İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/333 E. 2024/329 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/333
Karar No
2024/329
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/333 Esas KARAR NO : 2024/329 DAVA : Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2020 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. arasında dava dışı ... Şti. Aracılığı ile 18/12/2017 tanzim tarihli 01/10/2017 başlangıç ve 24/06/2018 bitiş tarihli ... poliçe numaralı Ticari/Sınai Sigorta Poliçesi düzenlendiği, müvekkili şirketin üretim tesisinde bulunan sigorta poliçesindeki makine listesinde yer alan ... maka ... makinesinin bozulduğunu, sigorta kapsamındaki makinenin müvekkili şirketin üretim tesisindeki ana makilerden biri olduğunu, söz konusu makinenin ana üretim hattına sahip olduğundan bu makine olmadan üretim yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle hasarın gerçekleştiği gün müvekkili şirket yetkililerinin sigorta poliçesinde de unvanı bulunan dava dışı ... Şti. İle iletişime geçerek arızayı bildirdiklerini ve eksper yönlendirmesini ve hasarın tazminini talep ettiklerini, talep edilen eksperin müvekkili şirket yetkilisi ile durumu yüz yüze görüşmek istediğini, müvekkili şirket yetkilisi ile eksperin yüz yüze görüştüğünü, ekspere gerekli tüm inceleme ve araştırmayı yapması için her türlü destek ve yardımda bulunulduğunu, incelemesini tamamlayan eksperden ve davalı sigorta şirketinden sözlü veya yazılı herhangi bir dönüş, talep vs olmadığını, Eksper...'in yaptığı inceleme neticesinde 02/07/2018 tarihli rapor tanzim edildiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen rapor davalı sigorta şirketinden talep edildiğini ancak söz konusu raporun hiçbir şekilde müvekkili şirket ile paylaşılmadığını, ... 5. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ekspertiz raporu ve ekli belgelerin onaylı birer örneğinin taraflarına iletilmesinin ihtar edildiği, bunun üzerine davalı sigorta şirketinin endüstriyel hasar departmanı yöneticisinin e-posta yolu ile iletişime geçtiğini, talep edilen ekspertiz raporunun mail aracılığı ile taraflarına iletildiğini, ilgili ekspertiz raporunda birçok hatalı ve yanlı ifadenin yer aldığını, müvekkili şirketin hasarlı parçanın temini için muadili yerine orijinal parça kullanmayı tercih etmesinin ekspertiz raporunda böyle bir hakkının olmadığı şeklinde lanse edildiğini, davalı sigorta şirketinin kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, sigorta şirketinin redde ilişkin tüm iddia ve taleplerinin reddine, 68.000,00 Euro hasar bedelinden muafiyet ve sovtaj bedeli düşüldükten sonra geriye kalan alacağın muaccel olduğu 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ilgili sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ilgili sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayın 04/05/2018 tarihinde meydana geldiğini, sigortalının arabuluculuk başvurusu, olayın üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtikten sonra olduğunu, süresi içinde dava açılmadığını, dava konusu makine ... sayılı sigorta poliçesi ile davacı adına müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, 04.05.2018 tarihinde meydana gelen olay ile ilgili olarak ... sayılı hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemede sigortalı işletmede kullanılmakta olan ... marka ... makinesinin kovan içerisindeki çift burgu milinin kullanıma bağlı olarak zaman içinde aşınma ve yıpranma sonucu kırıldığının tespit edildiğini, Makine Kırılması Genel Şartları, Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3.Maddesinde "Makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan dolayı" meydana gelen zararlar teminat harici kılındığını, kırılma hadisesinin, zamanla metal yorgunluğu, mil üzerinde oluşan baskı nedeniyle meydana gelen kılcal çatlakların büyümesi ve basınç altında kırılması sonucu oluştuğunu, millerin bu şekilde kırılmasına sebep olabilecek başkaca harici bir etken tespit edilemediğinin eksper raporunda belirtildiğini, 6762 Sayılı TTK'nın 1423/2.maddesi gereğince aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olduğunu, somut olayda davacının 14 gün içinde bir itirazının mevcut olmadığını, bu sebeple sigortalının aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğine dair itirazının yerinde olmadığını, dolar üzerinden düzenlenen poliçe olmaması sebebiyle hasar tarihindeki döviz kurunun esas alınması gerekeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi raporu, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, dava konusu Ekspertiz Raporu, taraflar arasında imzalanan Ticari/Sınai Sigorta Poliçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. Makine mühendisleri ...,......ve Sigorta eksperi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan kök raporda; Somut olayda da zarar goren makıne parçalarının kullanım ömürlerinin olduğu, kullanıldıkça kullanım ömürlerını tüketebıldikleri, üzerinde çalışılan hammaddenin sıcaklığı ve uygulananbasınca bağlı olarak yüzeylerınde deformasyonlar oluşabildiği, oluşan deformasyonlarınbasınca bağlı olarak kırılma şeklinde de kendini göstermesinin mümkün olduğu, bir diğersöylemle kırılan makine parçalarının makinanın kullanım saatine bağlı sarf malzeme olarak kabul edilmesinin uygun olacağı; Aynı bilirkişi heyetinden alınan 12.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Bu nedenle hasarın ani ve harici bir dış etkenle meydana gelmediği, makinenin rutin çalışması sırasında oluşan aşınma, yıpranma sonucu özelliğini kaybetmesi dolayısıyla vidalı millerin kenet özelliğinin bozulduğu, kırılan dağılan bu parçaların vidalı milleri sıkıştırarak dönmelerini engellediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle hasarın ani ve harici bir nedenle meydana gelmemesi nedeniyle teminat harici olduğu kanaatine varılmıştır. 1.Dava konusu kırılmasının ani ve harici bir etki nedeniyle meydana gelmediği 2.Makinenin rutin çalışması sırasında aşınıp bozulan parçalarının hasara neden olduğu, 3.Olayın poliçe kapsamında olmadığı, İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyeleri ..., ... ve ... den alınan 24.05.2023 tarihli bilirkişi kök raporunda; 1- Makinadaki ikiz vida seti çalışma saatine bağlı olarak, belirli periyodik zamanlarda değiştirilen ve makinanın motoru gibi ana parçası olduğu, sarf malzemesi olmadığı; 2- Dava konusu makinada meydana gelen arızanın, ikiz vidada polimer malzemenin lokal olarak orada muhtemel katılaşması ile sıkışma sonucunda oluşan zorlanma sonucu bir kırılma meydana geldiği, kırılan parçanın incelenmesinden, vidada kullanımdan kaynaklı veya değişim gerektiren aşınmanın görüntülenmediğinin tespit edildiği, makinada, vidanın değişim gerektirecek durumundan önce kırılma meydana geldiği; 3- Makinada kırılma meydana gelmesinin lokal olarak malzemenin donması sebebiyle vidanın da makinadan tahrikli olarak dönmeye zorlanması sonucu makina kırılması olduğu kanaati oluştuğu, bu donmanın lokal ani sıcaklık değişimi kaynaklı ve/veya plastik malzeme bileşim oranlarındaki lokal olarak homojen olmayan dağılım kaynaklı olabileceği, ancak bu lokal malzeme katılaşmasına neyin sebep olduğu hususunda somut bir bulgu bulunmadığı görüşüne varılmıştır. GEREKÇE: Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı, eksik sigorta bulunup bulunmadığı, hasarın hangi tarihe ve para birimine göre belirleneceği ile zarar miktarına ilişkindir. Hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı; Davacı vekili hasarın teminat kapsamında kaldığını iddia etmiştir. Davalı vekili ise, Makine Kırılması Genel Şartları, Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3.Maddesinde "Makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan dolayı" meydana gelen zararlar teminat kapsamında olmadığını, kırılma hadisesinin, zamanla metal yorgunluğu, mil üzerinde oluşan baskı nedeniyle meydana gelen kılcal çatlakların büyümesi ve basınç altında kırılması sonucu oluştuğunu, millerin bu şekilde kırılmasına sebep olabilecek başkaca harici bir etken tespit edilemediğinin hasarın poliçe kapsamında kalmadığını ileri sürmüştür. Makine mühendisleri ..., ... ...ve Sigorta eksperi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek rapora ilişkin 02.02.2024 tarihli ara karar ile; bilirkişi heyetinin kök raporun 4. Sayfasında plastik ham madde besleme silosundan istenmeyen bir materyal girişi nedeniyle hasarın oluşma olasılığının besleme kısmında elektromıknatıs bulunduğu gerekçesiyle gerekçeli bir şekilde elenmiş olduğu ancak ek raporda ise harici bir cismin mil kovanına girmesi ile hasarın oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğunun açıklandığı, yine kök raporda kullanıma bağlı olarak makinede deformasyonlar oluşabileceği ve bu nedenle kırılmanın gerçekleşmiş olabileceği tespitine yer verilmiş, ek raporda ise hasarın aşınmaya bağlı olarak oluştuğunun nitelendirilmeyeceği belirtilmiştir. Kök ve ek raporda yer alan birbiriyle çelişen her iki tespitinde gerekçeli açıklanmış olması, hangi gerekçenin bilimsel verilere uygun olduğu hususunda tereddüt oluşması ve bu çelişkinin giderilmesi zorunluluğu ile eksik sigorta ve makina bedeline ilişkin itirazların karşılanmamış olması nedenleriyle yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 02.02.2024 tarihli ara kararda açıklanan iş bu nedenlerle ilk bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek rapor hükme esas alınmamıştır. İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyeleri ..., ...ve ... den alınan kök ve ek bilirkişi raporları mahkeme ve taraf denetimine elverişli kendi içinde tutarlı olmakla hükme esas alınmıştır. Yapılan inceleme ile, makinadaki ikiz vida seti çalışma saatine bağlı olarak, belirli periyodik zamanlarda değiştirilen ve makinanın motoru gibi ana parçası olduğu, sarf malzemesi olmadığı, dava konusu makinada meydana gelen arızanın, ikiz vidada polimer malzemenin lokal olarak orada muhtemel katılaşması ile sıkışma sonucunda oluşan zorlanma sonucu bir kırılma meydana geldiği, kırılan parçanın incelenmesinden, vidada kullanımdan kaynaklı veya değişim gerektiren aşınmanın görüntülenmediğinin tespit edildiği, makinada, vidanın değişim gerektirecek durumundan önce kırılma meydana geldiği, makinada kırılma meydana gelmesinin lokal olarak malzemenin donması sebebiyle vidanın da makinadan tahrikli olarak dönmeye zorlanması sonucu makina kırılması olduğu kanaati oluştuğu, makinenin rutin çalışması sırasında aşınıp bozulan parçalarının hasara neden olduğu iddiasının ispatlanamdığı dolayısıyla hasarın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Hasar miktarı ve eksik sigorta bulunup bulunmadığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2009/11-37 E, 2009/65 K, sayılı ilamının ilgili kısmı; Dava konusu olayda olduğu gibi sigorta menfaatinin gruplandırıldığı sigortalarda, her bir grup, sigorta sözleşmesinin özel bir kısmını teşkil ettiğinden her bir grubun ikame değeri ayrı ayrı tesbit edilir ve her bir grup için tesbit edilen sigorta bedeli münhasıran o gruba ilişkindir. Dolayısıyla menfaat değerinin altında (eksik sigorta) sigortanın varlığının tespiti bakımından her bir grup bağımsız olarak ele alınır. Buna göre her bir grup için o grubun toplam sigorta değeri ile o grup için belirlenmiş sigorta bedeli karşılaştırılarak eksik sigortanın varlığı tesbit edilir (Yrd. Doç. Kemal Şenocak, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Haziran-Aralık 2000, Cilt IV, Sayı 1-2). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/6341 E, 2019/6776 K, sayılı ilamının ilgili kısmı; "Davalının düzenlediği 31.10.2013 tanzim tarihli poliçede; bina için 100.000,00 TL, demirbaş için 50.000,00 TL ve emtia için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL sigorta bedeli üzerinden, enflasyon korumalı olarak teminat verildiği;... sigorta durumunda Yangın Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesine göre işlem yapılacağı düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Mahkeme tarafından, somut olayda eksik sigorta bulunduğu kabul edilmiş ve inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 11.01.2016 tarihli raporda, bina yapı bedeli olduğu bildirilen 203.340,00 TL sigortalı malın gerçek değeri olarak kabul edilip bu bedel, sigorta poliçesindeki toplam 160.000,00 TL'lik sigorta bedeline oranlanmak suretiyle davalının sorumlu olduğu zarar miktarı belirlenmiştir. Sigortalı malın gerçek değeri olarak kabul edilen miktar sadece bina bedeli olduğundan, poliçedeki bina sigorta bedeli olan 100.000,00 TL için oranlama yapılması gerektiği halde, tüm sigortalı unsurlar için verilen toplam 160.000,00 TL'lik sigorta teminatları ile oranlama yapılması, eksik sigortaya ilişkin yasal düzenlemelere açıkça aykırıdır." şeklindedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/2709 E, 2022/5888 K, sayılı ilamı ile uyuşmazlık hakem heyetinin; "Uyuşmazlık Hakem Heyetince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, poliçe kapsamında ödenmesi gereken hasar tutarının belirlenmesine ilişkin olduğu, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 14.maddesi uyarınca,... poliçe döviz cinsinden düzenlenip primi de ödeme tarihindeki döviz değeri üzerinden ödenmediğinden zarar gören makinenin riziko tarihindeki TL değerinin dikkate alınmasının doğru olduğu gerekçeleri ile başvurunun kısmen kabulü ile" şeklinde gerekçe içeren kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı ile Davalı Sigorta Şirketi arasında sigortalının “...” adresindeki işletme için, 01.10.2017 – 24.06.2018 Vadeli, ... No’lu Ticari/Sınai İşletme Poliçesi düzenlenmiştir. Buna göre; Pliçede Teminat / Sigorta Bedelleri (TL) Bina / Yangın : 9.500.000 Emtia/Yangın: 4.000.000 Makine-Tesis.Yangın 6.000.000 Demirbaş Yangın : 600.000 Ek Teminatlar :20.100.000 Makine Kırılması/Sabit : 4.750.000 (%10 TÜİK Enflasyona Endeksli) Poliçe’de Listelenen Teminata Dahil Makine ve Tesisatlar Adet ve Cins belirtilmiş, Teknik Özellikler’e ise poliçede yer verilmemiştir. 6102 sayılı Kanun'un “Aydınlatma Yükümlülüğü” başlıklı 1423 üncü maddesinin ikinci bendinde "Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir" şeklindeki düzenlenme hüküm altına alınmıştır. 6102 sayılı Kanun'un 1423 üncü maddesinin 2 nci bendi uyarınca sigorta ettiren tarafından sözleşmeye 14 gün içerisinde itiraz edilmediğinden davalının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğine ilişkin itirazı kabul görmemiştir. 15.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda dosyaya sunulan teklif fiyatları, yedek parça fiyatlarındaki artış oranları göz önüne alınarak dava konusu makina vida kırılması sonrasında oluşan hasar tarihi itibariyle gerçek onarım maliyetinin 68.355,54 Euro olduğu, hasarlı parçaların sovtaj bedelinin 5.000,00 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hasar gören makinenin 300.000,00 Euro satın alma bedeli olduğu ve 535.000,00 TL üzerinden sigortalanmış olduğu, hasar tarihindeki Euro kuru 5.1003 TL dikkate alındığında 1 makinenin TL cinsinden değerinin 1.530.090,00 TL olarak hesaplandığı, 2017 yılı toplam diğer 9 makine ve ilave aksam tesisatları ile birlikte Makine Kırılması Sigorta Bedelinin 4.750.000,00 TL olarak (Enflasyonlu bedel 5.171.325,00 TL) poliçelendirilmesi ile hasar tarihinde eksik sigorta bulunduğu, eksik sigorta oranın 1-535.000/1.530.090,00=0,6504 e karşılık geldiği belirlenmiştir. Aynı raporda 68.355,54 Euro hasar giderim maliyetinin TL karşılığı (Hasar tarihi itibariyle 1 Euro=5,1003 TL) 348.631,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bu bedelden 5.000,00 TL sovtaj bedelinin düşümü ile 343.631,00 TL hasar bedeli belirlenmiştir. Poliçe gereği % 10 muafiyet (34.363,00 TL) düşüldüğünde muafiyet tenzili sonrası brüt hasar giderim maliyeti 309.268,00 TL olarak tespit edilmiştir. Eksik sigorta uygulaması gereği tenzil edilmesi gereken 201.147,91 TL nin tenzilatı ile net hasar miktarı 108.120,09 TL olduğu belirlenmiştir. Somut olayda poliçe döviz cinsinden düzelenmiş ise de, primler TL olarak ödendiğinden ve poliçede ödemenin döviz olarak yapılacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından makinelerin riziko tarihindeki kur karşılığı TL değerinin dikkate alınması gerekmektedir. Grup sigortalarında her bir grup, sigorta sözleşmesinin özel bir kısmını teşkil ettiğinden her bir grubun ikame değeri ayrı ayrı tesbit edilir. Bilirkişi kök ve ek raporlarda ulaşılan kanaat belirtilen hususlara uygun, somut verilere dayalı taraf ve mahkeme denetimine elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Dosya içeriğinde bulunan fiyat teklifleri, eksper raporu ve bilirkişi incelemesi ile ikiz vidalı ekstrüder makinasının vida, namlu, yedek parça bedelinin 68.355,54 Euro olduğu, hasarlı parçaların sovtaj bedelinin 5.000,00 TL olduğu ve eksik sigorta bulunduğu, riziko tarihindeki hasarın 108.120,09 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile 108.120,09 TL'nin 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 7.385,68 TL harcın peşin alınan 8.988,23 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.602,55 TL harcın davacıya iade edilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre 990,00 TL'sinin davacıdan, 330,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi gereğince Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı, 8.988,23 TL peşin harç, 27.900,00 TL bilirkişi ücreti, 350,50 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 37.300,93 TL yargılama giderinin kabul ve red oranıan göre 7.646,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/333, K. 2024/329, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-333-e-2024-329-k-79bad75548e3