İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/238 E. 2024/702 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/238
- Karar No
- 2024/702
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/238 Esas KARAR NO : 2024/702 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 07/05/2020 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 14.09.2019 tarihinde ...'ye ait, ...'un idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarptığı, kaza tutanağında davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun ifade edildiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle maddi hasardan sorumlu olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığı, müvekkiline ait ve ... trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının ...'da bulunan ... tarafından düzenlenen 21.01.2020 tarihli tamirat faturası ile KDV dahil 22.859,39 Euro olarak tespit edildiği, kaza tarihi itibarı ile sigorta teminat limitinin 39.000,00 TL'nin 10.03.2020 tarihindeki yabancı kur (1 euro = 6,9965 TL) karşılığının 5.574,22 Euro olduğu, davalı sigorta şirketinin 10.03.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, kendisine yapılan başvuruya rağmen tazminatı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, aracın yabancı plakalı olduğu, müvekkilinin daimi ikametgahı Almanya olduğundan araçtaki zararın Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi, Euro üzerinden harcama yapacağının kabulü, zararın tazmir üzerinden hesaplanarak fiili ödeme günündeki kusur üzerinden tahsil edilmesi gerektiği, davalı sigorta ihbarının 26.02.2020 tarihinde yapıldığı, 15 gün içinde cevaplamadığı, 8 iş günü içinde tazminatın ödenmediğini, 10.03.2020 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 22.859,39 Euro hasar bedeli maddi tazminatın davalı ... ve ...'den 14.09.2019 tarihinden, davalı ... A.Ş.'den 10.03.2020 temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB effektid satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, KDV hariç olarak kanuni vekâlet ücretinin yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... vatandaşı olmadığı, davanın ... ya da ...'de açılmadığı, yetkisiz olan İstanbul'da açıldığını, itiraz ettiğini, arabuluculuğa davet edilmediğini, kaza sonrası aracın yürür şekilde ... Oto Sanayi'de bulunan İveco yetkili servisine gittiği, oradaki çalışanlar ile konuştuğunda araçta belirtildiği kadar hasar olmadığı, sadece küçük bir kaynak işinin olduğu ve rot balans ayarına girmesini tavsiye ettikleri, kaza resimlerinde bile ci hasarı olmadığı, davacının para almak için neredeyse tamamını değiştirdiği, tamirin Türkiye'de yetkili serviste değil yurt dışında yaptırdığı, yazıldığı gibi hasar olması durumunda nasıl yurt dışına gittiği ve gümrükten girdiğini, burslu olarak devlet üniversitesinde okuduğunu, meblağı kesinlikle ödeyecek durumda olmadığını, aracın değeri 178.856,24 TL bile değilken, yurt dışında ucuz olmasında rağmen bu fiyatın çıkarılmasının hayatın normal akışına ters olduğu, araç bedellerinin ve parça fiyatlarının Türkiye'ye uyarlanmasını talep ettiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalının kusuru oranında ve poliçe azami limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, kusurun tespit edilmesi, taleplerin sigorta teminatına girip girmediğinin araştırılarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı yanın taleplerinin fahiş olduğu, ifade edilen miktarda hasar meydana gelmediği, kusur ve hasar durumunun tespiti gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafı ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava,14/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin ... plakalı aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacısından tazmininin talebine ilişkindir. Mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ... A.Ş'ne ve Trafik Tescil müdürlüğüne müzekkereler yazılarak celp edilen evraklar incelenerek dosya arasına alınmıştır. Mahkememizin 30/11/2020 tarihli celse ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ve dosya incelenerek meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumunun oransal olarak tespit edilmesi, belirlenen kusur oranı doğrultusunda davacının uğradığı zararların ve hasarın tespiti yapılarak davacının talebinin kadri maruf olup olmadığının da değerlendirilmek suretiyle tazminat talep edemeyeceğinin, edebilecek ise miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Kusur bilirkişisi ... ve Sigortacı bilirkişisi ...'in sunmuş oldukları 05/01/2021tarihli raporlarında, ... plaka numaralı hususi otomobilin davalı sürücüsü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, aynı zamanda söz konusu aracın davalı maliki-işleteni ...'un aynı oranda sorumlu olduğu, davalı ZMS (Trafik) sigortacısı ... A.Ş.'nin aynı oranda ve azami 39.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, otomobili kazadan iki gün önce noter satışı ile satan davalı ...'nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, ... plaka numaralı arazi taşıtının sürücüsü ...'in kusursuz olduğu, Davacı ...'e ait, ... plaka ve (...) şasi numaralı arazi taşıtının Kayıtlı olduğu ... şartlarında onarım bedelinin faturasına göre %19 KDV dahil 22.859,39 Euro olduğu, Somut şekilde onarımı tamamlanmasına rağmen 28.000,00 Euro İkinci el piyasa değeri ve 15.000,00 Euro takdir edilen sovtaj değeri ile karşılaştırıldığında onarımının ekonomik olmadığı, üzerindeki karavan blokun başka bir emsal kamyonete takılmak üzere sökülerek mevcut çıplak şasi kamyonetin pert total (tam zıya) kabulünün uygun olduğu, hasarlı hali kendisinde kalmak üzere uğranacak zararın 13.000,00 Euro olduğu, Türkiye şartlarında onarım bedelinin KDV dahil 89.361,11 TL olduğu, Hangi ülke şartlarında onarımın esas alınacağı hususunun Sayın Mahkeme'nin takdirleri olduğu, TCMB efektif satış kuru verilerine göre 1 Euro'nun; kaza tarihinde (14.09.2019-Cumartesi gününe denk geldiği için 16.09.2019) 6,3363 TL, fatura tarihinde (21.01.2020) 6,5897 TL, hasar ihbar tarihinde (26.02.2020) 6,7111 TL, dava tarihinde (07.05.2020) ise 7,8202 TL olduğu tespit, hesap, görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 03/06/2021 tarihli ara kararı gereği, dosyanın zarar ve hasar incelemesi yapılmak üzere İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine sevk edilip rapor alınmasına karar verilerek, ATK Trafik İhtisas'ın sunmuş olduğu 16/07/2021 tarihli raporunda, Mevcut verilere göre aracın her ne kadar tamiri yapılmış olsa da tamirinin ekonomik olup olmadığına yönelik olarak sonucu etkileyebilecek olan aracın ... ülkesi şartlarında ... marka ... tipi 2998cm^3 motor hacminde 130kW gücünde ... kilometrede olan aracın karavansız ve çıplak şaseli olarak 2019 yılının Eylül ayı için ortalama fiyatının ne olabileceğine yönelik olarak birden fazla yere sorularak fiyatının belirlenmesi gerekmektedir. Aracın Almanya ülkesinde kaza tarihindeki ikinci el fiyatının belirlenmesinin ardından rapor hazırlanabilecek olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz 10/11/2021 tarihli duruşma ara kararı gereği, 1-14/09/2019 tarihinde davacıya ait... plakalı ... marka, ... tipi 2998 m3 motor hacminde, 130 kw gücünde 169.614 km'de, 2009 model olan davacı aracının karavansız ve çıplak şaseli olarak 2019 yılı Eylül ayı için ortalama 2. El fiyatının araştırılarak mahkememize gönderilmesi konusunda Uluslararası Adli iş birliği kapsamında Adalet Bakanlı Uluslararası Hukuk Ve Dış İlişkiler Müdürlüğü aracılığıyla yetkili ... makamına başvuru yapılmasına karar verilmiş yapılan başvuru neticesinde; istinabe yolu ile bilirkişi raporu alınmış ve böylece ATK raporundaki eksiklikler tamamlanarak dosya 28/06/2024 tarihinde yeniden ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilerek, dairece bildirilen eksik husus giderilerek Almanya Ülkesinden konuyla ilgili rapor tanzim edilmiş dosyaya eklenmiş olup, gönderilen tüm bilgi ve belgeler ışığında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumunun oransal olarak tespit edilmesi, belirlenen kusur oranı doğrultusunda davacının uğradığı zararların, aracındaki hasar miktarının ve davacının aracında meydana gelecek değer kaybı miktarının tespiti yapılarak davacının talebinin kadri maruf olup olmadığının da değerlendirilmek suretiyle tazminat talep edemeyeceğinin, edebilecek ise miktarının tespiti konusunda denetime elverişli rapor tanzim edilmesi istenilmiş , ... ATK Trafik İhtisas Kurulunun sunmuş olduğu 22/08/2024 tarihli raporunda, Mevcut bulgulara göre: I. Kusur durumu: A. Davalı sürücü ..., idaresindeki aracı ile seyir halinde iken aracını seyir şeridinde tutma becerisi gösteremeyerek yolun karşı yön bölümüne girmiş ve yolun karşı yön bölümünde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde olan davacının seyir şeridini kapattığı için gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur. B. Sürücü ..., idaresindeki aracı ile seyir şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde olduğu, hareket alanının öngörülemez bir şekilde kapatıldığı ve kazayı önleyebilecek imkanın da olmadığı anlaşılmış gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur. II. Hasar durumu: Aracın hasarına ilişkin olarak sunulan fatura, davacının sunmuş olduğu aracın ikinci el piyasa bedeline yönelik olarak bilirkişi raporu, Dekra görüşü incelenmiştir. Mahkemenize düzenlenen raporda her ne kadar aracın tamirinin ekonomik olmadığı değerlendirilmişse de bu değerlendirmenin doğru olamayacağı davacı tarafın sunmuş olduğu deliller çerçevesinde anlaşılmıştır. 22.859,39 Euro KDV dahil bedel, hasar onarımına esas alınmıştır. III. Değer kaybı durumu: Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. Maddesi uygun bir şekilde değiştirilerek değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanır şeklinde belirtilmiştir. Poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun her halükarda Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı tazminatı hesaplanması gerekmektedir (Örnek: T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ...esas numaralı dosyasının ... numaralı kararı). Değer kaybı hesaplanmasında her ülkenin iç dinamikleri önemli değişkenlik göstermektedir. Heyetimiz Türkiye şartları altında değer kaybı değerlendirmesi yapabilecek olsa da davacının isteminin aracın tecilinin olduğu Almanya şartlarında olması, heyetimizin ... iç dinamiklerini bilmemesi neticesinde değer kaybına yönelik değerlendirme yapılamamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'in kusursuz olduğu, Hasar bedelinin KDV dahil 22.859,39 Euro olduğu, Değer kaybına yönelik delil olmadığı için değerlendirme yapılamadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davalı ... A.Ş.'ye ZMM trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı ... idaresinde iken, 14.09.2019 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafça meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın giderilmesi için 22.859,39 Euro tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile bağlı kalmak kaydıyla davalılardan tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Mahkememizce aşamalarda alınan bilirkişi raporlarından, meydana gelen kazada davalı ...'un %100 kusurlu olduğu, 22.859,39 Euro hasar bedelinin kadri maruf olduğu tespitlerine yer verildiği, anılan tespitlerin denetime elverişli ve Yargıtay içtihatlarında belirtilen kriterler ile uyumlu olduğu kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak kaydıyla teknik değerlendirmeler yönünden hükme esas alınmıştır. Dosyada mevcut hasar dosyalarının incelenmesinde, davalı ... A.Ş.'nin poliçe limitinin kaza tarihinde 39.000 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, dava açılmazdan evvel dava konusu talepler açısından davalı sigorta şirketine 26.02.2020 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından 8 iş günü içinde tazminatın ödenmediğinden, 10.03.2020 tarihi itibari ile temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Davalı ...'un sorumluluğu ise haksız fiil sorumluluğu olup, kazanın meydana geldiği tarih itibari ile bu davalı yönünden temerrüt gerçekleşmiştir. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve ... E. - ... K. ) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve ... E. - ...K. ) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Son olarak, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerektiğinden, (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve ... E. - ... K. Sayılı ilamı) vekalet ücretinin tespitinde bu husus göz önünde bulundurulmuştur. Sonuç itibari ile, usulüne uygun tanzim edilen bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulü ile 22.859,39-EURO'nun davalı ...'tan 14/09/2019, davalı ... A.Ş'den 10/03/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A mad. Uyarınca işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti olan 39.000- TL ile sorumlu tutulmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 2-22.859,39-EURO'nun davalı ...'tan 14/09/2019, davalı ... A.Ş'den 10/03/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A mad. Uyarınca işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti olan 39.000- TL ile sorumlu tutulmasına, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 12.081,04-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.020,27-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.060,77-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.020,27-TL peşin harç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere, Adli Tıp Kurumu masrafı ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 8.643,85-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 1.360-TL bedelin davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Davacı vekili ve Davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı davalı ... vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.19/11/2024 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."