İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/414 E. 2024/825 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/414
- Karar No
- 2024/825
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/414 Esas KARAR NO : 2024/825 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/06/2022 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirkete ... tüm oto sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca, 25/11/2020 tarihinde davalı borçlu ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın ters yönden dönmek isterken çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tutanağından ve ekspertiz raporundan ... plakalı araç sürücüsünün KTK 52 ve 56 maddelerine göre %100 oranında olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen zarardan ...plakalı aracın ZMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, TTK 1409, 1473. maddelerine atıf yapıldığını, hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin 21.737,89-TL belirlenerek tazminat miktarının ilgilisine ödendiğini ve TTK 1472.maddesi gereği sigortalının haklarına halef olduğunu, kusur oranına isabet eden 21.737,89-TL'nin ödeme tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı borçlu aleyhine ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yasal süresi içinde itiraz ettiğini, itirazların haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olduğunu, 23/03/2022 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyası ile arabuluculuğa başvurulduğu, 01/04/2022 tarihli toplantıda anlaşılamadığı, huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 25/11/2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışan ...plakalı aracın ZMS sigortasının müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirketin ancak 41.000,00-TL azami teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, tahkim kararı ile 26/07/2021 tarihinde ... 11. İcra Müdürlüğü'ne 22.447,79-TL ve 6.910,00-TL ödeme yapıldığını, davanın haksız olduğunu, hasarın tümünün ödendiğini, davacının bakiye bir alacağı kalmadığını, talep edilen bakiye hasar miktarının fahiş olduğunu, kötü niyetli davanın reddi gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve haksız olduğunu, haksız fiillerde uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararına atıf yapıldığını, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, uyuşmazlıkta kusur oranları, miktar uyuşmazlığı bulunduğunu, alacağın likit olmadığını, ödemenin yapıldığını, davacının mükerrer haksız talebi söz konusu olduğundan tazminata hükmedilmesi gerektiğini, haksız davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin, icra inkar tazminatının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... 26. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları, ...ve... tarafından hazırlanan 09/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, ... ve ... tarafından hazırlanan 23/06/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ... Sigorta Anonim Şirketi'nden... nolu poliçe ile ... plakalı araca ait hasar dosyası ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, sigorta rücu ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 11/03/2021 tarihinde, 21.737,89-TL asıl alacak ve 418,45-TL işlemiş faiz toplamı olan 22.156,34-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... ın malik, sevk ve idaresinde olduğu ... plakalı aracın 25.11.2020 ... Sigorta A.Ş ye sigortalı ... plakalı araca verilen hasar neticesi T.T.K. 1472 hükmü ve ... hasar dosyası gereğince doğan rücu alacağı. 21.737,89 TL" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 24/11/2021 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 26/11/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 02/06/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut uyuşmazlıkta, 25/11/2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 25/11/2020 (saat 12:00)-25/11/2021 (saat 12:00) tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 41.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış...plakalı hususi otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde seyir halinde gelmekte olan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki, ... adına tescilli, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 11/05/2020-11/05/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ... genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plakalı hususi otomobilin çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu olan trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla düzenlenen bilirkişi raporu ile, olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otomobil ile bölünmemiş, iki yönlü cadde yolunun sağ şeridini takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan dört yönlü kavşak kesimine geldiğinde sola dönüş manevrası uygulamadan önce aksine davranarak karşı yönden yaklaşan diğer otomobili, far ışıklarını, hiz, mesafe ve konumunu dikkate almayan, hızını ayarlamayan, durup geçmesini beklemeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, dönüş manevrası için daha uygun ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, zamanında etkili fren ve direksiyon manevra tedbiri uygulamayan, direksiyon sapma açısını, hızını ve mesafesini ayarlamayarak diğer otomobilin üzerine doğru yönelerek çarpan, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde ve dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu; sürücülerin trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen kural, yasak ve zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olduğu (K.T.K. Mad. 47/d), olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otomobil ile bölünmemiş, iki yönlü cadde yolunun sağ şeridini takiben nizami düz seyir halinde iken olay mahalli olan dört yönlü kavşak kesimine geldiğinde karşı yönden kontrolsüz sola dönüş manevrası ile üzerine yönelen dikkatsiz ve tedbirsiz sürücünün idaresindeki otomobilin sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, kazada etkili herhangi bir rolü ve kural dışı ihmalkar davranışı olmadığı mütalaa edilen sürücü ...'a kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı anlaşılmakla davalının sigortalısı olan sürücü ...'ın meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. ...'ın sürücüsü olduğu ...plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... no.lu ve 25/11/2020/25/11/2021 vade tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta güvencesine alındığı, kaza tarihi itibariyle azami teminatın 41.000,00-TL olduğu, kazanın saat 23:15'te meydana geldiği, poliçenin ise aynı gün saat 12:00'de tanzim edildiği, bu itibarla kazanın poliçe vadesi kapsamında meydana geldiği, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin meydana gelen zarardan sürücü ...'ın sorumluluğu olan tam oranda sorumluluğu bulunduğu, azami poliçe limitinin 41.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı zararı olarak ödenen 19.300,00-TL mahsup edildiğinde davalının bakiye teminatının 21.700,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin talebinin davalıya 03/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi için başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta tazminatının ödenmesi gerekiği, bu halde davalı sigorta şirketi için temerrütün 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca 8 iş günü hesap edildiğinde 13/01/2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, bu tarihten itibaren takip tarihine dek faize hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih... Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 21.700,00-TL asıl alacak ve 336,35-TL işlemiş faiz toplamı olan 22.036,35-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (22.036,35TL) alınması gereken 1.505,30-TL harçtan peşin alınan 267,60-TL'nin mahsubu ile eksik olan 1.237,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 267,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.921,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 3.900,26-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 22.036,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 119,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.551,55-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 8,45-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2024 Katip Hakim