İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/24 E. 2024/149 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/24
- Karar No
- 2024/149
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/24 Esas KARAR NO : 2024/149 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 05/03/2024 İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/521 Esas, 2022/237 karar sayılı 21/04/2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; dava dışı sigortalısı ... ait "..." isimli teknenin bağlı bulunduğu ... adlı işletmede, .... adlı şahsın kusurlu davranışı nedeni ile ... adlı teknesinde çıkan yangın sonucu alevlerin sıçramasıyla yanarak zayi olduğunu, yangının çıkış şekli ve kendisi ile emanet sözleşmesi imzalanan işletmenin yangına müdahaledeki yetersizliğinin, yangının büyümesine neden olduğunu, müvekkilinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini, Yangının çıktığı marinanın İsminin ... olduğunu, ticaret sicil kayıtlarında ...Ticaret unvanlı gerçek kişi tacir ...olduğunu, Tekne Bağlama Sözleşmesi yapan 4 nolu davalının da gerekli gözetim ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 3 nolu davalıların ise müteveffa ...'ın mirasçıları olduğundan sorumlulukları bulunduğunu, ödenen sigorta tazminatının tahsili için ... 17 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, ... 17 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etimiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Deniz İhtisas Mahkemesinin görevsiz olduğunu, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, 25/01/2020 günü meydana gelen olayın "..." olarak kendini tanıtan örgüt tarafından üslenildiğini, bu hususta İstanbul ve ... CBS lere suç duyurusunda bulunduklarını, olayın faillerinin kesin olarak tespit edilmeden müvekkillerine dava yöneltilemeyeceğini, ... İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan raporda yangının çıkış sebebinin tespit edilemediğini, yangının çıkmasında müvekillerinin murisinin herhangi bir haksız fiilinin bulunmadığını, müvekillerinin murisine ait "..." isimli teknenin sigortasının bulunup bulunmadığının tespiti ile var ise sigorta şiketine davanın ihbarının gerektiğini beyanla müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Tic. Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde; ... 12 Sulh Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyasındaki 03/11/2021 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkillerine ait atfı kabil bir kusur bulunmadığını, yangının büyüyüp yayılmasında asıl etkenin kuvvetli rüzgar ve teknelerin imal edildiği malzemeler olduğunu bu nedenle müvekillerine dava yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas, ... karar sayılı 21/04/2022 ilamı ile; "25/01/2020 tarihinde "..." adlı marinada bağlı olan ...'a ait ... adlı teknede yangın çıktığı , yangında davacı sigortalısı ... a ait teknenin de zarar gördüğü, 30/01/2020 tarihli yangın raporunda yangının ...isimli teknede başlayarak patlamalar ve rüzgarın etkisiyle diğer teknelere sirayet ettiği, yangının çıkış sebebinin tespit edilemediğinin belirtildiği, yangının "... " isimli örgüt tarafından üstlenildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmanın ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasında devam ettiği, davacı tarafın yangının ve teknelerdeki hasarın davalı marinanın ve davalıların murisi ... teknesi maliki ...'ın kusurundan meydana geldiğini ileri sürerek maddi zararın tazminini talep ettiği, Mahkemenin görevinin taraflar arasındaki temel hukukiye göre tayin edileceği, dosyaya celp edilen bağlama kütüğü ruhsatnamelerine göre dava konusu teknelerin özel tekne oldukları, davacılar ile davalı Marina işletmesi arasındaki ilişkinin bağlama sözleşmesine dayandığı, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi üzerine Mahkememiz esasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, Soruşturma dosyalarının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücu kaynaklı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait teknenin yanarak hasar görmesi nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalılardan tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, sigortalıya ait teknenin hasarlanmasında davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise talep edilebilecek tazminat miktarı hususlarında toplanmaktadır. Sigorta rücu davalarında görev konusu dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkiye göre belirlenir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. R. G. 3.7.1944 sayılı kararı "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. Ticaret Mahkemesinin görev alanı 6102 Sayılı TTK.'nun 4 ve 5 maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceği" düzenlenmiştir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/21-36 Esas, 2010/67 Karar sayılı ilamında; "... İhtiyari dava arkadaşlığı durumunda, davalılardan biri hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, özel nitelikteki mahkemede davanın görülmesi gereklidir." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/9-261 Esas, 2004/254 Karar sayılı ilamında; "...Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu durumlarda, bunlar hakkında birlikte açılan davalar, birbirlerinden bağımsız olduğundan, görevli mahkeme her bir dava bakımından ayrı ayrı belirlenmelidir, ihtiyari dava arkadaşı durumundaki davalılardan biri (veya birkaçı) hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri (veya diğerleri) hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, davaların aynı dava dilekçesiyle özel mahkemede açılması gerekir." Yargıtay 3. HD'nin 2016/18543 Esas, 2018/5313 Karar sayılı ilamında; "... ihtiyari dava arkadaşlığı durumunda, davalılardan biri hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, özel nitelikteki mahkemede davanın görülmesi gereklidir. (HGK 03.02.2010 tarih 2010/21-36 E. 2010/67 K.) Hal böyle olunca; mahkemece, bu yönler gözönünde tutularak, o yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yok ise Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar verildiği görülmüştür. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı (sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanıyor olması gerekmektedir. Somut olayda, uyuşmazlığın aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalıların bir kısmı bakımından haksız fiil sorumluluğu, bir kısmı bakımından ise Marina Bağlama Hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, davacının dava dışı sigortalısının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, 6502 Sayılı Yasanın 3/l, 73/1 ve 83/2 maddesi hükümleri uyarınca dava konusu uyuşmazlıkta özel görevli mahkeme sıfatını taşıyan Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğu (İstanbul BAM 37. HD'nin 2022/2945 Esas ve 2023/1408 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 12. HD'nin 2024/283 Esas ve 2024/283 Karar sayılı ilamı), Mahkememizin görevsiz olduğu, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 05/03/2024 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır