İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/130 E. 2024/659 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/130
Karar No
2024/659
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/130 Esas KARAR NO : 2024/659 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/06/2013 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka bünyesinde devren birleşin ... T.A.Ş Bankası ile ... Tic. Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalıların sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmelere istinaden ....Ltd.Şti. lehine teminat mektupları verildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalılara ... 17.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile davalıların teminat mektubu komisyon alacakları ve ferileri ile teminat mektubu tazmin riskinden oluşan hesapların katedildiğini, temerrüt tarihi olan 15.08.2006 tarihi itibariyle 9.620,24.TL, ihtarname ile 03.08.2006 tarihinde katedilen 185,19.TL , hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar yıllık % 55 üzerinden işlemiş akdi faiz ve BSMV 'si olmak üzere toplam 9.805,43.TL alacaklarının oluştuğunu, bunun yanısıra 990,00.TL ihtarnameye konu olmayan anapara alacağı ve ihtarname sonrası oluşan 2.560,00.TL teminat mektubu komisyon anaparası olmak üzere müvekkili bankanın davalılardan toplam 13.355,43.TL alacaklı bulunduğunu, yine davalıların 71.896,30.TL faiz ( % 55 akdi faiz, % 93,5 temerrüt faiz oranları uygulanmak suretiyle) ve 3.594,81.TL BSMV olmak üzere toplam 88.864,54.TL alacaktan sorumlu olduklarını, ihtarname sonrası 48883 nolu 03.05.1995 tarihli 672,00.TL tutarlı teminat mektubu dışındaki teminat mektuplarının meriyetini kaybetmiş bulunduğunu, muhatabı ... Gümrük Müdürlüğü olan 672,00.TL tutarlı mer'i teminat mektubu yönünden 24.06.2013 tarihi itibariyle gecikme zammı ile birlikte 9.900,78.TL alacağın bulunduğunu öne sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla, davalıların 13.355,43.TL nakit alacağının 15.08.2006 temerrüt tarihinden itibaren % 93,5 temerrüt faizi ile ve faizin % 5 BSMV'si ve 672,00.TL mer'i teminat mektubu bedelinin dava tarihinden sonra işleyecek faize ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 24.06.2013 tarihi itibariyle 9.900,78.TL 'nin davalılar tarafından banka nezdinde açılacak hesaba depo edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı bankanın külli halefi ... A.Ş.'nin dava dışı asıl borçlu ... Ltd.Şti.'den hak ve alacaklarını alacağın temliki sözleşmesi ile ...'ye devrettiğinden davacı bankanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu alacakla ilgili ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin... Tereke ... Karar sayılı 15.09.2005 tarihli kesinleşmiş kararı nedeniyle dava şartının bulunmadığını, ayrıca 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu bu nedenlerle davanın reddine, esas yönünden ise ...2.Sulh Hukuk Mahkemesinin... Tereke .. Karar sayılı dosyası ile dava konusu edilen teminat mektupları , komisyonlar ve teminat mektupları nedeniyle vergi dairesi alacağının ...'ye ödendiğini, davacı bankanın dava konusu edilen alacaklarla ilgili hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davacı bankanın teminat mektupları toplam riski 749,35.TL'ye faize faizler eklenerek borcun kat edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu , kefalet sözleşmelerinde limitler belli olmadığından geçersiz bulunduğunu, müvekillerinin geçersiz kefalet sözleşmesi nedeniyle herhangi bir borçlarının bulunmadığı ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletillmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; MAHKEMEMİZİN İLK 2013/193 ESAS SAYILI DOSYASINDA; "...Davalılar vekili 26.08.2013 tarihli cevap dilekçesiyle, zamanaşımı itirazında bulunmuş,mahkememizce bu konuda bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Zamanaşımı itirazının HMK gereği ilk itirazlardan olması sebebiyle esasa girilmeksizin öncelikle incelenmesi ve sonuca bağlanması gerekir. İlk itirazlardan olan zamanaşımı hakkında ön inceleme duruşması sonunda karar verilmesi gerektiği halde karar verilmemiş olması davacı lehine sonuç doğurmaz. Davanın ilerleyen aşamalarında da davalı tarafından süresinde yapıldığı belirlenen zamanaşımı itirazı konusunda bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle, davalılar vekilinin süresinde yapmış olduğu zamanaşımı itirazı incelendiğinde dava açıldığı sırada yürürlükte olan 5411 Sayılı Yasanın 141.maddesinin geçmişe yönelik olarak Fon alacakları bakımından uygulanmasını düzenleyen geçici 16.maddenin Anayasa Mahkemesinin 04/06/2014 tarihli kararı ile iptal olunduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ... Esas- ...Karar benzeri nitelikteki birçok Yargıtay Daire İçtihadında yer aldığı üzere iptal kararının derdest davalara da uygulanması gerekeceği, hele usul hükmü özelliği taşıyan düzenlemelerin derhal yürürlüğe gireceğinin genel kabul olarak benimsenmiş olduğu, buna göre 5411 s.y. 141.maddesindeki 20 yıllık zamanaşımı süresinin geriye dönük olarak uygulanması imkanının kalmadığı, bu durumda zamanaşımına ilişkin genel hükümlere müracaat etmek gerekeceği, yürürlükteki Borçlar Kanununun 146.Maddesindeki 10 yıllık zamanaşımının dava konusu bakımından uygulanması mümkün düzenleme içerdiği kanaatine varılmıştır. B.K.146.md.deki zamanaşımı süresinin dava konusu alacak bakımından dolup dolmadığı yönünde zamanaşımını kesen ve durduran sebepler(B.K.153-154) itibariyle yapılan incelemede; dava konusu kredi sözleşmesinin 20/08/1993 tarihine imzalandığı, kredi borcu ile ilgili 1994 yılında yapılan ihtarat doğrultusunda 1995 yılında icra takibi yapıldığı, Genel Kredi Sözleşmesini yapan bankanın TMSF'ye devrinden sonra 04/08/2006 tarihinde aynı borç ile ilgili ihtarnamenin gönderildiği, borcun davalı yönünden muaccel olduğu 1995 yılından itibaren 04.08.2006 tarihine kadarki Borçlar kanununun 146. maddesinde belirlenmiş olan 10 yıllık zamanaşımı süresini kesen yada durduran başka bir neden bulunmadığı anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 10/11/2015 tarih ve... Esas - ... Karar sayılı ilamında; "... 1-Davacı vekili, müvekkili ile devren birleşen ... TAŞ ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefillerinin davalılar olduğunu, bu kredi sözleşmesi kapsamında teminat mektupları verildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuş ise de, dosya kapsamında bulunan ve mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutulmayan belgelere göre, ... TAŞ'ın 02/07/2001 tarihinde ... A.Ş. bünyesine katıldığı, ... A.Ş. ile ... arasında yapılan 28/12/2001 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin dava konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak ve alacaklarını ferileri ve teminatları ile birlikte ...'ye devir ve temlik ettiği, ... ile...A.Ş. arasında yapılan kredi alacağı temlik sözleşmesi ile de DAVA KONUSU KREDİ SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN HAK VE ALACAKLARIN ... TARAFINDAN TEMLİK EDİLDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR. Bu itibarla, mahkemece dosyada bulunan söz konusu TEMLİK SÖZLEŞMELERİ DEĞERLENDİRİLİP TARTIŞILMADAN, YANİ DAVACININ BU DAVAYI AÇMAKTA AKTİF HUSUMET EHLİYETİNİN BULUNUP BULUNMADIĞI İRDELENMEDEN hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir..." denilerek Mahkememiz kararı bozulmuş, dosya Mahkememizin 2017/929 Esas sayılı sırasına kaydedilerek ve bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur. BOZMA İLAMI ÖNCESİNDE MAHKEMEMİZİN 2017/929 ESAS SAYILI DOSYASINDA; "...Dava, dava dışı asıl borçlu ile akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu lehine düzenlenen teminat mektubu komisyonlarının tahsili ve iade edilmeyen teminat mektup bedelinin depo edilmesi istemine ilişkidir. Somut olayda, ... TAŞ'ın 02/07/2001 tarihinde ... A.Ş. bünyesine katıldığı, ... A.Ş. ile ... arasında yapılan 28/12/2001 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin dava konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacakları ferileri ve teminatları ile birlikte ...'ye devir ve temlik ettiği, ... ile ...A.Ş. arasında yapılan kredi alacağı temlik sözleşmesi ile de dava konusu kredi sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrinakdi alacakların (mektup komisyonları hariç) TMSF tarafından temlik edildiği, bu sebeple davacının yalnız teminat mektup komisyonlarından kaynaklı alacak talebinde bulunabileceği, gayrinakdi alacak yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. ... Bankası T.A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 27/09/1994 tarihli 200.000 DEM tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların anılan umumi kredi taahhütnamesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı asıl borçlu ... A.Ş.lehine 11 adet teminat mektubu düzenlenmek suretiyle gayri nakdi kredi kullandırıldığı, teminat mekputlarına ait komisyonların ödenmesi için davacının ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiği, ancak ihtarnamenin davalılara tebliğ edilemediği, tebligat parçalarının iade edildiği, davalı kefillerin 29/12/2008 tarihinde başlatılan icra takibi ile temerrüte düştükleri, iş bu davada davacı bankanın takip tarihi olan 15/08/2006 tarihi itibariyle davacının 59,19 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 130,34 TL komisyon alacağı bulunduğu, davalıların ... 11. İcra Müdürlüğünün (yeni esas) ...Esas sayalı dosyası ile temerrüte düştüklerinden temerrüt tarihi olan 29/12/2008 tarihi itibariyle davacının teminat mektubu komisyonlarından dolayı toplam 310,91 TL alacaklı olduğu, umumi taahhütnamenin 57.maddesi kaspsamında davacının asıl alacağa %93,50 temerrüt faizi uygulayabileceği dava tarihi itibariyle 169,86 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 1.003,89 TL nakdi alacak talep edebileceği anlaşılmakla davacının teminat mektup komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacak talebinin (yıllık %2 komisyon alabileceği kabul edilerek) kısmen kabulüne, aktif dava ehliyeti bulunmadığından güncel teminat mektuplarının depo edilmesi talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı hem davacı hem de davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17/03/2023 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı ilamında; "...Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, DAVACI VEKİLİNİN TÜM, DAVALILAR VEKİLİNİN AŞAĞIDAKİ BENDİN KAPSAMI DIŞINDA KALAN TEMYİZ İTİRAZLARI YERİNDE DEĞİLDİR. 2. Mahkemenin 23.06.2013 tarihli kararıyla tüm alacak talebi yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine dairemizin 10.11.2015 tarihli kararıyla öncelikle davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra verilen kararda davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu kısım yönünden davanın esasına girilerek kabulüne, aktif dava ehliyeti olmayan kısım yönünden reddine karar verilmiştir. ANCAK DAVALI ZAMANAŞIMI DEFİNİ İLERİ SÜRMÜŞ OLUP DAVACININ AKTİF HUSUMETİNİN BULUNDUĞU KABUL EDİLEN TEMİNAT MEKTUBU KOMİSYON ALACAKLARI BAKIMINDAN ZAMANAŞIMI DEFİ YÖNÜNDEN OLUMLU OLUMSUZ BİR KARAR VERİLMEDEN ESASA İLİŞKİN HÜKÜM KURULMASI DOĞRU OLMAMIŞ, bozmayı gerektirmiştir.." denilerek Mahkememiz kararı bozulmuş, dosya yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ...K. sayılı ilamı ile, davacının tüm temyiz sebepleri (ilamın 3.sayfasında B.1.maddesinde belirtilen) ile davalıların ise - zaman aşımı - dışında tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. (ilamın 3.sayfası C.3.1.maddesi). Dolayısıyla salt bozmaya konu husus dışında, mahkememizin önceki kararında yer alan hususlar kesinleşmiştir. Kaldı ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile taraf vekillerinin tüm temyiz sebepleri itirazlar sonucunda karar düzeltme istemleri ile dahi reddedilmiştir. Mahkememizce yukarıda ayrıntısı verilen bozma ilamına uyulmuştur. Bu çerçevede, uyulmasına karar verilen bozma ilamı çerçevesinde ve yalnızca bozma ilamında belirtilen nedenle sınırlı olarak değerlendirme yapılması ve karar verilmesi zorunludur. DAVACININ AKTİF HUSUMETİ BULUNAN TEMİNAT MEKTUBU KOMİSYON BEDELLERİ - NAKDİ ALACAĞI - YÖNÜNDEN BOZMA İLAMI UYARINCA ZAMAN AŞIMI HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanunun 27. maddesiyle 4389 sayılı Kanuna eklenen ek 3. maddesiyle, Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Kanunun 141. maddesinde de Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunun hükme bağlandığı, 5411 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinde ise 141. maddede öngörülen 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olduğunun belirtildiği, bu durumda 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. madde ile bu tarihte on yılını doldurmamış tüm fon alacaklarının zamanaşımı süresinin 20 yıla uzadığı, Anayasa Mahkemesi'nin 04.06.2014 gün ...E. ...K. sayılı ilamı ile Bankacılık Kanunu'nun 141.madde hükmü iptal edilmediği, aksine 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 16. maddesine ilişkin esas incelemenin "zamanaşımı" sözcüğü ile sınırlı olarak yapılmasına ve bu maddede yer alan "zamanaşımı" sözcüğünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, (Aynı yönde bakınız. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ ... E. ...K.), bu itibarla somut olay bakımından davaya ve takibe konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacının (devirden önce ... T.A.Ş.) ... 16. Noterliğinin ... tarihli ihtarnameyi göndererek hesap kat ihtarında bulunduğu, alacağın 10/01/1995 tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, yukarıda açıklanan zamanaşımı süreleri ve tarihler dikkate alındığında, davaya konu alacağın 4389 sayılı Kanuna eklenen ek 3. maddesinin yürürlüğe girdiği 26.12.2003 tarihinde on yıllık zamanaşımı süresini doldurmadığı ve bu nedenle zamanaşımı süresinin 20 yıla uzadığı (10/01/1995 + 20 yıl = 10/01/2015 ), eldeki davanın 28/06/2013 tarihinde açıldığı gözetildiğinde (ayrıca ... 11. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra takibiyle yenileme öncesinde icra takip tarihi olan 29/12/2008 tarihi itibariyle zaman aşımı süresi kesilmiştir ve zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır) dava tarihi itibariyle 20 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalıların zaman aşımı itirazlarının reddine, (Ayrıca bakınız. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ ... E. ...K.), Öte yandan, davalılar vekili alacağın fon alacağı olmadığını ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu savunmuş ise de; ... T.A.Ş.'nin 2001 yılında fona (...'ye) devredilen bankalardan olduğu, dolayısıyla alacağın fon alacağına dönüştüğü, davacı ...nin ... bünyesindeki bankalardan olduğu, kaldı ki, eldeki davada 5411 s. Bankacılık Kanunun 142. maddesi hükmü uyarınca alacağın fon alacağı olduğu gözetilerek mahkememizce ihtisas mahkemesi sıfatıyla yargılama yapıldığı, dolayısıyla davalıların bu yöndeki savunmalarının da isabetli olmadığı, somut olayda, fon alacağı bakımından zaman aşımı süresi 20 yıl olup, dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmadığından zaman aşımı itirazlarının ek bu gerekçe ile ayrıca ve açıklanan nedenlerle reddine karar verilmiştir. Uyulmasına karar verilen Bozma ilamı gereğince zamanaşımı hakkında gereken tartışma ve değerlendirme yapıldıktan sonra, tekrar davanın esasına dönüldüğünde; ... Bankası T.A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ...Tic. A.Ş. arasında 27/09/1994 tarihli 200.000 DEM tutarlı genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, davalıların işbu genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. lehine 11 adet teminat mektubu düzenlenmek suretiyle gayri nakdi krediler kullandırıldığı, teminat mektuplarına ait komisyon bedellerinin / alacaklarının ödenmesi için davacının ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği, ancak ihtarnamenin davalılara tebliğ edilemediği ve iade edildiği, müteselsil kefil olan davalıların ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından 29/12/2008 tarihinde başlatılan icra takibi ile birlikte temerrüte düştükleri, mahkememizce mektup komisyon bedellerine ilişkin alacak miktarının hesaplanması ve bilimsel mütalaa sunulması amacıyla alanında uzman bankacı bilirkişiden rapor alındığı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu için hükme esas alınan 05/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere eldeki davanın bir alacak davası olması, bu çerçevede davacı bankanın teminat mektuplarından yıllık %2 oranında komisyon alabileceği kabul edilerek (esasen davacının bu noktada ve diğer hususlarda dahi bozma ilamının 3.sayfasında B.1.maddesinde belirtilen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir) 28/06/2013 dava tarihi itibariyle 169.86 TL Asıl Alacak, 786,23 TL İşlemiş Faiz ve 47,80 TL BSMV olmak üzere toplam 1.003,89 TL alacaklı olduğunun sübuta erdiği, öte yandan yine raporda gösterildiği üzere ve ayrıca genel kredi sözleşmesinin 57.maddesi kaspsamında davacının dava tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %93,50 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i gider vergisi talep edebileceği anlaşılmakla, davacının teminat mektuplarının komisyon bedellerinden kaynaklanan nakdi alacak talebinin hükme esas alınan 05/02/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabul kısmen reddi ile; ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla, 169,86 TL Asıl Alacak, 786,23 TL İşlemiş Faiz ve 47,80 TL BSMV olmak üzere toplam 1.003,89 TL'nin ( asıl alacak tutarı olan 169,86 TL'ye dava tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %93,50 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca vurgulamak gerekir ki, ... TAŞ'ın 02/07/2001 tarihinde ... A.Ş. bünyesine katıldığı, ... A.Ş. ile ... arasında yapılan 28/12/2001 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin dava konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacaklarını, ferileri ve teminatları ile birlikte ...'ye devir ve temlik ettiği, yine ... ile ...A.Ş. arasında yapılan kredi alacağı temlik sözleşmesi ile de dava konusu kredi sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrinakdi alacakların ( mektup komisyonları hariç) ... tarafından temlik edildiği, bu sebeple davacı ...nin yalnızca teminat mektup komisyon bedellerinden kaynaklı nakdi alacak talebinde bulunabileceği, gayrinakdi alacak ve bu çerçevede gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebi yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının gayri nakdi alacağın depo edilmesine yönelik talebinin, bu talep bakımından temlik sözleşmeleri uyarınca aktif husumeti bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davacının gayri nakdi alacağın depo edilmesine yönelik talebinin, bu talep bakımından temlik sözleşmeleri uyarınca aktif dava ehliyeti bulunmadığından REDDİNE, 2-Davacının nakdi alacak (mektup komisyon bedelleri) yönünden talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 169,86 TL Asıl Alacak, 786,23 TL İşlemiş Faiz ve 47,80 TL BSMV olmak üzere toplam 1.003,89 TL'nin ( asıl alacak tutarı olan 169,86 TL'ye dava tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %93,50 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (1.003,89 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 644,45 TL posta ve tebligat gideri ile 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.444,45 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 105,51 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden nakdi alacak talebi yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 1.003,89 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden nakdi alacak talebi yönünden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 12.351,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Davalılar yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden gayri nakdi alacak talebi yönünden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2., 7/2. ve 13/1. maddeleri uyarınca husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi ve ret sebebinin farklı olması sebebiyle ayrıca vekalet ücreti verilmesi koşulu ile belirlenen 1.584,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/130, K. 2024/659, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-130-e-2024-659-k-933e4fd99267