İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/550 E. 2024/783 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/550
- Karar No
- 2024/783
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/550 Esas KARAR NO : 2024/783 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2022 KARAR TARİHİ : 06/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.07.2017 tarihinde, saat 17:25 sıralarında davalının sigortalısı olan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka beyaz renkli kamyonu ile ... İli, ... İlçesi, ... Caddesi ile ... Caddesi kesişiminde, sinyal vermeden ve hız sınırlarını aşar vaziyette sağa dönüş yaptığı esnada karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan müvekkiline çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sürücünün kusuruyla sebebiyet verdiğini, sürücünün .... Sigorta Şirketinin ... poliçesi ile ZMM sigortalısı olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin %65 engelli hale geldiğini ve temel ihtiyaçlarını bile başkalarının yardımı olmadan yerine getiremediğini, iş bu elim kaza nedeni ile müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, işbu kaza nedeniyle müvekkili ile eski kusur oranı üzerinden ihtiyari arabuluculuk dosyası ile müvekkilinin maddi imkansızlıklarından dolayı sulh olmuşlardır, fakat anlaşmanın yapılmasının ardından ATK Raporuyla kusur oranının değiştiğini, değişen kusur nedeniyle alacak tutarının fahiş miktarda arttığını ve maddi imkansızlık nedeniyle arabuluculukta anlaşılan tutanağın gabin, irade sakatlığı nedeniyle iptali gerektiğini, davalının müvekkilinin zor durumundan yararlandığını, sürücünün tali kusurlu olduğunu iddia ettiklerini, bu olayın ardından açılan manevi tazminat davasında alınan bilirkişi raporu ile kusur oranının %75 olduğunu tespit edildiğini, bu nedenle anlaşılan miktarın gabini meydana getirdiğini, öte yandan eski kusur oranının müvekkilinin kendini asli kusurlu zannetmesine sebebiyet vermesi nedeniyle irade sakatlığına uğradığını, bu nedenle arabuluculuk tutanağının iptalinin gerektiğini, karayollarını kullananlar için tehlike doğurabilecek ve hareketlerini zorlaştırabilecek sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücünün aracı dikkatsiz ve özensiz biçimde ve kuralları ihlal ederek kullandığını, bu durumun adli tıp kurumu raporu ile sabit olduğunu, bu olay sebebiyle hastaneye kaldırılan müvekkilinin acil bakım yoğun ünitesine alındığını, birçok kez operasyon geçiren müvekkilinin eski sağlığına kavuşamadığını, %65 oranında engelli hale geldiğini, maddi manevi ihtiyaçlarını karşılamayacak hale gelen müvekkilinin bakım masraflarının karşılanması gerektiğini, ev hanımı müvekkilinin kazanç kaybınında giderilmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik süresi içinde müvekkilinin %100 maluliyet oranın sahip olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderleri ile iyileşme giderleri talep edebileceğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, arabuluculuk tutanağının iptali ile 10 TL kalıcı işgöremezlik, 10 TL geçici işgöremezlik, 10 TL tedavi giderleri, 10 TL bakım/bakıcı masraflarının kaza tarihinden mevduata işleyecek en yüksek faiz oranlarıyla davalılardan müşterkeen ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtiyari arabuluculuk yolu ile karşılıklı iradelerin uyuşması neticesinde anlaşma sağlandığını, ilgili mevzuat gereğince bunun ilam niteliğinde belge olduğu ve davaya konu edilemeyeceğini, ayrıca davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvuruda bulunduğunu, yapılan yargılamada kusur ve maluliyet oranına ilişkin olarak davacının %75 kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, aksi kanaat hasıl olsa dahi komisyonda yapılan yargılamadaki kusur oranına itirazda bulunulmadığını, yine komisyonda belirtilen maluliyet ile kaza arasında illiyet bulunmadığı, maluliyet raporunun ilgili mevzuata aykırı olduğu tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarının gerektiğini, zira herhangi bir ödeme alınmışsa aynı ödemenin talep edilmesinin mükerrerlik oluşturacağını, ayrıca sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilip getirilmediğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, ilgili mevzuat gereğince alacağın 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, derdest dava varsa davanın reddinin gerektiğini, ceza tahkikatı aşamalarında uzlaşma söz konusu ise haktan feragat edilmiş sayılacağından davanın reddi gerektiğini, davacının dayandığı delillerin kendilerine tebliği gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, işbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, bu doğrultuda davacının maluliyete yönelik iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının bu sebeple alyeh hususları kabul etmediklerini, aksi kanaatin hasıl olması halinde ATK nazarında kusur tespitinin gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatının trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içinde değerlendirildiğinden teminat kapsamı dışında kaldığını, ilgili giderlerden SGK'nın sorumlu olduğunu, bakıcı gideri tazminatına ilişkin olarak mevzuat uyarınca kişi başı teminat limiti ile sınırlı olarak sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, davacının bakıma ihtiyacı olduğunun tespiti halinde bakıma muhtaçlığın kesin olarak belirlenmesi ve olayın özelliklerinin büyük önem taşıdığını, bakıma ihtiyacın tespitine ek olarak yardımcı bir kimsenin fiilen çalışıp çalışmadığı, çalışan var ise maaşına ilişkin banka dekontları ve SGK kayıtlarının önem arz ettiğini, böyle çalışan varsa bakım ihtiyaçlarının kim tarafından yerine getirildiğinin tespiti gerektiğni, sağlık giderleri teminatı bakımından ilgili mevzuat gereğince müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, yapılacak hesaplamanın mevzuat ve mahkeme kararları göz önüne alarak tazminatı hesaplamasında Mortalite Tablosu olarak TRH-2010 Tablosunun ve ZMMS Genel Şartları'nda belirtilen %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, iş kazası nedeniyle bir başvurusu bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, ödeme yapılmış ise rücu edilebilecek peşin sermaye değerinin tespitinin gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, ayrıca birden fazla zarar gören var ise tek teminatın paylaştırılması gerektiğini, ilgili mevzuatta sigrta şirketinin sorumlu olmadığı hususların tek tek sayıldığını, resen tespit edilmesi halinde davanın reddi gerektiğini, bu sebeplerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası sebebi ile maddi tazminat sebebi ile gabin irade sakatlığı ve kötü niyet sebebi ile arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkindir. Davacı taraf 04/07/2017 günü davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın yaya olarak geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini kaza sebebi ile davacının %65 engelli hale geldiğini davacının ... esas sayılı arabuluculuk daire başkanlığı ihtiyari arabuluculuk dosyası ile davalı ile sulh olduğunu daha sonra ATK raporu ve kusur oranı değiştiğini alacağın fahiş oranda değişmesi sebebi ile arabuluculukta anlaşılan tutanağın gabin gibi bir irade sakatlığı sebebi ile iptalini istemiştir. Davacı vekili tarafların 04/07/2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin kusurlu sürücünün ilk rapora göre tali kusurlu olması sebebi ile 55.000,00-TL anapara ve 6.000,00-TL vekalet ücreti karşılığında anlaştığını davacının arabuluculuk aşamasında asli kusurlu olduğunu düşünmesi sebebi ile davalı sigorta şirketi ile anlaştığını belirterek arabuluculuk tutanağının iptali ile maliyet sebebi ile tazminat talep etmiştir. Dosyaya sunulan ... Hastanesi engelli sağlık kurulu raporuna göre davacının %65 oranında engelli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinin 21/04/2021 tarihinde anlaşma ile sonuçlandığı davacının kendisini arabuluculuk görüşmelerinde vekille temsil ettirdiği görülmüştür. Arabuluculuk görüşmelerinden sonra ... 10 Asliye Hukuk Mahkemesinde ... esas sayılı dosyası raporunda davacının %25 davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... %75 oranında olduğu anlaşılmıştır. ... 10 Asliye Hukuk Mahkemesinde ...esas sayılı dosya celp edilmiş dosyaya sunulan 01/12/2020 tarihli raporda ise davacı ...'nın %100 kusurlu davalı sürücü ... ise kusursuz olduğunu rapor edilmiş olduğu anlaşılmıştır. ATK'nın 10/09/2021 tarihli raporunda kazanın oluşumunda davacının %25 davalı sigorta şirketinin sigortalısı... %75 kusurlu olduğu tespit edilmiş Davalı taraf tarafların özgür iradeleri ile ihtiyari arabuluculuk sonucunda anlaştıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosyamıza sunulan 17/08/2023 tarihli ATK raporunda davacının kusur oranını %28 olduğu iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği 2 ay süre ile başka birinin yardımına ihtiyaç duyacağı rapor edilmiştir. Davacı vekili 17/11/2023 tarihli dilekçesi ile arabulucu ile davalı şirketin vekilinin baba kız olmaları nedeni ile arabulucunun taraf sınırının ihlal edilmiş olması sebebi ile arabulucuğun iptaline ilişkin olarak davayı bu şekilde ıslah etmiştir. ATK 2.Üst Kurulu tarafından dosyaya sunulan 18/01/2024 tarihli raporda davacının engellilik oranının %35 olduğu iyileşme (geçici) 18 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı fakat iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde rapor ibraz edilmiştir. Huzurdaki dava açılmadan önce davacı taraf uyuşmazlık hakem heyetine başvurmuş, hakem heyeti dosyasına Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda davalının sigortalısı sürücü ... %25 davacının ise %75 oranında kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu ve uyuşmazlık hakem heyeti... tarih ... karar sayılı kararında başvuran vekilince 20 günlük süre içerisinde başvurana ait maluliyet raporu alınıp dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddedilmiş olduğu anlaşılmıştır. İhtiyari arabuluculuk tarafların iradi olarak bir araya getirilip sistematik tekniklerin uygulanması sureti ile çözüm bulunabilmek amacı ile müzakere edilmesini sağlayan bir sistemdir ve 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunları düzenlenmiştir. İhtiyari arabuluculukta taraflar iradi olarak kendileri arabulucuk yoluna gitmeyi seçmektedirler. İhtiyari arabuluculukta taraflar arabulucuyu da kendileri tayin edebilirler. İhtiyari arabuluculuk sonucunda tarafların anlaşması durumunda anlaşma tutanağı taraflarca imzalandıktan sonra anlaşma belgesi ilam niteliğinde olacağından hukuki olarak icra edilebilir belge niteliği taşımaktadır. Arabuluculuk tutanağının iptali sebepleri arabulucudan kaynaklanan nedenler taraflardan kaynaklanan nedenler ve mahkemelerden kaynaklanan sebepler olarak 3'e ayrılmaktadır arabulucudan kaynaklanan sebep ile arabuluculuk tutanağının iptali için arabulucunun eşitlik ilkesine aykırı davranıp tarafsızlığını etkileyen şekilde davranması anlaşma hususunun detaylı şekilde açıklanmaması tutanağın eksik ya da tamamen yazılmamış olması ve arabulucunun arabuluculuk faliyetini kanunun emrettiği şekilde yapmamış olması sebepleridir. Huzurdaki davada davacı taraf ihtiyari arabulucu ile davalı şirketin vekilinin baba kız ilişkisinin olduğunu ve davacının iradesinin fesata uğratıldığını arabuluculuk tutanağının iptalini istemiş ise dosyanın incelenmesinde öncelikle davacının sigorta hakem heyetine başvuru yapmış olduğu sigorta hakem heyetine sunulan bilirkişi raporunda davacının %75 davalı şirketin sigortalısı sürücünün ise %25 kusurlu çıkması üzerine ve sigorta hakem heyeti tarafından 14/11/2020 tarihinde başvurunun usulden reddedilmesinden sonra ... 10 Asliye Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 01/12/2020 tarihli raporda davacı ...'nın %100 kusurlu davalı sürücü ... ise kusursuz olduğunu rapor edilmiş olduğu anlaşılması üzerine davacının ihtiyari arabulucuya başvurduğu, davacının kendisini vekille temsil ettirdiği ve 21/04/2021 tarihinde tarafların anlaştıkları görülmüştür. Davacı taraf arabuluculuk görüşmesine Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan raporda kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğuna yönelik rapor geldikten sonra başvurmuştur. Dosyada davacının iradesinin fesata uğratıldığından ve arabulucunun yanlı hareket edip tutanağın iptalini gerektirecek şekilde hareket ettiğinden bahsetmek mümkün değildir zira davalı sigorta şirketi dosyada davacının %100 kusurlu olduğuna yönelik rapor olmasına rağmen ihtiyari arabuluculuk görüşmesine gitmiş ve taraflar iradi olarak anlaşmıştır davacı taraf iradi olarak davalı sigorta şirketi ile anlaştıktan sonra AHM'de ki dosya ATK'nın dosyaya sunmuş olduğu ATK'nın 10/09/2021 tarihli raporunda kazanın oluşumunda davacının %25 davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... %75 kusurlu olduğu tespit edilmiş yani tarafların iradi olarak anlaşmasından sonra manevi tazminat yönünden yürütülen AHM'nin dosyasında davacı taraf ilk gelen raporda %100 kusurlu olduğunu gördükten sonra iradi olarak davalı sigorta şirketi ile anlaşmıştır. Davacının iradi olarak anlaştıktan sonra ATK'dan gelen raporda kazadaki kusur oranları değişti bu sebeple iradem fesata uğratıldı şeklindeki beyanlarına itibar etmek davacı açısından hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir kaldı ki taraflar iradi olarak anlaştıklarında davacının maluliyet oranı %65 iken ... 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına ATK 2.Üst Kurulu tarafından dosyaya sunulan 18/01/2024 tarihli raporda davacının engellilik oranının %35 olduğu iyileşme (geçici) 18 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı fakat iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde rapor ibraz edilerek tarafların anlaşmış oldukları tarihte davacının %65 olan engellilik oranı daha sonraki tarihlerde alınan ATK Üst kurulu tarafında %35'e düşmüş olup davacı tarafın kusur oranında kendi lehine olan yeni tarihli raporu esas alıp anlaşmadan sonra tarafların ihtiyari arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşmasından sonra ATK Üst kurulu tarafından davacının engellilik oranındaki azalmayı göz ardı etmesi hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olup ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini gerektiren ve davacının iradesinin fesata uğratıldığına yönelik herhangi bir durumun ortada olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın reddine 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 346,90-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7- Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL bedelin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/12/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır