İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/541 E. 2024/894 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/541
Karar No
2024/894
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/541 Esas KARAR NO:2024/894 DAVA:Alacak DAVA TARİH:01.02.2011 KARAR TARİHİ:16/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dağıtım şirketinin bayisi olduğunu rekabet kurumunun 22/03/2005 tarih ve 2002/2 2003/3 kararı ile 18/09/2005 tarihinden itibaren akdedilen ürün süreli intifa sözleşmesinin 5 yılı aşan sürelerin geçersiz olacağının belirtildiği bu kararı dikkate alarak davalının sözleşmeyi fesih ettiğini intifa hakkının kaldırıldığını ancak davalının içeriği açıklanmayan 10/11/2010 tarih ve 108.768,94 TL lik fatura tebliğ ettiğini ve bu halde müvekkiline ait borçlandırma sistemli krediden tahsil edildiğini ayrıca müvekkilinin taşıt tanıma sisteminden alacaklı olduğunu davalının buna rağmen 21.934,83 TL tahsil ettikten sonra 86.834,11 TL tahsil ettiğini (borçlandırma sistemine ilişkin hesaptan) ayrıca Müvekkilinin davalıdan 10.900,00 TL taşıt tanıma sistemi nedeniyle alacaklı olduğunu beyanla davalı tarafından haksız olarak tahsil edilen 108.768,94-TL nin ödeme tarihi olan 11.11.2010 tarihinden itibaren taşıt tanıma sisteminden kaynaklanan 10.900-TL alacağının davalının temerrüte düştüğü 18/09/2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 17/08/2003 tarihinde yapılan sözleşme ile 07/08/2012 tarihine kadar akaryakıt istasyonunu kullanma ve yararlanma hakkının müvekkiline bırakıldığını ancak rekabet kurulu kararı ile 18/09/2010 tarihinde bayilik sözleşmesinin sona erdiğini bu tarihten sonra davacının başka bir dağıtım şirketinin amblem ve markası ile faaliyetini sürdürmeye devam ettiğini Rekabet kurulu kararı ile sözleşme taraflar arasında alacak ilişkisi ile bayilik ilişkisinin devam ettiğini 04/10/2008 tarihine kadar ödenmiş olan bedellerden dolayı borç ilişkisinin sona ermediğini davacının ödenmemiş borçları olduğununun şirket kayıtları ile ortaya çıkacağını bu doğrultuda davacı taraf aleyhine ... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını halen davanın devam ettiğini beyanda davanın usulden reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Taraflar arasında aktedilen 28.03.2008 tarihinde 5 yıl süreli işletme bayilik sözleşmesi ve 07.08.2003 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca davalı ... şirketi ile davacı bayii arasında imzalanan sözleşme uyarınca sözleşmenin 19.09.2010 tarihinde rekabet kurumunun 2002/2 ve 2003/3 sayılı tebliğleri uyarınca sözleşmenin kararlaştırılan tarihten daha önceki bir tarihte sona ermesi nedeniyle davacı bayiinin davalı şirkete fazladan yaptığı ödeme bedeli ile taşıt tanıma sisteminden mütevellit alacak talepli davadır. Mahkememizin Mahkememizden verilen 12/06/2023 tarih ve ... sayılı kararı ile "....Mahkememizden verilen 06/05/2019 tarih ve 2014/989 Esas 2019/403 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2021 tarih ve 2020/3616 Esas 2021/855 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin 2021/373 Esasına kaydedilmiştir. İlamda: "1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 3.200.- TL’dir. Davalı vekilinin temyize konu ettiği miktarın 427,07 TL olması nedeniyle 06.05.2019 tarihli karar davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. 2-Mahkemece gerekçeli kararda davacıdan fazla tahsilat tutarının 12.653,92 TL ve ayrıca 427,07 TL avans faizi alacağının tespit edildiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında 427,07 TL’nin 11.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile hüküm kurulmuş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK’nın 294 ve 297. maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de, bilirkişi hesaplamasında davalı tarafından davacıya sözleşme başlangıç tarihinde ödenen işletme teknik yardım bedelinin sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden bedelin hesaplanmasında güncellenmiş değer hesabı yapılarak davalı alacağının belirlenmesi doğru görülmemiştir. Güncelleme yapılmaksızın kıstelyevm metoduyla, bakiye süreye ilişkin davalı alacağı tespit edilerek buna göre alacak borç durumunun hesaplanması gerekir. Davacı dava dilekçesinde işlemiş faiz isteminde bulunmayıp temerrüt tarihinden itibaren faizin başlangıcı talebinde bulunmuş olup mahkemece temerrüt tarihi tespit edilerek bu tarihten davacı alacağına faiz hükmedilmesi gerekirken ayrıca işlemiş faiz alacağına da hükmedilmesi HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşımı oluşturup bu hususun da re'sen dikkate alınması gerektiğinden mahkemenin buna yönelik hükmü doğru görülmemiştir." denmiştir. İlam sonra mahkememiz dosyasından 20/02/2023 tarihinde bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda: Yargıtay 2 nolu bozma ilamı 2 bendine göre "güncelleme yapılmaksızın kıstelyevm metoduyla bakive süreve ilişkin davacı alacağı tespit edilerek buna göre alacak borç durumunun hesaplanması gerekir” esasına göre yapılan hesaplama da, Davacı tarafın, muafiyet sonrası davalıya iade etmesi gereken teknik yardım bedeli 73.956,92 TL + KDV = 87.269,17 TL olduğu, davacının tahsil etmiş olduğu tutarın ise KDV dahil 108.768,98 TL olduğu, davacıdan fazla yapılan tahsilat tutarının ise 21.499,77 TL olduğu, Yargıtay 2 nolu bozma ilamı 3 bendine göre Davacı ... Petrol tarafından Davalıya ... Noterliğinden 29.11.2010 tarih ve ... sayılı ihtarname gönderilmiş olup söz konusu ihtarnamenin 4 maddesinde; "....TL'nin 7 gün içinde müvekkilim şirkete ödenmesini, aksi halde hukuki ve cezai yollara müracaat edileceğini önemle ihtar ederiz." denilmekte olduğu, söz konusu ihtarnamede tebliğ şerhinin bulunmadığı, hal böyle olduğundan söz konusun ihtarnamenin tebliği ile ilgili 6 günlük süreye (hafta sonları dikkate alındığında) ihtarnamede verilen 7 günlük önelin ilave edilmesi durumunda Davalının temerrüt tarihinin 13.12.2010 olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne ..." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 12/06/2023 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6216 Esas Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı. İlamda özetle;" Davacı tarafından alacağın ödenmesi talebiyle davalıya ... Noterliğinden 29.11.2010 tarih ve ... sayılı ihtarname gönderildiği ve bu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde hukuki ve cezai yollara müracaat edileceği ihtar edildiğine göre, verilen atıfet mehline göre, mahkemece temerrüt tarihi belirlenmesi için ihtarnamenin tebliğ tarihinin noterden sorulması gerekirken söz konusu ihtarnamede tebliğ şerhinin bulunmadığından söz konusun ihtarnamenin tebliği ile ilgili 6 günlük süreye (hafta sonları dikkate alındığında) ihtarnamede verilen 7 günlük önelin ilave edilerek temerrüt tarihinin tespit edilmesi doğru görülmemiştir." hükmüne yer verilmiştir. Bozma sonrası dosyanını yeni esas kaydı yapılarak mahkememizin 17/09/2024 tarihli tensip tutanağı ile ... Noterliğine müzekkere yazılarak; 29/11/2010 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin muhattap / muhataplara tebliğ tarihinin mahkememize bildirilmesinin istenilmesine ve ... Noterliği'nin 29/11/2010 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname tebliğ şerhi suretini sunması için davacı vekiline iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 4 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Davacı vekili bozma sonrası ilk celsede ",,tensip ara kararı gereği noterlikten tebliğ şerhi örneğini istedik ancak imha edildiği bilgisini verdiler, Noterlik tebliğ tarihi sadece temerrüt başlangıcı için esas alınacak ise ilk dava tarihi olan 01/02/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesine bir itirazımız yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Noterliğe yazılan müzekkereye de 29.11.2010 tarih ve ... sayılı ihtarname tebliğ şerhinin ilgili evrakın muhafaza süresinin dolması nedeniyle 2021 yılında imha edildiği cevabı verilmiştir. İhtarname tebliğ şerhinin temin edilememiş olması ve noterlik tarafından muhafaza süresinin dolması nedeniyle evrakın imha edilmiş olduğu cevabının verilmiş olması, davacı vekilinin temerrüt başlangıcı için esas alınacak ise ilk dava tarihi olan 01/02/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesine bir itirazının bulunmadığına ilişkin beyanı ve mahkememiz önceki kararının sadece temerrüt başlangıç tarihi yönünden bozulmuş olması, ihtarname keşide tarihinin 13.12.2010 ve dava tarihinin ise 01.02.2011 olduğu gözetilerek, temerrüt tarihi dava tarihi olarak esas alınmak üzere önceki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davanın kısmen kabulüne, 21.499,77 TL'nin ilk dava tarihi olan 01/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 1.468,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.777,10 TL'den mahsubu ile artan 308,45 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 21.499,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan (27,20 TL ilk masrafı+ 669,25‬ TL posta masrafı+ 2.550,00 TL bilirkişi ücreti ) olmak üzere toplam 3.246,45‬ TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %17,96 kabul ) nazaran 583,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %82,04 red ) nazaran 123,06‬ TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan 1.777,10 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/541, K. 2024/894, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-541-e-2024-894-k-cafabc9d7dcd