İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/467 E. 2024/338 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/467
- Karar No
- 2024/338
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/467 Esas KARAR NO : 2024/338 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 01/08/2022 KARAR TARİHİ : 08/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, şahıslar veya kurumlardan anket işi aldığını, müvekkilinin ise davalı şirketten aldığı işi kendi çalışanları vasıtasıyla anketlerini sahaya inerek yaptığını, Davalı tarafın, müvekkiline anket işlerini yaptırmakta ve hizmetinin karşılığı olan ücreti ödemekte olduğunu, Davalının anket işini yazılı sözleşme olmaksızın telefonla arayarak veya Whatshap vasıtasıyla müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin WhatsApp kayıtlarında iş görüşmelerini bazen davalı şirket sorumlusu ... ..., bazen de şirket çalışanı ... ... ile yaptığını, Davalının müvekkiline yaptırmış olduğu son anket işi nedeniyle müvekkilinin davalı adına 23/05/2022 tarihinde ... numaralı 118.000,00-TL tutarlı e- Arşiv Faturayı düzenlediğini, düzenlenen bu faturanın 28/05/2022 tarihinde davalı şirket proje yöneticisi ... ...'ın " ... gmail.com" adresli mailine gönderildiğini, yine 28/05/2022 tarihinde Whatsapptan faturanın gönderildiği bilgisinin davalı çalışanı ... ...'a bildirildiğini, ... ... faturanın mailine geldiğinin onayını müvekkiline bildirdiğini ve kanuni süresinde faturanın içeriğine bir itiraz olmadığını, ... ... ödemenin 15-20 Haziran 2022 tarihleri arasında yapılacağını müvekkiline beyan ettiğini, taraflar arasındaki yerleşik ticari teamüle göre ödeme konusunda 15-20 Haziran 2022'ye kadar süre tanındığını ancak müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığından davalı ... Ltd. Şti. aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun süresinde borca ve yetkiye itiraz ettiğinden takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacı ile herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, Davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme ve bu sözleşmeye istinaden davacı tarafından verilmiş bir hizmetin söz konusu olmadığını, davacının müvekkili şirkete herhangi bir hizmet vermediği ve müvekkili adına bir iş yapmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir anket işi vermediğini, ... ... müvekkili şirketin çalışanı ve/veya yöneticisi olmadığını, davacı ile ... ... arasındaki herhangi bir görüşme ya da anlaşma var ise bu durumun müvekkili şirketin bilgisi dışında olduğunu, SGK'dan celp edilecek kayıtlar ile de ... ...'ın müvekkili şirketin çalışanı olmadığının ortaya çıkacağını, ayrıca davacının, ... tarafından yapılmış ve bedeli ödenmiş başka bir işi konu ederek davasını ispatlamaya çalıştığını, ancak müvekkili şirketin Tüm Türkiye genelinde almış olduğu bir anket işi için dar bir bölgede ... 'dan hizmet aldığını ve bunun bedelini ödediğini, müvekkili şirketin muhasebe sorumlusu gönderilen faturayı alır almaz şirket yetkililerini haberdar ettiğini ve davacıdan faturada iddia etmiş olduğu hizmet alınmadığı için şirket yetkililerinin talimatı ile faturayı iade ettiğini, Yargıtay kararları ve öğretide yerleşik hale gelmiş görüşlere göre faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılamayacağı Yüksek Mahkeme'nin örnek kararları ile de sabit olduğunu beyanla; davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 23/05/2022 tarih ve 118.000,00 TL tutarlı fatura örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, yazışmalar, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasının bir örneği, ticaret sicil ve esnaf odaları müzekkere cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu ve kazancının bilanço usulüne göre vergilendirildiği, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince tacir olarak değerlendirildiğinin bildirildiği görülmüştür. Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkere cevabı ile dava dışı ... ile ... ... ...'ın hizmet cetvellerinin gönderilmiş olduğu görülmüştür Mahkememizin 30/11/2022 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince tarafların davaya konu ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 14/02/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının davalıya 118.000 TL tutarlı e-arşiv faturası kestiği ve bu e-arşiv faturanın davalıya tebliğ edilmiş olduğu, davalının bu faturaya süresinde itiraz etmediği ve fatura içeriği hizmet satışı olduğundan içeriğinin kabul edildiği sonucu çıktığı, Davacı tarafından dosyaya sunulan whatshap yazışmalarında dava dışı ... isimli kişinin davalı adına iş gören olarak göründüğü, Davalı şirketin cevap dilekçesinde faturaya itiraz, iade ettiklerine dair dosyaya herhangi bir evrak/belge ve bilgi sunmadığı, Bu durumda mali anlamda Davacının, davalıdan .... İcra Müdürlüğü 2022/... E Sayılı Dosyası ile 118.000 TL asıl alacak talep ettiği, cari hesapta görünen alacak bakiyesi yönünden karar ittihazı halinde de davacının 118.000,00 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9 oranından başlayacak yasal faiz uygulanması gerekeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. Mahkememizin 20/09/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince SGK yazı cevabı dikkate alınarak taraflar arasındaki hizmet ilişkisine ilişkin bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 16/11/2023 tarihli ek raporunda, kök raporda varmış olduğu kanaatte herhangi bir değişiklik gerektirmediği yönünde ek rapor tanzim ettiği görülmüştür. Mahkememizin 10/01/2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince davalının BA-BS formlarının celbine, 3 nolu ara kararı ile de 2 nolu ara karar yerine getirildiğinde ikinci kez ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişinin 26/01/2024 tarihli ikinci ek raporunda sonuç ve özet olarak; celp edilen BA-BS formlarının kök raporda varmış olduğu kanaatleri değişiklik gerektirmediği yönünde ek rapor tanzim ettiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava; hizmet ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 118.000,00 TL fatura alacağına istinaden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 27/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 27/06/2022 tarihli dilekçesi ile takibe ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı şirketin şahıslar veya kurumlardan anket işi aldığını, kendisininde davalı şirketten iş alarak, çalışanları vasıtasıyla anketlerini sahaya inerek yaptırdığını, tarafların daha önce de benzer anket işleri yaptıklarını, davalının anket işlerini yaptırıp hizmetinin karşılığı olan ücreti ödediğini, davalı tarafın anket işini yazılı sözleşme olmaksızın telefonla arayarak veya whatsapp vasıtasıyla bildirdiğini, whatsapp kayıtlarında sunulduğu üzere, iş görüşmelerinin bazen davalı şirket sorumlusu ... ... bazen de şirket çalışanı ... ... ile yapıldığını belirtmiştir. Davalı taraf ise taraflar arasında sözleşme bulunmadığını ve davacı tarafından verilen hizmet olmadığını, davacıya anket işi verilmediğini, ... ...'ın şirket çalışanı veya yöneticisi olmadığını savunmuştur. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 Esas 2020/2954 Karar sayılı ilamı ile "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar" sayılı ilamında açıklandığı üzere; fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/398 Esas 2024/341 Karar) Mahkememizce yapılan yargılama, dosya kapsamında mevcut tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davaya konu faturanın davalı şirketin defterinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın dosya kapsamında davacı taraftan herhangi bir hizmet almadığını iddia ettiği, faturaya konu hizmetin verildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, ... ...'ın davalının sigortalı çalışanı olmadığı, davacı tarafça sunulan whatsapp yazışmalarının hizmetin verildiğinin ispatı açısından yeterli olmadığı gibi ispata yeter görülen başkaca yazılı delil sunulmadığı ve davacının davasını ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2022/... sayılı dosyasından arabulucuya 1.560,00-TL tarife bedeli üzerinden Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek; davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.425,15-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 997,55-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 18.880,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 23,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza