İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/685 E. 2025/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/685
Karar No
2025/31
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/685 Esas KARAR NO : 2025/31 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/06/2016 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 14.06.2016 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili şirkete ... nolu ... ile sigortalı bulunan ...Ltd Şti'nin kullanmakta olduğu, ...adresinde, 06/12/2015 tarihinde sigortalı mahalin bulunduğu bina önünde bulanan davalı kurum ...'ye ait ana şebeke suyu borusunun patlaması ile suların duvar diplerinden bodrum kata dolması sonucu maddi hasar meydana geldiğini, gerekli bakım ve onarım yapılmamış olması sebebiyle boru patlaması sonucunda hasarın meydana geldiğini, 2560 sayılı ... Genel Müdürlüğü'nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2/A maddesinde, "içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yerüstü kaynaklarının sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüd ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak ve kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletme" denildiğini, ilgili maddeden anlaşılacağı üzere davalının sorumluluğu dahilinde olduğunu belirterek müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip yaptırılan ekspertiz raporu ve faturalara istinaden ...hasar numaralı dosya bakımından 31.871,17 TL 29.03/2016 tarihinde sigortalıya ödendiğini, yapılan bu ödemeyle ilgili TTK 1472. maddesi gereğince, dava konusu rücu alacak için davalı kuruma yapılan müracatın sonuçsuz kalması üzerine işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu bildirerek hasar dosyasına istinaden sigortacıya ödenen 31.871,17 TL'nin ödeme tarihi olan 29/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; Davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğunu belirterek, görev itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak, dava konusu arızaya 06/12/2015 tarihinde 189 nolu iş emriyle müdahale yapıldığını, yapılan incelemede arızanın bulunduğunu, binanın bodrum katında duvarların çeşitli yerlerinde su sızıntılarıın olduğu görüldüğünü, ardından bina ana girişinde bulunan sayacın önüne şube yoluna vana takılarak binaya su girişinin engellendiğini, oluşan arızanın yerinde yapılan tespitlerle müvekkili idare sorumluluğu olan şube yolunun sayaca kadar olan kısımda olmadığını, sigortalının sorumluluğunda olan sayaç sonrası patlak (iç tesisat arızası) olduğunun tespit edildiğini, ilgiliye iç tesisat arızası olduğunun söylenerek kendisi tarafından yapılması gerektiğinin bildirildiğini, ancak sayaç öncesi suyu kesme amaçlı vanası olmadığı için müvekkili idare ekiplerince şube yolunda suyu kapatıldığını, sayaç öncesine bu tip arızalar için iş emri üzerine vana takıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ekspertiz raporunda belirtilen durum olmuş olsaydı bina dışında kaldırım altında toplanan sular komşu binalara hucüm edeceğini, ayrıca davacı tarafça iddia edildiği gibi ana şebeke borusu patlağının olmadığını, eğer böyle bir durum olsaydı güçlü bir su akıntısının meydana gelerek başkalarının da bundan şikayetçi olacağını, bina içerisindeki su tesisatından kaynaklı patlak olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla açılan dava tazminat davası olup, Borçlar Kanunun 41. Maddesinde göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin zarara neden olayda kasıt, ihmal ya da kusurunun olması arada bir illiyet bağının olması gerektiğini, dava konusu bu olayda müvekkili kurum ile bu bağın kurulmasının mümkün olmadığını belirterek yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasara ilişkin istenilen bedelin fahiş olup bu bedele de itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin kesinleşen bir borcunun olmadığını belirterek müvekkili idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından dava tarihinden sonra faiz istenebileceğini bildirmiştir. Dosya, ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı, 09/05/2017 tarihli görevsizlik kararı nedeniyle mahkememize tevzii edilmekle, yargılamaya mahkememiz 2017/856 esas numarasından devam olunmuştur. Dava; davacının sigortalısına ödediği tazminat bedelinin, kusurlu olduğu bildirilen davalıdan rücuen tahsili taleplidir. Mahkememizce, dosyanın inşaat mühendisi bilirkişi ..., sigortacı bilirkişi...ve iç mimar ...'a verilerek, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapıp rapor düzenlemelerinin istenilmesine karar verilmiş olup, ibraz edilen 01.03.2018 tarihli kök raporda; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış oldukları inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda, davanın konusu tahsil edilemeyen sigorta rücu alacağının tahsiline ilişkin olduğu, mahkemenin bilirkişi heyetinden öncelikle istediği incelenen dava dosyasındaki olay sigorta teminatı ve dolayısı ile rücu alacağı kapsamında olup olmadığının incelenmesini talep ettiği, dava konusu hasarın, sigorta poliçesi kapsamında olduğu, halefiyet prensibi gereği davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunduğu, ... yönetmelik maddeleri uyarınca su kolon sistemine bağlanan borunun bina girişindeki kısmında ana vana bulunmaması dolayısıyla dava konusu su basma olayında, ...'nin sorumluluğu bulunduğu bildirilmiştir. Mahkememizce, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile, davacının zararının ne kadar olduğuna yönelik ve taraf vekillerinin rapora yönelik itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor düzenlemelerinin istenmesine karar verilmiş olup, ibraz edilen 08.10.2018 tarihli ek raporda; Davacı sigorta şirketinin işbu davaya, 31.871,17 TL olarak konu ettiği rücuen tazminat alacağını, davaya konu ettiği miktar üzerinden davalıdan talep edebileceği, talebin haklılığına hükmedilmesi halinde davacının alacağı miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere avans faizi yürütülebileceği, davalı vekilinin itirazları içerisinde bu görüşte değişikliğe gidilmesini veya hesaplamalarda düzeltme yapılmasını gerekli kılacak herhangi bir hususun, yeni bir bilgi ya da belgenin bulunmadığını, dava dosyasında yapılan tekrar inceleme neticesinde kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunamadığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, 18/12/2018 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile, davacının davasının kabulüne karar verilmiş olduğu, mahkememiz kararı davalı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 15/09/2022 tarih, ... Esas -... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Dava dosyası mahkememizin 2022/685 Esas sırasına kaydedilmekle yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememiz dosyasında inşaat mühendisi ..., mobilya sektör uzmanı ... ile birlikte BAM karar kaldırma kararındaki gerekçe doğrultusunda davaya konu olaydaki zarar gören eşyaların niteliği ve meydana gelen zararın miktarının tespiti ile hasarlı binaya ilişkin inceleme yapıp rapor düzenlemeleri için keşif yapılmasına karar verildiği, inşaat mühendisi ...ve mobilya sektör uzmanı...ile birlikte keşif yapıldığı, bilirkişiler ve Sigorta uzmanı bilirkişi... tarafından keşif sonrası sunulan 15/10/2024 tarihli raporlarında; Teknik İnceleme Sonucunda;Dosyada bulunan hasar ekspertiz raporundaki resimlerin ve olay mahallinde yapılan inceleme sonucunda çekilen, tedarik edilen resimlerin incelenmesi sonucunda olayın: binanın iç tesisatında olan patlaktan kaynaklı olduğunu, binanın iç tesisatında oluşan hasarlardan mülk sahiplerinin sorumlu olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı ...'nin sorumlu bulunmadığını, Binanın bodrum katına kanalizasyon sularının sızması nedeniyle hasar verildiğini, bu nedenle olayın meydana gelmesinde gerekli önlem ve tedbirleri almayan mülk sahiplerinin kusurlu ve sorumlu bulunduklarını, davalı ...'nin kusurunun bulunmadığını, oluşan hasardan %100 mülk sahibinin kusurlu olduğu tespit edildiğini, Mobilya Yönünden Yapılan İncelemede; Keşif adresindeki yerin gezildiğini, hasara uğranmış olan Mobilyaların yerinde olmadığı, hasar olduğunda ekspertiz raporu tutulmuş olduğunun dosya içerisinde görüldüğünü, uzun bir süre geçmiş olduğundan hasarlı ürünlerin dosya içerisine sunulan evraklar ve ekspertiz raporu göz önüne alınarak dava tarihli ayıp listesi ve fiyatlandırmaların yapıldığını, sigortalı ekspertiz sırasında hasar gören emtianın listesini oluşturmuş ve sigortalıdan hasar gören ürünlerin alış faturalarının temin edildiğinin belirtildiğini, ekspertizde, hasar gören ürünlerin fiili sayımı yapılmış, talep edilen ürünler ile uyumlu olduğunun görüldüğünü, ürünlerin ekspertiz yapıldığı andaki hasar tespiti toplam 37.872,17 TL olarak doğru yapılmış olduğunu, Sigorta Yönünden Yapılan İncelemede; Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı anlaşılması sonucunda davacı ... Sigorta A.Ş.'nin zarar görene ödediği bedelin davalı tarafa rücu edilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Dosyada bulunan sigorta poliçesi örneğinden dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinin davacı tarafından tüm iş yeri sigortasının yapılmış olduğu görülmüştür. Dosyada bulunan ekspertiz raporu, ... iş emri örneği, fatura örnekleri, dava dışı ...Şti. tarafından davalı ...'ye yapılan başvuru örneğinden davadışı şirketin işyerinde duvar diplerine su dolması nedeniyle işyerinde bulunan malların hasar gördüğü, davacının sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına 31.871,17 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Dosya üzerinde ve yerinde mahkemece bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak inceleme yapılmıştır. Alınan ve mahkememize sunulan bilirkişi raporlarında, davaya konu edilen davacı sigortalısına ait binanın ... sularının sızması nedeniyle hasar verildiği, davaya konu olayın meydana gelmesinde davacı sigortalısının gerekli önlem ve tedbirleri almadığı, bu nedenle davalı ...'nin kusurlu olmadığı, davacı sigortalının %100 kusurlu olduğu, su basması sonucunda davacı sigortalının ürünlerindeki hasarın 37.872,17 TL olduğunun tespitinin yapıldığı, ancak davalı ...'nin kusurunun bulunmaması nedeniyle davacı ... Sigorta tarafından sigortalısına ödemiş olduğu bedeli rücu edemeyeceği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin olarak alınan 544,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 71,12 TL harç alınması gerektiği, ancak tahsil kabiliyeti olmadığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 14/01/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/685, K. 2025/31, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-685-e-2025-31-k-0119df3b5dcb