İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/465 E. 2024/916 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/465
- Karar No
- 2024/916
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/465 Esas KARAR NO : 2024/916 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili, davalıya ait ....com internet sitesi üzerinde ... ID numarası ile elektronik ürünlerin satışını yaptığını, davacı tarafından ....com sitesi üzerinden 10.10.2023 tarih ... sipariş numarası ile ... isimli kişiye ... marka ... 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı ... TV satışı gerçekleştirildiğini, cihazın teslimi akabinde, alıcı müşteri tarafından gerekçesiyle cayma hakkı kullandığını ve televizyonu iade ettiğini, müvekkiline kargo ile gelen ürün, orijinal kutusu ve koruma köpükleri bulunmadan, ekranı ve kenarları kırılmış, korumasız ve çalışmaz halde teslim edildiğini, bu nedenle iade talebinin reddedilmesi gerektiği davalıya bildirildiğini ve ücret iadesi yapılmamasının talep edildiğini, 19.12.2023 tarihinde müşterinin talebi ....com sistemi üzerinden kabul edilmiş; cihazı kırık ve çalışmaz halde geri gönderen müşteriye parası iade edildiğini, müvekkilinin söz konusu hasardan dolayı hiç bir sorumluluğu bulunmadığını; iade talebinden de görüldüğü üzere müşterinin boyutunu beğenmemesi nedeniyle cayma hakkını kullandığını; güvenlik önlemi bulunmayan taşıma esnasında veya müşteri uhdesinde gerçekleştiği açık olan zarardan dolayı davalı şirkete detaylı bilgi verilmesine rağmen kusurlu bir şekilde müşteriye para iadesinin gerçekleştiğini; bu nedenle de iadede kusurlu olan davalının 17.699-TL cihaz bedelini müvekkiline ödemesi gerektiğini, davanın kabulü ile 17.699 TL cihaz bedelinin 05.02.2024 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya tüketicinin iddiaları bildirilmiş olup davacı tarafından bu iddialara süresi içinde yanıt verilmediğinden iade kabul edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği bildirimlere 48 saat içerisinde dönülmesi gerekli olup bu süre içinde yanıtlanmayan bildirimlerde müvekkilinin iadeyi onaylama yetkisi bulunduğunu, bunu kabul etmeyen davacının iddialarını müvekkiline değil yanlış beyanda bulunduğunu iddia ettiği tüketiciye yöneltmesi gerektiğini, tüketici ile davacı satıcı arasındaki mesafeli satış sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkili şirket yer sağlayıcı sıfatıyla huzurdaki uyuşmazlıkta da taraf olmadığından davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı satıcı tarafından dava dışı 3. Kişiye satılan ürünün dava dışı alıcı tarafından iadesi esnasında hasara uğramış olması sebebiyle hasara uğrayan ürünün taraflar arasında akdedilmiş olan satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ....com sitesi üzerinden 10.10.2023 tarih ... sipariş numarası ile ... isimli kişiye ... marka ... " 140 Ekran Uydu Alıcılı ...TV satışı gerçekleştirildiğini, alıcının ürünü orijinal kutusu ve koruma köpükleri bulunmadan, ekranı ve kenarları kırılmış, korumasız ve çalışmaz halde iade ettiğini, davalının alıcı müşterinin iade talebini reddetmesi gerekirken kabul ederek cihazı kırık ve çalışmaz halde geri gönderen müşteriye parası iade edildiğini, bu sebeple iadede kusurlu olan davalının 17.699-TL cihaz bedelini 05.02.2024 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödemesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu, davalı vekili tarafından davalıya husumet yöneltilemeyeceği iddiasında bulunulmuş olduğu görülmüştür. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17) Cevap dilekçesi ekinde ibraz edilmiş olan sözleşme ve ekleri incelendiğinde davacının davalıya ait olan "..." isimli internetten alışveriş platformu üzerinden ürünlerinin sergilenmesi ve bu doğrultuda satımı hususunda davalı ile anlaşma gerçekleştirdiği, davalının ise bunun karşılığında davacı satıcıya ait ürünleri kendi internet sitesi üzerinden sergilenerek satışına aracı olması hususunda anlaşma gerçekleştirilmiş olduğu görülmüştür. 01/05/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun “Tanımlar” üst başlığını taşıyan 2. inci maddesine göre hizmet sağlayıcı ‘Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri’, aracı hizmet sağlayıcı ‘Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri’ ifade etmektedir. Aynı Kanunun 9 uncu maddesi birinci fıkrasında ise; “(1)Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. (2) Bu Kanunun 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerinde düzenlenen yükümlülüklerin aracı hizmet sağlayıcılarına uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine bu kanuna dayalı olarak çıkartılan 26/08/2015 tarihli Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin “Aracı hizmet sağlayıcının yükümlülükleri” üst başlıklı 6. maddesinde “(1) Alıcı ve hizmet sağlayıcı arasında alım satım işleminin yapıldığı elektronik ticaret pazar yerlerini işleten aracı hizmet sağlayıcılar, kendileriyle ilgili olarak 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülükleri aynı usulle yerine getirir. (2) Aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret ortamı sunduğu hizmet sağlayıcıya ilişkin bilgilerin, hizmet sağlayıcıya tahsis edilen alanda gösterilebilmesi ve güncellenebilmesi için gerekli teknik imkânları sağlar. (3) Aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcının elektronik ticaret faaliyetine başlamasından önce 5 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar. (4) Aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sunduğu elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içeriği kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.” şeklinde düzenlenme yer almaktadır. İşbu düzenlemeler uyarınca eldeki davanın davalısı aracı hizmet sağlayıcısı konumundadır. Davacı vekili tarafından her ne kadar alıcı müşteri tarafından ürünün iadesi esnasında gerekli özenin gösterilmemesi sebebiyle davalının iade talebini kabul etmemesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında meydana gelen zarardan davalının da sorumlu olduğunu belirtilerek taleplerini davalıya yöneltmiş olmaları karşısında taraflar arasında akdedilmiş olan "Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi"nin 4.15. Maddesinin "Satıcı, Alıcılar'la Platform'dan yapılacak satışlarda akdedilecek mesafeli satış sözleşmelerinde satıcı taraf olduğunu, ... nin işbu mesafeli satış sözleşmesi ilişkisinde taraf olmadığını, Alıcılar'a karşı yürürlükteki tüketici hukuku mevzuatı ve sair mevzuat kapsamında her anlamda bizzat sorumlu olduğunu kabul ve beyan eder. ..." şeklindeki düzenlemesi kapsamında açıkça satış sözleşmesinde davalının taraf olmadığını taraflar kabul etmiş olup nitekim benzer mahiyette tüketiciler tarafından aracı hizmet sağlayıcı olan davalı gibi benzer platformlara yönelik olarak açılan davalarda emsal ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2019/... Esas, 2021/... Karar Sayılı, 11/11/2021 tarihli "Dava, internet alışveriş mağazasından satın alınan ürünün ayıplı olması sebebiyle bedel iadesi talebine ilişkindir. ... İlk derece mahkemesince; ... Davanın Davalılar ... A.Ş ile ... A.Ş' ye karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş,... Aracı hizmet sağlayıcıları yalnızca tüketiciler ile tedarikçilerin birbirlerine ulaşmalarını sağlayacak bir platform oluşturur ve hizmet sağlayıcıları ile tüketicilere ait verileri korur. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Korunması Hakkında Kanun'da "aracı-hizmet sağlayıcı" olarak tanımlanan platform ve pazaryerlerinin sorumlulukları sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda platform olarak elektronik ortamda kurulan mesafeli sözleşmelere satıcı ve sağlayıcı adına aracılık eden şirketler ile mesafeli sözleşmenin satıcı ve sağlayıcı tarafı olarak şirketlere ilişkin yükümlülüklerinin fatura ve benzeri satış belgelerinde satıcı-sağlayıcı olarak belirtilenlerin sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamından, davalı ... Tic. A.Ş'nin sözleşmenin düzenlenmesine aracılık ettiği, ... A.Ş'nin ise mesafeli satış sözleşmesinde taraf olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygundur." şeklindeki ilamı, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar Sayılı, 09/09/2021 tarihli ilamı ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar Sayılı, 15/11/2021 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda taraflara arasında akdedilmiş olan sözleşmede alıcının kusurlu eylemleri sebebiyle davalının sorumlu olacağına yönelik herhangi bir ibarenin yer almadığı, davalı tarafça davacıya ürün iadesi talebinin otomatik olarak kabul edileceğine ilişkin gerekli bilginin yapıldığı, işbu hali ile karşılıklı akdedilmiş olan sözleşmeler uyarınca davacının ürününde meydana gelen hasardan dolayı davalıya sorumluluk atfedemeyeceği, satış sözleşmesinin tarafı olan dava dışı alıcıya sorumluluk yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup davacının davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. Ve ve 13/2. hükmü göz önünde bulundurularak vekalet ücreti hesap edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL karar ilam harcı başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin yargılamaya sebebiyet verdiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri göz önünde bulundurularak hesap ve takdir olunan 17.699,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.