İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/794 E. 2025/151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2025/151
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/794 Esas KARAR NO : 2025/151 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/03/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı araç, 22/10/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin 32.538,70-TL bakiye hasar ve 1.122,93-TL değer kaybı tazminatının poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu 25/06/2024 tarih ... ve 25/06/2024 tarih ...sayılı kararı ve davayı kabul beyanı doğrultusunda 32.538,70 TL bakiye hasar ve 1.122,93 TL bakiye değer kaybı olmak üzere toplam 33.661,63 TL tutar yönünden karar verilmesini, ön inceleme aşaması tamamlanmadan dava kabul edildiğinden AAÜT 6. Maddesi gereğince yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesini, kesinleşen hüküm gereği yasal faize hükmedilmesini fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiği; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin kasko poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; Davalı sigorta şirketi nezinde hem ZMMS hem de ... kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 22/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonunda davalıya ZMMS Poliçesi kapsamında ...başvuru sayılı dosyasından değer kaybı bedelinin tahsili isteminde bulunduğu, işbu başvuru dosyasından yapılan incelemede; Bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle; Başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, başvurana ait ... plakalı aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğu, Başvuruya konu kaza sonrasında başvuranın aracında 45.000 TL değer kaybı meydana geldiği, Bu durumda, yasal mevzuata uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna iştirakle, başvuru konusu kaza nedeniyle başvuruya konu araçta 5.000 TL bakiye değer kaybı olduğu kabul edilmiş, ancak davalının sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup, davalı tarafından karşılanan 71.122,93 TL araç hasarı, 40.000 TL değer kaybı ve hakemliğimizin ...sayılı dosyasında hükmedilen 5.000 TL araç hasarı sonrası davalının kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu 120.000 TL poliçe limitinden 3.877,07 TL kaldığı anlaşılmakla 3.877,07 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin 1.122,93 TL’lik talebin reddine karar verilmiş olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunun ...başvuru sayılı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin dosyasında ise; Başvuranın aynı kazaya ilişkin hakemliğimizin ... sayılı başvurusunda alınan kusur raporuna göre; başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, başvurana ait ... plakalı aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiş, usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu usul ekonomisi açısından iş bu dosya bakımından da hükme esas alınmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Başvuru konusu araçta sigorta şirketi tarafından orijinal olarak temin edilen yedek parçalar için tedarik iskontosu, diğer yedek parçalar için ise makul iskonto oranlarının da dikkate alınması sonucunda KDV dahil 108.661,63 TL zarar tespit edildiği, İşbu tutardan da davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında 37.538,70 TL bakiye tazminatın bulunduğu Bu durumda, yasal mevzuata uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna iştirakle, başvuru konusu kaza nedeniyle başvuruya konu araçta 37.538,70 TL bakiye araç hasarı olduğu kabul edilmiş, poliçe limiti gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak 5.000 TL araç hasarının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş olduğu görülmüş olup işbu kararlarda hükmedilen bedel ve davalının gerek Komisyon kararı gerekse haricen yapmış olduğu ödemeler akabinde ZMMS poliçe limitinin dolduğu, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalının aynı zamanda İMMS sigortacısı olması sebebiyle bakiye 32.538,70-TL hasar bedeli ve 1.122,93-TL değer kaybı bedeli olan toplam 33.661,63-TL bakiye zararın davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuş olduğu, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının bakiye maddi tazminat miktarının tahsili taleplerini kabul ettiklerini, yalnızca faizin türüne ilişkin olarak taraflar arasında kesinleşen hüküm gereği yasal faize hükmedilmesini talep etmiş oldukları, davalı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davayı kabul yetkisinin olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddelerinde Davaya Son Veren Taraf İşlemleri düzenlenmiş olup bu kapsamda ; Davayı kabul başlıklı 308. Maddenin "(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.", Feragat ve kabulün şekli başlıklı 309. Maddenin "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.", Feragat ve kabulün zamanı başlıklı 310. Maddenin 1. Fıkrasının "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. ",Feragat ve kabulün sonuçları başlıklı 311. Maddenin "(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.", Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddenin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." şeklindeki düzenlemeleri bir bütün olarak incelendiğinde davalı tarafından davacının açmış olduğu davasının kabul edilmiş olduğu sadece davacının faizin türüne ilişkin talebi bakımından yasal faiz hükmedilmesi isteminde bulunulmuş olduğu anlaşılmakla bu talebin asıl alacağın ferisi niteliğinde olması sebebiyle davanın kabul nedeniyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Nitekim davacının faiz istemine ilişkin yapılan incelemede de olayın haksız fiilden kaynaklanmakta olması, yerleşik içtihatlar uyarınca haksız fiilden kaynaklanan bu tür davalarda ticari faiz işletilebilmesi için söz konusu olayın zarar veren açısından ticari iş niteliğinde olması gerekmesi ve somut olayda davalı şirket nezdinde sigortalanan aracın kullanım tarzının Hususi olup ticari nitelikte olmaması sebebiyle davacının talebi bakımından yasal faiz işletilmesi gerekmiş olup işbu dava açılmadan önce İMMS kapsamında davalıya 12.07.2024 tarihinde başvuru yapılmış olması sebebiyle KTK m.99 hükmü uyarınca belirlenen +8 iş günlük süre hesaplanıldığında 24.07.2024 tarihinin son gün olduğu, bu hali ile davalının 25.07.2024 tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olduğu, yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlığını taşıyan 6. Maddesinin " (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte davanın kabul edilmiş olması sebebiyle 1/2 oranındaki vekalet ücreti hesaplanmış, aynı zamanda Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlığını taşıyan 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak aşağıdaki şekile hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KABUL NEDENİYLE KABULÜ ile; 22/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak bakiye 32.538,70-TL hasar onarım bedeli ve 1.122,93-TL bakiye değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 33.661,63-TL bakiye zararın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 25.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 205,13-TL karar ilam harcının dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 574,86-TL'den mahsubu ile artan 369,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, , 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 693,53-TL (başvurma harcı, vekalet harcı ve 205,13-TL peşin harcın toplamı) davetiye, posta gideri: 237,50-TL olmak üzere toplam: 931,03-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.