İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/407 E. 2024/312 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/407
- Karar No
- 2024/312
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/407 Esas KARAR NO : 2024/312 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/06/2023 KARAR TARİHİ : 21/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 15.06.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından borca yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi takibin yapıldığı ... 20. İcra Dairesi'nin taraflar arasında ... organizasyonunun ... tarihlerinde davacı otelde gerçekleştirilmesi konusunda ekli gurup etkinlik kontratını akdettiklerini, anılan organizasyonun 05.11.2022 tarihinde tamamlandıktan sonra davacı otel yetkilisi davalı şirket yetkilisine gönderdiği 07.11.2022 tarihli e-mail ile organizasyondan kaynaklı bakiyeyi davalı şirket yetkilisinin dikkatine sunduğunu, buna göre organizasyondan kaynaklı bakiye borcun dava evvel yapılan 300.000,00 TL'lik ön ödemenin mahsubu ile 501.477,56 TL olduğunu, davalı şirket yetkilisinin çeşitli gerekçelerle bakiye borç miktarından indirim yapılmasını talep ettiğini, güncellenmiş bakiye borcunu 442.315,11 TL olarak bildirildiğini, davalı şirket yetkilisine bildirilen komisyon miktarının hatalı olduğunu fark eder etmez durumu izah ettiklerini, ardından gönderdiği 22.11.2022 tarihli e-mail ile komisyon tutarının aslında KDV dahil 13.387,15 TL olduğunu, fakat daha önce sehven 56.556,41 LT olarak bildirildiğini ifade ettiklerini, davalı şirket yetkilisine bildirilen farkın 43.169,26 TL olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; ... 20. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının celbini, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 17.07.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ilamsız takiplerde genel yetki kuralı kapsamında borçlunun MK gereğince ikametgahı sayılan yerdeki icra dairesi genel yetkili icra dairesi olduğunu, nitekim davalı şirket aleyhine yapılan ilamsız takipte yetkili icra dairesinin ... İcra Müdürlükleri olduğunu, davacının ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatmış olduğu takibe binaen davalı borçluya ilamsız takipte ödeme emri gönderdiğini, davalının ödeme emrine karşı asıl alacağa, borca, yetkiye, faize, borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, tarafların ... zirvesi isimli organizasyonun davacı otelde gerçekleştirilmesi konusunda grup ve etkinlik kontratını akdettiklerini, davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkililerine gönderdiği a-mail ile organizasyon katılımcılarına konaklama talepleri için fiyat vermek istediklerini, rezervasyonların kendileri üzerinden geleceğini ve fakat ödemelerin katılımcı kişiler tarafından yapılacağını, davalı şirketin ise karşılığında davacı otele komisyon faturası keseceğini ilettiğini, davacı otel yetkilisinin a-mail de konaklamaya bağlı komisyon tutarını 56.556,41 TL olarak bildirdiğini, dava sonra bildirilen komisyon miktarının hatalı olarak bildirildiğini, komisyon miktarının aslında 13.387,15 TL olduğunu, daha önce sehven 56.556,41 TL olarak bildirdiğini iddia ettiğini, bu kapsamda daha önce sehven bildirilen komisyon tutarı ile olması gereken komisyon miktarı arasında farkın 43.169,26 TL için davacı şirkete iade faturası düzenlendiğini, açıklanan bu nedenlerle; huzurdaki davanın öncelikle takibin geçersiz olması sebebiyle öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarfın basiretli tacir olma yükümlülüğüne aykırı davrandığından davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 16.12.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda; Taraflara ait 2022 Yılı ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi olan 15.12.2022 itibariyle davacının davalıdan 43.169,26 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğu, Davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle taraflar arasında herhangi bir alacak-borç kaydının olmadığı, Davalının Komisyon faturasına göre alacaklandığı, bu noktada davacı komisyon faturasının her iki tarafın kabulünde olduğu, Davacının davalı ile hesaplaşmasından fazla komisyon tutarı takas mahsup edildiğinden bahisle talep ve dava konusu ettiği bedelin iade faturasına dayandığı, Davacının iade faturası tanzimi için davalıdan olur almadan bu faturayı tanzim ettiği, tek başına iade faturasının alacaklanma sebebi olmayacağı, davacının davalı yan ile hesaplaşmasında gözetilen miktarlarda komisyon takas ve mahsubunun yerinde olduğunun değerlendirildiği, İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkeme’de olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 27.03.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Sayın Mahkeme tarafından verilen EK görevlendirme gözetilerek yapılan incelemede; Davacının karşı komisyon alacağı sözleşmeye göre KDV ve KAHVALTI hariç oda fiyatları üzerinden %10 oranında olmakla, davacının toplamda 56.556,41 TL komisyon alacağının hesaplaşmada mahsup için kullanılması gerekirken, 13.387,15 TL hesaptan mahsup edildiği, davacının bakiye 43.169,26 TL alacaklı olabileceği, Taraflar arasında zaten 56.556,41 TL komisyon tutarı konusunda sözleşmeye uygun hesaplanma ve mutabakatın davalı yanca da teyit edildiği, Ticari ilişkinin tam bir mutabakatla sona ermesine karşın, mutabakat oluşumunda davacının alacak kalemlerinden komisyon alacağı bakımından maddi hata kabul edilecek olursa davacının bakiyeyi talep edebileceği hususunda nihai takdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, komisyon miktarı hatasından kaynaklı hazırlanan fatura nedeni ile yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı yan otel ve restoran işletmecisi, davalının organize ettiği etkinlik için sözleşme yapmış, birtakım hizmetler ve konaklama hizmeti verilmesi taahhüt edilmiştir. Verilen hizmetler için davacı yan ödeme yapacak, konaklamalar için davacı yan komisyon faturası düzenleyerek hesaplaşma yapılacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında sözleşmeye ve mail yazışmalarına göre, davacı yan doğrudan konaklama ücretlerini 3.kişi müşterilere fatura ederek ve onlardan tahsil ederek, davalı yana bu konaklama bedellerinden komisyon ödemeyi taahhüt etmiştir. Hesapların görülmesi sırasında, toplam davacı yan alacağı 501.477,56 TL bakiye kaldığı, 300.000 TL avans ödemesi alındığı, böylece davalı yanın organizasyonundan davacının 801.477,56 TL hak ediş elde ettiği, mail yazışmalarında ise 798.871,52 TL asıl alacak oluştuğu, bundan 300.000 TL avans mahsubu ve 56.556,41 TL komisyon ödemesi mahsubu ile 11.11.2022 itibarı ile davacının bakiye 442.315,11 TL asıla alacağı kaldığı yönünde davacı yan talepleri hususunda ihtilaf yoktur. İhtilaf davacı yanın hesaplaşma için bildirdiği ve hatalı olduğunu ileri sürdüğü komisyon tutarındadır. Uyuşmazlık kapsamında, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve protokol kapsamında, tarafların ticari defter ve kayıtlarının yerinde inceleme yetkisi de verilerek tarafların sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirip getirmedikleri, davacının komisyon miktarının yanlış hesaplamasından kaynaklı alacağının olup olmadığı ve davacının alacak talebinde bulunup bulunamayacağı hususunda rapor hazırlanmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16.12.2023 tarihli raporda; "Taraflara ait 2022 Yılı ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi olan 15.12.2022 itibariyle davacının davalıdan 43.169,26 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğu, Davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle taraflar arasında herhangi bir alacak-borç kaydının olmadığı, Davalının Komisyon faturasına göre alacaklandığı, bu noktada davacı komisyon faturasının her iki tarafın kabulünde olduğu, Davacının davalı ile hesaplaşmasından fazla komisyon tutarı takas mahsup edildiğinden bahisle talep ve dava konusu ettiği bedelin iade faturasına dayandığı, davacının iade faturası tanzimi için davalıdan olur almadan bu faturayı tanzim ettiği, tek başına iade faturasının alacaklanma sebebi olmayacağı, davacının davalı yan ile hesaplaşmasında gözetilen miktarlarda komisyon takas ve mahsubunun yerinde olmadığı, davacı yan hataya düştüğünü, hatasından gerçekte 13.387,15 TL komisyon alacağı takas ve mahsup edilmesi gerekirken 43.169,26 TL fazladan 56.556,41 TL üzerinden takas mahsup gerçekleştiğini ileri sürdüğü, TBK m.34 gereği yanılanın yanılmasını ileri sürerken dürüstlük kurallarına uyması gerektiği, somut olayda, hesabı bilen, komisyonun ne kadar olacağını hesaplayan, hesabı çıkaran ve cari hesap bakiyesi şeklinde alacağını ileri süren davacı olduğu, bu durumda, belirtilen şekilde bir hesap hatası olmasının dürüstlük kurallarına uygun bir şekilde ortaya konulması gerektiği, esasında, davacının 501.477,56 TL bakiye alacak iddiasından 56.556,41 TL komisyon ödemesi takas mahsubunu kabul ettiği ileri sürülmesine karşın davacının bakiye alacak olarak 442.351,11 TL istediği hesap sonu bakiyesinde davalı yan için 59.126,45 TL tutarında komisyon mahsup ettiği de gözetilmesi gerekeceği, yani davacı yan toplam bakiye alacak hesabında son aşamada ileri sürdüğü komisyondan dahi daha yüksek bir düşme yapamayacağı," rapor edilmiştir. İtiraz üzerine hazırlanan 27.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Davacının karşı komisyon alacağı sözleşmeye göre KDV ve KAHVALTI hariç oda fiyatları üzerinden %10 oranında olmakla, davacının toplamda 56.556,41 TL komisyon alacağının hesaplaşmada mahsup için kullanılması gerekirken, 13.387,15 TL hesaptan mahsup edildiği, davacının bakiye 43.169,26 TL alacaklı olabileceği, Taraflar arasında zaten 56.556,41 TL komisyon tutarı konusunda sözleşmeye uygun hesaplanma ve mutabakatın davalı yanca da teyit edildiği, Ticari ilişkinin tam bir mutabakatla sona ermesine karşın, mutabakat oluşumunda davacının alacak kalemlerinden komisyon alacağı bakımından maddi hata kabul edilecek olursa davacının bakiyeyi talep edebileceği hususunda nihai takdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olduğu," yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı yanın sunmuş olduğu sözleşme ve hesaplama yönteminden, davacının 3.kişi konaklama müşterilerinden kazandığı gelirden, davalı yana komisyon ödeyeceği tarafların kabulündedir. Davacı yan göndermiş olduğu e-posta kayıtlarından davalı yana fark komisyonun 56.556,41 TL olduğu bildirilmiş, davalı yan da bunu kabul etmiş ve alacak miktarı konusunda mutabık kalmışlardır. Nitekim hesaplaşma da bu miktar üzerinden yapılmıştır. Dolayısıyla basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafından davalının gerçekte 13.387,15 TL komisyon alacağı oluştuğunu ileri sürerek 43.169,26 TL iade faturası düzenlemesi ticari hayatın teamüllerine uygun değildir. Eğer bu hususta bir hata oluştuğu düşünülmekte ise tarafların aynı yönde mutabık olması gerekirken bu hususta mutabakat olmadığı görülmektedir. Anlatılan kapsamda davacının hesaplaşma yapıldıktan sonra, hataen davalı yana fazla komisyon hak edişi mahsup edildiği iddiasına dayanan alacak iddiasının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere gerçekte hesaplama hatasının da olmadığı ve dürüstlük kurallarına uymadığı da dikkate alındığından açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan alınan 521,38 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 93,78 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır