İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/565 E. 2024/776 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/565
- Karar No
- 2024/776
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/565 KARAR NO : 2024/776 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı, ihyası talep edilen ...Şirketi' arasında 01/12/2019 tarihli Kapalı Satış Sözleşmesi ("Sözleşme") ile 01/10/2021 tarihli Ek Protokol ("Protokol") tanzim ve imza edildiğini, "..." isimli şirketin ... tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi gereğince, ...ticaret sicil/dosya numarası ve 61984 İlan Sıra numarası ile Türk Ticaret Sicilinden terkin edildiğini, tasfiye edilen şirkete karşı ... 31.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tüzel kişililik sıfatını kaybetmiş olan ilgili şirketin taraf teşkilini sağlayabilmesi adına ihyasının talep edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, ticaret sicilden terkin edilen ...Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicil müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendireceğini, sonuca bağlayacağını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili sicil müdürlüğü yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı tasfiye memuru ...'a dava dilekçesi ve tensip tutanağı ile duruşma gün ve saatinin tebliğ olunduğu açık olup davalı davayı inkar eder konumdadır. Taraflar arasında tartışma, usulüne uygun olarak terkin edilen şirket kaydının silinmiş olması karşısında ve şirketin terkin olunması nedeniyle TTK.m.547 hükmüne göre ihyası ile tasfiye memuru atanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İhyası talep olunan şirket aleyhine ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ...-E.sayılı dosyasına istinaden icra takibi başlatıldığı, ihyası istenen şirket hakkında ise terkin kararının sicil gazetesinde ilanın yapıldığı, şirketin terkin olduğu, yine husumette noksanlığın bulunmadığı, bu çerçevede taraf teşkilinin tam ve eksiksiz sağlandığı tartışmasızdır. İhyanın talep olunduğu tarih itibariyle 6102 sayılı TTK hükümleri yürürlüktedir. Dava, tasfiye sonrasında ticaret sicilinden terkin edilen işletmenin TTK m.547 hükmüne göre ek tasfiyesine ilişkin hükümden kaynaklanmaktadır. Ek tasfiyesi talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erdiği 15/03/2023 yılı itibariyle sicilden kayden terkin olduğu, davacının, terkin olan şirketi halihazırda ... 31.İcra Müdürlüğünün ..E.sayılı icra dosyasına dahil etmeyi amaçladığı, bu dosyada adı geçen şirketin terkin olunması nedeni ile takibe dahil edilebilmesinin ancak ihya edilmesi halinde mümkün olabileceği,ihya gerçekleşmediği sürece ise icra dosyasındaki takip işlemlerine yönündeki talebin esasına yönelik hiçbir inceleme yapılamayacağı açıktır. 6102 sayılı TTK' nın ''Ek tasfiye'' başlıklı m.547 hükmü:"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " şeklindedir. Somut olayda, ihya talebinde bulunan davacının, ... 31.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı icra dosyasının takip olan alacaklısı konumunda bulunduğu, bu dosyada da ihyasını talep ettiği şirket aleyhine takip işlemi yapılmasını talep ettiği, bu itibarla dava dosyası yönünden davacının ihya talebini ileri sürmek açısından aktif sıfatının bulunduğu, ek tasfiyesi istenen şirketin terkin olduğu halde halihazırda derdest olan icra dosyasının borçlusu olmasının amaçlandığı, esasen 2004 sayılı İİK'dan kaynaklanan tüm haklarını elde edemediğini ve bu duruma ihyası talep olunan şirketin yol açtığını ileri sürdüğü, ihyası talep olunan şirketin tasfiyesinin tam ve eksiksiz sağlanmasının ise zorunluluk arz ettiği, bu nedenle ve halen terkin olan şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması ve ihyası gerektiği, tasfiyesi eksiksiz tamamlanmayan şirketin ek tasfiyesinin kabulü noktasında kanunun aradığı zorunluluk halinin bu nedenle oluştuğu sonucuna varılmıştır. Daha da önemlisi davacının T.C. Anayasasının m.36 hükmü uyarınca hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmaması açısından şirketin ek tasfiye işlemlerini gerçekleştirmesinin gerektiği, aksi durumun aynı zamanda davacının mülkiyet hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlali sonucunu doğuracağından bu sonuca yol açılmaması açısından ihyası talep olunan şirketin ihya edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Yargıtay 11. H.D.'nin ...E.sayılı ilamı) Davanın niteliği ve tasfiye şekli karşısında en son tasfiye memurunun atanması Yargıtay tarafından dahi benimsenmektedir. TTK m.547 hükmü uyarınca davacı tarafından harcanan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilmesi gerekir. Zira tasfiye memuru açılan takibe rağmen tasfiyeye son vermiştir. Bir başka deyiş ile bu davanın açılmasına yol açmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında davacının, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü ile davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kabulüne, ihyası talep olunan "Tasfiye Halinde ...Şirketinin ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında "takibe dahilinin sağlanması, bu şirkete yönelik her türlü tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi, takibin kesinleşmesi ve infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemlerinin sağlanması" açısından ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı "Tasfiye Halinde ...Şirketi"nin ek tasfiye suretiyle ihyasına, adı geçen şirketin en son tasfiye memuru gözüken ...'ın ihya edilen şirkete münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, kararın bir örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine ve ilanına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü ile davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kabulüne, İhyası talep olunan "Tasfiye Halinde ... Şirketinin ... 31.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında "takibe dahilinin sağlanması, bu şirkete yönelik her türlü tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi, takibin kesinleşmesi ve infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemlerinin sağlanması" açısından ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı "Tasfiye Halinde ... Şirketi"nin ek tasfiye suretiyle ihyasına, Adı geçen şirketin en son tasfiye memuru gözüken ...'ın ihya edilen şirkete münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Kararın bir örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine ve ilanına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından harcanan 547,00 TL posta ve yargılama gideri, 427,60 TL peşin harç, 427,60 başvuru harcı toplamı 1.402,20 TL'nin en son tasfiye memuru gözüken ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekille temsil edildiğinden, A.A.Ü.T gereğince takdir olunan 30.000,00 TL'nin en son tasfiye memuru ...'dan tek olarak alınarak davacıya verilmesine, 5-... Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.341.maddesi uyarınca İstanbul BAM nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen kısa karar açıkça okunup anlatıldı. Başkan Üye Üye Katip