İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/234 E. 2025/285 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/234
- Karar No
- 2025/285
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/234 Esas KARAR NO : 2025/285 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 09/04/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " "Müvekkil şirkete ... numaralı ve 02/12/2021 - 02/12/2022 vade tarihli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 27.03.2022 tarihinde ...'de sürücü ... sevk ve idaresinde iken tek taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazada sürücü ... 50 promil alkollüdür. Meydana gelen kaza sonucu ... Sigorta Şirketi, ... ile ...'in vefatları nedeniyle ... için desteğinden yoksun kalanlara 16.08.2022 tarihinde 175.000,00.-TL; ... için desteğinden yoksun kalanlar ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında sulh olunarak 31.10.2022 tarihinde 238.450,00 TL (KDV ve Stopaj Tevkifatları mahsup edildikten sonra 225.117,37.-TL) sigorta tazminat ödemesinde bulunmuştur. Kaza nedeniyle ... ve ... için toplam 413.450,00 TL ödemede bulunulmuş olup davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunmaktadır. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının A.7.h hükmü gereği gereği davalıdan tahsili amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuş,... Arabuluculuk, ...Başvuru numaralı dosyada görüşememe ile uzlaşma sağlanamamış ve iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile 413.450,00.-TL sigorta tazminatının, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle;" Müvekkil şirkete ... numaralı ve 02/12/2021 - 02/12/2022 vade tarihli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın 27.03.2022 tarihinde ...'de sürücü ... sevk ve idaresinde iken tek taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazada sürücü ... 50 promil alkollüdür. Meydana gelen kaza sonucu müvekkil şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası kapsamında ...'ın maluliyet ve tedavi gideri zararı için toplam 213.826,15 TL tazminat ödemesi gerçekleştirilmiştir. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile 213.826,15.-TL sigorta tazminatının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Davanın, maddi ve hukuki illiyet bulunan ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine, Arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından 25/05/2024 tarihli Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin maliki olduğu... plakalı araç davacı şirkette Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Sigortanın genel şartlarında bu sigorta tanımlanırken açıkça; "Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı aşağıdaki şartlar çerçevesinde teminat altına alır" şeklinde tanımlanmış olup rizikonun gerçekleşmesi halinde teminat sağlamaktadır. Dolayısıyla davacı yanın ödemiş olduğu meblağ, rizikonun gerçekleşmesi neticesinde sunduğu teminat kapsamındadır. Müvekkil şirkete ait aracın kaza yapmasının salt alkol nedeniyle ve belirgin sarhoşluk hali nedeniyle olduğu ispatlanamamıştır. Davacı şirket salt alkolün varlığı ile sorumluluğundan bertaraf etmeye çalışmaktadır. Davaya konu olan söz konusu kaza, Sigorta Genel Şartları kapsamında bir kazadır. Belirgin sarhoşluğun olduğu ispat edilememiştir. Davacı yan 0,35 promil alkolü, belirgin sarhoşluk şeklinde değerlendirerek, bunun bir kaza olmadığını dolayısıyla sorumluluğu olmadığını iddia etmektedir. Belirgin bir sarhoşluk yaratacaksa bireysel araçlarda da yasal alkol sınırı 0,50 promil olarak kabul edilmemesi gerekirdi. Dolayısyla söz konusu vahimvahim kazanın, alkolden mi, belirgin sarhoşluktan mı ileri geldiği tayin edilememiştir. Davacı şirket sorumluluğu kapsamında ödeme yapmıştır, dolayısıyla müvekkil şirkete yöneltilen dava haksız ve hukuka aykırıdır. Davanın zamanaşımı yönünden reddine ,haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin, davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur. CEVAP; Davalı vekili tarafından 17/02/2025 tarihli Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin vahim kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru yoktur. Her ne kadar KTK m.86 f.1 uyarınca araç işletenin "kusursuz sorumluluk" hali düzenlenmiş olsa da; bu sorumluluğun kendisinin ve eylemlerinden sorumlu bulunduğu kimselerin kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı ve araçtaki bozukluk olmadığının ispatıyla sorumlu tutulamayacağı aşikardır. Her ne kadar,araç şoförünün kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği Trafik kazası bilirkişi raporu ve Kaza Tespit Tutanağı ile sabit olsa da, bu belgelerin aksinin ispatı mümkün olup muammadır. Nitekim; Yargıtay’ a göre Kaza tespit tutanakları, tek başına, hüküm kurmak için yeterli değildir. Bu belge aksi sabit oluncaya kadar maddi durumu belirleyen ve itiraz halinde denetlenmesi gereken bir delildir. Bu nedenle delil vasfı aksi ispat edilemediği sürece söz konusu olur.Trafik kaza tespit tutanaklarına karşı hukukumuzda doğrudan bir itiraz yolu düzenlenmemiş olmakla birlikte; kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını buna ilişkin detaylı bir bilirkişi raporunun alınması gerektiği kanaatindeyiz. Müvekkil şirkete ait aracın sürücüsü hakkında soruşturma ve ceza davası yürütülmüş olması ve bu kapsamda verilen kusur ve zarar tutarına ilişkin kararlar, tutanaklar, Hukuk mahkemeleri için bağlayıcı değildir. Nitekim müvekkil şirketin, ne aracının teknik bakımları hakkında, ne de çalıştırdığı sürücüsü hakkında kusuru olduğunu gösterecek herhangi bir delil ya da emare yoktur. Kazaya karışan araç donanımlı olup bütün bakımları eksiksiz ve tamamdır.Nitekim meydana gelen kazada, sürücü her ne kadar alkollü olduğu tespit edilse de, meydana gelen kazanın alkol kaynaklı olduğu net olarak ortaya konmamıştır. Nitekim alkol almak serbest olup, kişiler ertesi gün işine dönebilmektedir. Bu halde alkol kullanan bir kimsenin 72 saat araba kullanmaması vücudun alkolden arınmasını beklemesi gerecektir. Kaldı ki, sürücünün kanında tespit edilen 0.35 promil tespit edilmiş olup, etkisi az olarak belirtilmiştir. Bu halde çelişki mevcut olup, giderilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacının talebi haksız olup, ödemenin geri talep edilmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemeniz tarafından resen dikkate alınacak hususlar göz önünde bulundurularak, fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, alacak ve sair yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla; haksız davanın reddine karar verilmesini veyargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... CBS 2022/2216Sr.sayılı dosyasının gönderilmesine karar verilmiştir. ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın bir nöroloji, bir sigorta hukukçusu ve bir trafik kazalarında kusur sorumluluğu alanında uzman fen heyetinden seçilecek makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 16/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava dosyasında yapılan inceleme sonucunda;... plakalı otobüs sürücüsü ...'un; yönetimindeki araçla gece vakti aydınlatılması olmayan devlet yolunda seyri esnasında, dikkatli, kontrollü ve tedbirli seyretmesi gerekirken, dikkatsiz dalgın ve kontrolsüz seyri sonucu aracın kontrolünden çıkarak yol dışı sağ tarafında bulunan şarampole doğru sürüklenip yan yatmasıyla yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesine sebep olduğu anlaşılmış olup, KTK 48 maddesinde belirtilen alkol kullanma ile KTK 56/a maddesinde belirtilen şerit değiştirme yasaklarını ihlal ile KTK 84/f bendinde belirtilen doğrultu değiştirme halinden dolayı olayda e 100 (yüzdeyüz) Asli ve Tam kusurlu görüldüğü, KTK 85. Maddeye göre araç işleteni davalı ... A.Ş.'nin doğan zarardan aynı oranda müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, kazanın meydana gelmesine münhasıran sürücünün alkollü olmasının etkili olduğu kanaatine varıldığı, ... plakalı aracın sürücüsü ... dosya konusu kazada asli kusurludur ve kaza salt alkol etkisinde gerçekleşmiş olduğu, dava tarafları arasında kurulu sigorta sözleşmesine istinaden düzenlenen ... numaralı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesinin, Sigorta Süresinin 02/12/2021 - 02/12/2022, 27.03.2022 tarihinde meydana gelen kazanın sigorta süresi dahilinde meydana geldiği, poliçenin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlendiği zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarınca; Birdenbire ve beklenmeyen bir şekilde ortaya çıkan gazların solunması, yanık ve ani bir hareket neticesinde adale ve sinirlerin incinmesi, burkulması ve kopması da kaza sayıldığı 27.03.2022 kaza tarihinde yürüklükte olan davacı sigortanın sorumluluğunda olan teminat limitlerinin kişi başına sağlık giderleri için 175.000.-TL ve sakatlık/vefat durumunda 175.000-TL olduğu ...sayfasından tespit edildiği, davacı taraf, Meydana gelen kaza sonucu, ... ile ...'in vefatları nedeniyle ... için desteğinden yoksun kalanlara 16.08.2022 tarihinde 175.000,00.-TL; ... için desteğinden yoksun kalanlar ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında sulh olunarak 31.10.2022 tarihinde 238.450,00 TL (KDV ve Stopaj Tevkifatları mahsup edildikten sonra 225.117,37.-TL) sigorta tazminatı ödemesinde bulunduğu, tazminat ödemelerini gösterir yönde banka dekontlarının dava dosyasında bulunduğu, rücu talebi açısından değerlendirme; Genel Şartlar “A.T. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigorta Ettirme Rücu Hakki” maddesinde Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller sigortalılara ve hak sahiplerine karsı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği belirtilmiş olup, ilgili maddenin “h” bendinde sürücülerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olmasından veya alkollü içki almış olarak aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından meydan gelmiş kazaların kendi sigortalısına rücu edebileceğinin belirtildiği, bu durumda Heyetimiz üyesi bilirkişilerin tespitlerine istinaden Davacının rücu talebinin yerinde olduğu kanısına varıldığı.."rapor edilmiştir. Davalı vekilinin 01/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi üzerine dosya ele alınarak dosyadaki mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun aksini ispata yarar somut delil sunulmadığı anlaşılmakla yeniden rapor alınmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2024 tarihli ...E. ...K.sayılı birleştirme kararı ile mahkememizin 2024/234 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin, müvekkil şirketlerine ait ... numaralı hasar dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden müzekkere yazılarak ... Sor. sayılı dosyalarının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi ile iddianame düzenlenmiş ise davanın açıldığı mahkemenin ve esas bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Geçen celse 2 nolu ara karar gereği davalı vekiline birleşen dosya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulduğu, cevap dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür. Geçen celse 4 nolu ara karar gereği yazılan müzekkereye dosyadan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sırasına kamu davası açıldığının bildirildiği, mahkemeden ilgili dosyanın celp edildiği görülmüştür. Geçen celse 5 nolu ara karar gereği davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Celse arasında birleşen dosya yönünden yapılan ödemenin kaynağı olan ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava; davalı şirketin kayden maliki olduğu ... plakalı vasıtanın 27/03/2022 tarihinde tek taraflı trafik kazası geçirmesi nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan müteveffaların ailelerine ödenen sigorta bedellerinin rücu talebine ilişkin; birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden dava; davalı şirketin kayden maliki olduğu ... plakalı vasıtanın 27/03/2022 tarihinde tek taraflı trafik kazasına karışması nedeniyle araçta ...'ın maluliyet ve tedavi gideri zararı için ödenen sigorta bedellerinin rücu istemine ilişkindir. İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Dava, ZMMS poliçesi kapsamında davacı tarafından zarar gören 3. kişilere ödenen tazminatın, sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda, sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir...". 27/03/2022 tarihinde davacı şirketin sigortacısı olduğu, davalı şirkete ait ...plaka sayılı aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığı, davacı sigorta şirketi ile davalı arasında ... numaralı Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası akdedilmiş olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından asıl dosyada dava dışı ... ve ...'in desteğinden yoksun kalanlara toplam 413.450,00 TL; birleşen dosyada dava dışı ...'ın maluliyet ve tedavi gideri zararı için toplam 213.826,15 TL tazminat ödemesinde bulunulduğu, davalıya ait aracın sürücüsünün kazaya kusurlu olarak sebebiyet verdiği, ayrıca araç sürücüsü ...'un 50 promil alkollü olduğu iddiası ile işbu rücuen tazminat davası ikame edilmiştir. Davalı şirket ise cevap dilekçesi ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkememizce dosya, davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda rapor tanzimi için bir nöroloji, bir sigorta hukukçusu ve bir trafik kazalarında kusur sorumluluğu alanında uzman fen heyetinden seçilecek makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 16/09/2024 tarihli raporunda ... plakalı otobüs sürücüsü ...'un; yönetimindeki araçla gece vakti aydınlatılması olmayan devlet yolunda seyri esnasında, dikkatli, kontrollü ve tedbirli seyretmesi gerekirken, dikkatsiz dalgın ve kontrolsüz seyri sonucu aracın kontrolünden çıkarak yol dışı sağ tarafında bulunan şarampole doğru sürüklenip yan yatmasıyla yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesine sebep olduğu anlaşılmış olup, KTK 48 maddesinde belirtilen alkol kullanma ile KTK 56/a maddesinde belirtilen şerit değiştirme yasaklarını ihlal ile KTK 84/f bendinde belirtilen doğrultu değiştirme halinden dolayı olayda %100 Asli ve Tam kusurlu görüldüğü, kazanın meydana gelmesine münhasıran sürücünün alkollü olmasının etkili olduğu yönünde tespitte bulunmuş, söz konusu tespitler dosya kapsamı ve somut olay ile uyumlu bulunarak hükme esas alınmıştır. 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...". Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın A.7 maddesinin 3. Fıkrasının H bendine göre, sürücülerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olmasından veya alkollü içki almış olarak aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından meydan gelmiş kazalar nedeniyle oluşan zararlar, sigortacının sigortalısına rücu sebeplerinden olup, sigortacının 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebileceği, davalı şirkete ait aracın sürücüsünün meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu uyarınca kazadan yaklaşık 1 saat sonra imza altına alınan tutanağa göre ... plakalı aracın sürücüsü ...'un 35 mg/dl — 0,35 promil alkollü olduğu, dolayısı ile kaza esnasında Ix15 mg/dl (0.15 promil) * 35 mg/dl — 50 mg/dl (0,50promil) düzeyinde alkollü olduğu, 50-100 mg “Derin görüş keskinliği, karanlığa adapte olmada zorlanma, koordine hareketlerde güçlük”şeklindeki semptomları taşıdığı ve kazada %100 oranında kusurlu olmasıyla kazanın alkolün etkisiyle meydana gelmiş olabileceğine dair tespit doğrultusunda davacının davalıya rücu hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarı sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği, asıl ve birleşen davada cevap dilekçelerinde yapılan ödemenin miktarına ilişkin itirazda bulunulmadığı, asıl davada davacı sigorta şirketi tarafından ... için desteğinden yoksun kalanlara 16.08.2022 tarihinde 175.000,00 TL ödeme yapıldığı, ... için desteğinden yoksun kalanlara ise 31.10.2022 tarihinde 238.450,00 TL ödemede bulunulduğu; birleşen davada ise davacı sigorta şirketi tarafından ...'ın maluliyet ve tedavi gideri zararı için toplam 213.826,15 TL tazminat ödemesi yapıldığının iddia edildiği, mahkememizin 21/01/2025 tarihli celsesi 4 nolu ara kararı uyarınca birleşen ...esas sayılı dosyada ...’a yapılan ödemeye dair dekontun bulunmadığı görüldüğünden, davacı vekiline ...’a yapılan ödemeye dair dekontu mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verildiği, davacı vekili tarafından 04/02/2025 tarihli beyan dilekçesinde ...dışında farklı kişiler için yapılan ödemelerin de beyan edildiği, ... için yapılan sürekli sakatlık teminatı kapsamında 169.077,15 TL ve tedavi gideri teminatı kapsamında 5.000,00 TL ödemelere dair dekontların sunulduğu görülmekle; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş; dosya taraflarının tacir olması nedeniyle davacı tarafın avans faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davanın KABULÜ ile; 413.450,00 TL’nin son ödeme tarihi olan 31/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında davanın KISMEN KABULÜ ile; 174.077,15 TL’nin ödeme tarihi olan 19/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin 39.749,00 TL yönünden istemin REDDİNE, 3-Asıl dava dosyasında alınması gereken harçlar ve vekalet ücreti yönünden; 3a-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.242,76TL harçtan peşin alınan 7.060,70TL'nin mahsup edilerek bakiye 21.182,06TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3b-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3c-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 7.060,70TL peşin harç, 18.280,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 25.768,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3d-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 413.450,00TL üzerinden hesaplanan 66.017,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3e-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Birleşen ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında alınması gereken harçlar ve vekalet ücreti yönünden; 4a-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.891,21TL harçtan peşin alınan 3.651,62TL'nin mahsup edilerek bakiye 8.239,59TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4b-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 669,22TL'sinin davacıdan alınarak, 2.930,78TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 174.077,15TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 39.749,00TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/3 maddesi gereği takdir olan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4e-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4f-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 3.651,62TL peşin harç olmak üzere toplam 4.079,22 TL yargılama giderinin kabul ve red durumuna göre 3.320,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 758,30 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi.15/04/2025 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır