İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/826 E. 2024/786 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/826
- Karar No
- 2024/786
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/826 Esas KARAR NO : 2024/786 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalının uzun süredir ticari iş ilişkisi içerisinde olduğunu, yurtiçi ve yurtdışı gönderiler konusunda davalıdan destek aldığını, müvekkili şirket tarafından 26 Nisan 2022 tarihinde davalının ... ofisine teslim edilen ... konişmento nolu 1 adet "... ...s" marka konumlandırma sistemi kaybolduğunu, bu durumun fark edilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya başvurulmuş ve davalı tarafından da söz konusu eşyanın bulunamadığı ifade edildiğini, söz konusu eşyanın kaybı kapsamında 610,35 EURO teklif edildiğini, fakat söz konusu bedelin zararı karşılamaya yetmeyeceğinden kabul edilmediğini, durumun çözümsüz kalması neticesinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, dava kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi ile muhteviyatı belirlenmek üzere şimdilik 10.000,00TL toplam zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlık, Türkiye'den Birleşik Krallık'a ... numaralı konşimento tahtında yapılan yük taşımasından kaynaklanmakta olup üye ülkeler arasında yapılan uluslararası hava taşımasından doğan uyuşmazlıklara, 01.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Uyuşmazlığa konu brüt 12.5 kg davacı gönderisi, Türkiye'den, Birleşik Krallık'a taşınması sırasında kaybolduğunu, müvekkili şirket, gönderinin bulunması için detaylı araştırma yapmış ancak olumlu bir sonuca ulaşamamış ve davacıyı bu doğrultuda bilgilendirdiğini, müvekkilinin kasten veya pervasızca davranışı, ihmali olsa dahi herhalde sorumluluğu kaybolan emtianın brüt kg başına 22 SDR ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın işbu davada talep ettiği tutar halihazırda dava öncesi sulh görüşmelerinde kendisine teklif edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça kabul edilmeyerek, huzurdaki 10.000,00 TL değerindeki davayı açması kötü niyetli olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haksız davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın, taşıma sürecinde kaybolması nedeniyle zayi olan emtiadan kaynaklı uğranılan zararların tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından 26 Nisan 2022 tarihinde davalının ... ofisine teslim edilen ... konişmento nolu 1 adet "... ...s" marka konumlandırma sisteminin kaybolduğunu, bu durumun fark edilmesi üzerine davacı şirket tarafından davalıya başvurulmuş ve davalı tarafından da söz konusu eşyanın bulunamadığı ifade edilmiş olduğunu beyanda birden fazla zarar kalemi için toplam 10.000,00 TL'nin tahsilinin talep ve dava edilmiş olduğu görülmüştür. Sağlıklı yargılama yapılabilmesi amacıyla davacı vekiline talep sonucunu açıklaması, hangi alacak kalemlerinin talep edildiği ve bu kalemler bakımından ayrı ayrı dava değerinin belirtilmesi hususunda verilen süre içerisinde davacı vekili tarafından sunulan dilekçede özetle; 4.000,00TL navlun bedeli, 4.000,00TL gönderi bedeli, 1.000,00TL cihaz sahibi firmanın uğradığı zarar, 1.000,00TL yeni cihaz bedeli olmak üzere toplam 10.000,00TL'nin tahsilini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise özetle; Uyuşmazlığa konu brüt 12.5 kg davacı gönderisinin Türkiye'den, Birleşik Krallık'a havayolu ile taşınması sırasında kaybolduğunu, müvekkil şirket tarafından gönderinin bulunması için detaylı araştırma yapılmış ancak olumlu bir sonuca ulaşamaması üzerine davacıyı bu doğrultuda bilgilendirdiğini, herhalde sorumluluklarının kaybolan emtianın brüt kg başına 22 SDR ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça emtianın sigortalanması için ek prim ödemesi de bulunmadığını, davacı tarafça ödenen navlun ücreti 3.772,20 TL olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Havayolu ile taşıma sözleşmesi, yolcu veya yükün havayolu ile bir ücret karşılığında taşınması için yapılan sözleşmedir. Bu sözleşmede hareket yeri ve varış yeri aynı olan bir taşıma söz konusu ise iç taşımadan; hareket yeri ve varış yeri farklı iki ülkede olan veya her ikisi de aynı ülkede olmasına rağmen başka bir devletin ülkesinde bir duraklama yerinin kararlaştırılmış olduğu taşıma söz konusu ise uluslararası taşımadan bahsedilecektir. Ülkemizde havayoluyla yapılan iç taşımalarda TSHK uygulanacak; bu Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde ise aynı Kanun’un 106 ncı maddesi gereğince ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hâllerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri uygulanacaktır. Uluslararası taşımalarda ise doğrudan Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların uygulanması gerekecektir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ise 1929 tarihli Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme ve Eki Protokol ile 4 numaralı Montreal Protokolü (Varşova Konvansiyonu) ve bu Sözleşme ile kurulan sistemin günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesi amacıyla hazırlanan 1999 tarihli Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme’dir (Montreal Konvansiyonu). Yargılama esnasında taraflarca sunulan beyan dilekçeler ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda dosyanın havayolu taşımacılığı alanında uzman bilirkişi, emtianın niteliğine binaen makina ve gemi makinaları işletme mühensisi alanında uzman bilirkişi ... , gümrük ve dış ticaret alanında uzman bilirkişiden oluşan 3 kişilik heyete tevdi edilmiş olup heyetten kök ve ek rapor alınmıştır. Bu kapsamda sunulan raporlarda özetle; Dava konusu emtianın taşınmasında esas bölümün uluslararası havayolu taşıması olduğu göz önüne alınarak, taraflar arası anlaşmazlığın çözümünün Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Montreal Konvansiyonu Madde 22 Fıkra 3 Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her bir kilogram için sorumluluğu 22 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Demektedir. Bu durumda davalı ... ... firmasının kaybolan emtia nedeniyle sorumluluk üst sınırı 26 Nisan 2022 tarihli TCMB kuru ile 12,50 kg x 22 Özel Çekme Hakkı x 20,0052 TL = 5.501,43 TL olmaktadır. Montreal Konvansiyonu Madde 30 Fıkra 3 Kargonun taşınmasına ilişkin hususlar dışında, hasarın bir çalışanının ya da acentenin hasar vermek niyetiyle ya da hasarın muhtemelen oluşacağı bilinerek dikkatsizce yaptığı bir fili veya ihmali neticesinde oluştuğu ispatlanırsa, bu maddenin 1. Ve 2. Paragraflarında verilen koşullar geçerli olmayacaktır. Demektedir. Buna göre davalı ... ... firması ya da çalışanlarının dikkatsizlik, ihmal veya ağır kusurları nedeniyle emtia kaybına sebep olduklarının ispat edilmesi davacı ... firmasına düşmektedir. Buna karşın taşıyıcıya teslim edilen bir emtianın taşıma sürecindeyken kaybolduğu davalı ... ... firmasının beyanın da yer aldığından, taşıma sürecinde yer alan bir kişi veya kurumun emtia kaybında kusuru bulunması olasılığının yüksekliği Yüce Mahkeme'nin takdirine sunulmaktadır. Öte yandan Davacı ... A.Ş, itiraz dilekçesinde navlun bedeli, gümrük masrafı gibi kalemlerin kendisine ödenmesini istemektedir. Türk Ticaret Kanunu Madde 883 Fıkra "(1) Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar." Demektedir. Dava konusu olayda emtia kaybında davalı Davalı ... ... ... A.Ş firmasının sorumluluğu bulunduğundan TTK Madde 883 hükümlerinin işletilebileceği bilirkişi nezdinde açıktır. Davacı vekili tarafından alınan ek rapor akabinde 04.03.2024 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile birlikte dava değerinin 61.479,90 TL'ye ıslah edildiği beyan edilmiş olup her bir alacak kalemi bakımından hangi değerin ne kadar ıslah edildiğinin açıklanmamış olması sebebiyle verilen süre içerisinde sunulan beyan dilekçesinde 4.000,00-TL navlun bedeli, 55.479,90-TL gönderi bedeli (ıslah ile artırılan kısım), 1.000,00-TL cihaz sahibi firmanın uğradığı zarar, 1.000,00-TL yeni cihaz bedeli olmak üzere toplam 61.479,90-TL'nin davacının zarara uğradığı tarih itibariyle işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür. Taşıma hukuku açısından zıya, taşıyıcının kendisine verilen eşyayı (bagaj ya da yükü) hak sahibine teslim etmek iktidarından yoksun bulunmasıdır. Bu yoksunluk hukuki veya fiili bir sebepten kaynaklanabilir. Örneğin eşyanın yandığı, kaybolduğu, çalındığı, yetkili makamlarca alıkonulduğu, yanlışlıkla hak sahibinden başka bir kişiye teslim edilmiş olup da geri alınmasının mümkün olmadığı hallerde zıya mevcuttur (Hüseyin ÜLGEN, Hava Taşıma Sözleşmesi, Banka Ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 1987, s.179). Yani yerine ulaşmayan ve davalı tarafından varış yerine aktarılamayan malın tam zayi olduğu kabul edilmektedir. Somut olay bakımından davalı tarafça açıkça gönderinin kaybolduğunun kabul edilmesi sebebiyle taraflar arasında ürünün zayi olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma sırasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Davacı tarafından davalının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket yahut ihmal sonucunda dava konusu zararın oluştuğu da ispatlanamamıştır. Diğer bir deyişle dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında taşıma sırasındaki zararın oluşmasında davalının eyleminin sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıracak nitelikte pervasızca hareket yahut ağır ihmal olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu sebeple emsal mahiyette bulunan ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2024/... Esas, 2024/... Karar Sayılı, 16/07/2024 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının meydana gelen zarar sebebiyle gönderinin ağırlığı olan 12,50 kg x 22 Özel Çekme Hakkı = 275 SDR ile üst limit olarak sorumlu olacağı kanaatine varılmış olup bu kapsamda öncelikle davacının gerçek zararının ne kadar olması gerektiğinin saptanması gerekmektedir. Yargılama esnasında davacı vekiline verilen süre içerisinde sunulan beyan dilekçesinde ; taşımaya konu ve kayıp cihazın dava dışı ... A.Ş.’ne ait olduğunu, davacı şirketin taşımaya konu ... ... markasının distribütörü olması sebebiyle kaybolan cihazın gönderiminin, ürün sahibi firma tarafından müvekkili şirketten talep edilmiş olduğunu, söz konusu taşıma için davacı tarafça yahut ürün sahibi firma tarafından bir sigorta yapılmadığını, bu kapsamda da bir hasar kaydı bulunmadığını, dava dışı firma tarafından, müvekkili şirkete gönderilen ve sıfır cihaz talep ettiklerini, müvekkili şirketin dava dışı firmaya henüz bir ödeme yapmadığını, firma tarafından müvekkili şirkete verilen yetki kapsamında söz konusu zararın davalıdan tahsilini talep etmiş olduklarını, davaya konu kayıp cihazın 26.04.2022 tarihinde davalı şirket tarafından teslim alınmış olması sebebiyle zarar tarihinin 26.04.2022 tarihi olarak esas alınmasını talep etmiş oldukları görülmüştür. Davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesi, dosyaya sunulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde davacının zayi olan ürünün maliki olmadığı gibi ürünün asıl malikine yönelik herhangi bir ödemesinin olmadığı, yeni ürün gönderimi yapmadığı hususları sabit olduğundan ürün bedeline yönelik herhangi bir talepte bulunamayacağı, bu kapsamda bir zararının olmadığı kabul edilmiş olmakla birlikte TTK m.883 hükmü de göz önünde bulundurulduğunda navlun bedeli olarak davalıya ödenen 3.722,20 TL + Gümrük Komisyon ücreti olarak ödenen 401,20 TL + Damga vergisi = 176,70 TL + Kurye ücreti = 100,00 TL + ... firmasına ödenen eşya inceleme ve kargo kabul bedeli olan 846,60 TL'nin toplamı olan 5.246,70 TL tutarında davacının gerçek zararının olduğu, davalıdan bu tutarı talep edebileceği; hüküm tarihi itibariyle (11.11.2024 tarihi itibariyle geçerli olan kur bilgileri alındığında) 1 SDR = 45.3764 TL olduğu, davaya konu gönderi bakımından hesaplanıldığında 12,50 kg x 22 Özel Çekme Hakkı = 275 SDR x 45.3764 TL = 12.478,51 TL üst sınır sorumluluğunun bulunduğu, davacının zararının ise bu tutarın altında kalmakta olduğu görülmekle davacının davasının 5.246,70 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup her ne kadar davacı tarafça gönderinin davalıya teslim edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi isteminde bulunulmuş ise de davalı tarafça gönderinin zayi olduğu hususunun davacıya gönderilmiş olan 23 Mayıs 2022 tarihli mail ile kabul edilmiş olması sebebiyle ürünün bu tarihten itibaren zayi olduğu kabul edildiğinden faizin başlangıç tarihi 23 Mayıs 2022 tarihi kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 5.246,70 TL'nin 23 Mayıs 2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan toplam 170,78-TL ile ıslah harcı olarak alınan 879,49-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 622,67-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 213,25-TL, bilirkişi ücreti: 6.000,00-TL olmak üzere toplam: 6.305,45-TL yargılama giderinin davanın %8,5 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 535,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 5.246,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00TL'nin %8,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 132,60-TL'sinin davalıdan, 1.427,40TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 12/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır