İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/536 E. 2025/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/536
- Karar No
- 2025/460
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/536 Esas KARAR NO : 2025/460 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirkete ... nolu Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...A.Ş'ye cam emtiası ...'den ...'ya yapılan nakliyesi esnasında hasarlandığının tespit edildiğini, söz konusu emtianın davalı şirketin sorumluluğunda iken hasara uğradığını, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması ile sigortalı şirketin 256,92-Euro tutarında hasar ve zarara uğradığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin bu nedenle sigortalısına ... tarihinde 256,92 Euro hasar tazminatı ödediğini, dava konusu hasarın, sigortalı emtia davalı şirketin sorumluluğunda ve muhafazasında yapılan taşıma esnasında meydana geldiğinden emtiadan meydana gelen hasardan hukuken sorumlu olduğunu, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması üzerine davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin müvekkili şirket tarafından yapılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiklerini, bu nedenle söz konusu takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazı sebebiyle aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Dava konusu tazminat alacağının CMR m.32 gereği bir (1) yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın bu süre dolduktan sonra ikame edildiği ve davanın zamanaşımı süresinden reddi gerektiğini, hasar zararının nasıl hesaplandığının belli olmadığını, hasarlı emtianın sovtaj hesabının yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, hasarın ambalaj hatası, yükleme ve istifleme ile sabitleme kaynaklı olması halinde, bu edimlerin sigortalı ... tarafından yerine getirildiğini, davalının sorumlu tutulamayacağını, davalının devamlı müşterisi olan sigortalıya ambalaj ve yükleme hataları konusunda uyarı ve bilgilendirme yapıldığını, TTK m.876 ve CMR m.17/2 gereği davalının sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle zamanaşımı itirazının kabulü ile, haksız ve yasal dayanağı olmayan müvekkilinin kusuru bulunmayan talep ve faiz tutarını havi davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedeli nedeniyle rücuen tazminat talebinde bulunma şartlarının oluşup oluşmadığı, ... 18. İcra Dairesine ait ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı ile zamanaşımı hususlarında toplanmaktadır. Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de sevk tarihi, davacı sigorta şirketi tarafından rücu talepli ihtarnamenin ise tebliğ tarihi ve dava tarihi nazara alındığında davanın CMR zamanaşımı süresi dolmadan ikame edildiği anlaşıldığından zamanaşımı itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmiştir. Davaya konu ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 256,92 Euro asıl alacak, 3,13 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 260,05 Euro için takip talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 03/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 11/02/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere sigortacılık alanında uzman bilirkişi ve taşıma hukukçusu bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 02/06/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının sigorta tazminatı ödemesinin sabit olduğu, sigorta poliçesi ve sertifikasına uygun olduğu; ancak zararın sabit olmadığı, eksper veya sair şekilde hasar tespiti yapılmadan ödeme yapıldığı, bu nedenle aktif husumetin sabit olmadığı, Dosyada mübrez evraklar incelendiğinde sevk tarihinin 22.05.2023 olduğu davacı sigorta şirketi tarafından rücu talepli ihtarnamenin ise 21.01.2024 tarihinde tebliğ olduğu dikkate alındığında; zamanaşımı defi bakımından ihtarnamenin CMR m.32 gereği bir (1) yıllık süre dolmadan ikame edildiği, Taraflar arasında taşıma sözleşmesi sabit ise de, meydana gelen zararın varlığı ve davalı sorumluluğunda ve taşıma sürecinde meydana geldiği sabit olmadığı, Sırf fotoğraflara bakıldığında zararın teyit edilemediği, Varsa da zararın ambalaj yetersizliği ve yükün doğal niteliği ile yükleme kaynaklı olabileceği değerlendirilmekle, CMR m.17/4 hükümlerine göre davalının sorumluluğunun sabit olmadığı " sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedeli nedeniyle rücuen tazminat talebinde bulunduğu, davacı tarafça sigorta tazminatı ödemesi yapılmış ise de ödemeye esas oluşturan hasara ilişkin hasar raporu, hasar tutanağı, eksper raporu ve sair nitelikte herhangi bir bilgi ya da belgenin sunulmadığı, dosya kapsamından sadece sigortalı beyanına dayalı zararın ve ileri sürülen bu zararın davalı sorumluluğunda meydana gelip geldiğinin sabit olmadığı, bu durumda davacının rücuen tazminat talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 9.141,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 24/06/2025 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır