İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/403 E. 2025/676 K.
Konu: Ticari İlişki Kapsamında Tazminat
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/403
- Karar No
- 2025/676
- Karar Tarihi
- Konu
- Ticari İlişki Kapsamında Tazminat
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/403 Esas KARAR NO :2025/676 DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:03/06/2025 KARAR TARİHİ:15/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 03/06/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ... plaka nolu aracın trafik kazası sonucu uğradığı değer kaybının HMK m.107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenerek kaza tarihi olan 22.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve harca esas değer olmak üzere şimdilik 100,00 TL’nın trafik kazasının meydana geldiği 22.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumluluğa karar verilmesini, müvekkiline ait ... plaka nolu aracın trafik kazası sonucu uğradığı değer kaybının HMK m.107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenerek, kaza tarihi olan 22.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve harca esas değer olmak üzere şimdilik; 100,00 TL’nın trafik kazasının meydana geldiği 22.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumluluğa karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, dava dilekçesinde kazaya konu aracın hasar bedelinin .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, araç onarımlarının tamamlandığını, fatura ve teknik belgelerin ibraz edildiğini, hatta araçta oluşan değer kaybının “yüksek ve ciddi boyutta” olduğunu açıkça belirttiğini, bu durumda değer kaybı belirlenebilir nitelikte olduğunu, aracın markası, modeli, kilometresi, yaşı ve hasar detaylarının belli olduğunu, onarım yapılmış ve fatura bedelleri ortaya konduğu, araçla ilgili tüm teknik veriler bilirkişi tarafından kullanılabilecek durumda olduğunu, bu halde HMK m.107’de aranan “zararın belirsiz olması” şartı ortadan kalktığını, davacı zararının makul şekilde hesaplanabilir olduğunu bildiği halde sırf harç avantajı elde etmek amacıyla belirsiz alacak davası açtığını, kaza tespit tutanağında herhangi bir kusur belirlemesi yapılmadığını, kaza tespit tutanağında her ne kadar görgü tanığı bulunmadığı şekilde belirleme yapılmış olsa da bu durum gerçeği yansıtmadığını, mahkemece olay mahallinde keşif yapılarak olaya ait görgü tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, söz konusu olayda tam ve asli kusurlu olan tarafın görgü tanıkları ve müvekkile ait araçta bulunan yolcuların dinlenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, kazanın tamamen davacı tarafın trafik kırmızı ışık ihlali sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle TBK m.49 kapsamında bir zarar sorumluluğu yüklenmesi mümkün olmadığını, kusurlu olan tarafın zararını kendi üstlenmesi gerektiğini, müvekkilinin bu olayda hiçbir ihlali, dikkatsizliği ya da kusuru bulunmadığını, davanın esastan reddini, davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu tespit edilerek her türlü maddi tazminat talebinin reddini, davacının zararının belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası açma şartlarının oluşmadığı ve bu sebeple davanın usulden reddini, davacıya ait aracın ticari nitelikte olması göz önünde bulundurularak değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin ölçüsüz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu hususunun dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... nolu ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluğumuz bulunduğunu, değer kaybına ilişkin yapılacak tespitin ana hatları çizilmiş olup bu hususa ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna verilmiştir. İlgili kurumca belirlenen esaslar (Genel Şartlara İlişkin Değişiklik) ise 04.12.2021 tarihli Resmi Gazetede tebliğ olarak yayınlandığını, böylelikle 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ve 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa dayanılarak hazırlanan işbu Genel Şartlar, poliçe başlangıç tarihi 04.12.2021 den sonra düzenlenen tüm araçlarda meydana gelen maddi hasar ve buna bağlı değer kaybı talepleri için uygulama alanı bulduğunu, Karayolları Trafik Kanunundan anlaşılması gereken ise değer kaybı tazminatına ilişkin hesaplamanın Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılacağı ve Borçlar Kanunundaki hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tazminat davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde "Aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı 2. davanın açıldığı mahkemede verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile yine işbu dosya hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisine uygun olduğu anlaşılmakla HMK'nın 166. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: 1-Mahkememizin 2025/403 Esas sayılı dosyası ile yine Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası arasında şahsi, fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle her iki dava dosyasının HMK 166. Maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 3-Harç ve diğer yargılama giderlerinin, kararın kesinleşmesi halinde ilgili mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda Mahkememizin bu kararına karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde (HMK 345/1) mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe vermek sureti ile İstanbul BAM ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere İstinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2025 Katip ... Hakim ...