İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/63 E. 2024/745 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/63
- Karar No
- 2024/745
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/63 Esas KARAR NO : 2024/745 DAVA : İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı ve davalı ek.1 deki sözleşmeden de görüleceği üzere davacının yüklenicisi olduğu işlerin bir kısmının alt yüklenici davacı tarafından yapılması yönünde anlaşma yapmışlardır. Davacı da sözleşmede bahsi geçen işleri yerine getirmiştir. Ancak davalı yapılan işler karşılığında kesilen faturaların bir kısmını ödemişse da faturalar bakiyesi olan 11.622,96 Tl yi ödememiştir. Bu nedenle bu bakiye alacağın tahsili için ... İcra Dairesi 2023/... Es sayılı dosyasından icra takibi açtık. Ancak davalı haksız ve kötüniyetle iş bu takibe itiraz edip takibin durmasını sağlamıştır. Oysa davalının davacıya takipte istenen miktar kadar borcu vardır. Bu nedenle iş bu itirazın iptali için iş bu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir. Dava açmadan önce ... Arabuluculuk bürosunun 2023/ ... sayılı dosyasından arabuluculuğa müracaat edilmiş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Bu arada kayıt düşmek isteriz ki davalının iş bu dava konusu alacak dışında ek işlerden ve vade farkından kaynaklanan borcu da mevcut olup onlar için ayrıca yasal yollara müracaat edileceğini, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, kötüniyetle itiraz etmiş olan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Huzurdaki dava yetkisiz yerde açılmıştır. Taraflar arasında imzalanan Altyüklenici Sözleşmesi'nin "Yetki Şartı" başlıklı 12. maddesi uyarınca taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılınmış olup bu nedenle mahkemeniz huzurdaki uyuşmazlıkta yetkisizdir. Huzurdaki uyuşmazlıkta yetkili mahkeme; İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'dir. Taraflar arasında yetki sözleşmesi akdedilmesi sonucunda İstanbul Adliyesi kesin yetkili hale gelmiş olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Kesin yetkinin varlığı halinde ise tarafımızca icra takibinin yetkisine itiraz edilmemiş olsa bile bu husus re'sen incelenmeli ve öncelikle icra dairesi ile mahkemenizin yetkisi hakkında bir hüküm tesis edilerek yargılamaya devam edilmelidir. Davacı tarafından kesin yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmadan itirazın iptali davası açılmış olup bu durumda ortada geçerli ve yetkili yer icra dairesince yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, koşulları oluşmayan icra takibine itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu aşamada bir kez daha vurgulamak gerekir ki; sözleşmede yetki maddesinin bulunması ile İstanbul Adliyeleri kesin yetkili hale gelmiş olup bu husus, taraflarca itirazda bulunulmasa dahi, mahkemece re'sen gözetilmeldir. Müvekkil şirket ile davacı arasında, müvekkilin yapımını üstlendiği KKTC ... - ... Yolu KM: ... Kesiminin (İkmal) Yapım İşi'ne ait olarak 21.01.2023 tarihinde Altyüklenici Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında davacı taraf H1W4A ve H2W4A performansa dayalı otokorkuluk yapılması ve montajı işini üstlenmiş olup iş bedeli 302.030,24 USD olarak belirlenmiştir. Taraflar arasında yapılan imzalanan 13.03.2023 tarihli Hakediş Raporu uyarınca iş bedeli her türlü kesinti sonucunda nihai olarak 316.584,69 USD olarak belirlenmiş olup ekli dekontlardan da görüleceği üzere müvekkil şirket hakediş raporunda belirtilen tutarı davacı yana ödemiştir. Taraflar arasında düzenlenen hakediş raporuyla toplam iş bedeli 316.584,69 USD olarak belirlenmiş olup bu tutar müvekkil şirket tarafından davacı yana ödenmiştir. Ancak davacı yan faturaları tanzim ederken toplam kur karşılığı 317.200,35 USD olacak şekilde tanzim etmiş olup bu nedenle 615,66 USD'nin kur karşılığı olarak 11.622,96 TL fark oluşmuştur. Tarafların ortak mutabakatıyla imzalanan sözleşme ve yine taraflarca tanzim edilip imzalanan hakediş raporuyla davacının alacağı 316.584,69 USD olarak belirlenmiş olup bu tutar da ekli dekontlarla davacı yana ödenmiştir. Davacı yanın bu tutarı aşan miktarda talepleri ise davalı müvekkil şirketçe kabul edilmemektedir. Hiç bir suretle alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, itiraza konu alacak likit olmamakla yargılamayı gerektirmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu belirleneceği takadire icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yönünde hüküm kurulmaktadır: Sonuç itibarıyle, takibe vaki itirazımızın haklı ve hukuka uygun olması karşısında, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik talebini içeren huzurdaki davanın tümden reddine, aksine davacının haksız ve hukuka aykırı olarak takip yapmış olmasından dolayı davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2024 tarih, 2023/... e., 2023/... Sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi olmuş ve yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının, davalı ile yapmış olduğu alt yüklenici sözleşmesine göre yapmış olduğu işlere karşılık davalıdan faturaya dayalı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, buna ilişkin yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava, davacı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 13.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "...dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; tüm dosya kapsamı ve davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının ticari defter ve kayıtlarında davalıdan 11.622,96 TL alacaklı olduğu tespit edilmişse de davacı tarafça imzalanan hakediş raporuna göre alacağı olmayacağı, ancak sayın mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerine ulaşılmıştır..." şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların 21/01/2023 tarihli alt yüklenici sözleşmesini imzaladıkları; davacının bu sözleşmeye göre oluşturulan faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde her ne kadar davacı alacaklı gözükse de 13/03/2023 tarihinde imzalanan hak ediş raporundan ötürü davacının davalıdan iddia ettiği alacağa hak kazanmadığının tespit edildiği, alınan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememnizce usul ve yasaya uygun bulunmakla; teknik değerlendirmeye gelen itirazların reddine karar verilmek suretiyle hükme esas alınmış; davacının sübut bulmadığı anlaşılan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalının, kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 427,60 TL harcın başlangıçta alınan 269,85 TL den mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 11.622,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabulucu ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. verilen karar usulen okundu anlatıldı.19/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır