İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/395 E. 2024/878 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/395
- Karar No
- 2024/878
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/395 Esas KARAR NO : 2024/878 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.04.2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ...istikametinde araç içinde beklediği esnada plakasını bilmediği beyaz renkli bir aracın çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ...’ın ekte sunulan tedavi evrakı ve ...Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu tarafından verilmiş rapordan anlaşılacağı üzere kaza nedeniyle %8 kalıcı maluliyeti ve 90 gün geçici iş göremezlik süresi olduğunu, davacının kaza tarihi itibarı ile 38 yaşında olduğunu, iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılırken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını kabul ve talep ettiklerini, 08.05.2019 tarihli dilekçemiz ile kazanın oluşumuna ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğuna dair deliller sunulduğunu, müvekkiline ait maluliyet sağlık kurulu raporu 31.12.2019 tarihli dilekçe ve 03.11.2021 tarihli dilekçe ile ilgili şirkete gönderildiğini ve tazminat ödenmesinin talep edildiğini, ... Hesabı’nın 11.11.2021 tarihli yazısı ile trafik kazası sebebiyle taleplerin olumsuz değerlendirildiğine ilişkin yazı tebliğ edildiğini belirterek 17/04/2019 tarihli trafik kazası sebebiyle oluşan bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL daimi iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalı sigorta şirketlinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aynı taleplerle ...tarih ve ... sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu yapıldığını, usulden reddine karar verildiğini,, ayrıca yine davacının aynı taleplerle ... tarih ve ... sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu yapıldığını,... sayılı karar (EK-1) sonucunda başvurunun usulden reddine karar verildiğini, "rapor tarihi 20.02.2019 ve sonrasına ait raporların Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre düzenlenmiş raporlara göre değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.(...). Söz konusu yönetmelik hükümleri gereği başvurucunun dosya kapsamına sunduğu ... Üniversitesi Araştırma uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporunun aranılan nitelikleri taşımadığı, raporu veren kurulun gereği gibi teşkil etmediği, söz konusu raporun geçerlilik tarihine ilişkin bir bilgiye yer verilmediği, bu durumda başvuru sahibinin tahkim başvurusu öncesinde sürekli iş göremezlik tazminatı istemi için tazminat hesaplanmasına ve değerlendirme yapılmasına olanak sağlayacak usulüne uygun düzenlenmiş kesin raporunu almadığı ve sigorta şirketine ibraz etmediği, ibraz edilen raporun bu nitelikte sayılamayacağı açıkça anlaşılmaktadır." şeklinde gerekçelerle reddedilen başvurunun aynı belgelerle, aynı iddia ve vakıalarla mahkemeye taşındığını, meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili davacı tarafın çelişkili ifade ve beyanları dışında kazanın oluştuğuna dair somut deliller bulunmadığını, 17.04.2019 tarihli kazanın meydana gelmesinde her ne kadar plakası belirlenemeyen aracın kusuru bulunduğu iddia edilmekte ise de olayla ilgili olarak kaza tespit tutanağı dahi tanzim edilemediğini, kaldı ki davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusuru bulunmadığı da ispat edilemediğini, davacının iddiaları da bir trafik kazasından çok suç teşkil eden bir yaralama hadisesini çağrıştırdığını, kazanın oluş şekli hakkında herhangi bir kanaat getirilememekle birlikte davacı tarafça bilinmeyen aracın varlığını ispata dair herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, hesaplamanın 1,8 teknik faizle yapılmasını, kazanın bir iş kazası olarak değerlendirilebileceğini ve SGK tarafından davacılara bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değerlerinin sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik giderlerinin SGK ‘nın sorumluluğunda olduğunu, genel şartlar dahilinde teminat dışı olarak kabul edilmesi gerektiğini, temerrütten söz edilemeyeceğini ve dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe; ... Hesabına yazılı başvuru dilekçesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası, davacının trafik kazası sebebiyle görmüş olduğu tıbbi tedaviye yönelik tüm hastane kayıtları, davacının nüfus kayıt örneği, davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığına ilişkin SGK yazısı, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazısı, Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının ... ve ... sayılı hakem dosyaları, ... numaralı hasar dosyası, Adli Tıp İhtisas raporları ve bilirkişi raporu celp edilmiş, incelenmiştir. Dosya, maluliyet durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12/06/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Mevcut belgelere göre; İslam oğlu 01/09/1981 doğumlu, ...’ın 17/04/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında....; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur ..." şeklindedir. Dosya, kusur durumunun tespit edilmesi ve maddi tazminatın hesaplanması amacıyla Makine Mühendisi bilirkişi... ile aktüer bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 21/10/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1. Talep Konusu; 17/04/2019 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itiabren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi 2. Talep Konusu Olay; 17.04.2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile... Caddesi istikametinde araç içinde beklediği esnada plakasını bilmediği; beyaz renkli bir aracın çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; - Davacı ...’ ın kazanın oluşumunda % 25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu, - Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, İşbu rapor, heyetimizce verilen görüş dahilinde hazırlanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6.Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27.Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 4. Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12/06/2024 tarih ve 11058 nolu kararında; 01/09/1981 doğumlu ...’ ın 17/04/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; - Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 1 (yüzdebir) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği mütalaa olunduğu, 5. MADDİ ZARAR; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’ ın 17/04/2019 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 6.264,18 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olduğunun kabulü durumunda, davalı ... Hesabından talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 4.698,14 TL olabileceği, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, %1 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 69.860,91TL olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olduğunun kabulü durumunda, davalı ... Hesabından talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 52.395,68 TL olabileceği, davalı ... Hesabının kaza tarihi itibarı ile sorumluluk azami limiti 360.000,00 TL‘nin içinde bulunduğu, İstanbul BAM 9. HD ‘ sinin ... E. ... Tarihli Güncel Kararında; “…TBK'nın 54. M. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, poliçe bulunmaması halinde ise ... Hesabı'na aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. - ... K. Ve... E. - ... K. sayılı kararları)…” denilmiştir. Yukarıda verilen güncel istinaf kararı ve Yargıtay 17 HD ve 4 HD kararları dikkate alındığında, hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararlarının davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği değerlendirilmiştir. Dava öncesi 17/04/2019 tarihli dava konusu kaza nedeni ile ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ... tarih ... Karar sayılı raporda ve akabinde yine aynı kurum tarafından ... tarih ... karar sayılı raporunda davacının maluliyetinin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dahilinde düzenlendiği, 16/12/2019 tarihli maluliyet raporunun 31/12/2019 tarihli dilekçe ile davalıya gönderildiği, 26/10/2021 tarihli maluliyet raporunun ise 03/11/2021 tarihinde davalı ... Hesabına gönderildiği, davalı tarafın ise ... tarih ... sayılı yazı ile talebi ret ettiği görülmekle, (16/12/2019 tarihli raporun kazanın üzerinden henüz 1 yıllık süre geçmeden düzenlendiği dikkate alınarak yüksek yargı kararları dahilinde alınan 2. Maluliyet raporu dikkate alınabileceğinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere) 03/11/2021 tarihinde gönderilen sağlık kurulu raporu sonrası 8 işgünü bitim tarihine gelmeden 11/11/2021 tarihinde talebin ret edildiği göz önüne alındığında, 11/11/2021 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz işletilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu, Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu kanaatlerine ulaşılmıştır ...'' şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı vekili 21/10/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesinde, 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi uyarınca talep değerinin arttırılması taleplerinin kabulüne, davacı ... için talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının toplam 57.093,82 TL'ye çıkarılmasına, toplam 57.093,82 TL'ye artırılan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına karşılık maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ... Hesabı tarafından taraflarına ödenmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik) tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesi uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle anılan Yasa hükmü uyarınca trafik kazasından doğan tazminat talepleri hakkında sigorta şirketlerine yazılı başvuru yapılmasının dava şartı olduğu, kazaya karışan aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediği için davacının uğramış olduğu cismani zarardan 5684 sayılı Kanunun 14/2-a. maddesi hükmü uyarınca davalı ... Hesabının sorumlu olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce ... Hesabına yazılı başvuru yapıldığı, ancak davalının sağlık kurulu raporunun eksik olduğu gerekçesiyle başvuruyu sürüncemede bıraktığı, eksikliği tamamlanması üzerine bu sefer 11/11/2021tarihli cevap ile kazaya ilişkin delil bulunmadığından talebin karşılanmayacağı bildirilerek herhangi bir tazminat ödemesinde bulunmadığı, bu halde davacının dava öncesinde davalı ... Hesabına yazılı başvuru şartını yerine getirdiği anlaşılmakla, davalı vekilinin dava şartı yokluğuna ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının ... ve ... sayılı dosyalarında başvurunun ön şartları sağlamaması sebebiyle usulden reddine karar verildiği, esasa girilmediği ve esasa yönelik bir incelemenin de yapılmadığı, dolayısıyla kesin hükmün şartları bulunmadığından davalı ... Hesabının kesin hüküm dava şartı itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı ... Hesabı zararın trafik kazası sonucunda meydana gelmediğini, taraflar arasında yaşanan kavga ve arbede sonucunda davacının yaralandığını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş ise de; ... CBS ...soruşturma sayılı dosyasının içeriğine göre plakası ve kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün trafikte yaşanan tartışma sonrasında davacıya aracıyla çarparak davacının trafik kazası geçirmesine ve yaralanmasına sebebiyet verdiği, vaki eylemin davacı açısından trafik kazası niteliğinde olduğu, her ne kadar suç vasfında faili meçhul şahıs için kasten yaralama suçundan tahkikat ve soruşturma yürütülse de zarar gören 3. kişi konumunda bulunan davacıya karşı davalı ... Hesabının olayın kasten yaralama ve zararın teminat kapsamında olmadığının ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu halde davalı ... Hesabının ancak davacıya ödeme yaptıktan sonra şartları mevcudiyeti halinde zarar veren şahsa rücu hakkının olması karşısında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün davacıya aracıyla çarpması sonucunda trafik kazası sebebiyle davacının yaralandığı sabit olmakla davalının olayın trafik kazası olmadığı, teminat kapsamında bulunmadığı ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik itirazların reddine karar verilmiştir. Trafik kazasında kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat davasının, 6100 s. HMK 107. maddesi uyarınca "belirsiz alacak davası" olarak açılabileceği noktasında duraksama bulunmadığından, davalının hukuki yarar yokluğuna yönelik dava şartı itirazının da reddine karar verilmiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. ... ili ... ilçesinde 17/04/2019 tarihinde saat 15:30 sıralarında, ... plaka sayılı ticari taksi şoförü davacı ...'ın ... Mah. ... Bulvarı üzerinden Bayrampaşa istikametine doğru seyir halinde iken ... kavşağına gelmeden önce en sağ şeride geçerek taksideki müşterisini indirdikten sonra tekrar yoluna devam ettiği ve orta şeride geçtiğinde bu sırada sol şeritten gelen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın el kol hareketi yapması ve kornaya basması üzerine tarafların tartışma yaşadıkları, tartışma sonrasında plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kendi aracına geçtiği, davacının da kendisine hakaret edilmesi üzerine kimliği tespit edilemeyen bu sürücünün aracına ve üzerine doğru yürüdüğü, o esnada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün aracını hareket ettirerek üzerine gelmekte olan davacı ...'a aracı ile çarptığı, bahse konu trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazasının yaralanma ile sonuçlanmasından ötürü soruşturma yürütülmüştür. Ancak, davacıya çarpan araç sürücüsü tespit edilemediğinden ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında faili meçhul olarak daimi arama kararı verilmiştir. Nitekim, soruşturma dosyası içindeki belgeler incelendiğinde, kolluk makamları tarafından olayı gören ve bilen kimsenin olmadığı belirlenmiş, ayrıca olay yeri çevresinde yapılan araştırmada mobese ya da güvenlik kamerası bulunmadığından şüpheli şahıslara ulaşılamadığına dair tutanak tutulduğu tespit edilmiştir. Davalı, davacının yaralanmasının trafik kazası sebebiyle oluşup oluşmadığı hakkında davacının bu yöndeki iddiasını ispatlaması gerektiğini savunmuştur. Gerçekten de; davacı taraf yaralanmasının trafik kazası sonucunda meydana geldiğini ispat külfeti altındadır. Nitekim, zarar gören, zararının varlığını ve karşı tarafın kusurunu ispat etmelidir (TBK 50/1). Somut olayda, savcılık ve kolluk makamları tarafından her ne kadar olayın şüphelilerine ulaşılamasa da, soruşturma dosyasında olayın araç dışı trafik kazası olarak kabul edildiği, davacının olay akabinde kaldırıldığı ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi epikriz raporlarında ve acil muayene raportlarında olayın "araç dışı trafik kazası" olarak belirlendiği, yine Sağlık Bakanlığı resmi kayıtları ve düzenlenen raporlarda "araç dışı trafik kazası" olarak olayın kayıtlara geçtiği, öte yandan 26/04/2019 tarihli kolluk ifadesinde davacı plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kendisine çarpması sebebiyle trafik kazası geçirdiği ve yaralanarak hastaneye kaldırıldığının beyan ettiği, dolayısıyla sayılan resmi belgeler, delil ve beyanlar nazara alınarak davacının yaralanmasının trafik kazasına bağlı olarak meydana geldiği, davacının yaralanması ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kesin olarak tespit edildiğinden aksi yöndeki davalı savunmalarına itibar edilmemiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma dosyası içeriği ve trafik kazasına ilişkin anlatımlar uyarınca, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün yaşanan tartışma sonrasında aracını üzerine gelmekte olan davacıya kontrolsüz ve tedbirsizce sürerek çarpması sebebiyle asli kusurlu olduğu, davacı ...'ın yaşanan tartışmayı bitirmek yerine plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün üzerine doğru yürümesi ve tartışmayı devam ettirmek istemesi, yaya olarak kendini tehlikeden sakınmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bahse konu 21/10/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere, plakası ve kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün seyrine başlamadan önce taşıt yolunu ve yaya konumundaki şahısları kontrol etmemesi, aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b, 67/a, 84/j, 157/1a-10 maddelerini ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın ise yaya olarak kimliği tespit edilemeyen diğer araç sürücüsünün üzerine yürümesi, yaya konumunda taşıt, yol ve trafik şartlarına uymaması, kendi güvenliğini tehlikeye atması, tartışmayı devam ettirmek istemesi ve yaya olarak kendini tehlikeden sakınmaması, taşıt yolu üzerinde yaya olarak kontrolsüzce hareket emesi sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/a, maddesini ihlal ettiğinden %25 oranında tali kusurlu olduğu doğru bir şekilde ve somut olaya uygun olarak takdir ve tayin edilmiştir. Mahkememizin kusur dağılımı yönündeki tespiti destekleyen uzman bilirkişinin 21/10/2024 tarihli raporundaki tespitler, kimliği meçhul araç sürücünün ve davacının ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler nazara alınarak kusur oranlarına itibar edilmiştir. Esasen, bilirkişi raporuna karşı kusur yönünden taraflarca herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Davacı ... trafik kazasında yaralanması sebebiyle maddi tazminat olarak geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik isteminde bulunmuştur. Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davacının yaralanmasına ilişkin olarak görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen kayıtlar davacının muayenesi yaptırılarak Üniversite ve Eğitim Araştırma Hastanelerine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 12/06/2024 tarihli raporunda davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle %1 oranında maluliyetinin olduğunu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren üç (3) aya kadar uzayabileceğini tespit etmiştir. Bahse konu Adli Tıp Kurumu raporu, 17/04/2019 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime elverişli olup, hükme esas alınmıştır Davalı ... Hesabı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre maluliyetin tayin edilmesin gerektiğinden bahisle mevcut ATK raporunu kabul etmediklerini, maluliyetin yüksek belirlendiğini söyleyerek itirazda bulunmuş ise de; ATK'nın 12/06/2024 tarihli raporunun zaten 17/04/2019 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tanzim edildiği, diğer taraftan maluliyetin olması gerekenden yüksek olduğuna ilişkin itirazların soyut nitelikte ve herhangi bir tıbbi kayıt ve delile dayanmadığından reddine karar verilmiştir. Kusur durumunun tespit edilmesi ve kesin maluliyetin tayininden sonra dosya, maddi tazminat hesabı yapılması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından sunulan 21/10/2024 tarihli raporda, davacı ...'ın geçici iş göremezlik zararı 4.698,14 TL, sürekli iş göremezlik zararı 52.395,68 TL olarak hesaplanmıştır. Aktüer raporun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olması, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinin ve maluliyet oranının esas alınması, güncel asgari ücret verilerinin de hesaplamada isabetli ve doğru olarak yer verilmesi, özellikle hesaplamada Yargıtay ve İstanbul BAM Daire uygulamasının takip edilerek TRH 2010 yaşam tablosunun ve progresif rant formülüne (YARGITAY 4. HD. ...E.,...K; İSTANBUL BAM 9. HD. ...E., ...K.) göre hesaplama yapıldığından hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 21/10/2024 tarihli dilekçesi ile aktüer raporu kabul ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili aktüer rapora karşı 1,8 teknik faiz ya da 1,65 teknik faiz hesabı yapılarak maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği yönünde itirazda bulunmuş ise de; 1,8 teknik faiz hesabına yönelik hesaplama yönteminin Anayasa Mahkemesinin genel şartlar hakkında verdiği iptal kararı neticesinde somut olaya uygulanmasının artık mümkün olmadığı, zira 1,8 teknik faiz hesaplama yönteminin Genel Şartlara ekli cetvellerle getirildiği, genel şartların iptaliyle birlikte artık 1,8 teknik faiz hesabına göre maddi tazminatın belirlenmesinin mümkün olmadığı, bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest dava dosyaları hakkında uygulanmasının zorunlu olduğu, aynı yönde olmak üzere Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında bu hususun vurguladığı, öte yandan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ve İstanbul BAM 8. 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin güncel içtihat ve uygulamalarında anılan gerekçeyi destekler mahiyette tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülünün uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. (Güncel bir karar için bkz. YARGITAY 4. HD. ...E., ...K.) Davacı vekili, aktüer raporu doğrultusunda bedel artırım dilekçesi sunmuştur. Davalı vekili, artırılan tutar bakımından zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Davalı vekili tarafından sunulan dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu ileri sürülerek zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de; eldeki davanın 6100 s. HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı tarafından sunulan 21/10/2024 tarihli dilekçenin HMK 107/2. maddesi hükmü uyarınca bedel artırım dilekçesi olduğu, belirsiz alacak davasında davanın açıldığı tarih itibariyle alacağın tümü yönünden zaman aşımının kesildiği, dolayısıyla zaman aşımı definin yerinde olmadığı, öte yandan somut olayda trafik kazasının 17/04/2019 tarihinde meydana geldiği, 21/10/2024 tarihli talep artırım dilekçesi tarihi itibariyle dahi 2918 s. KTK 109/2.maddesi uyarınca uzamış 8 yıllık ceza zaman aşımı süresinin dolmadığı açık olduğundan, davalının zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan, davalı vekili bedel artırım dilekçesine karşı geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de; yerleşik Yargıtay ve BAM içtihatları uyarınca davalı ... Hesabının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur. (İSTANBUL BAM 8. HD.... E. ... K.) Yapılan açıklamalar karşısında, davalı ... Hesabının plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün trafik kazasında kusurlu olması sebebiyle 5684 sayılı Kanunun 14/2-a. maddesi hükmü uyarınca davacının uğramış olduğu cismani zarardan araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, mahkememizce yapılan araştırma ve yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporları çerçevesinde davacının 4.698,14 TL geçici iş göremezlik ve 52.395,68 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 57.093,82 TL maddi tazminatına hak kazandığı, hak edilen tazminatın poliçe limitleri dahilinde olduğu, davacı tarafından dava öncesinde yapılan yazılı başvurunun davalı ... Hesabı tarafından 11/11/2021 tarihli "kazaya ilişkin delil bulunmadığından talebin karşılanmayacağı ve herhangi bir tazminat ödenmeyeceği" cevaben bildirildiğinden davalının 11/11/2021 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, öte yandan 5684 s. Kanun 14/2-a ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9./1-a. maddesi uyarınca plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sebebiyle zarar talebinde bulunulduğundan davalı hakkında yasal faiz uygulanması gerektiği, bu suretle davacının 21/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda; davanın kabulü ile, davacı ... için 4.698,14 TL geçici iş göremezlik ve 52.395,68 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 57.093,82 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); Davacının 21/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda; Davanın KABULÜ ile, 1-Davacı ... için 4.698,14 TL geçici iş göremezlik ve 52.395,68 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 57.093,82 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Kabul edilen dava değeri (57.093,82 TL) üzerinden alınması gereken 3.900,07 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 80,70 TL'nin ve 192,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.627,37 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 80,70 TL peşin harç, 192,00 TL tamamlama harcı, 4.470,00 TL ATK ücreti, 400,75 TL posta ve tebligat masrafı ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.143,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (57.093,82 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır