uyarınca, şimdilik 2000,00 Euro bedelin vade tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi, talep e dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dayanılan protokolde taraflar arasında geçerli olan veya müvekkili şirketi yükümlülük/borç altına sokacak bir sözleşme ve imza bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi düşünüldüğünde dahi protokolde kararlaştırılan danışmanlık hizmetine yönelik davacının hiçbir girişimi olmaması nedeniyle danışmanlık sözleşmesinin karşılıklı rıza ve muvafakat ile feshedildiğini, fesih protokolü ve ibranamenin imzalandığını, davacının hiçbir hak ve alacağı yahut başkaca talebinin bulunmadığını, müvekkilini gayrıkabili rücu ve kesin olarak ibra ettiğini beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, hal böyle olunca huzurdaki davanın kötüniyetli, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde hem protokol gereği işin alınmasına aracılık ettiklerini hemde ihtarname ile protokol hükümlerini yerine getirmeye hazır olduklarını bildirdiklerini ileri sürerek taahhütlerini yerine getirmediklerini, iddiaların gerçek dışı ve çelişkili olduğunu, projenin müvekkili tarafından alındığının ispatlanması gerektiğini, projenin alındığının düşünülmesi halinde dahi davacının bu yönde bir girişimi olmadığını, davacının işin alınmasına yönelik girişimi olmaması nedeniyle protokolün feshedildiğini, fesih ve ibra protokolünün imzalanması sonrasında davacının talepte bulunmasının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerden ötürü cezai şart talebinin de mümkün olmadığını, sunulan ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerden dolayı, haksız, mesnetsiz, yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir. GEREKÇE: Davacı taraf dava dilekçesinde davalı şirket ile aralarında 11/10/2018 tarihinde danışmanlık protokolü imzalandığı bu protokol kapsamında ...projenin cephe tasarımı ve cephe uygulaması işinin davalı şirket tarafından alınmasına danışmanlık yapıp davacı şirket bunun karşılığında danışmanlık ücreti alacağını davacının hükümleri yerine getirdiğini fakat davalı tarafın işi almasından sonra protokol yükümlülüğüne uymaması sebebi ile danışmanlık bedeli için 3.000,00-Euro ve cezai şart için 2.000,00-Euro bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise protokolün geçerli olmadığını davalı şirketi borç altına sokacak bir sözleşmeye imzanın bulunmadığını davacının ...projesinin davalıya verilmesi için herhangi bir girişimde bulunmadığını ve 16/10/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesinin fesh edildiğine ilişkin karşılıklı fesih ve ibraname imzalandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosya davacının davalıdan talep edebileceği bir cezai şart ve hakediş alacağının olup olmadığı yönünde bilirkişi heyetine gönderilmiş bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş olduğu 15/03/2024 tarihli raporda Dava konusu işin, davalı firma tarafından üstlenildiğine, devam ettirilip tamamlandığına dair İşveren'e ait belgelerin dosyasında olmadığı, Bu halde; iş teslim tutanağı, hakediş evrakları ve iş bitirme tutanakları gibi evraklardan hareketle değerlendirme yapma imkanı olamayacağı, Buna karşın, dosyasına sunulan, davalı müteahhit firmanın internet sitesi görselleri ile e-mail yazışmasından hareketle, işin, davalı tarafça üstlenildiği kanaati oluştuğu, Hakediş evrakları dosyasında olmadığından bahisle protokol ile kararlaştırılan danışmanlık ücretinin, davacı danışman firmaya ödenip ödenmemesi veya ne miktarda ödenmesine yönelik değerlendirme yapma imkanı olamayacağı, Taraflar arasında ihtilaflı olan fesih protokolüne yönelik nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, danışmanlık protokolünde, davalı müteahhit firmanın edinimlerini yerine getirmemesi halinde 50.000 Euro cezai şart bedeli belirlendiğine göre, hakediş evrakları bakımından da tespit imkanı olmadığına göre, dosyasına sunulan evraklar kapsamında, davacı tarafın alacağının ancak 50.000 Euro kadar olabileceği, Buna karşın, davacı danışman firma tarafından, dosyasına sunulan yazışmalardan hareketle işin alınmasında, davalı tarafa katkı verildiği ifade edilmiş ise de aksine söz konusu yazışmaların, işin müteahhit tarafından edinilmesi ile ilişkilendirilebilecek nitelikte olmadığından, 50.000 Euro bakımından da cezai şart bedelinden bahsedilemeyeceği, davacı danışman firma tarafından, davalı tarafın işi almasına katkı verildiğini gösterir nitelikte evrakların sunulması durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceği, bu aşamada davacının iddiasının ispata muhtaç olduğu belirtilmiş taraf itirazlarını değerlendirmek üzere dosyaya sunulan 07/10/2024 tarihli ek raporda ise kök rapordaki ise hususi tespitlerin aynen korunduğu bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde danışmanlık bedeli ve cezai şart alacağının olduğu iddiası ile dava açmış ise da dosyaya sunulan belgelerle ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı taraf HMK 190/1 mad. Gereği davada iddia ettiği olayları ve olguları ispatlamak zorundadır. Davacı taraf davalıdan hakediş alacağını olabilmesi için davalının hollanda da ki işi davacının kendisine vermiş olduğu aracılık hizmeti sonucunda almış olduğu ve davalı bu işten hakediş kazandığını ispatlamak durumundadır dosya kapsamında ise davacı taraf davalıya aracılık hizmeti verdiğini ve davalının Hollanda da ki işi bu hizmet sonucunda aldığını somut deliller ile ispatlayamamıştır ve ayrıca davacı taraf dosyada işin davalı tarafından alınmasına aracılık ettiğini ispatlayamadığından davacı tarafın cezai şart talebi de şartları taşımadığından yerinde değildir bu sebeplerle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin olarak alınan 1.146,39-TL harcın mahsubu ile fazla harç olan 718,79‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar vekiline takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit miktarda verilmesine, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6- Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.06/12/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/79, K. 2024/785, T. 06.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-79-e-2024-785-k-ddf7cc37110c