İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/558 E. 2024/1006 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/558
- Karar No
- 2024/1006
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/558 Esas KARAR NO : 2024/1006 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı müvekkillerim, müteveffa murisleri ...'nin adına kayıtlı ve ...'nin vefatı ile kendilerine intikal eden ... plakalı aracın müşterek maliki oldukları, 31/07/2022 tarihinde, ...Yan yol üzerinde, ... sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı ... plaka nolu araç, müvekkil davacılardan ... sevk ve idaresindeki ... plaka nolu araca arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, Bu kazanın oluşumunda, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü... Amirliğince düzenlenen, 31.07.2022 tarihli ... sıra nolu maddi hasarlı trafik kaza tutanağından anlaşılacağı üzere, önünde giden aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden takip etmeyen davalı ...'na ait aracın sürücüsü ...” in tam kusurlu olduğu, Kaza tarihinde ... plakalı aracın,... AŞ tarafından düzenlenmiş ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi, ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenmiş ve İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı içeren ...nolu trafik kasko poliçesinin mevcut olduğu, Meydana gelen kaza sonucunda, davacı müvekkillerimin müştereken maliki bulunduğu ... araç, kaza sırasında iki araç arasında kalmış olması nedeni ile hem önden hem de arka kısımdan olmak üzere ciddi şekilde hasar görmüş, ayrıntısı eksper raporunda belirtilen şekilde tüm parçalar değiştirilmiş ve araç boya işlemini görmüş olduğunu, Dilekçe ekinde sunduğum eksper raporundan ve aracın onarım bedelini yapan ...- ... firması tarafından ... Sigorta AŞ'ne verilen mutabakat metninden anlaşılacağı üzere, davacı müvekkillerimin aracında 116.690,04-TL yedek parça, 23.310,00-TL işçilik olmak üzere toplam 140.000-TL hasar meydana gelmiş olup, yapılan bu onarım nedeniyle araç orijinalliğini yitirmiştir. Her ne kadar, daha önce aracın başka kazalarımevcut ise de, bunlar parça değişikliği gerektirmeyen ve aracın orijinalliği bozulmadan tamir edilen hasarlar olduğundan, aracın değer kaybını gerektirir ilk kazasının bu kaza olduğunu, Bu durumu müteakip davacı müvekkillerimin aracında kaza nedeniyle uğranılan değer kaybının tazmini amacıyla, ... Sigorta AŞ'ne başvuruda bulunulmuş,.. — sigorta şirketinin talebi karşılamaması nedeni ile de, uyuşmazlık Arabuluculuk yoluna götürülerek,... sayılı Arabuluculuk dosyası ikame edilmiştir. Bu aşamada, ... Sigorta AŞ'nin .... nolu ZMM sigorta poliçesi kapsamında limit aşımı sebebi ile sorumluluğunun bulunmadığı, ancak aracın ... Sigorta AŞ'den ... teminatı içeren kasko poliçesi bulunduğu, davalı araç sahibinin ve ... Sigorta AŞ'nin beyanlarından öğrenilmiş ve ... nolu Kasko poliçesi kapsamında zarardan sorumlu olduğu öğrenilen ... Sigorta AŞ sürece dahil edilerek, müzakereler gerçekleştirilmiş ve neticede, muhataplar tarafından zararın tazminine ilişkin talep olumlu karşılanmadığından, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmış olduğunu, Davacı müvekkillerime ait araç, ... model bir araçtır ve daha evvel orijinalliğinin bozulmasını gerektirir bir kazası bulunmamaktadır. Davacı müvekkillerimin aracının kaza tarihinde değeri en az 300.000 TL iken , kazada aracın bedelinin yarısı tutarında hasar görmesi, aracın önemli parçalarının değişmesi, tramer kayıtlarına 140.000- TL'lik hasar kaydı eklenmesi ve diğer nedenler gi e alındığında araçta önemli bir değer kaybı oluştuğu, davalı şirket tarafından değer kaybı ödemesinden kaçınılmasının yerinde olmadığının açıkça anlaşılmakta olduğunu, Arz ve izah edilen nedenlerle, müvekkillerimin aracında davalılardan ...'na ait araç sürücüsü...'in tam kusuru nedeni ile meydana gelen değer kaybının, ihtiyari mali mesuliyet teminatı içeren ... nolu kasko poliçesi kapsamında sorumlu bulunan davalı ... Sigorta AŞ ile araç maliki sıfatı ile sorumluluğu bulunan ...' ndan tazmini için iş bu davanın ikame edilme zorunluluğunun doğmuş olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde ... E-... K. Sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda.” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “.ve genel şartlarda.” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması sebebi ile değer kaybı bedeli hesabı yapılırken Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre değil, kararda işaret edildiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun gerçek zarar olarak nitelendirilen hükümleri nazara alınarak hesaplama yapılmasını" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: *Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde özetle;" Davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerekmekte olduğunu, Davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kısmi dava şeklinde açılması mümkün değildir. şöyle ki; İşbu dava hasar onarım bedeli tazminine ilişkin bir dava olduğu, araçta oluşan hasar bedeli belirlenebilir bir bedel olduğu, buna rağmen işbu davayı kısmi dava olarak açmıştır. Bu sebeple davanın kısmi dava şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar yoktur. HMK 107. Madde açıkça talep konusunun belirli veya belirlenebilir olmasının belirsiz alacak davası açmaya engel teşkil edeceğini düzenlemiştir. Takdiri Sayın Mahkeme'ye bırakmakla birlikte kanaatimizce hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, davacı taraf delilleri tarafımıza tebliğ edilmemiştir. HMK'nun "Belgelerin birlikte verilmesi" başlıklı 121.maddesi; "Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur." şeklindedir. Davacı taraf dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olması nedeniyle davaya ilişkin delil ve belgelerin tarafımıza gönderilmesine kadar davaya karşı cevap ve delil sunma hakkımızın saklı tutuklarını, dava konusu talep muaccel olmamıştır. KTK 97. Ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler mevcuttur. Bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacaktır. Somut olayda davacı müvekkil şirkete başvuruda dahi bulunmamıştır. Ancak sigorta şirketine başvuru bilindiği üzere seçimlik bir hak değil kanuni bir zorunluluktur. Ancak davacı tarafından kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmemiştir. TTK 1427.maddesi aynen şu cümleyi ihtiva etmektedir; MADDE 1427- (1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir. Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Zira sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine -getirilmemesinin hukuki sonucu müvekkil şirket açısından muacceliyet süresinin başlamamasıdır. Nitekim Yargıtay'ın görüşü de bu şekildedir: Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı ....Esas ... Karar İfa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan) alacak için açılmış davada, mahkemece ifa zamanının henüz gelmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda detaylı şekilde açıkladığımız üzere, somut olayda davacının müvekkil şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddi gerekmekte olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin hak kaybına uğramaması açısından esasa dair beyanlarımız: kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlıdır. Müvekkil şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemez. Müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılır. Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılmasının gerekmekte olduğu, Yukarıda detaylı şekilde açıkladığımız üzere, somut olayda davacının müvekkil şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddi gerekmekte olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin hak kaybına uğramaması açısından esasa dair beyanlarımız: kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlıdır. Müvekkil şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemez. Müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılır. Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılmasının gerekmekte olduğu, Kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplamaları Trafik Sigortası Genel Şartları'nda düzenlenen usul ve esaslardan biri olan “Değer Kaybı Hesaplaması Formülüne” göre hesaplanmalıdır. Bu formüle göre 165,000 km ve üstü olan araçlar değer kaybı kapsamına girmemekte ayrıca kaza sonrası araçta ve plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı ile ilgili yapılan onarımlar değer kaybı kapsamına alınmamaktadır. Alınacak bilirkişi raporunda kusur oranları ve değer kaybı bedellerinin belirlenmesinde yukarıda izah ettiğimiz hususlara dikkat edilerek hesaplama yapılması zaruridir. müvekkil şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumludur. Ancak kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekmektedir. Bahse konu mercilerden oluşacak bir heyet tarafından ifade tutanakları, ceza dosyası, olay yeri görüntüleri, kaza görüntüleri, kazayı anlatan kroki, kazanın meydana geldiği bölge vb. Belgeler incelenip birlikte değerlendirilerek kusur tespitinin yapılması hukuki bir zorunluluktur. Zira böyle bir değerlendirme yapılmadan kusur belirlenmesi gerçeği yansıtmaktan uzak kalacaktır ve hukuki hakların zedelenmesine sebebiyet verecektir. Örneğin kazanın meydana gelmesinde etki sahibi olabilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklı yol kusuru, teknik arıza, trafik işaret ve lambalarının arızalı olup olmadığı veya gerektiği gibi çalışıp çalışmadığı, yolun yapısı veya trafik görüşünü engelleyecek tehlikeli bir hususun olup olmadığı gibi değerlendirmelerin de bu hesaplamada dikkate alınmasının gerektiği, Müvekkil şirketin, Karayolları Trafik Kanunu 91.Maddesi uyarınca ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalının kusuru ile meydana gelen zararlarda zararı gidermekte sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu mevcuttur. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda müvekkil şirketin fazla ödeme yapmaması bakımından yukarıda açıkladığımız şekilde kusur değerlendirilmesi yapılmadan talepte bulunulması hukuka ve hakkaniyete uygun düşmez. İşbu sebeple yetkili merci tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmekte olduklarını, Yukarıda arz ve izah edildiği üzere davacı taraf, müvekkil şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötü niyetlidir. Davacının amacı haksız kazanç sağlamak ve müvekkili zarara uğratmaktır. Müvekkil şirket hukuki sorumluluğunu ifa etmiştir. Bu kapsamda davanın reddini" talep etmiştir. *Davalı ... vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "31.07.2022 tarihinde, ...A.Ş. tarafından sigortalı, ... Sigorta A.Ş. tarafından kaskolanmış, ... adına kayıtlı, Mohammed Naim idaresindeki ... plakalı araç ile ... adına kayıtlı, Davacılardan ... idaresindeki ... plakalı araç arasında gerçekleşen kaza sonucu meydana gelen maddi hasar kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak değer kaybı talebine ilişkin açılmış olup reddinin gerekmekte olduğunu, aracın rayiç değeri fahiş hesaplanmıştır. Sigorta eksperleri tarafından piyasada fiyat veya onarım bedeli araştırması yapılmasında, tamir veya onarım için yapılacak işlemle ilgili olarak en az bir yerden fiyat veya bedel teklifi almaları gerekmektedir. Dava konusu kazada da Davacı tarafın tek bir eksper raporuna dayanarak değer kaybı tazminatı talep etmesiyle aracın değerinin objektif olarak tespit edilebilmesi engellenmiş olur. Sigorta eksperleri tarafından bu amaçla alınacak tekliflerde; riskin gerçekleşmesi sonucu zarar gören eşyanın eski haline getirilmesi için yapılacak işlemlerin, değişmesi veya kullanılması gereken malzeme ve parçalar ile bunların özelliklerinin ve yapılacak işçiliklerin ayrıntılı şekilde belirtilmesi ya da sigorta eksperi tarafından bu konuda hazırlanacak detaylı bir tespit listesi (yapılacak işlemler, onarılması veya değiştirilmesi gereken parçalar ve özellikleri, işçilikler vs.) oluşturularak fiyat teklifi alınması gerekmektedir. Sigorta eksperlerinin yeterli bilgileri içermeyen ya da yapılacak işlemleri belirtmeden sadece tutar içeren teklifleri (örneğin, ... plaka nolu aracın onarımını ... TL'ye yapmayı kabul ediyorum veya ... adresindeki gayrimenkulün tamiratını ... TL'ye yapmayı kabul ediyorum gibi) dikkate almamaları gerekmektedir. (T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu, Sigorta Eksperleri ve Eksperlik Faaliyeti Denetim Rehberi) Dava konusu kaza nedeniyle değer kaybı talep edilen araçtaki olası değer kaybının da bu doğrultuda yeniden hesaplanmasının gerekmekte olduğunu, Davacı'nın değer kaybına ilişkin taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte konusu kazada daha fazla değer kaybı ödenmesine hükmetmek, kazadan zarar gördüğü iddia eden taraf için bir zenginleşme sebebi olacağı, aracın geçmiş hasar kayıtlarının, yüksek kilometresinin ve yaşının değer kaybı tutarının tespitine etkisinin araştırılması gerekmektedir. Değer kaybı taleplerinde aracın değerinin objektif olarak tespit edilebilmesi açısından, aracın kaza geçmişini gösterir hasar kayıtlarının incelenmesi elzemdir. Şöyle ki; ... Sigorta A.Ş. tarafından alınan eksper raporunda aracın geçmiş kaza kayıtlarına ilişkin araştırma yapılmıştır. "Tazminat talebinde bulunan vasıtanın SBM kayıtlarında üç adet kısmi hasar kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. 29.08.2012 ve 11.09.2020 tarihli kazaların hasar bedellerine ulaşılamamış olup, 08.02.2013 tarihli hasarın 2.318,22 TL olduğu tespit edilmiştir." Ancak dava dilekçesinde aracın kaza geçmişi olduğu ikrar edildiği halde bu kazaların güncel değer kaybı hesabına etkisi yokmuş gibi beyanda bulunulmuştur. Ayrıca değer kaybı hesaplanırken hasara uğrayan aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için; aracın kilometresinin 186.170 olduğu, olay tarihindeki yaşının 10 olduğu (2012 Model) ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetilmesinin gerekmekte olduğunu, sürücünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulu mümkün değildir. Dava dilekçesinde görüleceği üzere... idaresindeki ... plakalı aracın önünde giden aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden takip etmediği bu yüzden tam kusurlu olduğu öne sürülmüştür. Ancak bu kaza 3 araç arasında meydana gelmiş yani Davacılardan ... idaresindeki ... plakalı araç da öndeki araçta hasara sebebiyet vermiştir. 6047 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56'da "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." denmektedir. Nasıl ki Mohammed Naim öndeki araçla mesafesini korumak zorundaysa Davacı da önündeki araçla bu mesafeyi korumak zorundadır. Davacının önündeki araca çarpmasından doğacak ön kısım zararlarından da Davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Ayrıca kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekmektedir. Bahse konu merciilerden oluşacak bir heyet tarafından ifade tutanakları, ceza dosyası, olay yeri görüntüleri, kaza görüntüleri, kazayı anlatan kroki, kazanın meydana geldiği bölge vb. belgeler incelenip birlikte değerlendirilerek kusur tespitinin yapılması hukuki bir zorunluluktur. Zira böyle bir değerlendirme yapılmadan kusur belirlenmesi gerçeği yansıtmaktan uzak kalacaktır ve hukuki hakların zedelenmesine sebebiyet verecektir. Örneğin kazanın meydana gelmesinde etki sahibi olabilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklı yol kusuru, teknik arıza, trafik işaret ve lambalarının arızalı olup olmadığı veya gerektiği gibi çalışıp çalışmadığı, yolun yapısı veya trafik görüşünü engelleyecek tehlikeli bir hususun olup olmadığı gibi değerlendirmeler de bu hesaplamada dikkate alınmalıdır. Sonuç olarak Davacı tarafından talep edilen değer kaybı alacağının dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki değer kaybı alacağı olsa dahi Müvekkilin bu tutardan sorumluluğu olmadığını, Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Davacıların murisine ait ve kendilerine intikal eden ... plaka sayılı araca ... yan yol üzerinde davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta tarafından ... kapsamında sigortalanan ... plaka sayılı aracın arkadan tam kusurlu olarak çarpması neticesinde hasarlandığı iddiasıyla araçta oluşan değer kaybının tazmini isteminden ibaret davadır. Mahkememiz ara kararı gereği trafik uzmanı bilirkişisinden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş oldukları 07/02/2024 tarihli raporda özetle: "... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden ...” ın, yukarıda izahatları yapıldığı üzere, kazanın oluşumunda Asli ve Tam (100 Oranında) Kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden ...” nın, yukarıda izahatları yapıldığı üzere, Atfı Kabil Kusurunun Bulunmadığı, ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden ...” ın, yukarıda izahatları yapıldığı üzere, Atfı Kabil Kusurunun Bulunmadığı, Dosya muhteviyatında bahse konu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusurları kapsamında sorumlu oldukları" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği makine mühendisi bilirkişisinden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş oldukları 14/08/2024 tarihli raporda özetle: "31/07/2022 tarihli olay sebebiyle davacı tarafa ait ... plaka sayılı, 2012 model yıllı ve 186.170 KM' deki araçta, orijinal yedekparçalar ile gerçekleşen yüksek nitelikli hasar onarımı sonrası, araç değer kaybı miktarının 15.500-TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği makine mühendisi ve trafik uzmanı bilirkişilerinden ek rapor aldırtıldığı ve alınan ek raporda özetle: Kök raporla aynı kanaatte olarak, 31/07/2022 tarihli olay sebebiyle davacı tarafa ait ... plaka sayılı, 2012 model yıllı ve 186.170 KM' deki araçta, orijinal yedekparçalar ile gerçekleşen yüksek nitelikli hasar onarımı sonrası, araç değer kaybı miktarının 15.500-TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacıların murisine ait ve kendilerine intikal eden ... plaka sayılı araca ... yol üzerinde davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta tarafından ... kapsamında sigortalanan ... plaka sayılı aracın arkadan tam kusurlu olarak çarptığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacılara intikal eden araçta alınan bilirkişi raporları doğrultusunda 15.500,00 TL'lik değer kaybı olduğu anlaşılmakla, kazanın oluş şekline ve tarafların kusur durumuna göre 15.500,00 TL değer kaybının davalı araç maliki bakımından kaza tarihi, davalı sigorta şirketi bakımından ise temerrüt tarihi olan arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜNE, 1-15.500,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, *Değer kaybı bedeline davalı Ahmet Naimoğlu bakımından kaza tarihi olan 31/07/2022 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından ise arabuluculuk son tutanak tarihi olan 26/05/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.058,805 TL harçtan peşin-ıslah alınan 427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 631,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL peşin-ıslah harcı, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 697,45 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 15.500,00 TL üzerinden hesaplanan 15.500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 409,50 TL tebligat, posta gideri ile 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.409,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı davalı Sigorta Şirketinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır