İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/433 E. 2025/853 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/433
- Karar No
- 2025/853
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/433 Esas KARAR NO : 2025/853 DAVA : Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/06/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin, ... - ... - ...gibi mağazaları ile bilinen...Anonim Şirketi unvanlı Türk şirketinin yurt içi ve yurt dışındaki mağazalarının inşaat, mimari ve dekorasyon işlerini 14 yılı aşkın süredir üstelenen bir mimarlık ve mobilya şirketi olduğunu, karşı tarafın sermayesinin tamamının bu şirkete ait Kazakistan ülkesindeki mağazalarını işletmek ve finansal avantaj elde etmek maksadı ile Almatı - Kazakistan'da kurmuş olduğu bir tüzel kişilik olduğunu, nihai yönetimin Türk şirkete ait olduğunu, Kazakistan mağazalarının mobilya - mimarlık - dekorasyon işlerini müvekkili şirkete verdiğini, yurt dışı sevkiyatlarda sorun yaşamamak adına tüm sözleşme ve ödeme prosedürünü yeni kurdukları tüzel kişilik olan Intermode LLP üzerinden yapmaya karar verdiklerini, müvekkili ile davalı şirket arasında tahkim anlaşmasını içeren 5.000.000,00-USD bedelli 04/01/2024 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmede ön görülen sürede davalı tarafça herhangi bir şikayette bulunulmadığını, müvekkilinin Intermode LLP Kazakistan'dan faturası kesilmiş ve tüm gümrük işlemleri tamamlanarak montajı yapılmış işlerden kalan kar kaybı, faiz ve masraflar hariç olmak üzere davalı şirketten 681.913,40-USD tutarında alacağı bulunduğunu, karşılıklı müzakerelerden sonuç alınamadığından tahkime başvurulması gerektiğini belirterek hakemler kurulu tayin edilmesini, hakemler kurulu oluşturulduktan sonra hakemler kuruluna sunulacak tahkim (dava) dilekçesi ile tahkim yargılamasının başlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; sözleşmede belirtilen tahkim kurumunun ülkemizde bulunmadığını, tahkim talebinin hükümsüz olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, 4686 Sayılı Kanunun işbu ihtilafta uygulama alanı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan Sözleşme'nin 7.3. maddesi uyarınca, tarafların arasındaki uyuşmazlıkları öncelikle müzakere yoluyla çözecekleri, ancak bundan sonuç alınamaması halinde tedarikçinin ülkesinde (Türkiye) bulunan Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesine gidileceği kararlaştırılmıştır. Davacı yan, dava dilekçesinde, uyuşmazlığa konu bedelin ödenmesi için davalıya ihtar gönderdiğini, uyuşmazlığın çözümünün sağlanamadığını belirterek hakem tayini talebinde bulunmuştur. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun ilgili maddeleri şu şekildedir: "Madde 4 – Tahkim anlaşması, tarafların, sözleşmeden kaynaklansın veya kaynaklanmasın aralarında mevcut bir hukukî ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tümünün veya bazılarının tahkim yoluyla çözülmesi konusunda yaptıkları anlaşmadır. Tahkim anlaşması, asıl sözleşmeye konan tahkim şartı veya ayrı bir sözleşme ile yapılabilir. Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır. Tahkim anlaşması, tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde geçerlidir. Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. Madde 7 – A) Taraflar, hakemlerin sayısını belirlemekte serbesttirler. Ancak bu sayı tek olmalıdır. Hakemlerin sayısı taraflarca kararlaştırılmamışsa üç hakem seçilir. B) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde aşağıdaki kurallar uygulanır: 1. Ancak gerçek kişiler hakem seçilebilir. 2. Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından seçilir. 3. Üç hakem seçilecek ise, taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde seçilen iki hakem üçüncü hakemi belirler. Taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki isteminin kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki otuz gün içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından hakem seçimi yapılır. Üçüncü hakem, başkan olarak görev yapar. 4. Üçten fazla hakem seçilecek ise, son hakemi seçecek olan hakemler yukarıdaki bentte belirtilen usule göre taraflarca eşit sayıda belirlenir." Somut uyuşmazlıkta, davalı yan usulüne uygun bir tahkim sözleşmesinin bulunmadığını, Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi olmadığını ileri sürerek talebin reddi gerektiğini savunmuştur. Yukarıda yer verildiği üzere, tahkim anlaşmasının yazılı şekilde kurulması gerekmekle birlikte, yazılı bir sözleşmenin sunulmadığı veya sunulmadığı hallerde davalı yanın tahkim anlaşmasına verdiği cevapla da bu sözleşmenin kurulması mümkün olabilmektedir. Tarafların hakem sayısını kararlaştırmaması nedeniyle tahkim şartının geçerli olduğunun kabulü halinde uyuşmazlığın çözümünün üç hakemle sağlanması gerekmektedir. Davacı tarafın, huzurdaki davayı ikame etmeden önce kendi hakem seçimini yaparak karşı yana bildirmesi, karşı yanın kendi hakemini seçmesi halinde taraf hakemlerinin baş hakemi belirlemesi, aksi halde ise hakem ve başhakem seçimi için mahkemeden talepte bulunulması gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı yanın kendi hakemini seçip karşı yana bildirip söz konusu sürenin dolmasını beklemeden mahkememizden hakem seçimi talebinde bulunduğu anlaşıldığından, taraflar arasındaki tahkim sözleşmesinin geçerli olup olmadığı yönündeki itiraz incelenmeksizin davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 08/10/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza