İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/826 E. 2025/543 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/826
- Karar No
- 2025/543
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/826 Esas KARAR NO : 2025/543 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2022 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " ...Esas numarasına kayıtlı takip başlatılmıştır. Davalı şirket tarafından yapılan takip, açıkça hukuka aykırı olduğu gibi anılan icra takibine konu alacağın hukuki dayanağı da bulunmamaktadır. Takip konusu borçtan Müvekkil İdare'nin hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığı gibi takipte belirtilen şekilde bir borcu da yoktur. İcra takibine dayanak olarak, davalı şirketin sigortalısı ...' in ilgili olduğu ... adresinde borlunun sorumluluğunu Bir şekilde meydana gelen hasar bedeli gösterilmiş olmakla birlikte, icra takibinde belirtilen 25/03/2022 tarihinde çağrı merkezimize arıza kaydı bulunmamaktadır. Anılan tarihten yaklaşık iki ay önce 24.1.2022 tarihinde çağrı merkezimize intikal eden kanal arıza başvurusu üzerine müvekkil İdare ekipleri binaya intikal etmiş ve yapılan incelemede, binanın ana kanala olan rabıt bağlantısının, bina içi atık su tesisatlarının bina sakinleri tarafından kötü kullanılmasından (akışı engelleyecek katı maddelerin atık su kanalına verilmesi) dolayı tıkalı olduğu tespit edilmiştir. Kuka aracı ile yapılan çalışma sonucunda tıkalı olan rabıt bağlantısı açılmıştır. ... Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinin 4/5 ve 5/1 maddelerinde; kanalizasyon şebekesini tahrip edecek ve akışı engelleyecek maddelerin kanalizasyon şebekesine verilemeyeceği, atıksu şebekesini olumsuz etkileyerek fonksiyonunu azaltan veya engelleyen her türlü katı maddelerin kanaliza: şebekesine verilemeyeceği hususları tasrih edilmiş; ... Abone İşleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği md. 48/e, 49/ğ ve 50/a hükümlerinde de, müvekkil tarafından onaylanan projede atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirlerin ilgililer tarafından alınması gerektiği, iç tesisat kaynaklı arıza ve hasarlardan ...'nin sorumlu tutulamayacağı hususları açıkça düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve somut olay çerçevesinde, takibe konu hasarın, kat maliklerinin gerekli tedbirleri almamasından kaynaklanan atık su baskınına ait olduğu hususu tartışmasız olup, müvekkil İdare'nin takip konusu alacak ve zarar ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketinin tek taraflı ekspertiz raporuna istinaden hakikate aykırı şekilde, husule gelen zararı müvekkil İdare'ye tahmil etmesi açıkça hukuka aykırıdır. Zararın idari eylem veya işlemden değil de zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkânı ortadan kalkar. Takip konusu zararın tamamen kat maliklerinin kusurundan kaynaklandığı açık olup, davalı sigorta şirketinin, yasal şartları oluşmadan rücuen zararı müvekkil İdare'den talep etmesi hukuken gayri kabildir. Hukukumuzda, "Hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz" ya da "Kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez." ilkesi mevcut olup, davalının sigortalısının gerekli tedbirleri almamasından kaynaklanan zarar ile ilgili olarak rücuen icra takibi yapılması ve müvekkil idarenin sorumluluğunun ileri, sigortalısının haklarına halef olarak icra takibi hakkın davalı şirket tarafından kullanılmasının hukuken mümkün olmadığı hususunu Sayın Mahkemenizin takdir ve dikkatlerine arz ediyoruz. Anılan hususlar, davalı sigorta şirketinin kötü niyetli olarak takip yaptığının açık kanıtıdır. Bu nedenle takip konusu borçtan dolayı borçlu olmadığımızın tespiti ile kötü niyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahküm edilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil ... A.Ş. nezdinde ... Poliçesi ile sigortalı ...'ın ilgili bulunduğu "..." adresindeki emtialar, davacı tarafın sorumluluğunda bulunan rögar hattında yaşanan tıkanıklık neticesinde sigortalının konutunun banyo bölümünde geri tepmeye sebebiyet verdiği ve buradan sirayet eden suların salon parke ve duvar boyasında hasar oluşturduğu tespit edilmiştir. İşbu bu olay sebebiyle, müvekkil şirket, sigortalının beyanı ve Sigorta Eksperi marifeti ile hasar tespiti yaptırarak, sigortalısına 5.565,00-TL sigorta tazminatı ödemiştir. Davacı tarafın, kurumuna ait tesislerin kullanıma uygun bulundurma, bakım ve/veya onarımını yapma, üçüncü şahıslara zarar verilmemesi için her türlü önlemi alma konusunda sorumluluğunu yerine getirmemiş olması; kişiye karşı kurum olarak organize olduğu ve bünyesi ile gücü dikkate alındığında daha ağır bir sorumluluğu bulunduğu; işbu sorumluluğun kusursuz sorumlulukla beraber ağırlaştırılmış kusur sorumluluğunu da getirdiği kabulü tahtında, sigortalı konuta verilen zararı karşılamakla yükümlü olduğu izahtan varestedir. Yanı sıra, işbu hasar nedeniyle davalının, öncelikle kusursuz / tehlike sorumluluk esaslarınca ve sonra üçüncü şahıslara zarar verilmemesi için gerekli önlemin alınmaması dolayısıyla kusuru ve sorumluluğu mevcuttur. Zira, davacı ..., kendisine ait tesisleri kullanıma uygun bulundurma, bakım ve onarımını yapma, 3. şahıslara zarar verilmemesi için her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Somut olay kapsamında, davalının üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmemesi, su basmasını önleyici tedbirleri almaması, hareketsiz kalması nedeniyle bir zararın oluştuğu açıkça tespit edilmiştir. Müvekkil ... Sigorta A.ş., 6102 sayılı TTK 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan, davalının kusur/kusursuz sorumluluğunu karşılayan 5.565,00-TL alacak için rücu hakkı doğmuş; ayrıca, işbu ödeme ile sigortalısından dava, alacak, talep haklarını temellük etmiştir. Bu doğrultuda tarafımızca, davacı taraf aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip açılmıştır. İşbu takibin dayanağı olarak, Ekspertiz raporu ve ilgili fotoğraflar ibraz edilmiş; takip talebi ve ödeme emrinde gerekli bilgiye yer verilmiştir. Buna karşın, davacı tarafından işbu takibe haksız ve dayanaksız bir şekilde itiraz edilmiş olup, akabinde, huzurdaki menfi tespit talepli dava açılmıştır. Müvekkil şirket ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen poliçe, dava konusu hasar gören dairenin hasar tarihi itibariyle sigorta teminatı altına alındığını ve buna istinaden yapılan ödeme uyarınca, müvekkil şirketin sigortalısının haklarını temellük ettiğini, haklarına halef olduğunu belgelemektedir. davacı tarafın, Ekspertiz raporunun tek taraflı hazırlandığından bahisle itibar edilmemesi gerektiği yönündeki iddiasının dikkate alınmamasını talep ederiz. Kaldı ki, davacı tarafından dosyaya, iddialarını ve yine, söz konusu tespitlerin aksini ispata yarar hiçbir delil sunulmadığı görülmektedir. Yanı sıra, dosya kapsamındaki tüm deliller tarafımıza ulaşmadığından, tarafımıza tebliğ edildiğinde beyanda bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu beyan ederiz. Bu minvalde, gerek sigortalımızın beyanı, gerek Sigortacılık Kanunu uyarınca delil niteliğini haiz Ekspertiz raporu ve gerek ise dosyada mübrez fotoğraflar uyarınca, tarafımızca dava konusu zararın varlığı objektif belge ve deliller ile ispatlanmaktadır. Ki, dosya kapsamında Sayın Mahkemenizce yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde de, tüm bu hususlar açıklığa kavuşturulacaktır. aksi hasıl olsa dahi, binanın inşa edilmesinden sonra, ...’nin hizmetlerinden yararlanabilmesi için gerekli şartların var olup olmadığının davacı kurum tarafından araştırılması ve eksiklik giderilmesi halinde hizmet sunulması gerekmektedir. Davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça eksiksiz yerine getirilmeyen hizmet nedeniyle doğan hasardan, sigortalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Zira, kimse kendi kusurundan yararlanamaz. Ki, tüm bu hususların yanında, sigortalı tarafından ilgili dairenin kiralanması ve/veya satın alınması esnasında, binanın inşaat tekniğine uygun olup olmadığı, geri tepmeyi önleyici sistemin olup olmadığının v.s. anlaşılması mümkün olmadığı gibi, davacı tarafından söz konusu gayrimenkule hizmet götürülmüş olması ... kanal bağlantısı v.s. olması binanın meşru ve gerekli nitelikleri haiz olduğunu göstermektedir. Kabul anlamına gelmemek üzere, su sızıntılarına karşı ve muhtemel su baskınlarına karşı gerektiği halde tedbir alınmaması, ruhsat bulunmaması, inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması, kaçak yapılması, rabıt ve parsel imalatının fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmaması v.s. halinde dahi, söz konusu durumdan doğan sorumluluğun sigortalıya atfedilmesi mümkün değildir. dava konusu hasar, davacının sorumluluğunda bulunan rögarın tıkanması sonucu suların geri tepmesi ile meydana gelmiştir. Bu halde, gerekli denetim davacı tarafça yapılmadığından, bu aşamada davacının işbu savunmalarda bulunması mümkün değildir; aksi yöndeki iddialarının dikkate alınmamasını talep ederiz. Yanı sıra, davacı taraf her ne kadar, hasar ile idarenin eylemi arasında illiyet bağı olmadığını iddia etmiş ise de, yukarıda açıkladığımız nedenlerle davalının eylem/eylemsizliği ile hasar arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan söz konusu itirazın dikkate alınmamasını talep ederiz. Yukarıda arz ve izah edilenler ile resen görülecek nedenlerle: Davanın reddine; davacı taraf aleyhine, %20 (yüzde yirmi)'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davalının dava dışı sigortalısına poliçe kapsamında ödediği tazminatın rücusu amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti isteminden ibarettir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması yasal bir zorunluluk ise de, menfi tespit davasına konu icra takibi alacaklının vekili tarafından başlatılmış olsa dahi, menfi tespit davası icra işleminin devamı niteliğinde takip hukukuna ilişkin bir dava olmayıp, genel hükümlere tabi olduğundan menfi tespit davasında dava dilekçesi asile tebliğ edilmelidir. Huzurdaki davada da, dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma günü ve meşruhatlı davetiye davalı asile, davalı vekilince vekaletnamenin ibraz tarihi olan 09/03/2021 tarihinden sonra da, duruşma zaptı, bilirkişi raporu gerekçeli karar ile davacı tarafın istinaf dilekçesi davalı vekiline usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu durumda, yargılama safahatında, usul ve yasaya uygun olarak gerek asil ve vekaletname tebliğinden sonra da vekile tebligatların yapıldığı ve taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman inşaat mühendisi bilirkişisinden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle: "Hasar - (dahili su): konut yatak odasında bulunan radyatör tesisat bağlantısında su sirayeti sebebi ile sigortalı konutun zemininde yayılan suların yatak odası parke ve duvarı ile bitişik mutfak duvarında hasara neden olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Bu hasarın illiyet bağı araştırıldığında Yatak odasında radyatör tesisat bağlantısında oluşan tesisat boruda çatlak nedeniyle su sirayeti (Akışı) sebebiyle suyun yatak odasına dolan ve zemine yayılan suyun yatak odası parke ve duvarı ile bitişik mutfak duvarında hasara neden olduğu anlaşılmaktadır. Bu hasarın kalorifer tesisatında bakım ve onarım sorumluluğunu deruhte etmesi gereken Daire sahibinde ait olduğu bu nedenle Kalorifer tesisatında oluşan çatlak sonucu oluşan 3.330,00TL dahili su hasarının Davacı ...' den talep edilemeyeceği tarafımdan değerlendirilmektedir. Davaya konu hasarın ... ye ait Atıksu Bağlantı rögarının tıkanması sonrasında atık suyun geri teptiği suyun en alçak noktadan Banyo bölümündeki giderden geri teperek Salona doğru harekete geçerek Salonun Parke ve duvar boyasında hasara neden olduğu anlaşılmaktadır. ... Atık su Roğar ve atıksu şebeke hatlarının bakım ve onarımını yapmak ve yaptırmak yasal sorumluluğudur. Bu nedenle Sigortalı Dairesine atık suyun geri tepmesinin ... nin Bakım ve onarım hizmetini yeterli şekilde yapmamasından kaynaklı olduğu ortadadır. Bu nedenle Sigortalı daire: meydana gelen 2.235,00 TL, hasar izole bedelinden ..." nin sorumlu olacağı tarafımdan değerlendirilmektedir" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman inşaat mühendisi bilirkişisinden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle: "Hasar - (dahili su): konut yatak odasında bulunan radyatör tesisat bağlantısında su sirayeti sebebi ile sigortalı konutun zemininde yayılan suların yatak odası parke ve duvarı ile bitişik mutfak duvarında hasara neden olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Bu hasarın illiyet bağı araştırıldığında Yatak odasında radyatör tesisat bağlantısında oluşan tesisat boruda çatlak nedeniyle su sirayeti (Akışı) sebebiyle suyun yatak odasına dolan ve zemine yayılan suyun yatak odası parke ve duvarı ile bitişik mutfak duvarında hasara neden olduğu anlaşılmaktadır. Bu hasarın kalorifer tesisatında bakım ve onarım sorumluluğunu deruhte etmesi gereken Daire sahibinde ait olduğu bu nedenle Kalorifer tesisatında oluşan çatlak sonucu oluşan 3.330,00TL dahili su hasarının Davacı ...' den talep edilemeyeceği tarafımdan değerlendirilmektedir. Davacı ... vekilinin raporuma karşı beyanları değerlendirilmiş, apartmanın atık su bağlantısının Belediye atıksu şebekesine abone rögarına kadar abonelere ait olduğu bu hatta meydana gelecek sorunların sorumluluğunun aparman yönetimine ait olacağı tartışmasızdır. Atık su rögarı dahil oluşacak sorunların çözümümün ise ... ye ait olacağı yönetmelik gereğidir. Yaptığım değerlendirmede atık su rögarının katı atık malzeme kullanılarak tıkanması olayında ... ye göre sorumluluğun Apartman yönetimine ait olacağı şeklindeki yaklaşımın bir an için kabul edilse dahi ... tarafından anılan rögarların bakım ve onarımının ... tarafından yapılması gerekeceği, özetle Şahısların ve yönetimlerin anılan rögarlara (Açılarak) müdahale etmelerinin ... yönetmeliği çerçevesinde mümkün olmayacağı değerlendirilmektedir. Özetle ... ye ait bu rögarları sürekli kontrol altına tutarak bakım temizliğini yapmaları yasal zorunluluk olarak tarafımdan değerlendirilmektedir. Davaya konu hasarın ... ye ait Atıksu Bağlantı rögarının tıkanması sonrasında atık suyun geri teptiği suyun en alçak noktadan Banyo bölümündeki giderden geri teperek Salona doğru harekete geçerek Salonun Parke ve duvar boyasında hasara neden olduğu anlaşılmaktadır. ... Atık su Roğar ve atıksu şebeke hatlarının bakım ve onarımını yapmak ve yaptırmak yasal sorumluluğudur. Bu nedenle Sigortalı Dairesine atık suyun geri tepmesinin ...'nin Bakım ve onarım hizmetini yeterli şekilde yapmamasından kaynaklı olduğu ortadadır. Bu nedenle Sigortalı dairesinde meydana gelen 2.235,00 TL, hasar izole bedelinden ...' nin sorumlu olacağı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Davalı vekilinin dava dilekçesinin tebliğine ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinde; Emsal mahiyetteki İstanbul BAM 57. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere menfi tespit davasına konu icra takibi alacaklının vekili tarafından başlatılmış olsa dahi, menfi tespit davası icra işleminin devamı niteliğinde takip hukukuna ilişkin bir dava olmayıp, genel hükümlere tabi olduğundan menfi tespit davasında dava dilekçesi asile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda mahkememizce davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğinin usule uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İşin esası bakımından yapılan değerlendirmede; Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı tarafça dava dışı ... ile "..." akdedildiği, dava dışı ...'ın poliçe kapsamında teminat altına alınan evinde iki farklı zamanda su baskını meydana geldiği, davalı tarafça sigortalısına 25/03/2022 tarihinde 5.565,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere dava dışı sigortalının evinde meydana gelen ilk hasarın radyatör tesisat bağlantısındaki su sirayeti nedeniyle meydana geldiği, kalorifer tesisatındaki bakım ve onarım yükümlülüğünün daire sahibine ait olduğu ve davacının kusurlu herhangi bir eylemi olmadığı anlaşılmakla ilk hasar yönünden davalı tarafından yapılan 3.330,00 TL'lik ödeme bakımından davacının sorumlu olmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. İkinci hasarın ise davacıya ait atık su bağlantı rögarının tıkanması sonrasında atık suyun geri tepmesi nedeniyle davalı sigortalısının evinde hasarın meydana geldiği, atık su bağlantı rögarlarının ve şebeke hatlarının bakım ve onarım yükümlülüğünün davacıda bulunması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla bu yönden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca yerleşik Yargıtay ve istinaf ilamları doğrultusunda davalının kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren rücu hakkının doğmuş olması sebebiyle 25/03/2022 tarihinden itibaren ikinci hasar bedeli olan 2.235,00 TL'nin takip tarihine kadar işlemiş faizi bakımından da davacının sorumlu olduğu, aşan miktar bakımından ise sorumlu olmadığı ve davalının takipte kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı dikkate alınarak kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. . HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı dosyası bakımından davalıya 3.330,00 TL asıl alacak ve 113,51 TL işlemiş faiz yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 98,39 TL'nin mahsup edilerek bakiye 517,01 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 98,39 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 179,09 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen (%59,77 Oranında kabul edilmiştir) 3.443,51 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Madde 13/2 gereği takdir olunan 3.443,51 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen (%40,23 oranında reddedilmiştir) 2.317,66 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Madde 13/2 gereği takdir olunan 2.317,66 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 396,00 TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.396,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre (%59,77 Oranında kabul edilmiştir) 3.822,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır