İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/609 E. 2025/322 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/609
- Karar No
- 2025/322
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/609 Esas KARAR NO : 2025/322 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekili dilekçesinde özetle; “... A.Ş. tarafından ... numaralı Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalanan ...'in sürücüsü olduğu ... plaka numaralı araç, müvekkil ...'e ait 2014 model ... marka ... plakalı araca 2918 Sayılı KTK'nun 84/D "Arkadan çarpma" maddesini ihlal ederek tam kusuru ile çarparak sebep olduğu 25.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkil ...'e ait ... plakalı araçta ağır hasar meydana gelmiş, büyük ölçüde hasar, değer kaybı ve iş durma zararı ortaya çıkmıştır. Bu kaza nedeniyle öncelikle ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Trafik poliçesi teminatı kapsamında tanzim edildiği ... Sigorta A.Ş. nezdinde başvuru yapılmıştır. Asla kabul anlamı taşımamak ile birlikte 29.04.2022 tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından tarafımıza 34.987,27-TL maddi hasarı karşılamaktan oldukça uzak tutarda son derece eksik ödeme yapılmıştır. İlgili kurum tarafından yapılmış olan bu yetersiz ödeme sebebiyle ayrıca ... sigorta aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava açılmıştır. 26.01.2023 tarihli ve ... numaralı Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararı ile tarafımıza; toplam 50.000-TL trafik sigorta poliçe limiti kapsamında bakiye toplam 15.012,73-TL tutarındaki tazminatın tarafımıza ödenmesine karar verilmiştir. Ancak müvekkilin kaza nedeniyle oluşan maddi zararı trafik poliçesi limiti olan 50.000-TL'nin çok üzerinde olduğundan işbu davayı davalılara karşı açmak zaruri hal almıştır. Sigorta şirketince atanan eksper tarafından düzenlenen tarafımızca aleyhe hususların kabul edilmediği 12/04/2022 tarihli hasar ekspertiz. raporunda onarımda orijinal parça kullanılmasının öngörülmediği anlaşılmakta olup müvekkilin mülkiyet hakkı açıkça ihlal edilmiştir. Öte yandan düzenlenen ilk eksper raporunda onarım için yapılması gereken parçalar eksik olup serviste belirtilen tüm parçalar rapora dahil edilmemiştir. Öte yandan müvekkilin kaza nedeniyle oluşan gerçek zararının tespiti amacıyla orijinal servis parça fiyatlarının esas alındığı, KDV dahil ve iskonto oranı uygulanmaksızın hasar tutarının belirlendiği yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep ederiz Daha önce herhangi bir kazası-hasarı ve kusuru bulunmayan müvekkil ...'e ait ... plakalı aracın, davalı ...'i işleteni bulunduğu ...plakalı aracın sebebiyet olduğu hasar ve zararlar nedeniyle piyasadaki emsallere nazaran değer kaybetmiş olduğu, müvekkile ait aracın yapılıncaya kadar kullanılamaz halde durduğu, ilgili aracı kullanamamaktan dolayı ticari kazanç kaybı yaşandığı sabittir. Değer kaybına ilişkin maddi tazminat taleplerimizin aracın kaza öncesi hasarsız piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark esasına göre tazmin edilmesi esastır. Değer kaybına yönelik hesaplamanın TBK haksız fiil genel hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına göre "aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre" yapılması gerektiği açıktır. Öte yandan ticaret işi ile uğraşan müvekkil ..., ...plakalı kazaya konu aracı işi için kullanmaktaydı. Bununla birlikte aracını servise çektirmek için çekici masrafının dayapıldığı da açıktır. Bu nedenle aracın tamir süresi boyunca kazanç kaybı yaşandığından araç mahrumiyet kaybının da davalı sürücü ve işletenden tazminine karar verilmesini talep ederiz” denilerek davacı yanın maddi anlamda uğradığı maddi zararların telafisini teminen, şimdilik 2.000-TL bakiye maddi zarar,100,00-TL değer kaybı, 100,00-TL kazanç kaybı/araç mahrumiyeti bedeli olmak ve değeri daha sonra artırılmak üzere toplam 2.200,00-TL'nin kaza tarihi olan 25.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminatları -limiti ile sınırlı olmak ve kazanç kaybı yönünden sadece davalı işleten ve sürücü yönünden taleplerimiz bulunmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davacı dava niteliği itibari ile “belirsiz alacak” davası olarak dava ikame etmiştir. Ancak söz konusu davanın “belirsiz alacak” davası şeklinde açılabilmesi mümkün değildir. Şöyle ki; talep sonucunun rakam olarak ifadesinin imkansızlığı, davacının tam olarak miktarını bilmediği ve bu bilgisizliğini davalının sahasında bulunan vakıalardan kaynaklandığı durumlarda “belirsiz alacak davası" söz konusudur. Davacının alacağının miktar olarak tespiti, mahkeme tarafından yapılacak delil tespitine veya hesap verme ve bilgi vermeye yönelik müstakil bir davanın açılmasına gerek olduğu durumlarda, HMK. m 107 anlamında “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği” bir durum söz konusu olduğunda mümkündür. Ancak söz konusu başvuruda bu husus gerçekleşmemiştir.Davanın usulden reddi gerekmektedir. Müvekkil şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmemiştir. Dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanımız yoktur. Delillerin tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmektedir. Usulî anlamdaki bu eksiklik esasa vereceğimiz cevaplarımızı etkilemektedir. Bu nedenle delillerin tarafımıza tebliğine kadar davaya cevap verme hakkımızı saklı tutuyoruz. Dava dilekçesinde bahsi geçen 25.03.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, müvekkil şirkete 12/04/2021 - 12/04/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı birleşik kasko sigorta poliçesi "Genişletişmiş Kasko" ile sigortalıdır. Poliçeyi bildirmemiz davayı kabul anlamında değildir. Talep edilmiş olan maddi hasar tazminatının öncelikle sigortalı aracın ZMMS sigortacısı tarafından karşılanması gerekmektedir. Kasko sigortacısı olan müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminat limitinin tamamen tüketilmesi halinde söz konusu olacaktır. Artan Mali Sorumluluk Sigortası ile bu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Genel Hükümlere göre aracın işletenine ait olan hukuki sorumluluk ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım, poliçede yazılı teminatlar dâhilinde temin edilir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası üçüncü kişilerin zarar görmesi halinde sigortalısının kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde sorumluluk sağlar, sigortacı yalnızca meydana gelen GERÇEK ZARARların tazmininden sorumlu olup ekspertiz ücreti, ikame araç bedeli, ihtar ücreti gibi dolaylı zararlar teminat dışıdır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel ve Özel Şartları uyarınca, Müvekkil Şirketin Poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ve zarar miktarının mahkemeniz tarafından tespiti gerekmektedir. Zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı”nın belirlenebilmesi için aşağıdaki kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu kriterleri şöyle sıralayabiliriz; Aracın modeli ve yaşı (zarar gören aracın modeli ve kullanım süresi hesaplamada dikkate alınması gereken bir kriterdir). Kullanım şekli (aracın ticari mi, hususi mi, insan taşımada mı, yük taşımada mı kullanıldığının bilinmesi gerekmektedir), Aracın yetkili bir serviste ve orijinal parçalarla onarılıp onarılmadığı (araç yetkili bir serviste ve yine orijinal parçalarla onarılmış olduğundan değer kaybından bahsedilmesi mümkün olmayacaktır), Onarımı/Değişimi yapılan parçaların ne kadarlık bir kısmının araç üzerinde değer kaybı meydana getirecek nitelikte olduğu (Araç üzerinde onarılan/değiştirilen her parça değer kaybına etki etmeyecektir. Far, lastik, jant, tampon, elektrik aksamı gibi sökülüp takılabilir parçalar nedeni ile meydana gelen hasarlar değer kaybı hesabında dikkate alınmamalı, bu tür hasar bedelleri toplam hasar bedelinden düşülerek hesaplama yapılmalıdır.) Oluşan hasarın aracın orijinalliğini etkileyip etkilemediği, Aracın daha önce değer kaybına uğrayacak bir kazaya karışıp karışmadığı (aracın başka bir kazaya karışıp karışmadığı önemli bir kriterdir) Gerçekleşen kaza sonucunda araç sahibinin bir kayba uğrayıp uğramadığı, Aracın alındığı faturası ve aracın o dönemdeki fiyatı ve aradaki fark, Tüm bu kriterler hassas bir şekilde araştırılmalı ve bir değer kaybı mevcut ise “gerçek değer kaybı” belirlenmelidir. Hasar bedeline dahil olan bir çok parça ve işçilik bedeli, araç üzerinde değer kaybına yol açacak nitelikte değildir. Aracın ana gövdesi (şasi) hasar görmemiş, sökülebilir-takılabilir vidalı parçalarında hasar meydana gelmiş ise değer kaybı zararı oluşmaz. Bilirkişi İncelemesi için dosyanın; değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine karar verilmesini, talep etmekteyiz. Aracın ağır hasarlı olması diğer bir ifadeyle pert olması halinde, değer kaybı tazminatı ödenmemektedir. Bu hususta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2014 tarihli... Esas,... Karar sayılı ilamında şu şekilde belirtilmiştir: “Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda aracın 2. el piyasa rayiç bedelinin 19.000 TL olup, onarım faturasına göre hasar bedelinin 16.649,84 TL olduğu, aracın pertinin daha uygun olmasına rağmen onarım yaptırılması sebebiyle belirlenen en düşük onarım bedeli dikkate alınarak 10.981,08 TL hasar bedeli (KDV dahil), 2.500 TL değer kaybı ve 750 TL kazanç kaybı bulunduğu görüşü kabul edilerek, toplam 14.231,08 TL maddi tazminatın davalı F.'den tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak aracın pertinin uygun olduğunun anlaşılmasına göre, olay tarihindeki aracın 2. el piyasa rayiç bedeliyle kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin belirlenmesi ve piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubuyla gerçek zarar tespit edilerek, aracın pert olması sebebiyle araçtaki değer kaybını talep edemeyeceği de gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, asıl davaya dair yazılı şekilde verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin birleştirilen davalar yönünden tüm, asıl dava yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarının kabulüyle asıl davaya dair hükmün davacı yararına bozulmasına, 492 Sayılı Harçlar Yasası'nın 13/J maddesi uyarınca davacı İçişleri Bakanlığından harç alınmamasına, 16.01.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.” Yukarıda izah edilmeye çalışılan sebepler uyarınca, aracın ağır hasar kaydının olup olmadığı araştırılarak; ağır hasar kaybının bulunması halinde, değer kaybı talebinin reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Hesaplama ve talebe yönelik değerlendirme, poliçe tanzim tarihi itibarıyla, 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar esas alınarak yapılmalıdır. Şöyle ki ilgili genel şartlar değişikliğinde yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere bu genel şartların uygulanacağı belirtilmiştir; Maddi hasar hesabının ilgili aracın poliçe tanzim tarihi doğrultusunda 04.12.2021 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar esas alınarak yapılması gerekmekte ve tarafımızca talep edilmektedir. 19 Haziran 2021 günü Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. ve 19. maddeleri Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92 maddelerinde huzurdaki davanın seyrini değiştirecek değişiklikler yapılmıştır. Yayınlanma tarihi 19.06.2021'de yürürlüğe giren yasanın huzurdaki davayı ilgilendiren maddeleri aşağıdaki gibidir; Davacı tarafından KDV bedeli de talep edilmektedir. Ancak gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında davacının KDV ödediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü olanağı bulunmamaktadır. Uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin, üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazanmaktadır. Bu sebeple faizin ödeme tarihinden itibaren talep edilmesi hatalıdır. Müvekkil şirketi davacının başvurusu üzerine hasar dosyasını açmıştır, davacı yanın zararı yapılan ödeme neticesinde giderilmiştir. Yapılan ödeme ile müvekkil şirketin poliçeden doğan yükümlülükleri yerine getirilmiş olup müvekkil şirket temerrüte düşmemiştir. Eğer müvekkil şirket aleyhine bir karara hükmedilecek ise faiz, dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak işletilmelidir. Müvekkilimizin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerekmektedir. Açıklanan sebepler ile davanın usulden reddini, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise, a)Davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, b)Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, Davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın, yürürlükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, Haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddine, Haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı ...'in mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: "Olay tarihinde sevk ve idarem de bulunan ...plaka numaralı araç ile Akhisar istikametinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği Gelenbe beldesinde ışıklı kavşağa doğru giderken henüz kırmızı veya sarı ışık yanmadan önümde seyir halinde bulunan davacı , aniden durmuş ve dolayısıyla kazaya sebebiyet vermiştir, kazanın oluşumunda asli kusurlu olan taraf davacıdır, kusuru ilişkin tespit yapılmadan tarafıma yöneltilen tazminat ve kazanç kayıplarını kabul etmiyorum, dava dilekçesinde, davacının hangi ticari iş yaptığı ve bu aracın hangi işte kullanıldığı belirtilmemiş ve yine aracın ne kadar süre kullanılmadığı da delillendirilmemiştir, dolayısı ile iddia ve talep belirsiz aynı zamanda soyuttur, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Davalı ... Sigorta tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plaka numaralı aracın davacıya ait 2014 model ... plaka sayılı araca arkadan tam kusuru ile 25/03/2022 tarihinde çarptığı iddiası ile 2.000,00 TL bakiye maddi zarar, 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin tahsili istemli davadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin ...E., ... K. Sayılı ilamında özetle; “Davacı, hasarın giderilmesi için fatura ve harcama belgesi ibraz etmediğinden ve dolayısıyla Kdv ödediğini ispatlayamadığından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası sonucu, davacı aracına çarparak zarar veren davalı taraf, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlüdür. Aracın tamir sonucu 3095 sayılı Kdv Kanunu gereğince ödenmek zorunda bulunan ve bu nedenle davacının gerçek zararını oluşturan Kdv’nin de hesaplanarak ödenmesi gereken tazminat miktarına dahil edilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde Kdv hariç 9.267,50 TL hasar bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına” karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden bilirkişi raporu aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize vermiş oldukları raporda özetle: "Dava konusun hasarın oluşumunda davalı yanın %100 oranında kusurlu olduğu, araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için gereken toplam yedek parça ve işçilik tutarının iskontosuz KDV Hariç 57.713,59; iskontosuz KDV Dahil 68.102,04 TL olacağı; dava konusu hasar nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının 12.750,00 TL olacağı; aracın onarım süresince kullanılamamasına bağlı olarak oluşacak hak Mahrumiyetinin ise 15 gün olmak üzere hasar tarihi itibariyle 6.086,57 TL olacağı, davacı yan isteklerinden çekici masrafına dair herhangi bir faturanın dava dosyasına eklenmediği, yine benzer şekilde aracın kullanım amacı ve ticari kazanç kaybı hesabının alanımız dışı olmakla beraber konu ile dava dosyasında herhangi bir evrakın da yer almadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için gereken toplam yedek parça ve işçilik tutarının iskontosuz KDV Hariç 57.713,59; iskontosuz KDV Dahil 68.102,04 TL olacağı; dava konusu hasar nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının 12.750,00 TL olacağı; aracın onarım süresince kullanılamamasına bağlı olarak oluşacak hak mahrumiyetinin ise 15 gün olmak üzere hasar tarihi itibariyle 6.086,57 TL olacağı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Kaza tarihi itibariyle ZMMS limitinin araç başına maddi hasarlarda 50.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 20/06/2022 başvuru tarihli ..., K-...sayılı kararının incelenmesinde dava konusu kaza ile ilgili olarak davacı tarafından dava dışı ... aleyhine araç hasarı ve değer kaybının tazmini için başvurulduğu, hakem tarafından yapılan yargılama neticesinde ZMM sigortacısının bakiye teminat limiti dikkate alınarak 15.012,73 TL tazminata hükmedilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının aracında KDV dahil 68.102,04 TL'lik hasar ve 12.750,00 TL değer kaybı meydana geldiği, ayrıca davacının araç tamir süresince 15 gün karşılığı 6.086,57 TL hak mahrumiyeti olacağı bilirkişilerce tespit ve hesap edilmiştir. Davalı araca ait dava dışı ZMM sigortacısının kaza tarihi itibariyle 50.000,00 TL teminat limitinin bulunduğu ve hakem kararı sonucunda teminat limitinin doldurulduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple davacının davalının kasko sigortacısına başvuru hakkı bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda alıntılanan Yargıtay ilamı dikkate alınarak davalı tarafın davacının gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu ve aracın tamiri sonucunda ödenmesi zorunlu bulunan KDV'nin de gerçek zarar kapsamında olduğu dikkate alınarak araç onarım bedeli olan 68.102,04 TL'den dava dışı ZMM sigortacısı tarafından ödenen 50.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.102,04 TL hasar bedeli ile 12.750,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı kasko sigortacısı bakımından KTK 100. Madde atfıyla 97. Madde hükmü doğrultusunda 23/07/2022 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihinden itibaren davacıya ait aracın ruhsatta hususi olarak işli olması sebebiyle yasal faiz yürütülmesine, 6.086,57 TL hak mahrumiyeti bedelinin ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Nurullah ve Mehmet Ali'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜNE, 1-18.102,04 TL hasar bedeli ve 12.750,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, *Hasar bedeli ve değer kaybı bedeline davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 25/03/2022 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 23/07/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-6.086,57 TL hak mahrumiyeti bedelinin 25/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.523,28 TL harcın peşin alınan-ıslah 863,11 TL harçtan mahsup edilerek 1.660,17 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin toplantıya katılmayan davalılar ...'ten ve ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin, 593,26 TL ıslah olmak üzere toplam 863,11 TL harç ve 269,85 TL başvuru harcı gideri olan toplam 1.132,96 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 36.938,61 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.768,25 TL tebligat, posta gideri ile 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.268,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır