İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/318 E. 2024/678 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/318
- Karar No
- 2024/678
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/318 Esas KARAR NO : 2024/678 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Anonim şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan, davalılardan sigortalı ... ...'nin maliki olduğu ...plaka numaralı aracın; diğer davalı ... ...'ın sevk ve idaresinde iken, 15/08/2017 günü, gece saat 01:15 sıralarında, ... metrobüs durağı karşısında müvekkilleri ... ... ve ... ...'un oğlu olan ... ...'a çarpması neticesinde 08/12/1988 doğumlu ... ...'un vefat ettiğini, ... ...'un ölümü ile mirasçısı olarak anne-babası olan müvekkilleri ... ... ve ... ... kaldığını, ... ...'un ölümüne sebebiyet veren ...plakalı ... marka 2013 model aracın, ... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanması nedeniyle 02918 sayılı KTK’nun 91. maddesi uyarınca yapılmış bulunan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın özelliği gereği, ölüm halinde sigorta şirketi, kazada vefat edenin yakınlarına tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, kazada vefat eden ... ...’un desteğinden mahrum kalan davacı müvekkillerinin, 06/02/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine maddi tazminat talepli başvuruda bulunduğunu, bu başvuru sonucunda davalı şirketçe sigortalısının kusuru olmadığından bahisle hasar dosyası açılmadığını ve müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, sürücünün hız sınırına uymaması nedeniyle kusurlu olduğunu beyanla; zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, her bir davacı için 500,00 TL'den şimdilik toplam 1.000,00TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının; işleten ve araç sürücüsü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkillerine ayrı ayrı ödenmesine, maddi tazminatı tamamlayıcı denkleştirme işlevi ile caydırıcılık işlevi de gözetilerek, her bir davacı için 50.000,00TL'den olmak üzere toplam 100.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber malik/işleten olan davalı ... ve araç sürücüsü olan davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkillerine ayrı ayrı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, sorumlu oldukları miktarlar bakımından tüm davalıların üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle sigorta araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müteveffanın ise asli ve tam kusurlu olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracın işleteni sıfatında olmadığını, işletin sıfatında olması için ekonomik yarar sağlaması gerektiğini, ancak müvekkilinin ekonomik yarar sağlamadığından davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, kazada müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu beyanla; davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ...'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER: Arabuluculuk son tutanak örneği ve kaza tespit tutanağı örneğinin dosya arasında olduğu görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/ ... Soruşturma sayılı dosyasının bir örneğinin gönderildiği, 08/03/2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmediği ve dosyanın kesinleştiğinin bildirildiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının gönderilmiş olduğu görülmüştür. ... SGK'ya yazılan müzekkereye, ... İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ... ne yazılan müzekkereye, ... Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ve ... Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Davacı vekilince 25/05/2023 tarihli dilekçe ekinde mirasçılık belgesinin sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 01/11/2023 tarihli ara kararı ile dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 27/05/2024 tarihinde gönderilen raporunda sonuç ve özet olarak; "A) Davalı sürücü ... ... idaresindeki otomobil ile her iki kenarında da bariyer bulunan meskun dışı mahaldeki yolda seyrettiği sırada ön göremeyeceği şekilde karşısına çıkan yayaya çarptığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, kusursuz olduğu, B) Yaya ... ... nizamlara aykırı ve kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde bariyerle bölünmüş olan yola girerek karşıdan karşıya geçmek istediği sırada ilk geçiş hakkına sahip olan aracın hareket alanına girerek kazaya sebebiyet verdiği olayda %100 oranında kusurlu olduğu" yönünde kanaat bildirdikleri görülmüştür. GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 15.08.2017 günü saat 01:05 sıralarında davalı sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile Bakırköy istikametinden ... istikametine doğru E5 üzerinde orta şeritte seyir halindeyken ... Durağı önlerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, sağından bariyeri geçip yol üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ... ...'a çarpması sonucu yayanın ölümüne konu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 27/05/2024 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 15.08.2017 günü saat 01:05 sıralarında davalı sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile Bakırköy istikametinden Mecidiyeköy istikametine doğru E5 üzerinde orta şeritte seyir halindeyken Ayvansaray Metrobüs Durağı önlerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, sağından bariyeri geçip yol üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ... ...'a çarpması sonucu yayanın ölümüne konu kazanın meydana geldiği, olay mahallinde yolun 9m genişliğinde, tek yönlü-bölünmüş, üç şeritli devlet karayolu, eğimsiz-düz, yolun her iki kenarında da bariyer mevcut olup, zemin asfalt-kuru, vakit gece olduğu, aydınlatmanın olmadığı, havanın açık, mahal meskûn dışı olduğu, kaza tespit tutanağında; çarpma noktasının orta şerit üzerinde olduğu, araca ait 11m fren izi olduğu, çarpma sonrası yayanın sağ şeride savrulduğu, otomobilin ise orta şeritte son konumunu aldığının belirtildiği, olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/... Soruşturma sayılı dosyasında alınan, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanmış 08.02.2019 tarihli raporda; meydana gelen kazada davalı sürücü ... ...’ın kusursuz olduğu, müteveffa yaya ... ...'un ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkememizce alınan Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile de davalı sürücü ... ...'ın idaresindeki otomobil ile her iki kenarında da bariyer bulunan meskun dışı mahaldeki yolda seyrettiği sırada ön göremeyeceği şekilde karşısına çıkan yayaya çarptığı olayda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı; yaya müteveffa ... ...'un nizamlara aykırı ve kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde bariyerle bölünmüş olan yola girerek karşıdan karşıya geçmek istediği sırada ilk geçiş hakkına sahip olan aracın hareket alanına girerek kazaya sebebiyet verdiği olayda %100 oranında kusurlu olduğu sabit olup, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı, tarafların arabuluculuk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan bedelin davacılar aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcının, peşin yatırılan 1.724,83-TL mahsubu ile fazla yatırılan 1.297,23-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davalı ... SİGORTA A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ... SİGORTA A.Ş.'ye verilmesine, 4-Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ... ...'ye verilmesine, 5-Davacılar tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... SİGORTA A.Ş. tarafından bu dava sebebi ile yapılan 51,20 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalı ... SİGORTA A.Ş.'ye verilmesine, 7-Davalı ... ... tarafından bu dava sebebi ile yapılan 25,60 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalı ... ...'ye verilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin, davalı ... ... vekilinin ve davalı asil ... ...'ın yüzüne karşı, diğer davalı ... SİGORTA A.Ş. Vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza